MejelleKitap fiyat karşılaştırma

21 Yüzyılda Ulus Çokkültürlülük ve Etnisite — Ömer Say

21 Yüzyılda Ulus Çokkültürlülük ve Etnisite
198,00
GenelDiğer İnsan ve ToplumKültür Sosyolojisi

21 Yüzyılda Ulus Çokkültürlülük ve Etnisite

Ömer Say

Kaknüs Yayınları

2013219 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

21 Yüzyılda Ulus Çokkültürlülük ve Etnisite

Ömer Say

Orta Çağ sonlarından itibaren kilise kurumunun kontrolünden bağımsızlaşmaya başlayan devletlerin her birinin kendi toplumsal birimini oluşturarark örgütlenmeleri yeni bir siyasal bilincin ürünü olarak gelişmiştir Yeni Çağ boyunca inşa edilen bu homojen ve merkezi devlet fikri egemen olmaya başlamış ve bu çerçevede farklı ulusların bir arada bulunmasını gerektiren imparatorluklar birer birer yıkılmıştır 20 yüzyıl boyunca da imparatorluk kalıntısı gösteren sömürgeci devletler sömürge topraklarından çekilmek zorunda kalmışlardır Öte yandan aynı yüzyıl içinde modern ulus devletlerin homojen ve merkezi yapısına yeni eleştiriler de yöneltilmeye başlanmıştır Bu eleştirileri homojenlik fikrinin heterojen toplum modeli lehine terk edilmesini içeren yeni bir siyasal yaklaşımın doğuşu takip etmiştir 20 yüzyıl boyunca toplum düşüncesindeki bu değişim merkezi bir birlik etrafında toplanmış olan Batı Avrupa devletlerinin yeni politikalar üretmelerini zorunlu hale getirmiştir Zira İkinci Dünya Savaşı sonrasında gözlemlenen bağımsızlık hareketleri ve uygulamaya konulan çokkültürlü politikalar kudretli merkezi devlet fikrinin terk edildiğinin bir göstergesi olduğu gibi modern devleterin ulusçuluk fikrinden vazgeçme eğilimi içine girdiklerine de işaret etmektedir Modern devletlerin ulusçuluk ısrarlarından vazgeçtiği bu dönem aynı zamanda etnik ve bölgesel ulusçulukların ivme kazandığı yıllar olmuştur

Kitap Sepeti
210,00

Kaknüs Yayınları

2013219 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Orta Çağ sonlarından itibaren kilise kurumunun kontrolünden bağımsızlaşmaya başlayan devletlerin her birinin kendi toplumsal birimini oluşturarark örgütlenmeleri yeni bir siyasal bilincin ürünü olarak gelişmiştir Yeni Çağ boyunca inşa edilen bu homojen ve merkezi devlet fikri egemen olmaya başlamış ve bu çerçevede farklı ulusların bir arada bulunmasını gerektiren imparatorluklar birer birer yıkılmıştır 20 yüzyıl boyunca da imparatorluk kalıntısı gösteren sömürgeci devletler sömürge topraklarından çekilmek zorunda kalmışlardır Öte yandan aynı yüzyıl içinde modern ulus devletlerin homojen ve merkezi yapısına yeni eleştiriler de yöneltilmeye başlanmıştır Bu eleştirileri homojenlik fikrinin heterojen toplum modeli lehine terk edilmesini içeren yeni bir siyasal yaklaşımın doğuşu takip etmiştir 20 yüzyıl boyunca toplum düşüncesindeki bu değişim merkezi bir birlik etrafında toplanmış olan Batı Avrupa devletlerinin yeni politikalar üretmelerini zorunlu hale getirmiştir Zira İkinci Dünya Savaşı sonrasında gözlemlenen bağımsızlık hareketleri ve uygulamaya konulan çokkültürlü politikalar kudretli merkezi devlet fikrinin terk edildiğinin bir göstergesi olduğu gibi modern devleterin ulusçuluk fikrinden vazgeçme eğilimi içine girdiklerine de işaret etmektedir Modern devletlerin ulusçuluk ısrarlarından vazgeçtiği bu dönem aynı zamanda etnik ve bölgesel ulusçulukların ivme kazandığı yıllar olmuştur

Kitap Ambarı
225,00

Kaknüs Yayınları

2013
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Orta Çağ sonlarından itibaren kilise kurumunun kontrolünden bağımsızlaşmaya başlayan devletlerin her birinin kendi toplumsal birimini oluşturarak örgütlenmeleri yeni bir siyasal bilincin ürünü olarak gelişmiştir Yeni Çağ boyunca inşa edilen bu homojen ve merkezî devlet fikri egemen olmaya başlamış ve bu süreci farklı ulusların bir arada bulunmasını gerektiren imparatorlukların birer birer yıkılması izlemiştir Ardından da 20 yüzyılda imparatorluk kalıntısı gösteren devletler sömürdükleri topraklardan çekilmek zorunda kalmışlardır Öte yandan aynı yüzyıl içinde modern ulus devletlerin homojen ve merkezî yapısına yeni eleştiriler de yöneltilmeye başlanmıştır Bu eleştirileri homojenlik fikrinin heterojen toplum modeli lehine terk edilmesini içeren yeni bir siyasal yaklaşımın doğuşu takip etmiştir Toplum düşüncesindeki bu değişim 21 yüzyılın eşiğinde merkezî birlik etrafında toplanmış olan Batı Avrupa devletlerinin yeni politikalar üretmelerini zorunlu hale getirmiştir Zira İkinci Dünya Savaşı sonrasında gözlemlenen bağımsızlık hareketleri ve uygulamaya konulan çokkültürlü politikalar kudretli merkezî devlet fikrinin terk edildiğinin bir göstergesi olduğu gibi modern devletlerin ulusçuluk fikrinden vazgeçme eğilimi içine girdiklerine de işaret etmektedir Modern devletlerin ulusçuluk ısrarlarından vazgeçtiği bu dönem aynı zamanda etnik ve bölgesel ulusçulukların ivme kazandığı yıllar olmuştur Sayfa Sayısı 224 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Kaknüs Yayınları

D&R
239,70

Kaknüs Yayınları

2013
Türkçe
D&R

Orta Çağ sonlarından itibaren kilise kurumunun kontrolünden bağımsızlaşmaya başlayan devletlerin her birinin kendi toplumsal birimini oluşturarak örgütlenmeleri yeni bir siyasal bilincin ürünü olarak gelişmiştir Yeni Çağ boyunca inşa edilen bu homojen ve merkezî devlet fikri egemen olmaya başlamış ve bu süreci farklı ulusların bir arada bulunmasını gerektiren imparatorlukların birer birer yıkılması izlemiştir Ardından da 20 yüzyılda imparatorluk kalıntısı gösteren devletler sömürdükleri topraklardan çekilmek zorunda kalmışlardır Öte yandan aynı yüzyıl içinde modern ulus devletlerin homojen ve merkezî yapısına yeni eleştiriler de yöneltilmeye başlanmıştır Bu eleştirileri homojenlik fikrinin heterojen toplum modeli lehine terk edilmesini içeren yeni bir siyasal yaklaşımın doğuşu takip etmiştir Toplum düşüncesindeki bu değişim 21 yüzyılın eşiğinde merkezî birlik etrafında toplanmış olan Batı Avrupa devletlerinin yeni politikalar üretmelerini zorunlu hale getirmiştir Zira İkinci Dünya Savaşı sonrasında gözlemlenen bağımsızlık hareketleri ve uygulamaya konulan çokkültürlü politikalar kudretli merkezî devlet fikrinin terk edildiğinin bir göstergesi olduğu gibi modern devletlerin ulusçuluk fikrinden vazgeçme eğilimi içine girdiklerine de işaret etmektedir Modern devletlerin ulusçuluk ısrarlarından vazgeçtiği bu dönem aynı zamanda etnik ve bölgesel ulusçulukların ivme kazandığı yıllar olmuştur Sayfa Sayısı 224Baskı Yılı 2013Dili TürkçeYayınevi Kaknüs Yayınları

Ucuz Kitap Al
240,00

Kaknüs Yayınları

2013219 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Ömer Say tarafından kaleme alınan 21 Yüzyılda Ulus Çokkültürlülük ve Etnisite Kaknüs Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor 21 Yüzyılda Ulus Çokkültürlülük ve Etnisite Ömer Say Kitap Özeti Orta Çağ sonlarından itibaren kilise kurumunun kontrolünden bağımsızlaşmaya başlayan devletlerin her birinin kendi toplumsal birimini oluşturarark örgütlenmeleri yeni bir siyasal bilincin ürünü olarak gelişmiştir Yeni Çağ boyunca inşa edilen bu homojen ve merkezi devlet fikri egemen olmaya başlamış ve bu çerçevede farklı ulusların bir arada bulunmasını gerektiren imparatorluklar birer birer yıkılmıştır 20 yüzyıl boyunca da imparatorluk kalıntısı gösteren sömürgeci devletler sömürge topraklarından çekilmek zorunda kalmışlardır Öte yandan aynı yüzyıl içinde modern ulus devletlerin homojen ve merkezi yapısına yeni eleştiriler de yöneltilmeye başlanmıştır Bu eleştirileri homojenlik fikrinin heterojen toplum modeli lehine terk edilmesini içeren yeni bir siyasal yaklaşımın doğuşu takip etmiştir 20 yüzyıl boyunca toplum düşüncesindeki bu değişim merkezi bir birlik etrafında toplanmış olan Batı Avrupa devletlerinin yeni politikalar üretmelerini zorunlu hale getirmiştir Zira İkinci Dünya Savaşı sonrasında gözlemlenen bağımsızlık hareketleri ve uygulamaya konulan çokkültürlü politikalar kudretli merkezi devlet fikrinin terk edildiğinin bir göstergesi olduğu gibi modern devleterin ulusçuluk fikrinden vazgeçme eğilimi içine girdiklerine de işaret etmektedir Modern devletlerin ulusçuluk ısrarlarından vazgeçtiği bu dönem aynı zamanda etnik ve bölgesel ulusçulukların ivme kazandığı yıllar olmuştur Yayınevi Kaknüs Yayınları Yazar Ömer Say Sayfa 219 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı 2013 Barkod 9789752563919 Kategori Diğer İnsan ve Toplum Kültür ve Bilim

Nobel Kitap
246,00

Kaknüs Yayınları

2013219 sf.
Nobel Kitap

Orta Çağ sonlarından itibaren kilise kurumunun kontrolünden bağımsızlaşmaya başlayan devletlerin her birinin kendi toplumsal birimini oluşturarark örgütlenmeleri yeni bir siyasal bilincin ürünü olarak gelişmiştir Yeni Çağ boyunca inşa edilen bu homojen ve merkezi devlet fikri egemen olmaya başlamış ve bu çerçevede farklı ulusların bir arada bulunmasını gerektiren imparatorluklar birer birer yıkılmıştır 20 yüzyıl boyunca da imparatorluk kalıntısı gösteren sömürgeci devletler sömürge topraklarından çekilmek zorunda kalmışlardır Öte yandan aynı yüzyıl içinde modern ulus devletlerin homojen ve merkezi yapısına yeni eleştiriler de yöneltilmeye başlanmıştır Bu eleştirileri homojenlik fikrinin heterojen toplum modeli lehine terk edilmesini içeren yeni bir siyasal yaklaşımın doğuşu takip etmiştir 20 yüzyıl boyunca toplum düşüncesindeki bu değişim merkezi bir birlik etrafında toplanmış olan Batı Avrupa devletlerinin yeni politikalar üretmelerini zorunlu hale getirmiştir Zira İkinci Dünya Savaşı sonrasında gözlemlenen bağımsızlık hareketleri ve uygulamaya konulan çokkültürlü politikalar kudretli merkezi devlet fikrinin terk edildiğinin bir göstergesi olduğu gibi modern devleterin ulusçuluk fikrinden vazgeçme eğilimi içine girdiklerine de işaret etmektedir Modern devletlerin ulusçuluk ısrarlarından vazgeçtiği bu dönem aynı zamanda etnik ve bölgesel ulusçulukların ivme kazandığı yıllar olmuştur

Pandora
255,00

Kaknüs

2013219 sf.
Pandora

Orta Çağ sonlarından itibaren kilise kurumunun kontrolünden bağımsızlaşmaya başlayan devletlerin her birinin kendi toplumsal birimini oluşturarark örgütlenmeleri yeni bir siyasal bilincin ürünü olarak gelişmiştir Yeni Çağ boyunca inşa edilen bu homojen ve merkezi devlet fikri egemen olmaya başlamış ve bu çerçevede farklı ulusların bir arada bulunmasını gerektiren imparatorluklar birer birer yıkılmıştır 20 yüzyıl boyunca da imparatorluk kalıntısı gösteren sömürgeci devletler sömürge topraklarından çekilmez zorunda kalmışlardır Öte yandan aynı yüzyıl içinde modern ulus devletlerin homojen ve merkezi yapısına yeni eleştiriler de yöneltilmeye başlanmıştır Bu eleştirileri homojenlik fikrinin heterojen toplum modeli lehine terk edilmesini içeren yeni bir siyasal yaklaşımın doğuşu takip etmiştir 20 yüzyıl boyunca toplum düşüncesindeki bu değişim merkezi bir birlik etrafında toplanmış olan Batı Avrupa devletlerinin yeni politikalar üretmelerini zorunlu hale getirmiştir Zira İkinci Dünya Savaşı sonrasında gözlemlenen bağımsızlık hareketleri ve uygulamaya konulan çokkültürlü politikalar kudretli merkezi devlet fikrinin terk edildiğinin bir göstergesi olduğu gibi modern devleterin ulusçuluk fikrinden vazgeçme eğilimi içine girdiklerine de işaret etmektedir Modern devletlerin ulusçuluk ısrarlarından vazgeçtiği bu dönem aynı zamanda etnik ve bölgesel ulusçulukların ivme kazandığı yıllar olmuştur