04 17 Acıyaman — Sinan Demir

04 17 Acıyaman
Sinan Demirİkinci Adam Yayınları
04 17 Acıyaman
Sinan DemirAFAD görevlisi bana bir şeyler söylemek istiyor diye kafamı geriye doğru çevirince görev linin bir eliyle kırık kolon parçasına tutunduğunu bir eliyle de bana sakin ol anlamında bir hareket yaptığını gördüm Konuşamadığına göre yolunda gitmeyen ve çocuğun duyma ması gereken bir şeyler vardı AFAD görevlisinin iki dudağı arasından kısık bir ses tonuyla çıkan tek kelime hayatımdaki en korku dolu anımı yaşatmıştı bana ARTÇIII Bacaklarıma doğru ellerimi uzatınca iki bacağımın üzerinde de bir ağırlığın olduğunu fark ettim Enkazın yakınına iş makinasının kazdığı yere kadar indim Şimdi herkes iki dudağımın arasından çıkacak o dört kelimelik soruyu bekliyordu Umut dolu ana bir o kadar da korku ve kaygı içeren o dört kelimelik soru Soran için de bekleyen içinde dünyanın en zor soru su SESİMİ DUYAN VAR MI Çivi çakmaya kıyamadığı duvarların altında kalan insanlar Acım bir oğlum ve eşimin acısı değil ki Bütün Adıyaman ölmüş Acım bütün Adıyaman ın acısı Konuşacak çok şey var ama konuşacak kimse kalmadı Adıyaman Enkazın içerisine girdik Manzara şöyleydi Her taraftan sarkan elektrik kabloları devrilen dolaplar farklı renk ve farklı modellerde koltuklar mutfak gereçleri ve her an devrilecekmiş gibi duran kapı kirişleri ve duvarlar Hava aydınlanmak üzereydi Dışarda hafif yağmur vardı Adıyaman a gece geç saatlerde ulaştığımız için felaketin boyutlarını ilk defa gündüz gözüyle görüyorduk Tamamen toz toprak içinde kalmış ve hayatının en büyük korkusunu taşıyan bir yüz ifadesi ve bitkin bir ses tonuyla su dedi çok susadım ne olur bana bir bardak su verin dedi Adıyaman ın tütün kokan ovaları bugün ölüm kokuyordu Enkaz yığınına dönmüş evlerini parça parça yakarak soğuktan korunmaya çalışan insan lar

İkinci Adam Yayınları
AFAD görevlisi bana bir şeyler söylemek istiyor diye kafamı geriye doğru çevirince görevlinin bir eliyle kırık kolon parçasına tutunduğunu bir eliyle de bana sakin ol anlamında bir hareket yaptığını gördüm Konuşamadığına göre yolunda gitmeyen ve çocuğun duymaması gereken bir şeyler vardı AFAD görevlisinin iki dudağı arasından kısık bir ses tonuyla çıkan tek kelime hayatımdaki en korku dolu anımı yaşatmıştı bana ARTÇIII Bacaklarıma doğru ellerimi uzatınca iki bacağımın üzerinde de bir ağırlığın olduğunu fark ettim Enkazın yakınına iş makinasının kazdığı yere kadar indim Şimdi herkes iki dudağımın arasından çıkacak o dört kelimelik soruyu bekliyordu Umut dolu ana bir o kadar da korku ve kaygı içeren o dört kelimelik soru Soran için de bekleyen içinde dünyanın en zor sorusu SESİMİ DUYAN VAR MI Çivi çakmaya kıyamadığı duvarların altında kalan insanlar Acım bir oğlum ve eşimin acısı değil ki Bütün Adıyaman ölmüş Acım bütün Adıyaman ın acısı Konuşacak çok şey var ama konuşacak kimse kalmadı Adıyaman Enkazın içerisine girdik Manzara şöyleydi Her taraftan sarkan elektrik kabloları devrilen dolaplar farklı renk ve farklı modellerde koltuklar mutfak gereçleri ve her an devrilecekmiş gibi duran kapı kirişleri ve duvarlar Hava aydınlanmak üzereydi Dışarda hafif yağmur vardı Adıyaman a gece geç saatlerde ulaştığımız için felaketin boyutlarını ilk defa gündüz gözüyle görüyorduk Tamamen toz toprak içinde kalmış ve hayatının en büyük korkusunu taşıyan bir yüz ifadesi ve bitkin bir ses tonuyla su dedi çok susadım ne olur bana bir bardak su verin dedi Adıyaman ın tütün kokan ovaları bugün ölüm kokuyordu Enkaz yığınına dönmüş evlerini parça parça yakarak soğuktan korunmaya çalışan insanlar

İkinci Adam Yayınları
AFAD görevlisi bana bir şeyler söylemek istiyor diye kafamı geriye doğru çevirince görevlinin bir eliyle kırık kolon parçasına tutunduğunu bir eliyle de bana sakin ol anlamında bir hareket yaptığını gördüm Konuşamadığına göre yolunda gitmeyen ve çocuğun duymaması gereken bir şeyler vardı AFAD görevlisinin iki dudağı arasından kısık bir ses tonuyla çıkan tek kelime hayatımdaki en korku dolu anımı yaşatmıştı bana ARTÇIII Bacaklarıma doğru ellerimi uzatınca iki bacağımın üzerinde de bir ağırlığın olduğunu fark ettim Enkazın yakınına iş makinasının kazdığı yere kadar indim Şimdi herkes iki dudağımın arasından çıkacak o dört kelimelik soruyu bekliyordu Umut dolu ana bir o kadar da korku ve kaygı içeren o dört kelimelik soru Soran için de bekleyen içinde dünyanın en zor sorusu SESİMİ DUYAN VAR MI Çivi çakmaya kıyamadığı duvarların altında kalan insanlar Acım bir oğlum ve eşimin acısı değil ki Bütün Adıyaman ölmüş Acım bütün Adıyaman ın acısı Konuşacak çok şey var ama konuşacak kimse kalmadı Adıyaman Enkazın içerisine girdik Manzara şöyleydi Her taraftan sarkan elektrik kabloları devrilen dolaplar farklı renk ve farklı modellerde koltuklar mutfak gereçleri ve her an devrilecekmiş gibi duran kapı kirişleri ve duvarlar Hava aydınlanmak üzereydi Dışarda hafif yağmur vardı Adıyaman a gece geç saatlerde ulaştığımız için felaketin boyutlarını ilk defa gündüz gözüyle görüyorduk Tamamen toz toprak içinde kalmış ve hayatının en büyük korkusunu taşıyan bir yüz ifadesi ve bitkin bir ses tonuyla su dedi çok susadım ne olur bana bir bardak su verin dedi Adıyaman ın tütün kokan ovaları bugün ölüm kokuyordu Enkaz yığınına dönmüş evlerini parça parça yakarak soğuktan korunmaya çalışan insanlar

İkinci Adam Yayınları
Sinan Demir tarafından kaleme alınan 04 17 Acıyaman İkinci Adam Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor 04 17 Acıyaman Sinan Demir Kitap Özeti AFAD görevlisi bana bir şeyler söylemek istiyor diye kafamı geriye doğru çevirince görevlinin bir eliyle kırık kolon parçasına tutunduğunu bir eliyle de bana sakin ol anlamında bir hareket yaptığını gördüm Konuşamadığına göre yolunda gitmeyen ve çocuğun duymaması gereken bir şeyler vardı AFAD görevlisinin iki dudağı arasından kısık bir ses tonuyla çıkan tek kelime hayatımdaki en korku dolu anımı yaşatmıştı bana ARTÇIII Bacaklarıma doğru ellerimi uzatınca iki bacağımın üzerinde de bir ağırlığın olduğunu fark ettim Enkazın yakınına iş makinasının kazdığı yere kadar indim Şimdi herkes iki dudağımın arasından çıkacak o dört kelimelik soruyu bekliyordu Umut dolu ana bir o kadar da korku ve kaygı içeren o dört kelimelik soru Soran için de bekleyen içinde dünyanın en zor sorusu SESİMİ DUYAN VAR MI Çivi çakmaya kıyamadığı duvarların altında kalan insanlar Acım bir oğlum ve eşimin acısı değil ki Bütün Adıyaman ölmüş Acım bütün Adıyaman ın acısı Konuşacak çok şey var ama konuşacak kimse kalmadı Adıyaman Enkazın içerisine girdik Manzara şöyleydi Her taraftan sarkan elektrik kabloları devrilen dolaplar farklı renk ve farklı modellerde koltuklar mutfak gereçleri ve her an devrilecekmiş gibi duran kapı kirişleri ve duvarlar Hava aydınlanmak üzereydi Dışarda hafif yağmur vardı Adıyaman a gece geç saatlerde ulaştığımız için felaketin boyutlarını ilk defa gündüz gözüyle görüyorduk Tamamen toz toprak içinde kalmış ve hayatının en büyük korkusunu taşıyan bir yüz ifadesi ve bitkin bir ses tonuyla su dedi çok susadım ne olur bana bir bardak su verin dedi Adıyaman ın tütün kokan ovaları bugün ölüm kokuyordu Enkaz yığınına dönmüş evlerini parça parça yakarak soğuktan korunmaya çalışan insanlar Yayınevi İkinci Adam Yayınları Yazar Sinan Demir Sayfa 186 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı 2024 Barkod 9786253730697 Kategori Güncel

İkinci Adam Yayınları
AFAD görevlisi bana bir şeyler söylemek istiyor diye kafamı geriye doğru çevirince görev linin bir eliyle kırık kolon parçasına tutunduğunu bir eliyle de bana sakin ol anlamında bir hareket yaptığını gördüm Konuşamadığına göre yolunda gitmeyen ve çocuğun duyma ması gereken bir şeyler vardı AFAD görevlisinin iki dudağı arasından kısık bir ses tonuyla çıkan tek kelime hayatımdaki en korku dolu anımı yaşatmıştı bana ARTÇIII Bacaklarıma doğru ellerimi uzatınca iki bacağımın üzerinde de bir ağırlığın olduğunu fark ettim Enkazın yakınına iş makinasının kazdığı yere kadar indim Şimdi herkes iki dudağımın arasından çıkacak o dört kelimelik soruyu bekliyordu Umut dolu ana bir o kadar da korku ve kaygı içeren o dört kelimelik soru Soran için de bekleyen içinde dünyanın en zor soru suSESİMİ DUYAN VAR MI Çivi çakmaya kıyamadığı duvarların altında kalan insanlar Acım bir oğlum ve eşimin acısı değil ki Bütün Adıyaman ölmüş Acım bütün Adıyaman ın acısı Konuşacak çok şey var ama konuşacak kimse kalmadı Adıyaman Enkazın içerisine girdik Manzara şöyleydi Her taraftan sarkan elektrik kabloları devrilen dolaplar farklı renk ve farklı modellerde koltuklar mutfak gereçleri ve her an devrilecekmiş gibi duran kapı kirişleri ve duvarlar Hava aydınlanmak üzereydi Dışarda hafif yağmur vardı Adıyaman a gece geç saatlerde ulaştığımız için felaketin boyutlarını ilk defa gündüz gözüyle görüyorduk Tamamen toz toprak içinde kalmış ve hayatının en büyük korkusunu taşıyan bir yüz ifadesi ve bitkin bir ses tonuyla su dedi çok susadım ne olur bana bir bardak su verin dedi Adıyaman ın tütün kokan ovaları bugün ölüm kokuyordu Enkaz yığınına dönmüş evlerini parça parça yakarak soğuktan korunmaya çalışan insan lar

İkinci Adam Yayınları
AFAD görevlisi bana bir şeyler söylemek istiyor diye kafamı geriye doğru çevirince görevlinin bir eliyle kırık kolon parçasına tutunduğunu bir eliyle de bana sakin ol anlamında bir hareket yaptığını gördüm Konuşamadığına göre yolunda gitmeyen ve çocuğun duymaması gereken bir şeyler vardı AFAD görevlisinin iki dudağı arasından kısık bir ses tonuyla çıkan tek kelime hayatımdaki en korku dolu anımı yaşatmıştı bana ARTÇIII Bacaklarıma doğru ellerimi uzatınca iki bacağımın üzerinde de bir ağırlığın olduğunu fark ettim Enkazın yakınına iş makinasının kazdığı yere kadar indim Şimdi herkes iki dudağımın arasından çıkacak o dört kelimelik soruyu bekliyordu Umut dolu ana bir o kadar da korku ve kaygı içeren o dört kelimelik soru Soran için de bekleyen içinde dünyanın en zor sorusu SESİMİ DUYAN VAR MI Çivi çakmaya kıyamadığı duvarların altında kalan insanlar Acım bir oğlum ve eşimin acısı değil ki Bütün Adıyaman ölmüş Acım bütün Adıyaman ın acısı Konuşacak çok şey var ama konuşacak kimse kalmadı Adıyaman Enkazın içerisine girdik Manzara şöyleydi Her taraftan sarkan elektrik kabloları devrilen dolaplar farklı renk ve farklı modellerde koltuklar mutfak gereçleri ve her an devrilecekmiş gibi duran kapı kirişleri ve duvarlar Hava aydınlanmak üzereydi Dışarda hafif yağmur vardı Adıyaman a gece geç saatlerde ulaştığımız için felaketin boyutlarını ilk defa gündüz gözüyle görüyorduk Tamamen toz toprak içinde kalmış ve hayatının en büyük korkusunu taşıyan bir yüz ifadesi ve bitkin bir ses tonuyla su dedi çok susadım ne olur bana bir bardak su verin dedi Adıyaman ın tütün kokan ovaları bugün ölüm kokuyordu Enkaz yığınına dönmüş evlerini parça parça yakarak soğuktan korunmaya çalışan insanlar

İkinci Adam
AFAD görevlisi bana bir şeyler söylemek istiyor diye kafamı geriye doğru çevirince görevlinin bir eliyle kırık kolon parçasına tutunduğunu bir eliyle de bana sakin ol anlamında bir hareket yaptığını gördüm Konuşamadığına göre yolunda gitmeyen ve çocuğun duymaması gereken bir şeyler vardı AFAD görevlisinin iki dudağı arasından kısık bir ses tonuyla çıkan tek kelime hayatımdaki en korku dolu anımı yaşatmıştı bana ARTÇIII Bacaklarıma doğru ellerimi uzatınca iki bacağımın üzerinde de bir ağırlığın olduğunu fark ettim Enkazın yakınına iş makinasının kazdığı yere kadar indim Şimdi herkes iki dudağımın arasından çıkacak o dört kelimelik soruyu bekliyordu Umut dolu ana bir o kadar da korku ve kaygı içeren o dört kelimelik soru Soran için de bekleyen içinde dünyanın en zor sorusu SESİMİ DUYAN VAR MI Çivi çakmaya kıyamadığı duvarların altında kalan insanlar Acım bir oğlum ve eşimin acısı değil ki Bütün Adıyaman ölmüş Acım bütün Adıyaman ın acısı Konuşacak çok şey var ama konuşacak kimse kalmadı Adıyaman Enkazın içerisine girdik Manzara şöyleydi Her taraftan sarkan elektrik kabloları devrilen dolaplar farklı renk ve farklı modellerde koltuklar mutfak gereçleri ve her an devrilecekmiş gibi duran kapı kirişleri ve duvarlar Hava aydınlanmak üzereydi Dışarda hafif yağmur vardı Adıyaman a gece geç saatlerde ulaştığımız için felaketin boyutlarını ilk defa gündüz gözüyle görüyorduk Tamamen toz toprak içinde kalmış ve hayatının en büyük korkusunu taşıyan bir yüz ifadesi ve bitkin bir ses tonuyla su dedi çok susadım ne olur bana bir bardak su verin dedi Adıyaman ın tütün kokan ovaları bugün ölüm kokuyordu Enkaz yığınına dönmüş evlerini parça parça yakarak soğuktan korunmaya çalışan insanlar