MejelleKitap fiyat karşılaştırma

12 Mart Anıları — Nihat Erim

12 Mart Anıları
357,50
Türkiye ve Cumhuriyet TarihiAnı Mektup GünlükAnı Mektup ve Günlük Kitapları

12 Mart Anıları

Nihat Erim

Yapı Kredi Yayınları

2023629 sf.
Ciltsiz
BKM KitapEn ucuz

12 Mart Anıları

Nihat Erim

İki buçuk yıldan biraz fazla süren 12 Mart döneminin ilk yılında benim başında bulunduğum hükümetler yönetim sorumluluğunu taşıdı Bu ilk bir yıllık sürede gerçekten olağanüstü koşullar vardı O koşullara uygun tedbirler alınmak gerekiyordu Sıkıyönetim ilanı anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi reform kanunlarının hazırlanıp parlamentoya sunulması gibi Eleştiriler ve yakınmalar daha çok biz görevden ayrıldıktan sonra 1973 yılında ortaya döküldü Öyle şeyler söylendi ve yazıldı ki insanın tüyleri ürperir Bunlara cevap vermek gerçeği söylemek sıkıyönetim makamlarına düşerdi Hâlâ da onlara düşer Örneğin ölüm tehlikesi karşısında olan bir hasta tutuklunun tedavisine izin vermemek bu yüzden ölümüne neden olmak suçlaması yapıldı gazetelerde günlerce yazıldı öyküsü uzun uzun anlatıldı Sıkıyönetim savcıları doktorları adlarıyla teşhir edildi Hiçbirisinden cevap çıkmadı Bağlı oldukları üst makamlardan da bir ses yükselmedi İşin bir de eğlenceli yanı var 12 Mart a çatanlar o dönemi kötüleyenler yeri geliyor o dönemde alınan tedbirlere sığınıyorlar onları övüyorlar Beğenmedikleri bir anayasa değişikliğine dayanarak yetkiler kullanıyorlar kararnameler çıkarıyorlar Beğenmediklerini söyledikleri bir yasayı kendileri hükümet içinde ve başındayken değiştirmeye girişmeyenler muhalefete geçince o yasa aleyhine yeri göğü inleten bir savaş veriyorlar Kimi zaman da roller değişiyor Dün söven bugün övüyor Bugün beğenen ertesi gün kötülüyor Fakat kısa bir süre sonra askerlerin kendi içlerinde birtakım sürtüşmeler görüş ayrılıkları baş gösterecekti ve subaylar arasındaki sürtüşmeler fikir ayrılıkları ne yazık ki dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de mutlak aralarında bir silahlı çatışmaya işi götürecekti Askerler arasındaki bu silahlı çatışmanın sonu nereye varır onu düşünmek lazımdı Org Tağmaç bir seferinde Çankaya da Ekim 1971 bunalımı esnasında Sunay nezdinde yaptığımız toplantıda Demirel e ve biraz da sert bir şekilde Ben size ordu elden gidiyor dedim aldırmadınız İşte gitti ordu elden Şimdi toparlamaya çalışıyoruz yine de yardımcı olmuyorsunuz demişti Düşünülürse ki Muhsin Batur un birinci muhtırası Ocak 1970 te verilmiştir Demek ki 12 Mart 1971 Muhtırası nı vermeden 14 15 ay önce Muhsin Batur yazılı olarak Milli Güvenlik Kurulu nun dikkatini memleketi tehdit eden tehlikeler üzerine çekmiş bulunuyordu

Kitap Ambarı
357,50

Yapı Kredi Yayınları

2007
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Cumhuriyet tarihinin ikinci askeri müdahalesinin yapıldığı 12 Mart döneminin başkanı Nihat Erim olağanüstü koşullar ın hüküm sürdüğü bir dönemi anılarıyla aydınlatıyor 12 Mart Anıları Ortanın solunda bir akademisyen insan hakları savunucusu ve olası T C Cumhurbaşkanı adayı olan Erim bir askeri müdahale sırasında başbakanlık gibi önemli bir görev neden ve nasıl kabul etmişti 12 Mart Anıları dönemin olaylarını Erim in kaleminden kişisel savunması olarak anlatıyor ileride yazılacak tarih bilgisine ışık tutmayı amaçlıyor

Kitap Sepeti
357,50

Yapı Kredi Yayınları

2023629 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

İki buçuk yıldan biraz fazla süren 12 Mart döneminin ilk yılında benim başında bulunduğum hükümetler yönetim sorumluluğunu taşıdı Bu ilk bir yıllık sürede gerçekten olağanüstü koşullar vardı O koşullara uygun tedbirler alınmak gerekiyordu Sıkıyönetim ilanı anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi reform kanunlarının hazırlanıp parlamentoya sunulması gibi Eleştiriler ve yakınmalar daha çok biz görevden ayrıldıktan sonra 1973 yılında ortaya döküldü Öyle şeyler söylendi ve yazıldı ki insanın tüyleri ürperir Bunlara cevap vermek gerçeği söylemek sıkıyönetim makamlarına düşerdi Hâlâ da onlara düşer Örneğin ölüm tehlikesi karşısında olan bir hasta tutuklunun tedavisine izin vermemek bu yüzden ölümüne neden olmak suçlaması yapıldı gazetelerde günlerce yazıldı öyküsü uzun uzun anlatıldı Sıkıyönetim savcıları doktorları adlarıyla teşhir edildi Hiçbirisinden cevap çıkmadı Bağlı oldukları üst makamlardan da bir ses yükselmedi İşin bir de eğlenceli yanı var 12 Mart a çatanlar o dönemi kötüleyenler yeri geliyor o dönemde alınan tedbirlere sığınıyorlar onları övüyorlar Beğenmedikleri bir anayasa değişikliğine dayanarak yetkiler kullanıyorlar kararnameler çıkarıyorlar Beğenmediklerini söyledikleri bir yasayı kendileri hükümet içinde ve başındayken değiştirmeye girişmeyenler muhalefete geçince o yasa aleyhine yeri göğü inleten bir savaş veriyorlar Kimi zaman da roller değişiyor Dün söven bugün övüyor Bugün beğenen ertesi gün kötülüyor Fakat kısa bir süre sonra askerlerin kendi içlerinde birtakım sürtüşmeler görüş ayrılıkları baş gösterecekti ve subaylar arasındaki sürtüşmeler fikir ayrılıkları ne yazık ki dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de mutlak aralarında bir silahlı çatışmaya işi götürecekti Askerler arasındaki bu silahlı çatışmanın sonu nereye varır onu düşünmek lazımdı Org Tağmaç bir seferinde Çankaya da Ekim 1971 bunalımı esnasında Sunay nezdinde yaptığımız toplantıda Demirel e ve biraz da sert bir şekilde Ben size ordu elden gidiyor dedim aldırmadınız İşte gitti ordu elden Şimdi toparlamaya çalışıyoruz yine de yardımcı olmuyorsunuz demişti Düşünülürse ki Muhsin Batur un birinci muhtırası Ocak 1970 te verilmiştir Demek ki 12 Mart 1971 Muhtırası nı vermeden 14 15 ay önce Muhsin Batur yazılı olarak Milli Güvenlik Kurulu nun dikkatini memleketi tehdit eden tehlikeler üzerine çekmiş bulunuyordu

Teklif Kitap
374,00

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )

2019-05-031. baskı629 sf.
Karton165-240-01.HamurTürkçe
Teklif Kitap

İki buçuk yıldan biraz fazla süren 12 Mart döneminin ilk yılında benim başında bulunduğum hükümetler yönetim sorumluluğunu taşıdı Bu ilk bir yıllık sürede gerçekten olağanüstü koşullar vardı O koşullara uygun tedbirler alınmak gerekiyordu Sıkıyönetim ilanı anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi reform kanunlarının hazırlanıp parlamentoya sunulması gibi Eleştiriler ve yakınmalar daha çok biz görevden ayrıldıktan sonra 1973 yılında ortaya döküldü Öyle şeyler söylendi ve yazıldı ki insanın tüyleri ürperir Bunlara cevap vermek gerçeği söylemek sıkıyönetim makamlarına düşerdi Hâlâ da onlara düşer Örneğin ölüm tehlikesi karşısında olan bir hasta tutuklunun tedavisine izin vermemek bu yüzden ölümüne neden olmak suçlaması yapıldı gazetelerde günlerce yazıldı öyküsü uzun uzun anlatıldı Sıkıyönetim savcıları doktorları adlarıyla teşhir edildi Hiçbirisinden cevap çıkmadı Bağlı oldukları üst makamlardan da bir ses yükselmedi İşin bir de eğlenceli yanı var 12 Mart a çatanlar o dönemi kötüleyenler yeri geliyor o dönemde alınan tedbirlere sığınıyorlar onları övüyorlar Beğenmedikleri bir anayasa değişikliğine dayanarak yetkiler kullanıyorlar kararnameler çıkarıyorlar Beğenmediklerini söyledikleri bir yasayı kendileri hükümet içinde ve başındayken değiştirmeye girişmeyenler muhalefete geçince o yasa aleyhine yeri göğü inleten bir savaş veriyorlar Kimi zaman da roller değişiyor Dün söven bugün övüyor Bugün beğenen ertesi gün kötülüyor Fakat kısa bir süre sonra askerlerin kendi içlerinde birtakım sürtüşmeler görüş ayrılıkları baş gösterecekti ve subaylar arasındaki sürtüşmeler fikir ayrılıkları ne yazık ki dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de mutlak aralarında bir silahlı çatışmaya işi götürecekti Askerler arasındaki bu silahlı çatışmanın sonu nereye varır onu düşünmek lazımdı Org Tağmaç bir seferinde Çankaya da Ekim 1971 bunalımı esnasında Sunay nezdinde yaptığımız toplantıda Demirel e ve biraz da sert bir şekilde Ben size ordu elden gidiyor dedim aldırmadınız İşte gitti ordu elden Şimdi toparlamaya çalışıyoruz yine de yardımcı olmuyorsunuz demişti Düşünülürse ki Muhsin Batur un birinci muhtırası Ocak 1970 te verilmiştir Demek ki 12 Mart 1971 Muhtırası nı vermeden 14 15 ay önce Muhsin Batur yazılı olarak Milli Güvenlik Kurulu nun dikkatini memleketi tehdit eden tehlikeler üzerine çekmiş bulunuyordu

Nobel Kitap
385,00

Yapı Kredi Yayınları

2023629 sf.
Nobel Kitap

İki buçuk yıldan biraz fazla süren 12 Mart döneminin ilk yılında benim başında bulunduğum hükümetler yönetim sorumluluğunu taşıdı Bu ilk bir yıllık sürede gerçekten olağanüstü koşullar vardı O koşullara uygun tedbirler alınmak gerekiyordu Sıkıyönetim ilanı anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi reform kanunlarının hazırlanıp parlamentoya sunulması gibi Eleştiriler ve yakınmalar daha çok biz görevden ayrıldıktan sonra 1973 yılında ortaya döküldü Öyle şeyler söylendi ve yazıldı ki insanın tüyleri ürperir Bunlara cevap vermek gerçeği söylemek sıkıyönetim makamlarına düşerdi Hâlâ da onlara düşer Örneğin ölüm tehlikesi karşısında olan bir hasta tutuklunun tedavisine izin vermemek bu yüzden ölümüne neden olmak suçlaması yapıldı gazetelerde günlerce yazıldı öyküsü uzun uzun anlatıldı Sıkıyönetim savcıları doktorları adlarıyla teşhir edildi Hiçbirisinden cevap çıkmadı Bağlı oldukları üst makamlardan da bir ses yükselmedi İşin bir de eğlenceli yanı var 12 Mart a çatanlar o dönemi kötüleyenler yeri geliyor o dönemde alınan tedbirlere sığınıyorlar onları övüyorlar Beğenmedikleri bir anayasa değişikliğine dayanarak yetkiler kullanıyorlar kararnameler çıkarıyorlar Beğenmediklerini söyledikleri bir yasayı kendileri hükümet içinde ve başındayken değiştirmeye girişmeyenler muhalefete geçince o yasa aleyhine yeri göğü inleten bir savaş veriyorlar Kimi zaman da roller değişiyor Dün söven bugün övüyor Bugün beğenen ertesi gün kötülüyor Fakat kısa bir süre sonra askerlerin kendi içlerinde birtakım sürtüşmeler görüş ayrılıkları baş gösterecekti ve subaylar arasındaki sürtüşmeler fikir ayrılıkları ne yazık ki dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de mutlak aralarında bir silahlı çatışmaya işi götürecekti Askerler arasındaki bu silahlı çatışmanın sonu nereye varır onu düşünmek lazımdı Org Tağmaç bir seferinde Çankaya da Ekim 1971 bunalımı esnasında Sunay nezdinde yaptığımız toplantıda Demirel e ve biraz da sert bir şekilde Ben size

Tamadres
385,00

Yapı Kredi Yayınları

Ocak 2007630 sf.
Ciltsiz
Tamadres

İki buçuk yıldan biraz fazla süren 12 Mart döneminin ilk yılında benim başında bulunduğum hükümetler yönetim sorumluluğunu taşıdı Bu ilk bir yıllık sürede gerçekten olağanüstü koşullar vardı O koşullara uygun tedbirler alınmak gerekiyordu Sıkıyönetim ilanı anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi reform kanunlarının hazırlanıp parlamentoya sunulması gibi Eleştiriler ve yakınmalar daha çok biz görevden ayrıldıktan sonra 1973 yılında ortaya döküldü Öyle şeyler söylendi ve yazıldı ki insanın tüyleri ürperir Bunlara cevap vermek gerçeği söylemek sıkıyönetim makamlarına düşerdi Hâlâ da onlara düşer Örneğin ölüm tehlikesi karşısında olan bir hasta tutuklunun tedavisine izin vermemek bu yüzden ölümüne neden olmak suçlaması yapıldı gazetelerde günlerce yazıldı öyküsü uzun uzun anlatıldı Sıkıyönetim savcıları doktorları adlarıyla teşhir edildi Hiçbirisinden cevap çıkmadı Bağlı oldukları üst makamlardan da bir ses yükselmedi İşin bir de eğlenceli yanı var 12 Mart a çatanlar o dönemi kötüleyenler yeri geliyor o dönemde alınan tedbirlere sığınıyorlar onları övüyorlar Beğenmedikleri bir anayasa değişikliğine dayanarak yetkiler kullanıyorlar kararnameler çıkarıyorlar Beğenmediklerini söyledikleri bir yasayı kendileri hükümet içinde ve başındayken değiştirmeye girişmeyenler muhalefete geçince o yasa aleyhine yeri göğü inleten bir savaş veriyorlar Kimi zaman da roller değişiyor Dün söven bugün övüyor Bugün beğenen ertesi gün kötülüyor Fakat kısa bir süre sonra askerlerin kendi içlerinde birtakım sürtüşmeler görüş ayrılıkları baş gösterecekti ve subaylar arasındaki sürtüşmeler fikir ayrılıkları ne yazık ki dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de mutlak aralarında bir silahlı çatışmaya işi götürecekti Askerler arasındaki bu silahlı çatışmanın sonu nereye varır onu düşünmek lazımdı Org Tağmaç bir seferinde Çankaya da Ekim 1971 bunalımı esnasında Sunay nezdinde yaptığımız toplantıda Demirel e ve biraz da sert bir şekilde Ben size ordu elden gidiyor dedim aldırmadınız İşte gitti ordu elden Şimdi toparlamaya çalışıyoruz yine de yardımcı olmuyorsunuz demişti Düşünülürse ki Muhsin Batur un birinci muhtırası Ocak 1970 te verilmiştir Demek ki 12 Mart 1971 Muhtırası nı vermeden 14 15 ay önce Muhsin Batur yazılı olarak Milli Güvenlik Kurulu nun dikkatini memleketi tehdit eden tehlikeler üzerine çekmiş bulunuyordu

Yapı Kredi Yayınları
412,50

Yapı Kredi Yayınları

3. Baskı / 05.2023638 sf.
16.5 x 24 cm
Yapı Kredi Yayınları

Cumhuriyet tarihinin ikinci askeri müdahalesinin yapıldığı 12 Mart döneminin başbakanı Nihat Erim olağanüstü koşullar ın hüküm sürdüğü bir dönemi anılarıyla aydınlatıyor 12 Mart Anıları Ortanın solunda bir akademisyen insan hakları savunucusu ve olası T C cumhurbaşkanı adayı olan Erim bir askeri müdahale sırasında başbakanlık gibi önemli bir görevi neden ve nasıl kabul etmişti 12 Mart Anıları dönemin olaylarını Erim in kaleminden kişisel savunması olarak anlatıyor ileride yazılacak tarih bilgisine ışık tutmayı amaçlıyor

Ucuz Kitap Al
412,50

Yapı Kredi Yayınları

Mayıs 2023629 sf.
16.50x24.00 cm1. Hamur
Ucuz Kitap Al

Nihat Erim tarafından kaleme alınan 12 Mart Anıları Yapı Kredi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor 12 Mart Anıları Nihat Erim Kitap Özeti İki buçuk yıldan biraz fazla süren 12 Mart döneminin ilk yılında benim başında bulunduğum hükümetler yönetim sorumluluğunu taşıdı Bu ilk bir yıllık sürede gerçekten olağanüstü koşullar vardı O koşullara uygun tedbirler alınmak gerekiyordu Sıkıyönetim ilanı anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi reform kanunlarının hazırlanıp parlamentoya sunulması gibi Eleştiriler ve yakınmalar daha çok biz görevden ayrıldıktan sonra 1973 yılında ortaya döküldü Öyle şeyler söylendi ve yazıldı ki insanın tüyleri ürperir Bunlara cevap vermek gerçeği söylemek sıkıyönetim makamlarına düşerdi Hâlâ da onlara düşer Örneğin ölüm tehlikesi karşısında olan bir hasta tutuklunun tedavisine izin vermemek bu yüzden ölümüne neden olmak suçlaması yapıldı gazetelerde günlerce yazıldı öyküsü uzun uzun anlatıldı Sıkıyönetim savcıları doktorları adlarıyla teşhir edildi Hiçbirisinden cevap çıkmadı Bağlı oldukları üst makamlardan da bir ses yükselmedi İşin bir de eğlenceli yanı var 12 Marta çatanlar o dönemi kötüleyenler yeri geliyor o dönemde alınan tedbirlere sığınıyorlar onları övüyorlar Beğenmedikleri bir anayasa değişikliğine dayanarak yetkiler kullanıyorlar kararnameler çıkarıyorlar Beğenmediklerini söyledikleri bir yasayı kendileri hükümet içinde ve başındayken değiştirmeye girişmeyenler muhalefete geçince o yasa aleyhine yeri göğü inleten bir savaş veriyorlar Kimi zaman da roller değişiyor Dün söven bugün övüyor Bugün beğenen ertesi gün kötülüyor Fakat kısa bir süre sonra askerlerin kendi içlerinde birtakım sürtüşmeler görüş ayrılıkları baş gösterecekti ve subaylar arasındaki sürtüşmeler fikir ayrılıkları ne yazık ki dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de mutlak aralarında bir silahlı çatışmaya işi götürecekti Askerler arasındaki bu silahlı çatışmanın sonu nereye varır onu düşünmek lazımdı Org Tağmaç bir seferinde Çankayada Ekim 1971 bunalımı esnasında Sunay nezdinde yaptığımız toplantıda Demirele ve biraz da sert bir şekilde Ben size ordu elden gidiyor dedim aldırmadınız İşte gitti ordu elden Şimdi toparlamaya çalışıyoruz yine de yardımcı olmuyorsunuz demişti Düşünülürse ki Muhsin Baturun birinci muhtırası Ocak 1970te verilmiştir Demek ki 12 Mart 1971 Muhtırasını vermeden 14 15 ay önce Muhsin Batur yazılı olarak Milli Güvenlik Kurulunun dikkatini memleketi tehdit eden tehlikeler üzerine çekmiş bulunuyordu Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar Nihat Erim Sayfa 629 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 16 50x24 00 cm Basım Yılı Mayıs 2023 Barkod 9789750812194 Kategori Önemli Olaylar ve Biyografi Otobiyografi Türkiye ve Cumhuriyet Tarihi

Şehadet Kitap
440,00

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )

2019629 sf.
Şehadet Kitap

İki buçuk yıldan biraz fazla süren 12 Mart döneminin ilk yılında benim başında bulunduğum hükümetler yönetim sorumluluğunu taşıdı Bu ilk bir yıllık sürede gerçekten olağanüstü koşullar vardı O koşullara uygun tedbirler alınmak gerekiyordu Sıkıyönetim ilanı anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi reform kanunlarının hazırlanıp parlamentoya sunulması gibi Eleştiriler ve yakınmalar daha çok biz görevden ayrıldıktan sonra 1973 yılında ortaya döküldü Öyle şeyler söylendi ve yazıldı ki insanın tüyleri ürperir Bunlara cevap vermek gerçeği söylemek sıkıyönetim makamlarına düşerdi Hâlâ da onlara düşer Örneğin ölüm tehlikesi karşısında olan bir hasta tutuklunun tedavisine izin vermemek bu yüzden ölümüne neden olmak suçlaması yapıldı gazetelerde günlerce yazıldı öyküsü uzun uzun anlatıldı Sıkıyönetim savcıları doktorları adlarıyla teşhir edildi Hiçbirisinden cevap çıkmadı Bağlı oldukları üst makamlardan da bir ses yükselmedi İşin bir de eğlenceli yanı var 12 Mart a çatanlar o dönemi kötüleyenler yeri geliyor o dönemde alınan tedbirlere sığınıyorlar onları övüyorlar Beğenmedikleri bir anayasa değişikliğine dayanarak yetkiler kullanıyorlar kararnameler çıkarıyorlar Beğenmediklerini söyledikleri bir yasayı kendileri hükümet içinde ve başındayken değiştirmeye girişmeyenler muhalefete geçince o yasa aleyhine yeri göğü inleten bir savaş veriyorlar Kimi zaman da roller değişiyor Dün söven bugün övüyor Bugün beğenen ertesi gün kötülüyor Fakat kısa bir süre sonra askerlerin kendi içlerinde birtakım sürtüşmeler görüş ayrılıkları baş gösterecekti ve subaylar arasındaki sürtüşmeler fikir ayrılıkları ne yazık ki dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de mutlak aralarında bir silahlı çatışmaya işi götürecekti Askerler arasındaki bu silahlı çatışmanın sonu nereye varır onu düşünmek lazımdı Org Tağmaç bir seferinde Çankaya da Ekim 1971 bunalımı esnasında Sunay nezdinde yaptığımız toplantıda Demirel e ve biraz da sert bir şekilde Ben size ordu elden gidiyor dedim aldırmadınız İşte gitti ordu elden Şimdi toparlamaya çalışıyoruz yine de yardımcı olmuyorsunuz demişti Düşünülürse ki Muhsin Batur un birinci muhtırası Ocak 1970 te verilmiştir Demek ki 12 Mart 1971 Muhtırası nı vermeden 14 15 ay önce Muhsin Batur yazılı olarak Milli Güvenlik Kurulu nun dikkatini memleketi tehdit eden tehlikeler üzerine çekmiş bulunuyordu

Pandora
440,00

Yapı Kredi

2022630 sf.
Pandora

Cumhuriyet tarihinin ikinci askeri müdahalesinin yapıldığı 12 Mart döneminin başbakanı Nihat Erim olağanüstü koşullar ın hüküm sürdüğü bir dönemi anılarıyla aydınlatıyor 12 Mart Anıları Ortanın solunda bir akademisyen insan hakları savunucusu ve olası T C cumhurbaşkanı adayı olan Erim bir askeri müdahale sırasında başbakanlık gibi önemli bir görevi neden ve nasıl kabul etmişti 12 Mart Anıları dönemin olaylarını Erim in kaleminden kişisel savunması olarak anlatıyor ileride yazılacak tarih bilgisine ışık tutmayı amaçlıyor

Kita Kitap
550,00

Yapı Kredi Yayınları

Mayıs 20233. baskı629 sf.
Ciltsiz16,00 x 24,00 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Cumhuriyet tarihinin ikinci askeri müdahalesinin yapıldığı 12 Mart döneminin başkanı Nihat Erim olağanüstü koşullar ın hüküm sürdüğü bir dönemi anılarıyla aydınlatıyor 12 Mart Anıları Ortanın solunda bir akademisyen insan hakları savunucusu ve olası T C Cumhurbaşkanı adayı olan Erim bir askeri müdahale sırasında başbakanlık gibi önemli bir görev neden ve nasıl kabul etmişti 12 Mart Anıları dönemin olaylarını Erim in kaleminden kişisel savunması olarak anlatıyor ileride yazılacak tarih bilgisine ışık tutmayı amaçlıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

D&R
550,00

Yapı Kredi Yayınları

2007
Türkçe
D&R

Cumhuriyet tarihinin ikinci askeri müdahalesinin yapıldığı 12 Mart döneminin başkanı Nihat Erim olağanüstü koşullar ın hüküm sürdüğü bir dönemi anılarıyla aydınlatıyor 12 Mart Anıları Ortanın solunda bir akademisyen insan hakları savunucusu ve olası T C Cumhurbaşkanı adayı olan Erim bir askeri müdahale sırasında başbakanlık gibi önemli bir görev neden ve nasıl kabul etmişti 12 Mart Anıları dönemin olaylarını Erim in kaleminden kişisel savunması olarak anlatıyor ileride yazılacak tarih bilgisine ışık tutmayı amaçlıyor