21 Yüzyılda Planlama

21 Yüzyılda Planlama
Kripto Yayınları
21 Yüzyılda Planlama
21 Yüzyılda Prens Siyaset ve Devlet Yönetiminin Temelleri adlı bu çalışma Türk literatüründeki bu boşluğu doldurmak siyaset ile devlet arasındaki teori ile pratik arasındaki köprüyü akademik düzlemde inşa amacı ile hazır lanmıştır Bu kitap bir siyaset bilimine giriş kitabı değildir Siyaset ve devlet yönetiminin temelleri üzerinde çalışan bir çalışmadır Kitabın adı tabii ki ilk modern siyaset bilimi kita bı olarak anılan Machiavelli nin Prens adlı kitabına atıfta bulunacak şekilde 21 Yüzyılda Prens adını taşımaktadır Kitabın adı seçilirken sadece bir isim benzerliği noktasından çok bu çalışmaya da hakim olan siyasal realist yaklaşımın isim benzerliğinde etkin olduğunu söylemek gerekmektedir Kitabın oluşmasına katkı veren akademisyenlerin büyük bir bölümü Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakül tesi Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyelerinden oluşmak tadır Ancak konularında uzman olan üniversitelerdeki akademisyenlerden olduğu kadar düşünce kuruluşlarında çalışan akademisyenlerden de çok önemli katkılar ile kitap son şeklini almıştır Akademik gelenek dışından gelmesine rağmen örneğin istihbarat gibi önemli bir konuda yetkin olan isimler de kitabın oluşmasına katkı vermişlerdir Kitap sadece siyaset biliminin temel konularını değil bununla bağlantılı olarak devlet yönetiminin de temel konularını ele almıştır Üstelik konuların içerikleri kaleme alınırken akademik yaklaşımın sınırları aşılmadan Türkiye de gerçekleşen siyasal tartışmalara da ışık tutacak şekilde güncel bir yaklaşım sergilenmiştir Bu yapılırken konular Türkiye de konu ile ilgilenen araştırmacı ve okurun ihtiyaçlarına göre seçilmeye çalışılmıştır Bu kitabın hedef okur kitlesi lisans veya yüksek lisans öğrencilerinden çok siya setçiler gazeteciler askerler bürokratları da içine alan kısaca konu ile ilgili tüm kamuoyudur Prof Dr Ümit Özdağ 21 Yüzyıl Türkiye Enstitüsü

Optimist
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut un MTSO Başkanlığına seçildiği 2009 tarihinden 2013 yılına kadar MTSO Haber gazetesinde çıkan başyazılarından seçmeleri içeren Önce İnsan Sonra Ekonomi Hayat Bir Dayanışmadır kitabının olumlu sonuçları yeni bir kitabın hazırlanması gereğini ortaya koydu Bu kitabımızda Şerafettin Aşut un kaleme aldığı yazıların 2014 2017 yıllarını kapsayan kısımları da ilave edilerek ilk kitap zenginleştirilmiş oldu Yenilenen hali ile 21 Yüzyılla Büyük Yüzleşme Önce İnsan Sonra Ekonomi 2 aslında Mersin ve Türkiye ekonomisiyle birlikte kentin ve ülkenin sosyal yaşamına tutulan bir ışıktır yazıldığı dönemlerin bir aynasıdır Bu eser sadece bugüne ait bir çalışma değil aynı zamanda gelecek nesillere Mersin ve Türkiye ekonomisi ile ilgili ciddi bilgiler sağlayacak tarihi bir vesika olacaktır Kitaba girecek yazılar seçilirken özellikle gençlere hitap eden gençlerin vizyonunu genişletmeyi hedefleyen yazılar seçilmiştir Çünkü ülke olarak tek zenginliğimiz insanımızdır gençlerimizdir İnsan merkezdir İnsan esastır İnsan çözümdür İnsan ekonomi için değil ekonomi insan mutluluğu içindir Onun için Önce İNSAN Sonra EKONOMİ kitabın temel felsefesidir

Nika Yayınevi
Son otuz yılın dünya tablosu insanlığı içinden nasıl çıkılacağı belli olmayan bir sorunlar yumağının içinde göstermektedir Bu tablo dünya ekonomisinin ve siyasetinin ufkunu belirsizleştirmektedir Bu durum Türkiye için de geçerlidir Belirsizlik olası kazançlardan çok olası zaiyatın artacağına işarettir Ekonomide dünyaya açılma bütünleşme akımının vazgeçilmeyen bir moda niteliğine bürünmesi planlama aklını gitgide zayıflatmıştır Ülkenin insan kaynakları potansiyelinin toplum için yararlı bir şekilde değerlendirilmesi planlama aklına sahip olmaktan geçmektedir 21 yüzyıl için planlamayı düşünmek ve yayabilmek arzusu işin analiz edilen çes itli boyutlarının ürünüdür ve bu yaygınlaşacak bir arzudur Planlamaya duyulan ihtiyaç sorunların ve önümüzdeki ufkun sunduğu bu çeşitli boyutların bir araya gelişi ile somutluk kazanıyor Bu kitapta yer alan makalelerin temel sorunu da planlama konusunda zayıflayan akıl ve bu kolektif aklın yeniden inşasıdır

Doğu Batı Yayınları
Barış istiyorsan savaşa hazır ol Savaş ve barış arasındaki uzun ve yıkıcı mücadele kısmen bu vecizede düğümlenir İnsanlık tarihi her ne kadar daha iyi bir gelecek için gayret göstermiş olsa da çelişkili ve karanlık yönlerinden hiçbir zaman kurtulamamıştır Politik felsefe açısından savaş ve barış ile ilgili ortaya konan düşünceler ne anlam ifade ediyor Bu kitabın esas amacı da savaş ve barış ile ilgili temel tanım ve açıklamaları bir araya getirmektir Klasik anlatıda birbirinden farklı düşünceler mevcuttur Hugo Grotius savaş hukukunu ve meselenin doğasını enine boyuna incelemiş Kant ise Ebedi Barış ın tesisi yolunda dünya vatandaşlığı fikrini öne sürmüştür Hegel savaş kavramına evrensel bir karakter kazandırmış ve savaşı devletlerin devlet olma yolunda bir alâmetifarikası olarak görmüştür Clausewitz açısından savaş düşmanı irademizi kabule zorlamak için bir şiddet kullanma eylemidir Clausewitz e göre uygar halkların savaşı her zaman için siyasal bir nedene dayanır ve bu sebeple savaş siyasal bir niteliktedir Politik niyet bir amacı teşkil ederken savaş bu amaca giden araçtır Özetle savaş ulusal politikaların rasyonel ve vazgeçilmez bir aracıdır 20 yüzyıldan itibaren savaşın içeriği ve yapısı topyekûn değişmiştir Günümüzde ise nükleer savaşlar hiperbolik savaşlar gündemdedir Tüm bu aşamalardan sonra kitabın yazarı Raymond Aron un düşüncelerini ayrıntılı biçimde tahlil eder ve politik felsefe açısından burada bütünlüklü bir yaklaşım sergiler

Tarihçi Kitabevi
Dönemin son yıllarında ekonominin büyümesi yavaşlamış özellikle fiyat istikrarındaki bozulma büyük boyutlara ulaşmıştır Bu alanlardaki gelişmeler doğal olarak gelir dağılımına da yansımıştır Yaşanmakta olan enflasyonun yüksekliğine bağlı olarak özellikle dar ve sabit gelirli kesimler satın alma güçlerinde önemli bir gerileme yaşamıştır Bu kesimlerin gelirleri yalnız yoksulluk değil açlık sınırının da altında kalmıştır Kaçınılmaz olarak bu durum yalnız ekonomik değil aynı zamanda sosyal sorunların da büyümesine neden olmuştur Yaşananlarda ekonomi dışı faktörlerin önemli bir rol oynadığı yadsınamaz Ülkede daha iyi bir yatırım ortamının yaratılması ve ekonomiye daha etkin bir işlerlik kazandırabilmek için çeşitli alanlarda yapılması gerekenler bu kitapta anlatılmaya çalışılmıştır Bunlar yapılmadıkça kolay çözümlerin yeterince etkili olamayacağı gerçeği kabul edilmelidir Her ne kadar kitapta yeterince yer verilmiş olsa da kurumsal alanda yapılması zorunlu düzenlemelerin hayati nitelikte olduğunu hatırlamakta yarar bulunuyor Bu düzenlemelerin bir bölümünün ekonomi dışı alanlarda olduğu da gözden uzak tutulmamalıdır

Kriter Yayınevi
Günümüzde tedarik zinciri yönetimi işletmelerin rekabet başarısı için kritik bir öneme sahiptir Tedarik zincirleri çok sayıda bağımsız firma ve süreçten oluşan karmaşık yapılı sistemlerdir Küreselleşme ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle gün geçtikçe karmaşıklığı artan tedarik zincirlerini başarıyla yönetmek zorlaşmaktadır 21 yüzyılda çevresel ve sosyal problemler ile artan riskler Endüstri 4 0 ile gelen değişimler ve Covid 19 pandemisinin tedarik zincirleri üzerinde yaratmış olduğu ani şok ve belirsizlikler tedarik zinciri yönetiminde kuralların yeniden yazılacağı bir döneme girilmesine neden olmuştur Bu kitap ile tedarik zinciri yöneticilerine yeni dönemde kılavuz olabilecek bilgiler sunmak amaçlanmıştır Kitabın içeriğinde tedarik zinciri kavramı ve temel karar süreçleri kısaca açıklandıktan sonra tedarik zincirindeki güncel rekabet stratejilerine ve yaklaşımlara yer verilmiştir

Nobel Akademik Yayıncılık
Çalışma hazırlık aşamalarıyla birlikte yaklaşık 3 yıllık bir çalışma sonucu hazırlanmıştır Çalışma hazırlanırken temel hareket noktası özelikle lisans ve yüksek lisans derslerinde ve tez çalışmalarında böyle bir çalışmaya ihtiyaç duyulması olmuştur Çalışma Gazi Ün İİBF de Kamu Yönetimi Uluslararası İlişkiler ÇEKO ve İşletme bölümlerinde okutulan İnsan Kaynakları Yönetimi Yönetim Bilimi I II Mahalli İdareler Kamu Yönetiminde Yeni Yaklaşımlar ve Örgüt Yönetim Teorileri derslerinde ders kitabı ve yardımcı ders kitabı olarak okutulabilecek niteliktedir Çünkü Çalışma kapsamındaki modern yönetim konuları söz konusu derslerde belli dönemlerde mutlaka incelenmesi gerekmektedir Ayrıca seminer ödevleri yüksek lisans derslerinde verilen ödevler ve tez çalışmaları hazırlanırken söz konusu modern yönetim konularını ele alan derli toplu ve teorik çalışmalara büyük ihtiyaç duyulmaktadır Çalışmada ele alınan konular alanında öne çıkmış yerli ve yabancı literatüre çok sayıda atıf yapılarak tamamen teorik olarak hazırlanmış ve herhangi bir alan araştırmasına yer verilmemiştir Çalışma bölümleri doğrudan çalışma sahibi tarafından yazılmıştır Çalışmada herhangi bir şekilde başka birinin çalışmasına yer verilmemiştir Çalışma ortalama 25 ile 45 sayfadan oluşan toplam 15 bölümden oluşmaktadır Bölümler 1 Algılama Yönetimi 2 Bilgi Yönetimi 3 Çatışma Yönetimi 4 Değişim Yönetimi 5 İmaj Yönetimi 6 Kalite Yönetimi 7 Kariyer Yönetimi 8 Kriz Yönetimi 9 Performans Yönetimi 10 Risk Yönetimi 11 Strateji Yönetimi 12 Stres Yönetimi 13 Süreç Yönetimi 14 Vizyon Yönetimi 15 Zaman Yönetimi Çalışmanın ele aldığı konular özellikle son yıllarda gerek gelişmiş ülkelerde gerekse ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde sıklıkla tartışılan popüler modern yönetim konulardan oluşmaktadır Bu durum çalışmanın ülkemizdeki üniversitelerde meslek yüksek okullarında ders kitabı ve yardımcı kaynak olarak okutulabileceğini göstermektedir Çünkü mevcut literatürde bu tür konuları böylesine ayrıntılı ele alan ve öğrencinin anlayabileceği şekilde ortaya koyan derli toplu ve kapsayıcı başka bir kaynak bulunmamaktadır Çalışmanın yaygın bir okuyucu kitlesine hitap edeceği öngörülmektedir Bunlar arasında en önemli kısmı gerek merkezde gerekse taşrada lisans yüksek lisans ve doktora öğrencileri konularla ilgili araştırmacılar ve akademisyenler tez alan araştırması hazırlamak isteyenler ve kamu özel sektör yöneticilerinden bu konulara ilgi duyanlardır Ülkemizde gerek özel sektörde gerekse kamu sektöründe klasik yönetim anlayışından modern ve daha etkili yeni yönetim anlayışına geçiş sürecinde bu tür eserlere büyük ihtiyaç duyulmaktadır