665 Çocuk ve Şeytan — Lokman Kurucu

665 Çocuk ve Şeytan
Lokman KurucuSİMURG ART YAYINLARI
665 Çocuk ve Şeytan
Lokman KurucuLokman Kurucu nun şiiri Türk edebiyatında yalnızca bir estetik duruş ya da bireysel bir ifade arayışı değil aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir başkaldırının manifestosudur Onun şiirlerini özgün bir şekilde irdelemek yalnızca dil ve tema üzerinden değil aynı zamanda şiirinin felsefi sosyolojik ve etik katmanlarını göz önünde bulundurmayı gerektirir Kurucu nun şiiri kendine özgü bir gerçekçilik çerçevesinde değerlendirilse de bu çerçeveyi aşan bir derinlik taşır onun dizeleri insanlığın karanlık yüzünü ifşa ederken aynı anda umudu ve direnişi de bir yeraltı nehri gibi akıtır Kurucu nun Şiiri Bir Çığlık mı Bir İnşa mı Lokman Kurucu nun şiiri hem bir çığlık hem de bir inşa sürecidir Çığlık çünkü sessizlerin görünmezlerin sesini yükseltir inşa çünkü bu sesle yeni bir poetik ve toplumsal alan yaratır Onun dizeleri okuru düşünmeye sevk eder çünkü gerçekle yüzleşmeyi talep eder Ancak bu rahatsızlık dönüşümün ilk adımıdır Kurucu şiiriyle sadece edebiyat tarihine bir iz bırakmakla kalmaz aynı zamanda okurlarını bir eyleme bir sorgulamaya ve belki de bir devrime davet eder

Simurg Art Yayınları
Lokman Kurucu nun şiiri Türk edebiyatında yalnızca bir estetik duruş ya da bireysel bir ifade arayışı değil aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir başkaldırının manifestosudur Onun şiirlerini özgün bir şekilde irdelemek yalnızca dil ve tema üzerinden değil aynı zamanda şiirinin felsefi sosyolojik ve etik katmanlarını göz önünde bulundurmayı gerektirir Kurucu nun şiiri kendine özgü bir gerçekçilik çerçevesinde değerlendirilse de bu çerçeveyi aşan bir derinlik taşır onun dizeleri insanlığın karanlık yüzünü ifşa ederken aynı anda umudu ve direnişi de bir yeraltı nehri gibi akıtır Kurucu nun Şiiri Bir Çığlık mı Bir İnşa mı Lokman Kurucu nun şiiri hem bir çığlık hem de bir inşa sürecidir Çığlık çünkü sessizlerin görünmezlerin sesini yükseltir inşa çünkü bu sesle yeni bir poetik ve toplumsal alan yaratır Onun dizeleri okuru düşünmeye sevk eder çünkü gerçekle yüzleşmeyi talep eder Ancak bu rahatsızlık dönüşümün ilk adımıdır Kurucu şiiriyle sadece edebiyat tarihine bir iz bırakmakla kalmaz aynı zamanda okurlarını bir eyleme bir sorgulamaya ve belki de bir devrime davet eder Tanıtım Bülteninden

Simurg Art Yayınları
Lokman Kurucu nun şiiri Türk edebiyatında yalnızca bir estetik duruş ya da bireysel bir ifade arayışı değil aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir başkaldırının manifestosudur Onun şiirlerini özgün bir şekilde irdelemek yalnızca dil ve tema üzerinden değil aynı zamanda şiirinin felsefi sosyolojik ve etik katmanlarını göz önünde bulundurmayı gerektirir Kurucu nun şiiri kendine özgü bir gerçekçilik çerçevesinde değerlendirilse de bu çerçeveyi aşan bir derinlik taşır onun dizeleri insanlığın karanlık yüzünü ifşa ederken aynı anda umudu ve direnişi de bir yeraltı nehri gibi akıtır Kurucu nun Şiiri Bir Çığlık mı Bir İnşa mı Lokman Kurucu nun şiiri hem bir çığlık hem de bir inşa sürecidir Çığlık çünkü sessizlerin görünmezlerin sesini yükseltir inşa çünkü bu sesle yeni bir poetik ve toplumsal alan yaratır Onun dizeleri okuru düşünmeye sevk eder çünkü gerçekle yüzleşmeyi talep eder Ancak bu rahatsızlık dönüşümün ilk adımıdır Kurucu şiiriyle sadece edebiyat tarihine bir iz bırakmakla kalmaz aynı zamanda okurlarını bir eyleme bir sorgulamaya ve belki de bir devrime davet eder Tanıtım Bülteninden

KAOS ÇOCUK PARKI
İnsan olmaya kovulmakla başladı Göklerden kovuldu ıstıraplar içinde rahme düştü Bu selametin içinde döndü durdu düşledi ve düşüşün acılı hatıralarıyla annesinin karnını çığlıklar içinde yırtarak bir kez daha bu sefer insanlığına Ne göklerdeki babamızın ne yerlerdeki anamızın yasası isyan tanır Kaide itaat Eğer uslu bir çocuk olsaydınız cennetten kovulmazdınız Eğer uslu bir çocuk olsaydınız olmazdınız Lokman Kurucu 665 Çocuk ve Şeytan da varolan tüm cennetlerden kovulmuşluğuyla insanın en kara cehennemine kendisine düşüyor Burada selamet yok burası saf aklın laneti Burada çocuk da herkes gibi kızıl kanatlarıyla düşkün öfke içinde ve kanayan Artık söz yok yalnız yüksek fısıltılar ve bilyeleriyle oynayan rüya titreyen masal uyuyan şeytan Gerisi düş olana kadar

Simurg Art
Lokman Kurucu nun şiiri Türk edebiyatında yalnızca bir estetik duruş ya da bireysel bir ifade arayışı değil aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir başkaldırının manifestosudur Onun şiirlerini özgün bir şekilde irdelemek yalnızca dil ve tema üzerinden değil aynı zamanda şiirinin felsefi sosyolojik ve etik katmanlarını göz önünde bulundurmayı gerektirir Kurucu nun şiiri kendine özgü bir gerçekçilik çerçevesinde değerlendirilse de bu çerçeveyi aşan bir derinlik taşır onun dizeleri insanlığın karanlık yüzünü ifşa ederken aynı anda umudu ve direnişi de bir yeraltı nehri gibi akıtır Kurucu nun Şiiri Bir Çığlık mı Bir İnşa mı Lokman Kurucu nun şiiri hem bir çığlık hem de bir inşa sürecidir Çığlık çünkü sessizlerin görünmezlerin sesini yükseltir inşa çünkü bu sesle yeni bir poetik ve toplumsal alan yaratır Onun dizeleri okuru düşünmeye sevk eder çünkü gerçekle yüzleşmeyi talep eder Ancak bu rahatsızlık dönüşümün ilk adımıdır Kurucu şiiriyle sadece edebiyat tarihine bir iz bırakmakla kalmaz aynı zamanda okurlarını bir eyleme bir sorgulamaya ve belki de bir devrime davet eder