12 Eylül Sabahı — Kolektif

12 Eylül Sabahı
Kolektif
Heyamola Yayınları
12 Eylül Sabahı
Kolektif
Kapı gıcırtıyla kapandı Gittin işte Gitmek değildi aslında götürülüyordun bir insana yakışmayacak hakaretler ve sözler eşliğinde Bana sarılmak istediğinde buna bile izin verilmemiş beni kucaklamak için açtığın kollarına acımasızca vurulmuştu Arkandan çabuk dönmen için su döken yoktu Rüyasız bir uykudan uyanmış gibi hüzünlü gözlerle bakıyordum ardından boyumun yetmediği pencereden seni görebilmek için binbir zorlukla Birkaç adım ötede ağlayan annemin çığlıklarına karışıyordu benim hıçkırıklarım O günün ömür boyu bir iç yarası olarak kalbimin en derininde kalacağını nerden bilebilirdim ki Pencerelerin önüne ekmek koyarak alıştırdığın güvercinler fark etti yokluğunu önce gelmez oldular sonra yavaş yavaş her şey senin yokluğuna büründü Senden sonra bütün düşlerimi bir sandık odasına kaldırdım Babasının prenses kızı olarak büyüyen arkadaşlarımın içinde yalnızlığımı çoğaltarak geçiriyordum günlerimi Hiçbir karne gününde yanımda değildin karşıdan karşıya geçerken hep bir elim boşlukta kalıyordu Senin yokluğunun açtığı hiçbir yara kapanmadı Ne zaman bir çocuk parkında bir babanın kızına sarıldığını görsem içimdeki kapanmaz yara biraz daha kanıyor biraz daha derinleşiyor 12 Eylül arkasında hiç unutulamayacak acılar bıraktı bir de ömür boyu babasının gittiği yaşta kalacak olan küçük kızlar

Heyamola Yayınları
Kapı gıcırtıyla kapandı Gittin işte Gitmek değildi aslında götürülüyordun bir insana yakışmayacak hakaretler ve sözler eşliğinde Bana sarılmak istediğinde buna bile izin verilmemiş beni kucaklamak için açtığın kollarına acımasızca vurulmuştu Arkandan çabuk dönmen için su döken yoktu Rüyasız bir uykudan uyanmış gibi hüzünlü gözlerle bakıyordum ardından boyumun yetmediği pencereden seni görebilmek için binbir zorlukla Birkaç adım ötede ağlayan annemin çığlıklarına karışıyordu benim hıçkırıklarım O günün ömür boyu bir iç yarası olarak kalbimin en derininde kalacağını nerden bilebilirdim ki Pencerelerin önüne ekmek koyarak alıştırdığın güvercinler fark etti yokluğunu önce gelmez oldular sonra yavaş yavaş her şey senin yokluğuna büründü Senden sonra bütün düşlerimi bir sandık odasına kaldırdım Babasının prenses kızı olarak büyüyen arkadaşlarımın içinde yalnızlığımı çoğaltarak geçiriyordum günlerimi Hiçbir karne gününde yanımda değildin karşıdan karşıya geçerken hep bir elim boşlukta kalıyordu Senin yokluğunun açtığı hiçbir yara kapanmadı Ne zaman bir çocuk parkında bir babanın kızına sarıldığını görsem içimdeki kapanmaz yara biraz daha kanıyor biraz daha derinleşiyor 12 Eylül arkasında hiç unutulamayacak acılar bıraktı bir de ömür boyu babasının gittiği yaşta kalacak olan küçük kızlar

Heyamola Yayınları
Kapı gıcırtıyla kapandı Gittin işte Gitmek değildi aslında götürülüyordun bir insana yakışmayacak hakaretler ve sözler eşliğinde Bana sarılmak istediğinde buna bile izin verilmemiş beni kucaklamak için açtığın kollarına acımasızca vurulmuştu Arkandan çabuk dönmen için su döken yoktu Rüyasız bir uykudan uyanmış gibi hüzünlü gözlerle bakıyordum ardından boyumun yetmediği pencereden seni görebilmek için binbir zorlukla Birkaç adım ötede ağlayan annemin çığlıklarına karışıyordu benim hıçkırıklarım O günün ömür boyu bir iç yarası olarak kalbimin en derininde kalacağını nerden bilebilirdim ki Pencerelerin önüne ekmek koyarak alıştırdığın güvercinler fark etti yokluğunu önce gelmez oldular sonra yavaş yavaş her şey senin yokluğuna büründü Senden sonra bütün düşlerimi bir sandık odasına kaldırdım Babasının prenses kızı olarak büyüyen arkadaşlarımın içinde yalnızlığımı çoğaltarak geçiriyordum günlerimi Hiçbir karne gününde yanımda değildin karşıdan karşıya geçerken hep bir elim boşlukta kalıyordu Senin yokluğunun açtığı hiçbir yara kapanmadı Ne zaman bir çocuk parkında bir babanın kızına sarıldığını görsem içimdeki kapanmaz yara biraz daha kanıyor biraz daha derinleşiyor 12 Eylül arkasında hiç unutulamayacak acılar bıraktı bir de ömür boyu babasının gittiği yaşta kalacak olan küçük kızlar

Heyamola Yayınları
Kapı gıcırtıyla kapandı Gittin işte Gitmek değildi aslında götürülüyordun bir insana yakışmayacak hakaretler ve sözler eşliğinde Bana sarılmak istediğinde buna bile izin verilmemiş beni kucaklamak için açtığın kollarına acımasızca vurulmuştu Arkandan çabuk dönmen için su döken yoktu Rüyasız bir uykudan uyanmış gibi hüzünlü gözlerle bakıyordum ardından boyumun yetmediği pencereden seni görebilmek için binbir zorlukla Birkaç adım ötede ağlayan annemin çığlıklarına karışıyordu benim hıçkırıklarım O günün ömür boyu bir iç yarası olarak kalbimin en derininde kalacağını nerden bilebilirdim ki Pencerelerin önüne ekmek koyarak alıştırdığın güvercinler fark etti yokluğunu önce gelmez oldular sonra yavaş yavaş her şey senin yokluğuna büründü Senden sonra bütün düşlerimi bir sandık odasına kaldırdım Babasının prenses kızı olarak büyüyen arkadaşlarımın içinde yalnızlığımı çoğaltarak geçiriyordum günlerimi Hiçbir karne gününde yanımda değildin karşıdan karşıya geçerken hep bir elim boşlukta kalıyordu Senin yokluğunun açtığı hiçbir yara kapanmadı Ne zaman bir çocuk parkında bir babanın kızına sarıldığını görsem içimdeki kapanmaz yara biraz daha kanıyor biraz daha derinleşiyor 12 Eylül arkasında hiç unutulamayacak acılar bıraktı bir de ömür boyu babasının gittiği yaşta kalacak olan küçük kızlar

Heyamola Yayınları
Kapı gıcırtıyla kapandı Gittin işte Gitmek değildi aslında götürülüyordun bir insana yakışmayacak hakaretler ve sözler eşliğinde Bana sarılmak istediğinde buna bile izin verilmemiş beni kucaklamak için açtığın kollarına acımasızca vurulmuştu Arkandan çabuk dönmen için su döken yoktu Rüyasız bir uykudan uyanmış gibi hüzünlü gözlerle bakıyordum ardından boyumun yetmediği pencereden seni görebilmek için binbir zorlukla Birkaç adım ötede ağlayan annemin çığlıklarına karışıyordu benim hıçkırıklarım O günün ömür boyu bir iç yarası olarak kalbimin en derininde kalacağını nerden bilebilirdim ki Pencerelerin önüne ekmek koyarak alıştırdığın güvercinler fark etti yokluğunu önce gelmez oldular sonra yavaş yavaş her şey senin yokluğuna büründü Senden sonra bütün düşlerimi bir sandık odasına kaldırdım Babasının prenses kızı olarak büyüyen arkadaşlarımın içinde yalnızlığımı çoğaltarak geçiriyordum günlerimi Hiçbir karne gününde yanımda değildin karşıdan karşıya geçerken hep bir elim boşlukta kalıyordu Senin yokluğunun açtığı hiçbir yara kapanmadı Ne zaman bir çocuk parkında bir babanın kızına sarıldığını görsem içimdeki kapanmaz yara biraz daha kanıyor biraz daha derinleşiyor 12 Eylül arkasında hiç unutulamayacak acılar bıraktı bir de ömür boyu babasının gittiği yaşta kalacak olan küçük kızlar

Heyamola
Kapı gıcırtıyla kapandı Gittin işte Gitmek değildi aslında götürülüyordun bir insana yakışmayacak hakaretler ve sözler eşliğinde Bana sarılmak istediğinde buna bile izin verilmemiş beni kucaklamak için açtığın kollarına acımasızca vurulmuştu Arkandan çabuk dönmen için su döken yoktu Rüyasız bir uykudan uyanmış gibi hüzünlü gözlerle bakıyordum ardından boyumun yetmediği pencereden seni görebilmek için binbir zorlukla Birkaç adım ötede ağlayan annemin çığlıklarına karışıyordu benim hıçkırıklarım O günün ömür boyu bir iç yarası olarak kalbimin en derininde kalacağını nerden bilebilirdim ki Pencerelerin önüne ekmek koyarak alıştırdığın güvercinler fark etti yokluğunu önce gelmez oldular sonra yavaş yavaş her şey senin yokluğuna büründü Senden sonra bütün düşlerimi bir sandık odasına kaldırdım Babasının prenses kızı olarak büyüyen arkadaşlarımın içinde yalnızlığımı çoğaltarak geçiriyordum günlerimi Hiçbir karne gününde yanımda değildin karşıdan karşıya geçerken hep bir elim boşlukta kalıyordu Senin yokluğunun açtığı hiçbir yara kapanmadı Ne zaman bir çocuk parkında bir babanın kızına sarıldığını görsem içimdeki kapanmaz yara biraz daha kanıyor biraz daha derinleşiyor