MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Abdullah Bey — Merih Günay

Abdullah Bey
132,00
ÖyküROMAN ÖYKÜRoman Günümüz

Abdullah Bey

Merih Günay

Kanguru Yayınları

202576 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Abdullah Bey

Merih Günay

Çok yaşlıydı Ya da o yaşımda bana öyle gelmişti Yüzü elleri kolları buruş buruştu Kenarları altın sarısı güzel bir koltukta ipekler içinde oturuyordu Sağ elini ince bir değneğin baş kısmı üzerinde serbest bırakmıştı Her parmağında yüzükler vardı Önündeki mermer seh panın üzerindeki ayaklı pirinç saat vuruşuyla bilmem ki neyi haber veriyordu Abdullah Kâhya koltuğun sağ yanında dimdik duruşuyla sessiz bekliyor her ikisi de gözleriyle beni dikkatle inceliyordu Münevver Hanım Sefire olduğunu söylemişti İki göğsünün arasından uzayıp giden kolyesinin taşları sırasız parıldıyordu Arkasındaki açık pencerelerden içeri ıslatılmış çim kokusu ve yaprak hışırtıları geliyordu Münevver Hanım beni sıkıca tembihlediğinden ellerimi önümde birleştirip başımı öne eğmiş daha fazla bakmamıştım Az sonra Küçüktür dediğini duydum Görgüsü de yoktur belli Şimdilik mutfağa veriniz Münevver Hanım göndermiştir Çevirmek olmaz Abdullah Bey in peşinden iki kat merdiven indim Beyaz önlüklü fırfırlı şapkalı bir hizmetkâr elindeki gümüş tepsinin ortasında buharı tüten mavi bir fincan taşıyarak yanımızdan hızlıca geçti Kuşburnu kokusu aldım Bir daha o katı da Halide Hanım ı da hiç görmedim

Kitap Sepeti
136,00

Kanguru Yayınları

202576 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Çok yaşlıydı Ya da o yaşımda bana öyle gelmişti Yüzü elleri kolları buruş buruştu Kenarları altın sarısı güzel bir koltukta ipekler içinde oturuyordu Sağ elini ince bir değneğin baş kısmı üzerinde serbest bırakmıştı Her parmağında yüzükler vardı Önündeki mermer seh panın üzerindeki ayaklı pirinç saat vuruşuyla bilmem ki neyi haber veriyordu Abdullah Kâhya koltuğun sağ yanında dimdik duruşuyla sessiz bekliyor her ikisi de gözleriyle beni dikkatle inceliyordu Münevver Hanım Sefire olduğunu söylemişti İki göğsünün arasından uzayıp giden kolyesinin taşları sırasız parıldıyordu Arkasındaki açık pencerelerden içeri ıslatılmış çim kokusu ve yaprak hışırtıları geliyordu Münevver Hanım beni sıkıca tembihlediğinden ellerimi önümde birleştirip başımı öne eğmiş daha fazla bakmamıştım Az sonra Küçüktür dediğini duydum Görgüsü de yoktur belli Şimdilik mutfağa veriniz Münevver Hanım göndermiştir Çevirmek olmaz Abdullah Bey in peşinden iki kat merdiven indim Beyaz önlüklü fırfırlı şapkalı bir hizmetkâr elindeki gümüş tepsinin ortasında buharı tüten mavi bir fincan taşıyarak yanımızdan hızlıca geçti Kuşburnu kokusu aldım Bir daha o katı da Halide Hanım ı da hiç görmedim

Ekin Kitap
138,00

Kanguru Yayınları

Ocak 202576 sf.
Ekin Kitap

Çok yaşlıydı Ya da o yaşımda bana öyle gelmişti Yüzü elleri kolları buruş buruştu Kenarları altın sarısı güzel bir koltukta ipekler içinde oturuyordu Sağ elini ince bir değneğin baş kısmı üzerinde serbest bırakmıştı Her parmağında yüzükler vardı Önündeki mermer seh panın üzerindeki ayaklı pirinç saat vuruşuyla bilmem ki neyi haber veriyordu Abdullah Kâhya koltuğun sağ yanında dimdik duruşuyla sessiz bekliyor her ikisi de gözleriyle beni dikkatle inceliyordu Münevver Hanım Sefire olduğunu söylemişti İki göğsünün arasından uzayıp giden kolyesinin taşları sırasız parıldıyordu Arkasındaki açık pencerelerden içeri ıslatılmış çim kokusu ve yaprak hışırtıları geliyordu Münevver Hanım beni sıkıca tembihlediğinden ellerimi önümde birleştirip başımı öne eğmiş daha fazla bakmamıştım Az sonra Küçüktür dediğini duydum Görgüsü de yoktur belli Şimdilik mutfağa veriniz Münevver Hanım göndermiştir Çevirmek olmaz Abdullah Bey in peşinden iki kat merdiven indim Beyaz önlüklü fırfırlı şapkalı bir hizmetkâr elindeki gümüş tepsinin ortasında buharı tüten mavi bir fincan taşıyarak yanımızdan hızlıca geçti Kuşburnu kokusu aldım Bir daha o katı da Halide Hanım ı da hiç görmedim

Kitap Ambarı
140,00

Kanguru Yayınları

2025
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Çok yaşlıydı Ya da o yaşımda bana öyle gelmişti Yüzü elleri kolları buruş buruştu Kenarları altın sarısı güzel bir koltukta ipekler içinde oturuyordu Sağ elini ince bir değneğin baş kısmı üzerinde serbest bırakmıştı Her parmağında yüzükler vardı Önündeki mermer seh panın üzerindeki ayaklı pirinç saat vuruşuyla bilmem ki neyi haber veriyordu Abdullah Kâhya koltuğun sağ yanında dimdik duruşuyla sessiz bekliyor her ikisi de gözleriyle beni dikkatle inceliyordu Münevver Hanım Sefire olduğunu söylemişti İki göğsünün arasından uzayıp giden kolyesinin taşları sırasız parıldıyordu Arkasındaki açık pencerelerden içeri ıslatılmış çim kokusu ve yaprak hışırtıları geliyordu Münevver Hanım beni sıkıca tembihlediğinden ellerimi önümde birleştirip başımı öne eğmiş daha fazla bakmamıştım Az sonra Küçüktür dediğini duydum Görgüsü de yoktur belli Şimdilik mutfağa veriniz Münevver Hanım göndermiştir Çevirmek olmaz Abdullah Bey in peşinden iki kat merdiven indim Beyaz önlüklü fırfırlı şapkalı bir hizmetkâr elindeki gümüş tepsinin ortasında buharı tüten mavi bir fincan taşıyarak yanımızdan hızlıca geçti Kuşburnu kokusu aldım Bir daha o katı da Halide Hanım ı da hiç görmedim Tanıtım Bülteninden

Kitap Yurdu
143,00

KANGURU YAYINLARI

28.01.202576 sf.
Karton Kapak13.5 x 19 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Çok yaşlıydı Ya da o yaşımda bana öyle gelmişti Yüzü elleri kolları buruş buruştu Kenarları altın sarısı güzel bir koltukta ipekler içinde oturuyordu Sağ elini ince bir değneğin baş kısmı üzerinde serbest bırakmıştı Her parmağında yüzükler vardı Önündeki mermer seh panın üzerindeki ayaklı pirinç saat vuruşuyla bilmem ki neyi haber veriyordu Abdullah Kâhya koltuğun sağ yanında dimdik duruşuyla sessiz bekliyor her ikisi de gözleriyle beni dikkatle inceliyordu Münevver Hanım Sefire olduğunu söylemişti İki göğsünün arasından uzayıp giden kolyesinin taşları sırasız parıldıyordu Arkasındaki açık pencerelerden içeri ıslatılmış çim kokusu ve yaprak hışırtıları geliyordu Münevver Hanım beni sıkıca tembihlediğinden ellerimi önümde birleştirip başımı öne eğmiş daha fazla bakmamıştım Az sonra Küçüktür dediğini duydum Görgüsü de yoktur belli Şimdilik mutfağa veriniz Münevver Hanım göndermiştir Çevirmek olmaz Abdullah Bey in peşinden iki kat merdiven indim Beyaz önlüklü fırfırlı şapkalı bir hizmetkâr elindeki gümüş tepsinin ortasında buharı tüten mavi bir fincan taşıyarak yanımızdan hızlıca geçti Kuşburnu kokusu aldım Bir daha o katı da Halide Hanım ı da hiç görmedim

Nobel Kitap
156,00

Kanguru Yayınları

202576 sf.
Nobel Kitap

Çok yaşlıydı Ya da o yaşımda bana öyle gelmişti Yüzü elleri kolları buruş buruştu Kenarları altın sarısı güzel bir koltukta ipekler içinde oturuyordu Sağ elini ince bir değneğin baş kısmı üzerinde serbest bırakmıştı Her parmağında yüzükler vardı Önündeki mermer seh panın üzerindeki ayaklı pirinç saat vuruşuyla bilmem ki neyi haber veriyordu Abdullah Kâhya koltuğun sağ yanında dimdik duruşuyla sessiz bekliyor her ikisi de gözleriyle beni dikkatle inceliyordu Münevver Hanım Sefire olduğunu söylemişti İki göğsünün arasından uzayıp giden kolyesinin taşları sırasız parıldıyordu Arkasındaki açık pencerelerden içeri ıslatılmış çim kokusu ve yaprak hışırtıları geliyordu Münevver Hanım beni sıkıca tembihlediğinden ellerimi önümde birleştirip başımı öne eğmiş daha fazla bakmamıştım Az sonra Küçüktür dediğini duydum Görgüsü de yoktur belli Şimdilik mutfağa veriniz Münevver Hanım göndermiştir Çevirmek olmaz Abdullah Bey in peşinden iki kat merdiven indim Beyaz önlüklü fırfırlı şapkalı bir hizmetkâr elindeki gümüş tepsinin ortasında buharı tüten mavi bir fincan taşıyarak yanımızdan hızlıca geçti Kuşburnu kokusu aldım Bir daha o katı da Halide Hanım ı da hiç görmedim

D&R
180,00

Kanguru Yayınları

20251. baskı
Türkçe
D&R

Çok yaşlıydı Ya da o yaşımda bana öyle gelmişti Yüzü elleri kolları buruş buruştu Kenarları altın sarısı güzel bir koltukta ipekler içinde oturuyordu Sağ elini ince bir değneğin baş kısmı üzerinde serbest bırakmıştı Her parmağında yüzükler vardı Önündeki mermer seh panın üzerindeki ayaklı pirinç saat vuruşuyla bilmem ki neyi haber veriyordu Abdullah Kâhya koltuğun sağ yanında dimdik duruşuyla sessiz bekliyor her ikisi de gözleriyle beni dikkatle inceliyordu Münevver Hanım Sefire olduğunu söylemişti İki göğsünün arasından uzayıp giden kolyesinin taşları sırasız parıldıyordu Arkasındaki açık pencerelerden içeri ıslatılmış çim kokusu ve yaprak hışırtıları geliyordu Münevver Hanım beni sıkıca tembihlediğinden ellerimi önümde birleştirip başımı öne eğmiş daha fazla bakmamıştım Az sonra Küçüktür dediğini duydum Görgüsü de yoktur belli Şimdilik mutfağa veriniz Münevver Hanım göndermiştir Çevirmek olmaz Abdullah Bey in peşinden iki kat merdiven indim Beyaz önlüklü fırfırlı şapkalı bir hizmetkâr elindeki gümüş tepsinin ortasında buharı tüten mavi bir fincan taşıyarak yanımızdan hızlıca geçti Kuşburnu kokusu aldım Bir daha o katı da Halide Hanım ı da hiç görmedim Tanıtım Bülteninden

Pandora

Kanguru

202576 sf.
Pandora

Çok yaşlıydı Ya da o yaşımda bana öyle gelmişti Yüzü elleri kolları buruş buruştu Kenarları altın sarısı güzel bir koltukta ipekler içinde oturuyordu Sağ elini ince bir değneğin baş kısmı üzerinde serbest bırakmıştı Her parmağında yüzükler vardı Önündeki mermer sehpanın üzerindeki ayaklı pirinç saat vuruşuyla bilmem ki neyi haber veriyordu Abdullah Kâhya koltuğun sağ yanında dimdik duruşuyla sessiz bekliyor her ikisi de gözleriyle beni dikkatle inceliyordu Münevver Hanım Sefire olduğunu söylemişti İki göğsünün arasından uzayıp giden kolyesinin taşları sırasız parıldıyordu Arkasındaki açık pencerelerden içeri ıslatılmış çim kokusu ve yaprak hışırtıları geliyordu Münevver Hanım beni sıkıca tembihlediğinden ellerimi önümde birleştirip başımı öne eğmiş daha fazla bakmamıştım Az sonra Küçüktür dediğini duydum Görgüsü de yoktur belli Şimdilik mutfağa veriniz Münevver Hanım göndermiştir Çevirmek olmaz Abdullah Bey in peşinden iki kat merdiven indim Beyaz önlüklü fırfırlı şapkalı bir hizmetkâr elindeki gümüş tepsinin ortasında buharı tüten mavi bir fincan taşıyarak yanımızdan hızlıca geçti Kuşburnu kokusu aldım Bir daha o katı da Halide Hanım ı da hiç görmedim