Adana Mavraları — Yusuf Delikoca Ahmet Karataş

Adana Mavraları
Yusuf Delikoca Ahmet KarataşAkademisyen Kitabevi
Adana Mavraları
Yusuf Delikoca Ahmet KarataşMavra su dolaplarının Adana dilindeki söylenişidir 1900 lü yılların başından Cumhuriyet döneminin ilk yıllarına kadar Adana nın eski fotoğraflarında mavraları görürüz Onlarca mavra yüzyıllara meydan okuyan Taşköprü nün altından akıp giden Seyhan Nehri nin kıyısında sıralanmıştır O vakitler nehir sularının akışıyla çark döner mavra denilen bu su dolapları şehre su verirdi Bazen mavralar at veya eşek yardımı ile ya da insan gücüyle döndürülürdü O günlerde şehir suyu olmadığı için Adana halkı tulumba veya nehir suyu kullanırdı Nehir kenarlarındaki bahçeler ve şeker kamışı tarlaları mavralarla sulanırdı Evlerin bahçelerinde küçük bir bahçe mavrası bulunurdu Bu mavralarla su kuyulara dökülür kuyulardan da çekilerek bahçelere verilirdi Geceleri mavraların çıkardığı gıcırtı nehrin etrafındaki mahallelere bazen tatlı bir ninni gibi bazen de rahatsız edercesine bir gürültü ile yayılırdı Mavranın mil yatağına bir miktar kömür konularak gıcırtı çıkarması böylece düzeneği kuran kişinin istirahate çekildiğinde mavranın dönüp dönmediğini duyması sağlanıyordu Kulakları okşayan mavraların çıkardığı bu ses zaman içinde bir Adana deyimine dönüştü Boş konuşmalara gevezelik yapmaya lakırtı yapmaya ve yeri geldiği zaman insanların olayları abartarak anlattığı hikaye ve laflara Adana Mavrası denildi

Akademisyen Kitabevi
Mavra su dolaplarının Adana dilindeki söylenişidir 1900 lü yılların başından Cumhuriyet döneminin ilk yıllarına kadar Adana nın eski fotoğraflarında mavraları görürüz Onlarca mavra yüzyıllara meydan okuyan Taşköprü nün altından akıp giden Seyhan Nehri nin kıyısında sıralanmıştır O vakitler nehir sularının akışıyla çark döner mavra denilen bu su dolapları şehre su verirdi Bazen mavralar at veya eşek yardımı ile ya da insan gücüyle döndürülürdü O günlerde şehir suyu olmadığı için Adana halkı tulumba veya nehir suyu kullanırdı Nehir kenarlarındaki bahçeler ve şeker kamışı tarlaları mavralarla sulanırdı Evlerin bahçelerinde küçük bir bahçe mavrası bulunurdu Bu mavralarla su kuyulara dökülür kuyulardan da çekilerek bahçelere verilirdi Geceleri mavraların çıkardığı gıcırtı nehrin etrafındaki mahallelere bazen tatlı bir ninni gibi bazen de rahatsız edercesine bir gürültü ile yayılırdı Mavranın mil yatağına bir miktar kömür konularak gıcırtı çıkarması böylece düzeneği kuran kişinin istirahate çekildiğinde mavranın dönüp dönmediğini duyması sağlanıyordu Kulakları okşayan mavraların çıkardığı bu ses zaman içinde bir Adana deyimine dönüştü Boş konuşmalara gevezelik yapmaya lakırtı yapmaya ve yeri geldiği zaman insanların olayları abartarak anlattığı hikaye ve laflara Adana Mavrası denildi

Akademisyen Kitabevi
Yusuf Delikoca tarafından kaleme alınan Adana Mavraları Akademisyen Kitabevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Adana Mavraları Yusuf Delikoca Kitap Özeti Mavra su dolaplarının Adana dilindeki söylenişidir 1900 lü yılların başından Cumhuriyet döneminin ilk yıllarına kadar Adana nın eski fotoğraflarında mavraları görürüz Onlarca mavra yüzyıllara meydan okuyan Taşköprü nün altından akıp giden Seyhan Nehri nin kıyısında sıralanmıştır O vakitler nehir sularının akışıyla çark döner mavra denilen bu su dolapları şehre su verirdi Bazen mavralar at veya eşek yardımı ile ya da insan gücüyle döndürülürdü O günlerde şehir suyu olmadığı için Adana halkı tulumba veya nehir suyu kullanırdı Nehir kenarlarındaki bahçeler ve şeker kamışı tarlaları mavralarla sulanırdı Evlerin bahçelerinde küçük bir bahçe mavrası bulunurdu Bu mavralarla su kuyulara dökülür kuyulardan da çekilerek bahçelere verilirdi Geceleri mavraların çıkardığı gıcırtı nehrin etrafındaki mahallelere bazen tatlı bir ninni gibi bazen de rahatsız edercesine bir gürültü ile yayılırdı Mavranın mil yatağına bir miktar kömür konularak gıcırtı çıkarması böylece düzeneği kuran kişinin istirahate çekildiğinde mavranın dönüp dönmediğini duyması sağlanıyordu Kulakları okşayan mavraların çıkardığı bu ses zaman içinde bir Adana deyimine dönüştü Boş konuşmalara gevezelik yapmaya lakırtı yapmaya ve yeri geldiği zaman insanların olayları abartarak anlattığı hikaye ve laflara Adana Mavrası denildi Yayınevi Akademisyen Kitabevi Yazar Yusuf Delikoca Sayfa 300 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı 2022 Barkod 9786258430820 Kategori Anlatı

Akademisyen Kitabevi
Mavra su dolaplarının Adana dilindeki söylenişidir 1900 lü yılların başından Cumhuriyet döneminin ilk yıllarına kadar Adana nın eski fotoğraflarında mavraları görürüz Onlarca mavra yüzyıllara meydan okuyan Taşköprü nün altından akıp giden Seyhan Nehri nin kıyısında sıralanmıştır O vakitler nehir sularının akışıyla çark döner mavra denilen bu su dolapları şehre su verirdi Bazen mavralar at veya eşek yardımı ile ya da insan gücüyle döndürülürdü O günlerde şehir suyu olmadığı için Adana halkı tulumba veya nehir suyu kullanırdı Nehir kenarlarındaki bahçeler ve şeker kamışı tarlaları mavralarla sulanırdı Evlerin bahçelerinde küçük bir bahçe mavrası bulunurdu Bu mavralarla su kuyulara dökülür kuyulardan da çekilerek bahçelere verilirdi Geceleri mavraların çıkardığı gıcırtı nehrin etrafındaki mahallelere bazen tatlı bir ninni gibi bazen de rahatsız edercesine bir gürültü ile yayılırdı Mavranın mil yatağına bir miktar kömür konularak gıcırtı çıkarması böylece düzeneği kuran kişinin istirahate çekildiğinde mavranın dönüp dönmediğini duyması sağlanıyordu Kulakları okşayan mavraların çıkardığı bu ses zaman içinde bir Adana deyimine dönüştü Boş konuşmalara gevezelik yapmaya lakırtı yapmaya ve yeri geldiği zaman insanların olayları abartarak anlattığı hikaye ve laflara Adana Mavrası denildi

Akademisyen Kitabevi
Mavra su dolaplarının Adana dilindeki söylenişidir 1900 lü yılların başından Cumhuriyet döneminin ilk yıllarına kadar Adana nın eski fotoğraflarında mavraları görürüz Onlarca mavra yüzyıllara meydan okuyan Taşköprü nün altından akıp giden Seyhan Nehri nin kıyısında sıralanmıştır O vakitler nehir sularının akışıyla çark döner mavra denilen bu su dolapları şehre su verirdi Bazen mavralar at veya eşek yardımı ile ya da insan gücüyle döndürülürdü O günlerde şehir suyu olmadığı için Adana halkı tulumba veya nehir suyu kullanırdı Nehir kenarlarındaki bahçeler ve şeker kamışı tarlaları mavralarla sulanırdı Evlerin bahçelerinde küçük bir bahçe mavrası bulunurdu Bu mavralarla su kuyulara dökülür kuyulardan da çekilerek bahçelere verilirdi Geceleri mavraların çıkardığı gıcırtı nehrin etrafındaki mahallelere bazen tatlı bir ninni gibi bazen de rahatsız edercesine bir gürültü ile yayılırdı Mavranın mil yatağına bir miktar kömür konularak gıcırtı çıkarması böylece düzeneği kuran kişinin istirahate çekildiğinde mavranın dönüp dönmediğini duyması sağlanıyordu Kulakları okşayan mavraların çıkardığı bu ses zaman içinde bir Adana deyimine dönüştü Boş konuşmalara gevezelik yapmaya lakırtı yapmaya ve yeri geldiği zaman insanların olayları abartarak anlattığı hikaye ve laflara Adana Mavrası denildi

Akademisyen Kitabevi
Mavra su dolaplarının Adana dilindeki söylenişidir 1900 lü yılların başından Cumhuriyet döneminin ilk yıllarına kadar Adana nın eski fotoğraflarında mavraları görürüz Onlarca mavra yüzyıllara meydan okuyan Taşköprü nün altından akıp giden Seyhan Nehri nin kıyısında sıralanmıştır O vakitler nehir sularının akışıyla çark döner mavra denilen bu su dolapları şehre su verirdi Bazen mavralar at veya eşek yardımı ile ya da insan gücüyle döndürülürdü O günlerde şehir suyu olmadığı için Adana halkı tulumba veya nehir suyu kullanırdı Nehir kenarlarındaki bahçeler ve şeker kamışı tarlaları mavralarla sulanırdı Evlerin bahçelerinde küçük bir bahçe mavrası bulunurdu Bu mavralarla su kuyulara dökülür kuyulardan da çekilerek bahçelere verilirdi Geceleri mavraların çıkardığı gıcırtı nehrin etrafındaki mahallelere bazen tatlı bir ninni gibi bazen de rahatsız edercesine bir gürültü ile yayılırdı Mavranın mil yatağına bir miktar kömür konularak gıcırtı çıkarması böylece düzeneği kuran kişinin istirahate çekildiğinde mavranın dönüp dönmediğini duyması sağlanıyordu Kulakları okşayan mavraların çıkardığı bu ses zaman içinde bir Adana deyimine dönüştü Boş konuşmalara gevezelik yapmaya lakırtı yapmaya ve yeri geldiği zaman insanların olayları abartarak anlattığı hikaye ve laflara Adana Mavrası denildi