3 Kafadar — İskan Tolun

3 Kafadar
İskan TolunOzan Yayıncılık
3 Kafadar
İskan TolunBıçaklı sağ elini kaldırıp çocuklarım aç diye defalarca dehşetle bağırdı durdu gök gürültüsü gibi çatallaşmış gür ve dağınık bir ses tonuyla Öfkesi heybeti ürküntüsü camlara yansıyınca zangırdıyor me kâna yoğunlaşarak yayılıyor dolup taşıyor sesler birbirine karışıp dolanarak ahenkle yankılanıyor arada bir ustura gibi kesilip ortalığı sedasız bırakınca artçı zangırdayan camların ürküntü veren sesi o korku dolu sessizliği bozuyor beniz atmış kaskatı bakan fırıncının üstüne bu kez ölüm korkusu yayılıyor kalp atışları şah damarından duyuluyordu Çabuk gelin oturun ve bana bir şarkı söyleyin diyen köyün Ağasına çadırını kurmakta zorlanan Çingene Ananın düğünü mü var gene mi evleniyor dedi Dokunsan dağılacak avurdu avurduna geçmiş gözleri güneşten açılmıyor burnu kağıt gibi ince boynu gırtlak kemiğinden ibaretti sanki Kendine gelince titreyen dudaklarla ve ahenkli bir edayla hafif bir perdeden Vay Yıkılası mapushane seni icat eden görmesin güneş dedi

Ozan Yayıncılık
Bıçaklı sağ elini kaldırıp çocuklarım aç diye defalarca dehşetle bağırdı durdu gök gürültüsü gibi çatallaşmış gür ve dağınık bir sestonuyla Öfkesi heybeti ürküntüsü camlara yansıyınca zangırdıyor me kâna yoğunlaşarak yayılıyor dolup taşıyor sesler birbirine karışıpdolanarak ahenkle yankılanıyor arada bir ustura gibi kesilip ortalığı sedasız bırakınca artçı zangırdayan camların ürküntü veren sesi okorku dolu sessizliği bozuyor beniz atmış kaskatı bakan fırıncının üstüne bu kez ölüm korkusu yayılıyor kalp atışları şah damarındanduyuluyordu Çabuk gelin oturun ve bana bir şarkı söyleyin diyen köyün Ağasına çadırını kurmakta zorlanan Çingene Ananın düğünü mü var gene mi evleniyor dedi Dokunsan dağılacak avurdu avurduna geçmiş gözleri güneşten açılmıyor burnu kağıt gibi ince boynu gırtlak kemiğinden ibarettisanki Kendine gelince titreyen dudaklarla ve ahenkli bir edayla hafif bir perdeden Vay Yıkılası mapushane seni icat eden görmesin güneş dedi Tanıtım Bülteninden

Babıali Kitaplığı
Bıçaklı sağ elini kaldırıp çocuklarım aç diye defalarca dehşetle bağırdı durdu gök gürültüsü gibi çatallaşmış gür ve dağınık bir sestonuyla Öfkesi heybeti ürküntüsü camlara yansıyınca zangırdıyor me kâna yoğunlaşarak yayılıyor dolup taşıyor sesler birbirine karışıpdolanarak ahenkle yankılanıyor arada bir ustura gibi kesilip ortalığı sedasız bırakınca artçı zangırdayan camların ürküntü veren sesi okorku dolu sessizliği bozuyor beniz atmış kaskatı bakan fırıncının üstüne bu kez ölüm korkusu yayılıyor kalp atışları şah damarındanduyuluyordu Çabuk gelin oturun ve bana bir şarkı söyleyin diyen köyün Ağasına çadırını kurmakta zorlanan Çingene Ananın düğünü mü var gene mi evleniyor dedi Dokunsan dağılacak avurdu avurduna geçmiş gözleri güneşten açılmıyor burnu kağıt gibi ince boynu gırtlak kemiğinden ibarettisanki Kendine gelince titreyen dudaklarla ve ahenkli bir edayla hafif bir perdeden Vay Yıkılası mapushane seni icat eden görmesin güneş dedi

Babıali Kitaplığı
Bıçaklı sağ elini kaldırıp çocuklarım aç diye defalarca dehşetle bağırdı durdu gök gürültüsü gibi çatallaşmış gür ve dağınık bir ses tonuyla Öfkesi heybeti ürküntüsü camlara yansıyınca zangırdıyor me kâna yoğunlaşarak yayılıyor dolup taşıyor sesler birbirine karışıp dolanarak ahenkle yankılanıyor arada bir ustura gibi kesilip ortalığı sedasız bırakınca artçı zangırdayan camların ürküntü veren sesi o korku dolu sessizliği bozuyor beniz atmış kaskatı bakan fırıncının üstüne bu kez ölüm korkusu yayılıyor kalp atışları şah damarından duyuluyordu Çabuk gelin oturun ve bana bir şarkı söyleyin diyen köyün Ağasına çadırını kurmakta zorlanan Çingene Ananın düğünü mü var gene mi evleniyor dedi Dokunsan dağılacak avurdu avurduna geçmiş gözleri güneşten açılmıyor burnu kağıt gibi ince boynu gırtlak kemiğinden ibaretti sanki Kendine gelince titreyen dudaklarla ve ahenkli bir edayla hafif bir perdeden Vay Yıkılası mapushane seni icat eden görmesin güneş dedi

Babıali Kitaplığı
Bıçaklı sağ elini kaldırıp çocuklarım aç diye defalarca dehşetle bağırdı durdu gök gürültüsü gibi çatallaşmış gür ve dağınık bir ses tonuyla Öfkesi heybeti ürküntüsü camlara yansıyınca zangırdıyor me kâna yoğunlaşarak yayılıyor dolup taşıyor sesler birbirine karışıp dolanarak ahenkle yankılanıyor arada bir ustura gibi kesilip ortalığı sedasız bırakınca artçı zangırdayan camların ürküntü veren sesi o korku dolu sessizliği bozuyor beniz atmış kaskatı bakan fırıncının üstüne bu kez ölüm korkusu yayılıyor kalp atışları şah damarından duyuluyordu Çabuk gelin oturun ve bana bir şarkı söyleyin diyen köyün Ağasına çadırını kurmakta zorlanan Çingene Ananın düğünü mü var gene mi evleniyor dedi Dokunsan dağılacak avurdu avurduna geçmiş gözleri güneşten açılmıyor burnu kağıt gibi ince boynu gırtlak kemiğinden ibaretti sanki Kendine gelince titreyen dudaklarla ve ahenkli bir edayla hafif bir perdeden Vay Yıkılası mapushane seni icat eden görmesin güneş dedi

Babiali Kitaplığı
Bıçaklı sağ elini kaldırıp çocuklarım aç diye defalarca dehşetle bağırdı durdu gök gürültüsü gibi çatallaşmış gür ve dağınık bir ses tonuyla Öfkesi heybeti ürküntüsü camlara yansıyınca zangırdıyor me kâna yoğunlaşarak yayılıyor dolup taşıyor sesler birbirine karışıp dolanarak ahenkle yankılanıyor arada bir ustura gibi kesilip ortalığı sedasız bırakınca artçı zangırdayan camların ürküntü veren sesi o korku dolu sessizliği bozuyor beniz atmış kaskatı bakan fırıncının üstüne bu kez ölüm korkusu yayılıyor kalp atışları şah damarından duyuluyordu Çabuk gelin oturun ve bana bir şarkı söyleyin diyen köyün Ağasına çadırını kurmakta zorlanan Çingene Ananın düğünü mü var gene mi evleniyor dedi Dokunsan dağılacak avurdu avurduna geçmiş gözleri güneşten açılmıyor burnu kağıt gibi ince boynu gırtlak kemiğinden ibaretti sanki Kendine gelince titreyen dudaklarla ve ahenkli bir edayla hafif bir perdeden Vay Yıkılası mapushane seni icat eden görmesin güneş dedi

Babıali Kitaplığı
ÜÇ KAFADAR Bıçaklı sağ elini kaldırıp çocuklarım aç diye defalarca dehşetle bağırdı durdu gök gürültüsü gibi çatallaşmış gür ve dağınık bir ses tonuyla Öfkesi heybeti ürküntüsü camlara yansıyınca zangırdıyor me kâna yoğunlaşarak yayılıyor dolup taşıyor sesler birbirine karışıp dolanarak ahenkle yankılanıyor arada bir ustura gibi kesilip ortalığı sedasız bırakınca artçı zangırdayan camların ürküntü veren sesi o korku dolu sessizliği bozuyor beniz atmış kaskatı bakan fırıncının üstüne bu kez ölüm korkusu yayılıyor kalp atışları şah damarından duyuluyordu Çabuk gelin oturun ve bana bir şarkı söyleyin diyen köyün Ağasına çadırını kurmakta zorlanan Çingene Ananın düğünü mü var gene mi evleniyor dedi Dokunsan dağılacak avurdu avurduna geçmiş gözleri güneşten açılmıyor burnu kağıt gibi ince boynu gırtlak kemiğinden ibaretti sanki Kendine gelince titreyen dudaklarla ve ahenkli bir edayla hafif bir perdeden Vay Yıkılası mapushane seni icat eden görmesin güneş dedi

Babıali Kitaplığı
Bıçaklı sağ elini kaldırıp çocuklarım aç diye defalarca dehşetle bağırdı durdu gök gürültüsü gibi çatallaşmış gür ve dağınık bir ses tonuyla Öfkesi heybeti ürküntüsü camlara yansıyınca zangırdıyor me kâna yoğunlaşarak yayılıyor dolup taşıyor sesler birbirine karışıp dolanarak ahenkle yankılanıyor arada bir ustura gibi kesilip ortalığı sedasız bırakınca artçı zangırdayan camların ürküntü veren sesi o korku dolu sessizliği bozuyor beniz atmış kaskatı bakan fırıncının üstüne bu kez ölüm korkusu yayılıyor kalp atışları şah damarından duyuluyordu Çabuk gelin oturun ve bana bir şarkı söyleyin diyen köyün Ağasına çadırını kurmakta zorlanan Çingene Ananın düğünü mü var gene mi evleniyor dedi Dokunsan dağılacak avurdu avurduna geçmiş gözleri güneşten açılmıyor burnu kağıt gibi ince boynu gırtlak kemiğinden ibaretti sanki Kendine gelince titreyen dudaklarla ve ahenkli bir edayla hafif bir perdeden Vay Yıkılası mapushane seni icat eden görmesin güneş dedi

Babıali Kitaplığı
Bıçaklı sağ elini kaldırıp çocuklarım aç diye defalarca dehşetle bağırdı durdu gök gürültüsü gibi çatallaşmış gür ve dağınık bir ses tonuyla Öfkesi heybeti ürküntüsü camlara yansıyınca zangırdıyor me kâna yoğunlaşarak yayılıyor dolup taşıyor sesler birbirine karışıp dolanarak ahenkle yankılanıyor arada bir ustura gibi kesilip ortalığı sedasız bırakınca artçı zangırdayan camların ürküntü veren sesi o korku dolu sessizliği bozuyor beniz atmış kaskatı bakan fırıncının üstüne bu kez ölüm korkusu yayılıyor kalp atışları şah damarından duyuluyordu Çabuk gelin oturun ve bana bir şarkı söyleyin diyen köyün Ağasına çadırını kurmakta zorlanan Çingene Ananın düğünü mü var gene mi evleniyor dedi Dokunsan dağılacak avurdu avurduna geçmiş gözleri güneşten açılmıyor burnu kağıt gibi ince boynu gırtlak kemiğinden ibaretti sanki Kendine gelince titreyen dudaklarla ve ahenkli bir edayla hafif bir perdeden Vay Yıkılası mapushane seni icat eden görmesin güneş dedi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img