16 Yüzyılda Bursa Kadınları — Saadet Maydaer

16 Yüzyılda Bursa Kadınları
Saadet MaydaerEmin Yayınları
16 Yüzyılda Bursa Kadınları
Saadet MaydaerAltı yüz yıllık Osmanlı Tarihi üzerinde yapılan araştırmaların yazılan eserlerin sayısı yüzlerle hatta binlerle ifade edilmektedir Ancak bunların arasında kadına ilişkin olanları parmakla gösterilebilecek kadar azdır Yüzlerce yıl tarih yazıcılarının erkek olması yapıcılarının da yalnızca erkekler olduğu izlenimini yaratmıştır Oysa bugün tarihin yalnızca savaşlar ya da siyasî entrikalardan ibaret olmadığının bilincine varılmış ve sosyal tarih çalışmalarına verilen önem günden güne artmıştır Ayrıca Osmanlı Devleti nin kurumsallaşmasının temelleri ve sınırlarının tüm yönleriyle anlaşılabilmesi için halk kesiminin yaşantısına inmenin gerekliliği de anlaşılmıştır Bu çerçevede halkın yarısını oluşturan kadınların aile içindeki ve sosyo ekonomik hayattaki yerinin ortaya konulması büyük önem taşımaktadır Bu araştırma Osmanlı klasik döneminde Bursa da kadının aile ve toplum içindeki yerini zengin kayıtlar ihtiva eden Bursa Mahkeme Sicilleri ne dayanarak ortaya koymayı amaçlamaktadır Bu bağlamda öncelikle kadının aile birliğinin kurulması ve dağılmasındaki rolü incelenmiştir Ayrıca Bursa daki kadınların söz konusu dönemde sosyo ekonomik yaşama çeşitli şekillerde katılabildikleri ortaya konmuştur Elde edilen verilere göre hamam işleten ipekçilik yapan tarlada bahçede çalışan kadınlara rastlamak mümkündür Ayrıca vakıflarda mütevellîlik yapan çok sayıda kadın bulunmaktadır Kadınlar mahkemelerde tanık sanık ya da davacı sıfatıyla bulunabilmişlerdir Gerektiğinde en yakın aile bireylerini bile mahkemeye şikâyet etmekten çekinmemişlerdir

Emin Yayınları
Altı yüz yıllık Osmanlı tarihi üzerine yapılan araştırmaların yazılan eserlerin sayısı yüzlerle hatta binlerle ifade edilmektedir Ancak bunların arasında kadına ilişkin olanları parmakla gösterilecek kadar azdır Yüzlerce yıl tarih yazıcılarının erkek olması yapıcılarının da yalnızca erkekler olduğu izlenimini yaratmıştır Oysa bugün tarihin yalnızca savaşlar ya da siyasi entrikalardan ibaret olmadığının bilincine varılmış ve sosyal tarih çalışmalarına verilen önem günden güne artmıştır Ayrıca Osmanlı Devleti nin kurumsallaşmasının temelleri ve sınırlarının tüm yönleriyle anlaşılabilmesi için halk kesiminin yaşantısına inmenin gerekliliği de anlaşılmıştır Bu çerçevede halkın yarısını oluşturan kadınların aile içindeki ve sosyo ekonomik hayattaki yerinin ortaya konulması büyük önem taşımaktadır Kadınlar mahkemelerde tanık sanık ya da davacı sıfatıyla bulunabilmişlerdir Gerektiğinde en yakın aile bireylerini bile mahkemeye şikayet etmekten çekinmemişlerdir

Emin Yayınları
Altı yüz yıllık Osmanlı Tarihi üzerinde yapılan araştırmaların yazılan eserlerin sayısı yüzlerle hatta binlerle ifade edilmektedir Ancak bunların arasında kadına ilişkin olanları parmakla gösterilebilecek kadar azdır Yüzlerce yıl tarih yazıcılarının erkek olması yapıcılarının da yalnızca erkekler olduğu izlenimini yaratmıştır Oysa bugün tarihin yalnızca savaşlar ya da siyasî entrikalardan ibaret olmadığının bilincine varılmış ve sosyal tarih çalışmalarına verilen önem günden güne artmıştır Ayrıca Osmanlı Devleti nin kurumsallaşmasının temelleri ve sınırlarının tüm yönleriyle anlaşılabilmesi için halk kesiminin yaşantısına inmenin gerekliliği de anlaşılmıştır Bu çerçevede halkın yarısını oluşturan kadınların aile içindeki ve sosyo ekonomik hayattaki yerinin ortaya konulması büyük önem taşımaktadır Bu araştırma Osmanlı klasik döneminde Bursa da kadının aile ve toplum içindeki yerini zengin kayıtlar ihtiva eden Bursa Mahkeme Sicilleri ne dayanarak ortaya koymayı amaçlamaktadır Bu bağlamda öncelikle kadının aile birliğinin kurulması ve dağılmasındaki rolü incelenmiştir Ayrıca Bursa daki kadınların söz konusu dönemde sosyo ekonomik yaşama çeşitli şekillerde katılabildikleri ortaya konmuştur Elde edilen verilere göre hamam işleten ipekçilik yapan tarlada bahçede çalışan kadınlara rastlamak mümkündür Ayrıca vakıflarda mütevellîlik yapan çok sayıda kadın bulunmaktadır Kadınlar mahkemelerde tanık sanık ya da davacı sıfatıyla bulunabilmişlerdir Gerektiğinde en yakın aile bireylerini bile mahkemeye şikâyet etmekten çekinmemişlerdir

Emin Yayınları
İnsanın varlığıyla başlayan suç işleme dürtüsünün sonucunda bazılarının diğerlerini rahatsız etmesi ve haddini aşmasıyla ortaya çıkan eylemler her toplumda olağan bir biçimde görülmüştür Osmanlı da da her toplumda olduğundan daha yaygın bir suç eğilimi en azından 16 yüzyıl Bursa sı için söz konusu değildir Osmanlı Devleti İslam medeniyetinin bir mensubu olması hasebiyle diğer İslam devletlerindeki güvenliği sağlama yöntemlerini kendine has özelliklerle harmanlayarak asayişi temin edebileceği bir düzen kurmuştur Bu düzen kanun koymadan kolluk kuvvetlerine suçluların yakalanış biçiminden cezalandırılışına kadar Osmanlı ya has bir renk taşır Osmanlı Devleti kurduğu mahalle düzeniyle toplumu birbirinden sorumlu bireyler haline getirerek suçu mümkün olduğunca önlemiş kuvveden fiile çıkmasına büyük oranda engel olmuştur Bu kitapta Osmanlı nın muhteşem yüzyılı olarak adlandırılan ama aynı zamanda duraklamanın da başlangıcı olarak gösterilen ve şüphesiz klasik düzenin en iyi anlaşılabileceği yüzyıl olan on altıncı yüzyılda devletin ilk başkentliğini yapmış olmanın asalet ve vakarını hala üzerinde taşıyan Bursa şehrinde asayiş problemleri ve asayişin nasıl sağlanmaya çalışıldığı inceleme konusu yapılmıştır Yrd Doç Dr Saadet Maydaer 1977 yılında Bursa da doğdu 1999 yılında Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nden mezun oldu Yüksek lisansını aynı fakültede Prof Dr Osman Çetin in danışmanlığında yürüttüğü Şer iyye Sicillerine Göre Bursa da Kadın 1575 1600 adlı tez çalışmasıyla tamamladı 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İslam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalı na araştırma görevlisi olarak atandı 2008 yılında Klasik Dönemde Bursa da Bir Semt Hisar başlıklı tez çalışmasıyla doktor ünvanını almaya hak kazandı 2012 yılında Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ne öğretim üyesi olarak atandı Halen görevini sürdürmektedir

EMİN YAYINLARI
İnsanın varlığıyla başlayan suç işleme dürtüsünün sonucunda bazılarının diğerlerini rahatsız etmesi ve haddini aşmasıyla ortaya çıkan eylemler her toplumda olağan bir biçimde görülmüştür Osmanlı da da her toplumda olduğundan daha yaygın bir suç eğilimi en azından 16 yüzyıl Bursa sı için söz konusu değildir Osmanlı Devleti İslam medeniyetinin bir mensubu olması hasebiyle diğer İslam devletlerindeki güvenliği sağlama yöntemlerini kendine has özelliklerle harmanlayarak asayişi temin edebileceği bir düzen kurmuştur Bu düzen kanun koymadan kolluk kuvvetlerine suçluların yakalanış biçiminden cezalandırılışına kadar Osmanlı ya has bir renk taşır Osmanlı Devleti kurduğu mahalle düzeniyle toplumu birbirinden sorumlu bireyler haline getirerek suçu mümkün olduğunca önlemiş kuvveden fiile çıkmasına büyük oranda engel olmuştur Bu kitapta Osmanlı nın muhteşem yüzyılı olarak adlandırılan ama aynı zamanda duraklamanın da başlangıcı olarak gösterilen ve şüphesiz klasik düzenin en iyi anlaşılabileceği yüzyıl olan on altıncı yüzyılda devletin ilk başkentliğini yapmış olmanın asalet ve vakarını hala üzerinde taşıyan Bursa şehrinde asayiş problemleri ve asayişin nasıl sağlanmaya çalışıldığı inceleme konusu yapılmıştır

Emin Yayınları
İnsanın varlığıyla başlayan suç işleme dürtüsünün sonucunda bazılarının diğerlerini rahatsız etmesi ve haddini aşmasıyla ortaya çıkan eylemler her toplumda olağan bir biçimde görülmüştür Osmanlı da da her toplumda olduğundan daha yaygın bir suç eğilimi en azından 16 yüzyıl Bursa sı için söz konusu değildir Osmanlı Devleti İslam medeniyetinin bir mensubu olması hasebiyle diğer İslam devletlerindeki güvenliği sağlama yöntemlerini kendine has özelliklerle harmanlayarak asayişi temin edebileceği bir düzen kurmuştur Bu düzen kanun koymadan kolluk kuvvetlerine suçluların yakalanış biçiminden cezalandırılışına kadar Osmanlı ya has bir renk taşır Osmanlı Devleti kurduğu mahalle düzeniyle toplumu birbirinden sorumlu bireyler haline getirerek suçu mümkün olduğunca önlemiş kuvveden fiile çıkmasına büyük oranda engel olmuştur Bu kitapta Osmanlı nın muhteşem yüzyılı olarak adlandırılan ama aynı zamanda duraklamanın da başlangıcı olarak gösterilen ve şüphesiz klasik düzenin en iyi anlaşılabileceği yüzyıl olan on altıncı yüzyılda devletin ilk başkentliğini yapmış olmanın asalet ve vakarını hala üzerinde taşıyan Bursa şehrinde asayiş problemleri ve asayişin nasıl sağlanmaya çalışıldığı inceleme konusu yapılmıştır

Emin Yayınları
İnsanın varlığıyla başlayan suç işleme dürtüsünün sonucunda bazılarının diğerlerini rahatsız etmesi ve haddini aşmasıyla ortaya çıkan eylemler her toplumda olağan bir biçimde görülmüştür Osmanlı da da her toplumda olduğundan daha yaygın bir suç eğilimi en azından 16 yüzyıl Bursa sı için söz konusu değildir Osmanlı Devleti İslam medeniyetinin bir mensubu olması hasebiyle diğer İslam devletlerindeki güvenliği sağlama yöntemlerini kendine has özelliklerle harmanlayarak asayişi temin edebileceği bir düzen kurmuştur Bu düzen kanun koymadan kolluk kuvvetlerine suçluların yakalanış biçiminden cezalandırılışına kadar Osmanlı ya has bir renk taşır Osmanlı Devleti kurduğu mahalle düzeniyle toplumu birbirinden sorumlu bireyler haline getirerek suçu mümkün olduğunca önlemiş kuvveden fiile çıkmasına büyük oranda engel olmuştur Bu kitapta Osmanlı nın muhteşem yüzyılı olarak adlandırılan ama aynı zamanda duraklamanın da başlangıcı olarak gösterilen ve şüphesiz klasik düzenin en iyi anlaşılabileceği yüzyıl olan on altıncı yüzyılda devletin ilk başkentliğini yapmış olmanın asalet ve vakarını hala üzerinde taşıyan Bursa şehrinde asayiş problemleri ve asayişin nasıl sağlanmaya çalışıldığı inceleme konusu yapılmıştır Yrd Doç Dr Saadet Maydaer 1977 yılında Bursa da doğdu 1999 yılında Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nden mezun oldu Yüksek lisansını aynı fakültede Prof Dr Osman Çetin in danışmanlığında yürüttüğü Şer iyye Sicillerine Göre Bursa da Kadın 1575 1600 adlı tez çalışmasıyla tamamladı 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İslam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalı na araştırma görevlisi olarak atandı 2008 yılında Klasik Dönemde Bursa da Bir Semt Hisar başlıklı tez çalışmasıyla doktor ünvanını almaya hak kazandı 2012 yılında Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ne öğretim üyesi olarak atandı Halen görevini sürdürmektedir

EMİN YAYINLARI