3 Gün Felaketin İçinden Bir Otoetnografi Denemesi — Kazım Tolga Gürel

3 Gün Felaketin İçinden Bir Otoetnografi Denemesi
Kazım Tolga GürelDorlion Yayınları
3 Gün Felaketin İçinden Bir Otoetnografi Denemesi
Kazım Tolga GürelBeden dünyanın kumaşıdır der Fransız filozof Marleau Ponty Felaketler yaşam adı altında kurduğumuz dünyanın bizden bağımsız olduğunu hatırladığımız kontrol dediğimiz sanrının kırıldığı ve sabit gördüğümüz ne varsa belirsizliğe duyduğumuz korku nedeniyle üretimlerle durdurduğumuz akışla karşılaştığımız andır 3 Gün yaşamımda hep hissettiğim bu saf gerçeklik olan akışı gözlerimle gördüğüm kurmak istediğimiz tüm sabitliklerin akıp gideceğini bana tokat gibi vuran ve bunu somutlaştıran yegâne gündü Sabitlemeye çalıştığımız gücün ve kudretin ne olduğu gözlerimin önündeydi Zaman zaman sokakta karşılaştığım bir rüzgârın kaldırdığı ve oradan oraya savurduğu bir torbayla bunu hissedebiliyor güneşin yüzümü yakmasında algıladığım tüm duyguların ötesinde neler olduğunu kavramaya çalışıyordum ama bu bambaşka bir şeydi Belki de gerçeklikle akışın gücünün saf etkisiyle hiç bu kadar net karşılaşmamıştı bu gözler Tanıyamama belirleyememe tanımlayamama ve nice kelime kullansam da anlatılamayacak bir ruh haline girmiştim şehirle ilk karşılaşmamda

Dorlion Yayınları
Beden dünyanın kumaşıdır der Fransız filozof Marleau Ponty Felaketler yaşam adı altında kurduğumuz dünyanın bizden bağımsız olduğunu hatırladığımız kontrol dediğimiz sanrının kırıldığı ve sabit gördüğümüz ne varsa belirsizliğe duyduğumuz korku nedeniyle üretimlerle durdurduğumuz akışla karşılaştığımız andır 3 Gün yaşamımda hep hissettiğim bu saf gerçeklik olan akışı gözlerimle gördüğüm kurmak istediğimiz tüm sabitliklerin akıp gideceğini bana tokat gibi vuran ve bunu somutlaştıran yegâne gündü Sabitlemeye çalıştığımız gücün ve kudretin ne olduğu gözlerimin önündeydi Zaman zaman sokakta karşılaştığım bir rüzgârın kaldırdığı ve oradan oraya savurduğu bir torbayla bunu hissedebiliyor güneşin yüzümü yakmasında algıladığım tüm duyguların ötesinde neler olduğunu kavramaya çalışıyordum ama bu bambaşka bir şeydi Belki de gerçeklikle akışın gücünün saf etkisiyle hiç bu kadar net karşılaşmamıştı bu gözler Tanıyamama belirleyememe tanımlayamama ve nice kelime kullansam da anlatılamayacak bir ruh haline girmiştim şehirle ilk karşılaşmamda

Dorlion Yayınevi
Beden dünyanın kumaşıdır der Fransız filozof Marleau Ponty Felaketler yaşam adı altında kurduğumuz dünyanın bizden bağımsız olduğunu hatırladığımız kontrol dediğimiz sanrının kırıldığı ve sabit gördüğümüz ne varsa belirsizliğe duyduğumuz korku nedeniyle üretimlerle durdurduğumuz akışla karşılaştığımız andır 3 Gün yaşamımda hep hissettiğim bu saf gerçeklik olan akışı gözlerimle gördüğüm kurmak istediğimiz tüm sabitliklerin akıp gideceğini bana tokat gibi vuran ve bunu somutlaştıran yegâne gündü Sabitlemeye çalıştığımız gücün ve kudretin ne olduğu gözlerimin önündeydi Zaman zaman sokakta karşılaştığım bir rüzgârın kaldırdığı ve oradan oraya savurduğu bir torbayla bunu hissedebiliyor güneşin yüzümü yakmasında algıladığım tüm duyguların ötesinde neler olduğunu kavramaya çalışıyordum ama bu bambaşka bir şeydi Belki de gerçeklikle akışın gücünün saf etkisiyle hiç bu kadar net karşılaşmamıştı bu gözler Tanıyamama belirleyememe tanımlayamama ve nice kelime kullansam da anlatılamayacak bir ruh haline girmiştim şehirle ilk karşılaşmamda

DORLİON YAYINLARI
Beden dünyanın kumaşıdır der Fransız filozof Marleau Ponty Felaketler yaşam adı altında kurduğumuz dünyanın bizden bağımsız olduğunu hatırladığımız kontrol dediğimiz sanrının kırıldığı ve sabit gördüğümüz ne varsa belirsizliğe duyduğumuz korku nedeniyle üretimlerle durdurduğumuz akışla karşılaştığımız andır 3 Gün yaşamımda hep hissettiğim bu saf gerçeklik olan akışı gözlerimle gördüğüm kurmak istediğimiz tüm sabitliklerin akıp gideceğini bana tokat gibi vuran ve bunu somutlaştıran yegâne gündü Sabitlemeye çalıştığımız gücün ve kudretin ne olduğu gözlerimin önündeydi Zaman zaman sokakta karşılaştığım bir rüzgârın kaldırdığı ve oradan oraya savurduğu bir torbayla bunu hissedebiliyor güneşin yüzümü yakmasında algıladığım tüm duyguların ötesinde neler olduğunu kavramaya çalışıyordum ama bu bambaşka bir şeydi Belki de gerçeklikle akışın gücünün saf etkisiyle hiç bu kadar net karşılaşmamıştı bu gözler Tanıyamama belirleyememe tanımlayamama ve nice kelime kullansam da anlatılamayacak bir ruh haline girmiştim şehirle ilk karşılaşmamda

Dorlion Yayınevi
Beden dünyanın kumaşıdır der Fransız filozof Marleau Ponty Felaketler yaşam adı altında kurduğumuz dünyanın bizden bağımsız olduğunu hatırladığımız kontrol dediğimiz sanrının kırıldığı ve sabit gördüğümüz ne varsa belirsizliğe duyduğumuz korku nedeniyle üretimlerle durdurduğumuz akışla karşılaştığımız andır 3 Gün yaşamımda hep hissettiğim bu saf gerçeklik olan akışı gözlerimle gördüğüm kurmak istediğimiz tüm sabitliklerin akıp gideceğini bana tokat gibi vuran ve bunu somutlaştıran yegâne gündü Sabitlemeye çalıştığımız gücün ve kudretin ne olduğu gözlerimin önündeydi Zaman zaman sokakta karşılaştığım bir rüzgârın kaldırdığı ve oradan oraya savurduğu bir torbayla bunu hissedebiliyor güneşin yüzümü yakmasında algıladığım tüm duyguların ötesinde neler olduğunu kavramaya çalışıyordum ama bu bambaşka bir şeydi Belki de gerçeklikle akışın gücünün saf etkisiyle hiç bu kadar net karşılaşmamıştı bu gözler Tanıyamama belirleyememe tanımlayamama ve nice kelime kullansam da anlatılamayacak bir ruh haline girmiştim şehirle ilk karşılaşmamda Yayınevi Dorlion Yayınevi Yazar Kazım Tolga Gürel Sayfa 118 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2023 Barkod 9786253684488 Kategori Biyografi Otobiyogafi

Dorlion Yayınları
Beden dünyanın kumaşıdır der Fransız filozof Marleau Ponty Felaketler yaşam adı altında kurduğumuz dünyanın bizden bağımsız olduğunu hatırladığımız kontrol dediğimiz sanrının kırıldığı ve sabit gördüğümüz ne varsa belirsizliğe duyduğumuz korku nedeniyle üretimlerle durdurduğumuz akışla karşılaştığımız andır 3 Gün yaşamımda hep hissettiğim bu saf gerçeklik olan akışı gözlerimle gördüğüm kurmak istediğimiz tüm sabitliklerin akıp gideceğini bana tokat gibi vuran ve bunu somutlaştıran yegâne gündü Sabitlemeye çalıştığımız gücün ve kudretin ne olduğu gözlerimin önündeydi Zaman zaman sokakta karşılaştığım bir rüzgârın kaldırdığı ve oradan oraya savurduğu bir torbayla bunu hissedebiliyor güneşin yüzümü yakmasında algıladığım tüm duyguların ötesinde neler olduğunu kavramaya çalışıyordum ama bu bambaşka bir şeydi Belki de gerçeklikle akışın gücünün saf etkisiyle hiç bu kadar net karşılaşmamıştı bu gözler Tanıyamama belirleyememe tanımlayamama ve nice kelime kullansam da anlatılamayacak bir ruh haline girmiştim şehirle ilk karşılaşmamda