3 Kadın Öykücü 4 Kitap Takım Kadın Hakları Evrensel Bildirgesi Hediye — Beril Erem Münire Özgencan Özlem Tüm

3 Kadın Öykücü 4 Kitap Takım Kadın Hakları Evrensel Bildirgesi Hediye
Beril Erem Münire Özgencan Özlem TümKafe Kültür Yayıncılık
3 Kadın Öykücü 4 Kitap Takım Kadın Hakları Evrensel Bildirgesi Hediye
Beril Erem Münire Özgencan Özlem Tüm1 Başka Düşler Zamanı MÜNİRE ÖZGENCAN Başka Düşler Zamanı yazarın uzun zamandır yazıp biriktirdiği öykülerinden oluşan bir ilk kitap Kalemiyle hem masalsı bir atmosfer yaratmayı hem de bilip de görmediklerimizi kulağımıza fısıldamayı başaran Münire Özgencan aynı zamanda sarsıcı bir bellek yoklaması da yapıyor Kâh sakız kokulu sabahlarda kâh serin ada akşamlarında kâh sandık lekesi olmuş bir masa örtüsüne bakarken tanıdığınız karakterler hiç de yabancı değil Kitabı okuyup bitirdikten sonra çevrenize şöyle bir bakın biri otobüste yanınıza oturmuş ya da karşıdaki masada güzel bir kitaba dalmış olabilir Fatma Burçak Mezenin tadına bakmak için çatalımı uzatıyorum Bayan Dina gözlerini çiçeklerden ayırmadan O öykülerin çoğu gerçektir bir zamanlar bu adada dokuz bin kişiydik Şimdi iki yüz kişi kaldık O zamanlar şenlikler yapılırdı komşu köyde Biz yani eşimle ben şenlikte tanışmıştık Zaman çabuk geçiyor çok çabuk Şimdi burada yalnız ölüm var doğum yok Artık sadece hatıralar var bir de şarkılar Şarkılar zamanı alır bizim için saklarlar diyor Kısa bir sessizlik oluyor Sonra bir rüyadan uyanır gibi Haydi rakılarımızı tazeleyelim diyerek bardağıma rakı dolduruyor Şalı hafifçe kayıyor Omuzunda kırmızı bir leke Rüzgâr yeniden esiyor Sakız kokulu Bayan Dina Henüz öykü karakteri olacağını kendisi de bilmiyor 2 Lâl ÖZLEM TÜM Gül için tarihler sayılar anılar çok önemliydi Rengârenktiler Gül neşeli uçarı kırmızıydı Ayla tam bir şıp sevdi sarıydı o yüzden Dilara ciddi mesafeli griydi Birbirlerinden farklı üç kadın birbirleri için çok özeldi Pazar kahvaltısının en özel tarafı hiç değişmeyecek olan dostluklarıydı Ne mesafeler ne de dünya dertleri aralarındaki dostluğu değiştirememişti Hepsi tıpkı yirmi sekiz yıl önce kantinde fotokopi sırasındaki aynı samimiyetle bir ağızdan konuşmaya başladılar 3 Ruhdanlık BERİL EREM Beni bana hatırlatmıştı Arkamdaki iskeleden homurtulu seslerle ayrılan vapurlar gibi şimdiki zamandan ayrılan geçmişimin arkada bıraktıkları da ıssız bir vadiye doğru yol alıyordu Ne vardı orada Aşk mı Hayır Aşk hep ileriye bakar O gelecektedir Anda var olanın söz veremediğini fısıldar ruha Bana kendini fısıldıyordu Dinle me seydim o sesi görmeseydim o elleri şimdi burada olmazdım Bir simidin üzerine rasgele serpilen susamların böyle narin böyle umut saçan devinimlerle gelip de yanıp tutuşan ruhdanlığıma bir buz bir katre devrim olacağını nereden bilirdim Ruhdanlık Beril Erem in yazınsal yetilerini keşfederken öykülerinde çokça rastlanan ilginç ve edebi sözcük arayışları ilk kitabının ismini de ölümsüzleştiren yeni bir kelime sunuyor okuyucuya Erem in öykülerini okuduğunuzda sadece akıcı sorgulayıcı dilinin ve kıvrak üslubunun yardımıyla değil kadını ve erkeği insan yapan daha sonra onları tüm zaafları ve tutkularıyla ayrıştırıp bu öyküler sayesinde yeniden bir araya getiren bir anlatım şöleniyle karşı karşıya kalıyorsunuz Şölenin şenlik ateşleri altında toplanan tüm anlatıcıların ortak sesi ve nefesiyle

Kafe Kültür Yayıncılık
1 Başka Düşler Zamanı MÜNİRE ÖZGENCANBaşka Düşler Zamanı yazarın uzun zamandır yazıp biriktirdiği öykülerinden oluşan bir ilk kitap Kalemiyle hem masalsı bir atmosfer yaratmayı hem de bilip de görmediklerimizi kulağımıza fısıldamayı başaran Münire Özgencan aynı zamanda sarsıcı bir bellek yoklaması da yapıyor Kâh sakız kokulu sabahlarda kâh serin ada akşamlarında kâh sandık lekesi olmuş bir masa örtüsüne bakarken tanıdığınız karakterler hiç de yabancı değil Kitabı okuyup bitirdikten sonra çevrenize şöyle bir bakın biri otobüste yanınıza oturmuş ya da karşıdaki masada güzel bir kitaba dalmış olabilir Fatma BurçakMezenin tadına bakmak için çatalımı uzatıyorum Bayan Dina gözlerini çiçeklerden ayırmadan O öykülerin çoğu gerçektir bir zamanlar bu adada dokuz bin kişiydik Şimdi iki yüz kişi kaldık O zamanlar şenlikler yapılırdı komşu köyde Biz yani eşimle ben şenlikte tanışmıştık Zaman çabuk geçiyor çok çabuk Şimdi burada yalnız ölüm var doğum yok Artık sadece hatıralar var bir de şarkılar Şarkılar zamanı alır bizim için saklarlar diyor Kısa bir sessizlik oluyor Sonra bir rüyadan uyanır gibi Haydi rakılarımızı tazeleyelim diyerek bardağıma rakı dolduruyor Şalı hafifçe kayıyor Omuzunda kırmızı bir leke Rüzgâr yeniden esiyor Sakız kokulu Bayan Dina Henüz öykü karakteri olacağını kendisi de bilmiyor 2 Lâl ÖZLEM TÜMGül için tarihler sayılar anılar çok önemliydi Rengârenktiler Gül neşeli uçarı kırmızıydı Ayla tam bir şıp sevdi sarıydı o yüzden Dilara ciddi mesafeli griydi Birbirlerinden farklı üç kadın birbirleri için çok özeldi Pazar kahvaltısının en özel tarafı hiç değişmeyecek olan dostluklarıydı Ne mesafeler ne de dünya dertleri aralarındaki dostluğu değiştirememişti Hepsi tıpkı yirmi sekiz yıl önce kantinde fotokopi sırasındaki aynı samimiyetle bir ağızdan konuşmaya başladılar 3 Ruhdanlık BERİL EREM Beni bana hatırlatmıştı Arkamdaki iskeleden homurtulu seslerle ayrılan vapurlar gibi şimdiki zamandan ayrılan geç