1001 Fıçı Bira — Ferhat Uludere

1001 Fıçı Bira
Ferhat UludereYitik Ülke Yayınları
1001 Fıçı Bira
Ferhat UludereFerhat Uludere den unutulmaz bir Trakya efsanesi 1001 Fıçı Bira Anne ben nezarethanede kalacaksam bunun yüce amaçlar uğruna olmasını istedim hep ama bir türlü olmadı Hep sokaklarda içki içtiğim için içeri alındım Başkomiser ne suç işlediğimizi sorduğunda yanındaki memur küçümseyerek hep aynı cevabı verdi Umuma açık yerde alkollü içecekler tüketmek Anne tek suçumuz buydu hayatta umuma açık yerlerde alkollü içecekler tüketmek Suçluyum ben Anne oğlun sandığın gibi temiz lekesiz biri değil umuma açık yerlerde alkollü içkiler tüketen bir serseri ama suçluyum diye beni yargılama Anne bu suçu kocan da işledi büyük oğlun da işledi hatta belki de o bu suçu aramızda en fazla işleyen kişi olarak suç dünyasına adını altın harflerle yazdırdı Oradaki herkes bir kasabanın ne olduğunu çok iyi bilir Bazen koruyan ve kollayan bir sığınaktır kasaba bazen bir oyun bahçesi bazen ise çocuklar kadar acımasız gardiyanların koruduğu bir hapishane Ama Rüzgara Boris Vian okutanlar için büyük zamanla ve mekanla sınırlı olmayan bir meyhaneydi Lüleburgaz Ve bu kitap o büyük meyhanenin müdavimlerinin hikayesi Çiçekçi deposunda okul bahçesinde evlerin avlusunda dumanaltı dernek lokallerinde ve hatta mezarlıkta içip içip ve daha da içip körkütük âşık olanların öyküsü Ferhat Uludere 1001 Fıçı Bira da taşradaki günlük hayatın tekdüzeliğini tüm çıplaklığıyla yansıtırken Trakya yaşamını ayrıntılarını da gözlerimizin önüne seriyor Efsanevi Kel Şükrü nün Lüleburgaz da yarattığı 1001 Fıçı Bira adlı meyhane bu romanla birlikte yeniden diriliyor Şimdi geriye tek söz kalıyor söyleyecek Aksınnnnn

Yitik Ülke Yayınları
Anne ben nezarethanede kalacaksam bunun yüce amaçlar uğruna olmasını istedim hep ama bir türlü olmadı Hep sokaklarda içki içtiğim için içeri alındım Başkomiser ne suç işlediğimizi sorduğunda yanındaki memur küçümseyerek hep aynı cevabı verdi Umuma açık yerde alkollü içecekler tüketmek Anne tek suçumuz buydu hayatta umuma açık yerlerde alkollü içecekler tüketmek Suçluyum ben Anne oğlun sandığın gibi temiz lekesiz biri değil umuma açık yerlerde alkollü içkiler tüketen bir serseri ama suçluyum diye beni yargılama Anne bu suçu kocan da işledi büyük oğlun da işledi hatta belki de o bu suçu aramızda en fazla işleyen kişi olarak suç dünyasına adını altın harflerle yazdırdı Oradaki herkes bir kasabanın ne olduğunu çok iyi bilir Bazen koruyan ve kollayan bir sığınaktır kasaba bazen bir oyun bahçesi bazen ise çocuklar kadar acımasız gardiyanların koruduğu bir hapishane Ama Rüzgara Boris Vian okutanlar için büyük zamanla ve mekanla sınırlı olmayan bir meyhaneydi Lüleburgaz Ve bu kitap o büyük meyhanenin müdavimlerinin hikayesi Çiçekçi deposunda okul bahçesinde evlerin avlusunda dumanaltı dernek lokallerinde ve hatta mezarlıkta içip içip ve daha da içip körkütük âşık olanların öyküsü Ferhat Uludere 1001 Fıçı Bira da taşradaki günlük hayatın tekdüzeliğini tüm çıplaklığıyla yansıtırken Trakya yaşamını ayrıntılarını da gözlerimizin önüne seriyor Efsanevi Kel Şükrü nün Lüleburgaz da yarattığı 1001 Fıçı Bira adlı meyhane bu romanla birlikte yeniden diriliyor Şimdi geriye tek söz kalıyor söyleyecek Aksınnnnn img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Edisyon Kitap
Doğup büyüdüğü kasaba dar geldiğinde yazar olmak hayaliyle İstanbul a giden Feryat geri dönüşlerinden birinde ilk aşkı Şehrazat ile karşılaşır Bu karşılaşma henüz küllenmemiş duyguların alevlenmesine de sebep olur Ancak hayatlar değişmiştir Kasabanın saflığı şehrin acımasızlığıyla yüz yüze gelir Ferhat Uludere ilk romanında kasaba hayatının tekdüze hallerinin alkolün yaşama ortaklığının hüznün aşkın hayal kırıklıklarının ve iyi insanların hikâyelerini aktarıyor okura Yazarın hayatından izler de taşıyan bu roman Trakya kültürünün görünür olmasını sağlarken birlikteliğin dostluğun ait olmanın önemini de derinden hissettiriyor Ferhat Uludere nin yarattığı anlatı evreninin ilklerinden olan bu kitap hem yazarla yeni tanışacak olanlar için hem de yazarın metinlerinin geriye doğru izini sürmek isteyenler için güzel ve doyurucu bir okuma deneyimi sunuyor Tanıtım Bülteninden

Edisyon Kitap
Doğup büyüdüğü kasaba dar geldiğinde yazar olmak hayaliyle İstanbul a giden Feryat geri dönüşlerinden birinde ilk aşkı Şehrazat ile karşılaşır Bu karşılaşma henüz küllenmemiş duyguların alevlenmesine de sebep olur Ancak hayatlar değişmiştir Kasabanın saflığı şehrin acımasızlığıyla yüz yüze gelir Ferhat Uludere ilk romanında kasaba hayatının tekdüze hallerinin alkolün yaşama ortaklığının hüznün aşkın hayal kırıklıklarının ve iyi insanların hikâyelerini aktarıyor okura Yazarın hayatından izler de taşıyan bu roman Trakya kültürünün görünür olmasını sağlarken birlikteliğin dostluğun ait olmanın önemini de derinden hissettiriyor Ferhat Uludere nin yarattığı anlatı evreninin ilklerinden olan bu kitap hem yazarla yeni tanışacak olanlar için hem de yazarın metinlerinin geriye doğru izini sürmek isteyenler için güzel ve doyurucu bir okuma deneyimi sunuyor

Edisyon Kitap
Doğup büyüdüğü kasaba dar geldiğinde yazar olmak hayaliyle İstanbul a giden Feryat geri dönüşlerinden birinde ilk aşkı Şehrazat ile karşılaşır Bu karşılaşma henüz küllenmemiş duyguların alevlenmesine de sebep olur Ancak hayatlar değişmiştir Kasabanın saflığı şehrin acımasızlığıyla yüz yüze gelir Ferhat Uludere ilk romanında kasaba hayatının tekdüze hallerinin alkolün yaşama ortaklığının hüznün aşkın hayal kırıklıklarının ve iyi insanların hikâyelerini aktarıyor okura Yazarın hayatından izler de taşıyan bu roman Trakya kültürünün görünür olmasını sağlarken birlikteliğin dostluğun ait olmanın önemini de derinden hissettiriyor Ferhat Uludere nin yarattığı anlatı evreninin ilklerinden olan bu kitap hem yazarla yeni tanışacak olanlar için hem de yazarın metinlerinin geriye doğru izini sürmek isteyenler için güzel ve doyurucu bir okuma deneyimi sunuyor

Edisyon Kitap
Doğup büyüdüğü kasaba dar geldiğinde yazar olmak hayaliyle İstanbul a giden Feryat geri dönüşlerinden birinde ilk aşkı Şehrazat ile karşılaşır Bu karşılaşma henüz küllenmemiş duyguların alevlenmesine de sebep olur Ancak hayatlar değişmiştir Kasabanın saflığı şehrin acımasızlığıyla yüz yüze gelir Ferhat Uludere ilk romanında kasaba hayatının tekdüze hallerinin alkolün yaşama ortaklığının hüznün aşkın hayal kırıklıklarının ve iyi insanların hikâyelerini aktarıyor okura Yazarın hayatından izler de taşıyan bu roman Trakya kültürünün görünür olmasını sağlarken birlikteliğin dostluğun ait olmanın önemini de derinden hissettiriyor Ferhat Uludere nin yarattığı anlatı evreninin ilklerinden olan bu kitap hem yazarla yeni tanışacak olanlar için hem de yazarın metinlerinin geriye doğru izini sürmek isteyenler için güzel ve doyurucu bir okuma deneyimi sunuyor

Edisyon Kitap
Doğup büyüdüğü kasaba dar geldiğinde yazar olmak hayaliyle İstanbul a giden Feryat geri dönüşlerinden birinde ilk aşkı Şehrazat ile karşılaşır Bu karşılaşma henüz küllenmemiş duyguların alevlenmesine de sebep olur Ancak hayatlar değişmiştir Kasabanın saflığı şehrin acımasızlığıyla yüz yüze gelir Ferhat Uludere ilk romanında kasaba hayatının tekdüze hallerinin alkolün yaşama ortaklığının hüznün aşkın hayal kırıklıklarının ve iyi insanların hikâyelerini aktarıyor okura Yazarın hayatından izler de taşıyan bu roman Trakya kültürünün görünür olmasını sağlarken birlikteliğin dostluğun ait olmanın önemini de derinden hissettiriyor Ferhat Uludere nin yarattığı anlatı evreninin ilklerinden olan bu kitap hem yazarla yeni tanışacak olanlar için hem de yazarın metinlerinin geriye doğru izini sürmek isteyenler için güzel ve doyurucu bir okuma deneyimi sunuyor

ÇİTLEMBİK YAYINLARI
Doğduğu ve büyüdüğü taşra kasabası ona dar gelmeye başladığında yazar olma hayalleriyle kendisini büyük şehre atan Feryat ziyaret için kasabasına geri döndüğünde unutamadığı aşkı Şehrazat la karşılaşır ve zaten oldukça dağınık bir biçimde sürdürdüğü hayatı hepten altüst olur Bir çiçekçi deposunda okul behçesinde evlerin avlusunda duman altı dernek lokallerinde ve hatta mezarlıkta içilir içilir içilir Ve körkütük aşık olunur Bugüne dek hikayeleriyle tanıdığımız Ferhat Uludere bu ilk romanında taşradaki günlük hayatın tekdüzeliğini tüm çıplaklığıyla yansıtırken Trakya daki yaşam kültürünün ayrıntılarının da gözlerimizin önüne seriyor

YİTİK ÜLKE YAYINLARI
Ferhat Uludere den unutulmaz bir Trakya efsanesi 1001 Fıçı Bira Anne ben nezarethanede kalacaksam bunun yüce amaçlar uğruna olmasını istedim hep ama bir türlü olmadı Hep sokaklarda içki içtiğim için içeri alındım Başkomiser ne suç işlediğimizi sorduğunda yanındaki memur küçümseyerek hep aynı cevabı verdi Umuma açık yerde alkollü içecekler tüketmek Anne tek suçumuz buydu hayatta umuma açık yerlerde alkollü içecekler tüketmek Suçluyum ben Anne oğlun sandığın gibi temiz lekesiz biri değil umuma açık yerlerde alkollü içkiler tüketen bir serseri ama suçluyum diye beni yargılama Anne bu suçu kocan da işledi büyük oğlun da işledi hatta belki de o bu suçu aramızda en fazla işleyen kişi olarak suç dünyasına adını altın harflerle yazdırdı Oradaki herkes bir kasabanın ne olduğunu çok iyi bilir Bazen koruyan ve kollayan bir sığınaktır kasaba bazen bir oyun bahçesi bazen ise çocuklar kadar acımasız gardiyanların koruduğu bir hapishane Ama Rüzgara Boris Vian okutanlar için büyük zamanla ve mekanla sınırlı olmayan bir meyhaneydi Lüleburgaz Ve bu kitap o büyük meyhanenin müdavimlerinin hikayesi Çiçekçi deposunda okul bahçesinde evlerin avlusunda dumanaltı dernek lokallerinde ve hatta mezarlıkta içip içip ve daha da içip körkütük âşık olanların öyküsü Ferhat Uludere 1001 Fıçı Bira da taşradaki günlük hayatın tekdüzeliğini tüm çıplaklığıyla yansıtırken Trakya yaşamını ayrıntılarını da gözlerimizin önüne seriyor Efsanevi Kel Şükrü nün Lüleburgaz da yarattığı 1001 Fıçı Bira adlı meyhane bu romanla birlikte yeniden diriliyor Şimdi geriye tek söz kalıyor söyleyecek Aksınnnnn