3 Kafadarın Dönüşü — İskan Tolun

3 Kafadarın Dönüşü
İskan TolunBabıali Kitaplığı
3 Kafadarın Dönüşü
İskan TolunCemil o çakır sert bakışlarıyla yüzünden bir şeyler arayarak bakıyordu derinden uzun uzun Bu uğursuz sessizliği bozmaya can atar gibiydi lakin bir felaket duyacak diye de korkmuyor değildi İçinden besmele çekerek cesaret devşiriyordu tekmil bedeninden ruhundan kasvetle Elbette Zînê de Zaten o renkten renge giriyordu Çok kötü bir şey yoktur inşallah dedi içinden Biraz toparlanmıştı o çakır sert bakışları yumuşamıştı Artık umar gözlerle yumuşacık bakmaya başladı ve hemen de merakına yenildi yekindi Bu sessizliğe daha fazla dayanamadı ayakta duran Zînê ye şöyle bir göz atıp döndü Dilinin altında vardır bir şeyler Bako Kötü bir haber olduğu aşikâr bu belli oldu hem de apaşikâr Evet Bako bu su götürmez bir gerçektir artık Allah vere de çok kötü bir şey değildir Ben sormaktan korkuyorum sen de söylemekten Çocuklara ne oldu De haydi söyle de daha fazla bize eziyet etme lütfen Umarım ölüm falan yoktur Derken tekrar bir heykel gibi duran dert kumkuması Zînê ye geri döndü deviniyordu artık habire Hele şükür bizim Muzo görüş kapsamı alanına girdi Hah şimdi de görüş menzilimde diye kısa boyuna atfen espriyi patlatıyordu Yılmaz Güney neşeliyken arkadaşı Müzaffer Göktaş a Muzo diyordu ciddi iken de hep Diyarbakırlı

Babıali Kitaplığı
Cemil o çakır sert bakışlarıyla yüzünden bir şeyler arayarak bakıyordu derinden uzun uzun Bu uğursuz sessizliği bozmaya can atar gibiydi lakin bir felaket duyacak diye de korkmuyor değildi İçinden besmele çekerek cesaret devşiriyordu tekmil bedeninden ruhundan kasvetle Elbette Zînê de Zaten o renkten renge giriyordu Çok kötü bir şey yoktur inşallah dedi içinden Biraz toparlanmıştı o çakır sert bakışları yumuşamıştı Artık umar gözlerle yumuşacık bakmaya başladı ve hemen de merakına yenildi yekindi Bu sessizliğe daha fazla dayanamadı ayakta duran Zînê ye şöyle bir göz atıp döndü Dilinin altında vardır bir şeyler Bako Kötü bir haber olduğu aşikâr bu belli oldu hem de apaşikâr Evet Bako bu su götürmez bir gerçektir artık Allah vere de çok kötü bir şey değildir Ben sormaktan korkuyorum sen de söylemekten Çocuklara ne oldu De haydi söyle de daha fazla bize eziyet etme lütfen Umarım ölüm falan yoktur Derken tekrar bir heykel gibi duran dert kumkuması Zînê ye geri döndü deviniyordu artık habire Hele şükür bizim Muzo görüş kapsamı alanına girdi Hah şimdi de görüş menzilimde diye kısa boyuna atfen espriyi patlatıyordu Yılmaz Güney neşeliyken arkadaşı Müzaffer Göktaş a Muzo diyordu ciddi iken de hep Diyarbakırlı

Babıali Kitaplığı
Cemil o çakır sert bakışlarıyla yüzünden bir şeyler arayarak bakıyordu derinden uzun uzun Bu uğursuz sessizliği bozmaya can atar gibiydi lakin bir felaket duyacak diye de korkmuyor değildi İçinden besmele çekerek cesaret devşiriyordu tekmil bedeninden ruhundan kasvetle Elbette Zînê de Zaten o renkten renge giriyordu Çok kötü bir şey yoktur inşallah dedi içinden Biraz toparlanmıştı o çakır sert bakışları yumuşamıştı Artık umar gözlerle yumuşacık bakmaya başladı ve hemen de merakına yenildi yekindi Bu sessizliğe daha fazla dayanamadı ayakta duran Zînê ye şöyle bir göz atıp döndü Dilinin altında vardır bir şeyler Bako Kötü bir haber olduğu aşikâr bu belli oldu hem de apaşikâr Evet Bako bu su götürmez bir gerçektir artık Allah vere de çok kötü bir şey değildir Ben sormaktan korkuyorum sen de söylemekten Çocuklara ne oldu De haydi söyle de daha fazla bize eziyet etme lütfen Umarım ölüm falan yoktur Derken tekrar bir heykel gibi duran dert kumkuması Zînê ye geri döndü deviniyordu artık habire Hele şükür bizim Muzo görüş kapsamı alanına girdi Hah şimdi de görüş menzilimde diye kısa boyuna atfen espriyi patlatıyordu Yılmaz Güney neşeliyken arkadaşı Müzaffer Göktaş a Muzo diyordu ciddi iken de hep Diyarbakırlı

Babıali Kitaplığı
Cemil o çakır sert bakışlarıyla yüzünden bir şeyler arayarak bakıyordu derinden uzun uzun Bu uğursuz sessizliği bozmaya can atar gibiydi lakin bir felaket duyacak diye de korkmuyor değildi İçinden besmele çekerek cesaret devşiriyordu tekmil bedeninden ruhundan kasvetle Elbette Zînê de Zaten o renkten renge giriyordu Çok kötü bir şey yoktur inşallah dedi içinden Biraz toparlanmıştı o çakır sert bakışları yumuşamıştı Artık umar gözlerle yumuşacık bakmaya başladı ve hemen de merakına yenildi yekindi Bu sessizliğe daha fazla dayanamadı ayakta duran Zînê ye şöyle bir göz atıp döndü Dilinin altında vardır bir şeyler Bako Kötü bir haber olduğu aşikâr bu belli oldu hem de apaşikâr Evet Bako bu su götürmez bir gerçektir artık Allah vere de çok kötü bir şey değildir Ben sormaktan korkuyorum sen de söylemekten Çocuklara ne oldu De haydi söyle de daha fazla bize eziyet etme lütfen Umarım ölüm falan yoktur Derken tekrar bir heykel gibi duran dert kumkuması Zînê ye geri döndü deviniyordu artık habire Hele şükür bizim Muzo görüş kapsamı alanına girdi Hah şimdi de görüş menzilimde diye kısa boyuna atfen espriyi patlatıyordu Yılmaz Güney neşeliyken arkadaşı Müzaffer Göktaş a Muzo diyordu ciddi iken de hep Diyarbakırlı

Babıali Kitaplığı
Cemil o çakır sert bakışlarıyla yüzünden bir şeyler arayarak bakıyordu derinden uzun uzun Bu uğursuz sessizliği bozmaya can atar gibiydi lakin bir felaket duyacak diye de korkmuyor değildi İçinden besmele çekerek cesaret devşiriyordu tekmil bedeninden ruhundan kasvetle Elbette Zînê de Zaten o renkten renge giriyordu Çok kötü bir şey yoktur inşallah dedi içinden Biraz toparlanmıştı o çakır sert bakışları yumuşamıştı Artık umar gözlerle yumuşacık bakmaya başladı ve hemen de merakına yenildi yekindi Bu sessizliğe daha fazla dayanamadı ayakta duran Zînê ye şöyle bir göz atıp döndü Dilinin altında vardır bir şeyler Bako Kötü bir haber olduğu aşikâr bu belli oldu hem de apaşikâr Evet Bako bu su götürmez bir gerçektir artık Allah vere de çok kötü bir şey değildir Ben sormaktan korkuyorum sen de söylemekten Çocuklara ne oldu De haydi söyle de daha fazla bize eziyet etme lütfen Umarım ölüm falan yoktur Derken tekrar bir heykel gibi duran dert kumkuması Zînê ye geri döndü deviniyordu artık habire Hele şükür bizim Muzo görüş kapsamı alanına girdi Hah şimdi de görüş menzilimde diye kısa boyuna atfen espriyi patlatıyordu Yılmaz Güney neşeliyken arkadaşı Müzaffer Göktaş a Muzo diyordu ciddi iken de hep Diyarbakırlı

Babiali Kitaplığı
Cemil o çakır sert bakışlarıyla yüzünden bir şeyler arayarak bakıyordu derinden uzun uzun Bu uğursuz sessizliği bozmaya can atar gibiydi lakin bir felaket duyacak diye de korkmuyor değildi İçinden besmele çekerek cesaret devşiriyordu tekmil bedeninden ruhundan kasvetle Elbette Zînê de Zaten o renkten renge giriyordu Çok kötü bir şey yoktur inşallah dedi içinden Biraz toparlanmıştı o çakır sert bakışları yumuşamıştı Artık umar gözlerle yumuşacık bakmaya başladı ve hemen de merakına yenildi yekindi Bu sessizliğe daha fazla dayanamadı ayakta duran Zînê ye şöyle bir göz atıp döndü Dilinin altında vardır bir şeyler Bako Kötü bir haber olduğu aşikâr bu belli oldu hem de apaşikâr Evet Bako bu su götürmez bir gerçektir artık Allah vere de çok kötü bir şey değildir Ben sormaktan korkuyorum sen de söylemekten Çocuklara ne oldu De haydi söyle de daha fazla bize eziyet etme lütfen Umarım ölüm falan yoktur Derken tekrar bir heykel gibi duran dert kumkuması Zînê ye geri döndü deviniyordu artık habire Hele şükür bizim Muzo görüş kapsamı alanına girdi Hah şimdi de görüş menzilimde diye kısa boyuna atfen espriyi patlatıyordu Yılmaz Güney neşeliyken arkadaşı Müzaffer Göktaş a Muzo diyordu ciddi iken de hep Diyarbakırlı

BABIALİ KİTAPLIĞI
3 Kafadarın Dönüşü İskan Tolun Babıali Kitaplığı Cemil o çakır sert bakışlarıyla yüzünden bir şeyler arayarak bakıyordu derinden uzun uzun Bu uğursuz sessizliği bozmaya can atar gibiydi lakin bir felaket duyacak diye de korkmuyor değildi İçinden besmele çekerek cesaret devşiriyordu tekmil bedeninden ruhundan kasvetle Elbette Zînê de Zaten o renkten renge giriyordu Çok kötü bir şey yoktur inşallah dedi içinden Biraz toparlanmıştı o çakır sert bakışları yumuşamıştı Artık umar gözlerle yumuşacık bakmaya başladı ve hemen de merakına yenildi yekindi Bu sessizliğe daha fazla dayanamadı ayakta duran Zînê ye şöyle bir göz atıp döndü Dilinin altında vardır bir şeyler Bako Kötü bir haber olduğu aşikâr bu belli oldu hem de apaşikâr Evet Bako bu su götürmez bir gerçektir artık Allah vere de çok kötü bir şey değildir Ben sormaktan korkuyorum sen de söylemekten Çocuklara ne oldu De haydi söyle de daha fazla bize eziyet etme lütfen Umarım ölüm falan yoktur Derken tekrar bir heykel gibi duran dert kumkuması Zînê ye geri döndü deviniyordu artık habire Hele şükür bizim Muzo görüş kapsamı alanına girdi Hah şimdi de görüş menzilimde diye kısa boyuna atfen espriyi patlatıyordu Yılmaz Güney neşeliyken arkadaşı Müzaffer Göktaş a Muzo diyordu ciddi iken de hep Diyarbakırlı Yayınevi BABIALİ KİTAPLIĞI Yazar İSKAN TOLUN Sayfa Sayısı 239 SAYFA Yıl 2022

Ozan Yayıncılık
Cemil o çakır sert bakışlarıyla yüzünden bir şeyler arayarak bakıyordu derinden uzun uzun Bu uğursuz sessizliği bozmaya can atar gibiydi lakin bir felaket duyacak diye de korkmuyor değildi İçinden besmele çekerek cesaret devşiriyordu tekmil bedeninden ruhundan kasvetle Elbette Zînê de Zaten o renkten renge giriyordu Çok kötü bir şey yoktur inşallah dedi içinden Biraz toparlanmıştı o çakır sert bakışları yumuşamıştı Artık umar gözlerle yumuşacık bakmaya başladı ve hemen de merakına yenildi yekindi Bu sessizliğe daha fazla dayanamadı ayakta duran Zînê ye şöyle bir göz atıp döndü Dilinin altında vardır bir şeyler Bako Kötü bir haber olduğu aşikâr bu belli oldu hem de apaşikâr Evet Bako bu su götürmez bir gerçektir artık Allah vere de çok kötü bir şey değildir Ben sormaktan korkuyorum sen de söylemekten Çocuklara ne oldu De haydi söyle de daha fazla bize eziyet etme lütfen Umarım ölüm falan yoktur Derken tekrar bir heykel gibi duran dert kumkuması Zînê ye geri döndü deviniyordu artık habire Hele şükür bizim Muzo görüş kapsamı alanına girdi Hah şimdi de görüş menzilimde diye kısa boyuna atfen espriyi patlatıyordu Yılmaz Güney neşeliyken arkadaşı Müzaffer Göktaş a Muzo diyordu ciddi iken de hep Diyarbakırlı

Babıali Kitaplığı
Cemil o çakır sert bakışlarıyla yüzünden bir şeyler arayarak bakıyordu derinden uzun uzun Bu uğursuz sessizliği bozmaya can atar gibiydi lakin bir felaket duyacak diye de korkmuyor değildi İçinden besmele çekerek cesaret devşiriyordu tekmil bedeninden ruhundan kasvetle Elbette Zînê de Zaten o renkten renge giriyordu Çok kötü bir şey yoktur inşallah dedi içinden Biraz toparlanmıştı o çakır sert bakışları yumuşamıştı Artık umar gözlerle yumuşacık bakmaya başladı ve hemen de merakına yenildi yekindi Bu sessizliğe daha fazla dayanamadı ayakta duran Zînê ye şöyle bir göz atıp döndü Dilinin altında vardır bir şeyler Bako Kötü bir haber olduğu aşikâr bu belli oldu hem de apaşikâr Evet Bako bu su götürmez bir gerçektir artık Allah vere de çok kötü bir şey değildir Ben sormaktan korkuyorum sen de söylemekten Çocuklara ne oldu De haydi söyle de daha fazla bize eziyet etme lütfen Umarım ölüm falan yoktur Derken tekrar bir heykel gibi duran dert kumkuması Zînê ye geri döndü deviniyordu artık habire Hele şükür bizim Muzo görüş kapsamı alanına girdi Hah şimdi de görüş menzilimde diye kısa boyuna atfen espriyi patlatıyordu Yılmaz Güney neşeliyken arkadaşı Müzaffer Göktaş a Muzo diyordu ciddi iken de hep Diyarbakırlı