Adalet Hanımın İstanbul Ağaçları — Ayla Özberk

Adalet Hanımın İstanbul Ağaçları
Ayla ÖzberkCinius Yayınları
Adalet Hanımın İstanbul Ağaçları
Ayla ÖzberkSis doğmakta olan güne inat aşağılara kadar inmiş geniş Gelenoğlu topraklarını gizemli bir masal dünyasına benzetmişti Ev daha yukarılarda kaldığı için zamanla ihtiyaç oldukça yapılıp oraya buraya serpiştirilmiş tek katlı çoğu yayvan binalar çöken adeta yerlerde sürünen bulutun altında kaybolmuşlardı Bu beyaz karanlığı delen tek tük bacalar ancak seziliyordu Farklı köşelerden farklı hayvan sesleri bir de binadan binaya gidip gelen insan siluetleri Ova ile plato arası bu yükseltide uzaktaki tepelerin varlığı bilinmese bu düzlük böyle sonsuzluğa doğru uzanıp gidiyor diye düşünülebilirdi

Cinius Yayınları
Sis doğmakta olan güne inat aşağılara kadar inmiş geniş Gelenoğlu topraklarını gizemli bir masal dünyasına benzetmişti Ev daha yukarılarda kaldığı için zamanla ihtiyaç oldukça yapılıp oraya buraya serpiştirilmiş tek katlı çoğu yayvan binalar çöken adeta yerlerde sürünen bulutun altında kaybolmuşlardı Bu beyaz karanlığı delen tek tük bacalar ancak seziliyordu Farklı köşelerden farklı hayvan sesleri bir de binadan binaya gidip gelen insan siluetleri Ova ile plato arası bu yükseltide uzaktaki tepelerin varlığı bilinmese bu düzlük böyle sonsuzluğa doğru uzanıp gidiyor diye düşünülebilirdi

Cinius Yayınları
Sis doğmakta olan güne inat aşağılara kadar inmiş geniş Gelenoğlu topraklarını gizemli bir masal dünyasına benzetmişti Ev daha yukarılarda kaldığı için zamanla ihtiyaç oldukça yapılıp oraya buraya serpiştirilmiş tek katlı çoğu yayvan binalar çöken adeta yerlerde sürünen bulutun altında kaybolmuşlardı Bu beyaz karanlığı delen tek tük bacalar ancak seziliyordu Farklı köşelerden farklı hayvan sesleri bir de binadan binaya gidip gelen insan siluetleri Ova ile plato arası bu yükseltide uzaktaki tepelerin varlığı bilinmese bu düzlük böyle sonsuzluğa doğru uzanıp gidiyor diye düşünülebilirdi

Cinius
Sis doğmakta olan güne inat aşağılara kadar inmiş geniş Gelenoğlu topraklarını gizemli bir masal dünyasına benzetmişti Ev daha yukarılarda kaldığı için zamanla ihtiyaç oldukça yapılıp oraya buraya serpiştirilmiş tek katlı çoğu yayvan binalar çöken adeta yerlerde sürünen bulutun altında kaybolmuşlardı Bu beyaz karanlığı delen tek tük bacalar ancak seziliyordu Farklı köşelerden farklı hayvan sesleri bir de binadan binaya gidip gelen insan siluetleri Ova ile plato arası bu yükseltide uzaktaki tepelerin varlığı bilinmese bu düzlük böyle sonsuzluğa doğru uzanıp gidiyor diye düşünülebilirdi