MejelleKitap fiyat karşılaştırma

ABD ve Türkiye Arasında Karşılıklı Adli Yardımlaşma Rehberi — Mustafa Öztürk

ABD ve Türkiye Arasında Karşılıklı Adli Yardımlaşma Rehberi
900,00

ABD ve Türkiye Arasında Karşılıklı Adli Yardımlaşma Rehberi

Mustafa Öztürk

Aristo Yayınları

765 sf.
Karton Kapak16x24Türkçe
Pelikan Kitabevi

ABD ve Türkiye Arasında Karşılıklı Adli Yardımlaşma Rehberi

Mustafa Öztürk

Suçluların iadesi nispeten yeni kökenlere sahip olsa da asıl kökleri vatandaşın geri verilmezliği ilkesi ile antik çağda Yunan ve İtalyan site devletlerinde ve Roma Hukukuna kadar izlenebilir Bilim adamları Hz Musa nın zamanına kadar uzanan tarih boyunca M Ö 13 yüzyılda Mısır Firavunu II Ramses in Hitit Kralı III Hattuşa ile suçluların iadesi anlaşması üzerine müzakere etmeye benzer prosedürleri tesbit ettiler 1776 tarihine gelindiğinde ise her devletin suçluların iadesini özgürce ve nitelik veya kısıtlama olmaksızın vermek veya suçluyu kendisi cezalandırmak zorunda olduğu şeklinde basit bir uluslararası hukuk ilkesi fikri gelişti ve karmaşık iade prosedürlerinin yokluğu bunun baskınlığına atfedildi ABD ve Türkiye arasında adli yardımlaşma ve suçluların iadesi tarihini Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet Dönemi olarak iki ayırarak incelemekte fayda vardır Ancak bu tarihi ayrım Türk ve Amerikan siyasi tarihi dikkate alınarak sistematik bakımdan yapılmalıdır Çünkü tarihi gelişimde Osmanlı Devleti nin bittiği ve Türkiye Cumhuriyeti nin başladığı kesin bir sınır yoktur Aksine yeni Cumhuriyet kurulurken bile yüz binlerce eski Osmanlı tabiyası ABD vatandaşı milli mücadele yıllarında Anadolu ya yerleşmiş 23 Temmuz 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum da yapılan Erzurum Kongresi nde ABD yanlısı manda ve himaye sesleri yükselecek kadar da bu topraklarda iç bağlıydılar Bu nedenle ABD ve Türkiye arasında adli yardımlaşma ve suçluların iadesi tarihi her iki dönemle birbirine bağlı olan ve genellikle olumsuz deneyimlerin aktarımından ders çıkarılarak günümüze kadar gelişmekte olan bir bütün oluşturmaktadır Amerika ve Türkiye arasındaki adli yardımlaşma ile suçluların iadesi tarihi Türklerin ABD ye göçlerinin başladığı 1820 li yıllardan sonra ABD nin Türkiye ile etkileşimi Türkiye nin Osmanlı Devleti olarak bilindiği 1831 de tam olarak diplomatik ilişkilerin kurulduğu günlere dayanmaktadır İkisi de köklü geçmişlere sahip olan Osmanlı İmparatorluğu Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilk resmi diplomatik temas ve tanıma eylemi 11 Şubat 1830 da Kaptan James Biddle David Offley ve Charles Rhind dan oluşan ABD li bir müzakere ekibinin Türk Hariciye Nazırı na güven mektubu sunmasıyla meydana gelmiştir Aynı müzakere ekibinin Amerika Birleşik Devletleri ve Osmanlı Devleti arasında 1830 tarihli Seyr ü Sefain ve Ticaret Anlaşması adı altında bir deniz seyrü sefer ve ticaret anlaşması imzalamasıyla ABD ile ilk ticaret ve deniz ulaşım hattı açılmış oldu Bu anlaşma Amerikan ticaretinin büyümesine yol açmış 1830 dan hemen sonra Mısır dâhil muhtelif Osmanlı topraklarında ABD konsoloslukları açılarak siyasi ve ekonomik faydalar yasal yollarla elde edilmiştir Özellikle bu dönemdeki ABD nin ticari ve siyasi büyümesinde Osmanlı Devleti nin Kavalalı Mehmed Ali Paşa İsyanı gibi problemlerle uğraşması yani siyasi buhranlar ABD nin işini kolaylaştıran faktörler olmuştur Bu ticari ilişkilerin yanında Amerikan misyonerleri de Osmanlı topraklarına ilk olarak 1824 yılında yerleşmeye başlamışlardır Osmanlılar 4 Temmuz 1776 da bağımsızlıklarını ilan edilerek kurulan Amerika Birleşik Devletleri ni 1800 lü yılların başında dünyada başlayan Küreselleşme hareketi altında değişik kültür millet ve etnik grupların aynılaşması olarak algıladı ve bu da genellikle dünyanın batılılaşması ya da Amerikalılaşması gibi tek yanlı bir homojenleş tir me olgusu olarak algılandı Bu nedenle sosyo ekonomisi nispeten kötü olan Osmanlı Devleti inden 1820 li yıllardan itibaren Amerika Birleşik Devletleri ne göçler başlamış ve bu göçler beraberinde zamanla bir takım adli yardımlaşma ve suçluların iadesi konularını gündeme getirmiştir Her ne kadar Türklerin ABD ye göçleri 1820 li yıllara dayansa da kayda değer göç hareketleri 19 yüzyılın son çeyreğinde başlar ve 20 yüzyılın hemen başında doruk noktasına ulaşır Amerikan Göçmenlik Bürosunun 2001 yılı verilerine göre 1820 2000 tarihleri arasında Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti nden 450 539 kişi ABD ye göç etmiştir 1830 tarihli Seyr i Sefain ve Ticaret Anlaşması ile ABD ye tanınan kapitülasyonlar gereği Osmanlı topraklarına yaklaşık 400 tane Hristiyan misyoner okulu hastanesi ve yetimhanesi açılmış on binlerce ABD vatandaşı Hristiyan misyonerlik faaliyetleri nedeniyle Osmanlı topraklarına yerleşip zamanla adli olaylara karışmıştır Tarihsel olarak iki ülke arasında adli yardımlaşma ve suçluların iadesi temelinde karşılıklı göçlerin verdiği sonuçlar ile yakın tarihte 2019 yılında Türkiye nin geri iade ettiği Rahip Andrew Craig Brunson olayında yaşandığı gibi Hristiyan misyonerlik faaliyetleri bulunmaktadır a Osmanlı Dönemi Tarihte ilk Türk Amerikan ilişkileri Amerika Birleşik Devletleri nin Akdeniz ticaretine nüfuz edebilmesi için Osmanlı Devleti ile resmi temasa geçmesi sonucu ticari alanda başlamıştır 1803 yılında ABD Ekonomi Bakanlığı nın ithalat ihracat istatistiklerinde ilk kez Osmanlı Devleti nin de yer almasıyla 18 yüzyıldan itibaren Amerikan gemileri İngilizlerin himayesi altında Türk limanlarına giriş yapmıştır Bu dönem Amerikan tüccarının Osmanlı topraklarına giriş yaptığı dönemdir Bu dönem aynı zamanda tanıma safhası veya ticari ilişkilerin başlangıç devresi olarak tanımlanabilir 1810 dan sonra Amerikan tüccarının Osmanlı limanlarındaki varlığı hissedilmeye başlanmış ve 1830 da 32 Amerikan gemisi İzmir limanına giriş yapmıştır Yine bu dönemde Amerikalı tüccarlar ve Amerikan vatandaşları İngiltere himayesinde ve onlardan aldıkları belgelerle Osmanlı ülkesine girmişlerdir 190 yıllık bir geçmişe sahip Türk Amerikan ilişkilerinin başladığı andan itibaren günümüze kadar birçok problemli konuları ihtiva ettiği aşikârdır Osmanlı Devleti nin gerileme dönemine rastgelen bu ilişkilerin başlangıcı diğer Avrupa devletleri ile ilişkilerine benzer bir paralellik göstermektedir 1830 1862 1874 anlaşmaları ile başlayan Osmanlı Devleti üzerindeki Amerika Birleşik Devletleri kapitülasyonları devamlı olarak Osmanlı Devleti aleyhine gelişmiştir Amerika Birleşik Devletleri ile Osmanlı Devleti arasında imzalanan üç önemli anlaşma 1830 tarihli Seyr i Sefain ve Ticaret Anlaşması 7 Mayıs 1862 tarihli Seyr i Sefain ve Ticaret Anlaşması ve 11 Ağustos 1874 te imzalanan Suçluların İadesine Dair Anlaşma ve Tebdil i Tabiiyet Mukavelenamesi anlaşmalarıdır Osmanlı Devleti ne gelen yabancıların genel olarak hukuki statüleri kapitülasyonlar ile belirlenmişti Yani bir anlamda Osmanlı Devleti ndeki yabancıların hak ve ayrıcalıkları devletlerine verilen kapitülasyonlarda yer alan hükümler ile saptandığından her yabancının Osmanlı Devleti nde aynı hak ve ayrıcalıklara sahip olmadığı söylenebilir Ancak yabancılara uygulanacak hukukun ne olması gerektiği tarih boyunca tartışılmıştır Özellikle İslam Hukuku na uygun olarak yönetilen Osmanlı Devleti nde yabancılara uygulanacak hukuk kurallarının belirlenmesi ayrı bir önem taşımıştır Bilindiği gibi İslam Hukuku ndaki yabancı kavramı modern hukuktaki yabancı kavramından farklı bir anlam içermekteydi Öyle ki günümüzde bir devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olmayan kişiler yabancı kabul edilirken İslam Hukuku nda yabancı kavramı belirli nedenlerle Dar ül Harb 1 ten Dar ül İslam 2 a gelen kişileri harbî veya ehl i harp 3 ifade etmiştir Osmanlı Devleti nde yabancı kavramı Tanzimat Dönemi öncesi ve sonrasında değişiklik göstermektedir Tanzimat Dönemi ne kadar olan süreçte yabancı Dar ül İslam a aman alarak giren harbiyi yani müstemeni ifade ederken 1869 tarihli Tabiiyet i Osmaniye Kanunnamesi nin yürürlüğe girmesinden sonra Müslüman olsun ya da olmasın Osmanlı tabiiyetinde bulunmayanlar yabancı ecnebi sayılmıştır Osmanlı Devleti tarafından 1830 tarihli Seyr i Sefain ve Ticaret Anlaşması ile Amerika Birleşik Devletlerine en ziyade müsaadeye mazhar devlet statüsü kapsamında en çok gözetilen ulus 4 ilkelerinin de yer aldığı bir nevi kapitülasyon tanınmıştı 1830 tarihli Amerika Birleşik Devletleri ve Osmanlı Devleti arasında imzalanan deniz seyrüsefer ve ticaret anlaşmasının 1 maddesi 5 bu kapitülasyona örnek gösterilebilir Böylece Osmanlı topraklarında bulunan Amerikan vatandaşları diğer kapitülasyon tanınmış devletlerin vatandaşları ile aynı statüdeydi Öte yandan Osmanlı da başta Ermeniler olmak üzere hapishane kaçakları asker firarileri 6 bazıları siyasi bazıları da kriminal suçlardan kaçarak sığınmak için ABD ye gidiyordu Bu süreçte Amerikan misyonerleri de Osmanlı Ermenilerinin Amerikan vatandaşlığına geçmelerine destek oluyorlardı Çünkü misyonerler Osmanlı topraklarında sadece eğitim vermek ya da Ermenileri kendi mezheplerine geçmeye ikna etmek için değil aynı zamanda Hıristiyanları Türk yönetiminden kurtaracak ve ABD ye biat edecek sınır ötesi kahramanlar olarak yetiştirmeyi de hedeflemişlerdi Yine bu süreçte Osmanlı Devleti izinsiz olarak ABD vatandaşlığına geçenleri Osmanlı vatandaşı saymaya devam ederken ABD de bu kişileri kendi vatandaşı olarak kabule devam etti Osmanlı Devleti yetkililerine göre Ermeniler Amerika vatandaşlığının Osmanlı Devletindeki ayrıcalıklarından faydalanmak maksadıyla çeşitli yollarla Amerika ya giderek tabiiyet değiştiriyor ve tekrar memleketlerine dönüyorlardı Bu şekilde Ermeniler her türlü kanunsuz faaliyetlerinin cezalarından Osmanlı kanunlarındaki yaptırımlardan ve vergilerden kurtulmaya çalışmışlardı 1830 tarihli Seyr i Sefain ve Ticaret Anlaşması nın diğer bir özelliği ise anlaşmada Amerikan vatandaşlarına adli hak ve ayrıcalıklar tanınmasıdır Anlaşmanın 4 maddesine göre Osmanlı yargı organları Amerikan vatandaşlarını Amerikan temsilciliğinin resmi tercümanı bulunmadan yargılayamayacaktı Amerika ve Osmanlı vatandaşları arasındaki davalara bakamayacak Amerikalı bir vatandaşın suçu kesinleşse bile tutuklama yetkisi Amerikan diplomatik yetkililer tarafından uygulanacaktı Bu anlaşmaya göre Amerikan vatandaşlığında bir Ermeni Türkiye ye döndüğünde Amerika nın himayesinde korunmuş konumda oluyordu yani Osmanlı kanunlarından muaf oluyordu Yine 1830 Anlaşmasının hükümlerine göre izinsiz olarak Amerikalı bir din adamı pastör misyoner avukat doktor ya da öğretmen olabilir Osmanlı topraklarında gelip mesleğini icra edebilir onun bu hakkı sorgulanamazdı Osmanlı yetkilileri bu kişileri ne tutuklayabilirdi ne de hapsedebilirdi Bu kişilerin ne eylem hürriyetini engellemek için ne de hangi meslekle uğraştığını öğrenmek için onların ikametgâhına girilebilirdi Onun suçlu olduğu veya mesleğini uygulamada bir suç unsuru olduğu iddia edilirse Amerikan Konsolosluk Mahkemesi bu vakaların her birinde onun suçlu olup olmadığına karar veriyorlardı Osmanlı Devleti ile ABD arasındaki en önemli hukuki sorun şüphesiz ki Osmanlı Devleti ndeki ABD vatandaşlarının hukuki imtiyazlarının korunması idi ABD kendi uyrukluğunu verdiği Padişah a muhalif Osmanlıları korumakta Osmanlı Devleti ise hiç ABD de bulunmamış ve oraya yerleşme gibi bir niyeti de olmayan bu kişileri asli Osmanlı vatandaşı saymaktaydı Osmanlı Devleti 1869 tarihli Tabiiyet i Osmaniye Kanunnamesi ile ülkede iki yıldan fazla ikamet eden herkesi Osmanlı uyruğu sayıyordu ABD ise kendi vatandaşlığını Amerikan yasalarına uygun olarak kazanan ve Osmanlı topraklarında oturmaya devam edenleri kendi uyruğu saydığı için uyuşmazlık ortaya çıkıyordu Osmanlı topraklarında Osmanlı Tabiiyet Kanunu nun değil Amerikan vatandaşlık yasalarının uygulanmasında ısrar ediyordu Osmanlı Devleti ise kendi asli vatandaşlığından çıkanların ülkeyi terk etmesinde ısrarlı idi Nitekim 1892 yılında Şûra yı Devlet Osmanlı vatandaşlığından çıkma izninin sadece tekrar Osmanlı topraklarına dönmemek şartıyla verileceğine ilişkin bir karar aldı Osmanlı Devleti izinsiz olarak ABD vatandaşlığına geçenleri Osmanlı vatandaşı saymaya devam ederken ABD de bu kişileri kendi vatandaşı olarak kabule devam etti ABD nin asla Amerika ya yerleşme niyeti olmayan ve Osmanlı topraklarında yaşamaya devam edecek olan bazı Osmanlı vatandaşlarına kendi vatandaşlığını verme politikası günümüze kadar ABD yasaları gösterilerek devam etmektedir Böylece binlerce Osmanlı vatandaşı bilakis Ermeni Amerika ya giderek vatandaşlık alıp evlerine döndüler Bunlar kendi düşüncelerine göre Osmanlı kanunlarına tabi değillerdi Bu arada 1900 1924 yılları arasında Amerika dan Osmanlı Devleti ne yaklaşık 70 000 kişi dönmüştü 7 Osmanlı Hükümeti 7 Kasım 1899 da vilayetlere gönderdiği bir emirle Amerika ya firar edecek Ermenilerin firarlarına meydan verilmemesini Osmanlı Devleti ile ilişiğini keserek bir daha dönmemek şartıyla giden Ermenilerin gelmelerine müsaade edilmesini ve bu suretle ilişik kesmeyen Ermenilerin gitmelerine müsaade edilmemesini ve gidenlerin kayıtlarına ve pasaportlarına ona göre işaret düşülmesini istiyordu 8 Alınan bu tedbirlere rağmen Ermeniler Osmanlı Devleti ne farklı yollardan girmeye devam ettiler Bununla beraber bu şekilde yakalanan Ermenilerin tekrar Amerika ya iadeleri de problem oluyordu Yol masrafları ABD nin bunları kabul edip etmeyeceği gibi sorunlar yaşanıyor bu güçlüklerden dolayı memleketlerine gönderilerek gözetim altında tutuluyorlardı 9 11 Ağustos 1874 Osmanlı Devleti ile Amerika Birleşik Devletleri arasında imzalanan hem Suçluların İadesi hem de Tabiiyet Anlaşması birçok kez ABD ile Osmanlı Devletini karşı karşıya getirmişti Amerika anlaşmanın imzalanmasından sonra tabiiyet ile ilgili anlaşmanın ikinci maddesine itiraz etmiştir Bu maddeye göre Osmanlı vatandaşlarından bir kimse ABD ye giderek orada ABD tabiiyetine geçerse oradan Osmanlı ülkesine döndüğünde ABD tabiiyetini kaybedecekti İki taraf ülkesinde tabiiyet değiştirmiş olarak iki yıl kalmış olan bir kimsenin dönmemek niyetinde olduğuna da kanaat getirilmiş olacaktı ABD bu maddeye itiraz ederek maddenin değiştirilmesini istemiştir Bu madde üzerinde anlaşma sağlanamadığından bu anlaşma Amerika tarafından yürürlüğe koyulmamıştır Bu madde ilişkilerin gerilmesinde çok önemli bir unsur olmasına rağmen Osmanlı bu problemleri çözmek için çoğu zaman ödün vermiştir Bilinen ilk suçlu iade talebi ise Agop adlı bir Ermeni ile ilgilidir Bu kişi Diyarbakır da 39 950 lira parayı zimmetine geçirerek İstanbul a gelmiş üç yıl çinko ticaretiyle uğraştıktan sonra ailesiyle beraber Amerika ya göç etmiştir 10 Yine Washington Sefiri Mavroyeni Bey in bildirdiğine göre Van vilayetinde 1 900 lira çalarak New York a kaçan Cideciyan ın yakalanması için ABD yerel makamlarına başvurulmuştur 11 Ayrıca adi suç işlemiş Ermeniler de ABD ye göç etmeyi kurtuluş olarak görüyorlardı ABD ye giden Ermenilerin malları da yine Ermenilerce yağmalanıyordu 12 1877 de İzmir de bir Türk ü öldüren Amerikalı Kelley kapitülasyonlar gereği ABD ye teslim edildi ABD de yargılandı ve beraat etti Yine benzer şekilde 1903 yılında ABD de işlediği suçtan dolayı Beyrut Limanı nda Adana ya gelen eski Osmanlı tabeası ABD vatandaşı Ma mûretü l Aziz li Arak Velid i Karabet in Harputlu Arak oğlu Karabet in yakalanarak ABD ye geri iade edilmesi 13 ile pasaportsuz İstanbul limanında tutuklanan Agop Sıvacıyan ın ABD ye geri iade edilmesi 14 ve 1910 yılında Adliye Nezareti nce Adalet Bakanlığı nca ABD West Steatlle şehrinde mukim Osmanlı eski tebaası ve ABD vatandaşı Nasliçli Yanni Manos a gönderilen tebligatın kabul edilmeyerek tekrar geri gönderildiği 15 gibi örnekler Osmanlı Devleti ile Amerika Birleşik Devleri arasında adli yardımlaşma suçluların iadesi ve istinabe trafiğinin işlediğini göstermektedir b Cumhuriyet Dönemi ABD de 1924 yılında yapılan göçmenlik reformu Türkiye ye yılda yüz kişilik bir kota öngörmekteydi Ne yazık ki bu kota doldurulamıyordu 16 1950 1980 arasında 27 binin üzerinde Türk ABD ye gitmiştir Bu rakamın 23 binden fazlası 1960 sonrasına tekabül eder INS 2001 1970 li yıllarda göç oranı yılda 2 binin üzerindeydi 17 Günümüzde ABD deki Türk öğrenci sayısı 15 bini aşmış ve Türkiye ABD ye eğitim amacıyla öğrenci gönderen ülkeler arasında dokuzuncu sırada yer almaktadır 18 2000 sayımında 117 619 kişi kendisini Türk Amerikalı olarak tanımlamıştır 19 Günümüzde ABD ye Türkiye kaynaklı göç neredeyse yok denilecek sayıdadır Türkiye kaynaklı verilen göçmen vizelerinin çoğunu çeşitlilik Green Kart kurasını kazananlar oluşturmaktadırlar Her sene 2000 den fazla sayıda Türkiye vatandaşı göçmen vizesi almaktadır Türkiye den ABD ye giden göçmen sayısı yok denilecek kadar az sayıda olduğu için ceza hukukundan kaynaklanan sebepler ile olsun diğer sebepler ile olsun Türkiye ye sınır dışı işlemleri yok denilecek kadar az sayıdadır Türkiye ve ABD ilişkilerindeki en büyük sorunlardan birisi de ABD nin siyasi ve terör suçlularını Türkiye ye iade etmemesi ve bu alandaki adli yardımlaşma konularıdır Türkiye Cumhuriyeti ve ABD arasında suçluların iadesinin hukuksal çerçevesini 1 Ocak 1981 de yürürlüğe girmiş olan Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri Arasında Suçluların Geri Verilmesi ve Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardımlaşma Antlaşması oluşturmaktadır 20 Sözleşme kapsamında ABD 2006 2016 yılları arasında üç terör suçlusu için iade talebinde bulunmuştur Bu suçlulardan biri için iade istemi kabul edilirken biri hakkında yeterli belge gönderilmediğinden talep reddedilmiştir Diğeri hakkındaki işlemler devam etmektedir 21 Türkiye ise 2011 2016 yılları arasındaki beş yıllık dönemde üç terör suçlusuna ilişkin iade isteminde bulunmuştur Bunlardan biri reddedilirken biri için de iade prosedürü devam etmektedir 22 Bir talepten ise Türkiye tarafından vazgeçilmiştir