1937 2017 Yılları Arasında Türkiye yi Aydınlatanlar — Kolektif

1937 2017 Yılları Arasında Türkiye yi Aydınlatanlar
Kolektif
Alioğlu Yayınları

Alioğlu Yayınları

ALİOĞLU YAYINEVİ
Bu eser Abdullah Işıklar ağabeyin mahfelinde her hafta yapılan sohbetlerin bir araya getirilmesiyle ortaya çıktı 1933 Arapgir li Abdullah Işıklar 4 yaşından itibaren hatırladıklarını anlattı Daha önceleri Cağaloğlu da bir kitapçı dükkanı vardı Molla Fenari Mescidi karşısında Çatalçeşme sokakta Orada bir araya geliyorduk Hemen her münevver aydının yolu Cağaloğlu ya düştüğünde o dükkana uğrar oradaki irfan sofrasından payına düşeni alırdı Bu defa Beşiktaş ta değişik zamanlarda değişik çay bahçelerinde bir araya geliniyor Cuma Günleri öğleden sonra bir araya gelinip akşama kadar irfan sofrasından nasipleniliyor ikramlar aralıksız devam ediyor Anlatım oturumlar halinde gerçekleşti Gazeteci yayıncı Abdullah Işıklar kaderin tecellisiyle yaşadığı dönemin tüm eli kalem tutanlarını tanıma şansına ermiş onlarla samimi münasebetler geliştirmiş İstedi ki o tanıdığı insanlardan duyduklarını gördüklerini topluma insanlara ışık tutma olarak telakki ederek anlatılsın Sık sık şunu tekrarladı Madem Allah bana hafızamı bahşetmiş tanıdığım o değerli insanlardan dinlediklerimi gördüklerimi kitaplarında olmayan hususiyetlerini gelecek nesillere anlatalım Bu hatıralarını anlatırken üniversite talebesi olduğu yıllarda gazetecilik yaptığı yıllarda Fetih ve Mizan gazetelerini çıkardığı zamanlardaki Allah ve Peygamber sevgisini ve heyecanını fazlasıyla duyduğunu ifade etti IŞIK SAÇANLAR Bir yol var Üzerinden insanlar gelip geçerken önlerini bastıkları yeri görsünler diye ışıklandırılmış yol Yol o dur ki doğru vara söyleyişi bilinir İnsanlar bazı ışıklandırılmış yollarda yürürler önlerini görerek bazı insanlar da yola ışık olurlar gazeteci Abdullah Işıklar tanıdığı tanıştığı insanların milleti insanları nasıl aydınlattıklarını irşad ettiklerini anlatıyor Maksat hatırat yazmak değil İnsanlara ışık saçan kişilerin kitaplarında olmayan görüşleri ve hallerini bir demet olarak sunmak Tevriye sanatı edebi sanatlar içinde çok renkli bir sanattır Ben de onu çok severim Bir kelimeyi farklı iki anlam için aynı anda kullanmak Yoldaki Işıklar böyle bir tevriye sanatının makesidir Alanıdır Mekeanıdır Abdullah Işıklar hem doğru varan yoldadır hem de o yola ışık vermektedir Hazreti Peygamber Aleyhisselâmın mescidde kime vurmuşsam gelsin vursun diyerek sırtını açtığı Hazreti Ömer in Allah ondan razı olsun sokaklarda gezerken süte su katılmasına karşı çıkan genç kızın ödüllendirilmesinin boyu uzun olduğu halde ganimet kumaşından bir sako yaptırmış olmasını tenkit eden sahabiye oğlunun cevap vermesini istemesini oğlu da benim payım ile babamın payı birleşince bir ceket olmaya yetti demesini Hazreti Ali nin Allah ondan Razı olsun öldürmek üzere olduğu bir kafirin yüzüne tükürmesi üzerine seni Allah için öldürecektim Şimdi bana tükürdün nefsim karıştı Onun için seni öldürmekten vaz geçtim davranışını kendine misal alan bir mü min O nu Malatya Arapgir ilçesinde ete kemiğe bürünmesinden sonra aklında kalan ilk hatıralarından itibaren dinleyeceğiz Anlattığı her hatıra bir devrin tahlilini yapmamıza bütünü parçalarına ayırmamıza bütünü görmemize ışık tutuyor