Adanalıyık — Yalçın Öcal

Adanalıyık
Yalçın ÖcalKarahan Kitabevi
Adanalıyık
Yalçın ÖcalŞüphesiz her şehir ve bölgenin misafir karşılaması çok içtendir Ama Adana nın yıllar önceki karşılaması misafir ağırlaması bambaşkaydı Bu gün yine Adana daki bazı kesim ve ahbaplar eşini dostunu tüm kalpleriyle ağırlarlar İzzet ikramlarını yaparlar Hiç unutmam 1960 yıllarında Karşıyaka sanayi çarşısında kalfalık yapan arkadaşım Rüştü Kaya ya giderdim O sıralarda bisiklet sporu yaptığım için altımızda spor bisiklet olurdu Yani yarış bisikleti Tabii bembeyaz martı gibi Eşofmanlar beyaz çorap beyaz kep kafada ve Siyah bisiklet ayakkabısı O sanayi çarşısında bana Uzaylı gibi bakarlardı Bende o delikanlı yaşımla kasım kasım kasılırdım Rüştü Kaya beni gördüğü anda tornayı durdurur işi gücü bırakır kendisine dinlenme verirdi Bisikleti duvara dayar Yağlı sandalyenin üstüne bir kasap kâğıdı serdik mi Dünyanın en konforlu koltuğu olurdu bana Bu bir gerçekti ki Rüştü o yaşta para kazanan bir delikanlı olarak izzet ikramını esirgemezdi benden Hemen sormaya başlardı Ağam sana ne ikram edim Karnın aç mı Allah ını seversen doğru söyle Karnın açsa Kebap söyleyim Karpuz kestirim Allah ını seversen söyle No lur çekinme Berber çağırim Tıraş ettirim Yabancı değilik ha Ağam Allah ını seversen Hamama götürim Yıkattırim Kese yaptırim

Karahan Kitabevi
Şüphesiz her şehir ve bölgenin misafir karşılaması çok içtendir Ama Adana nın yıllar önceki karşılaması misafir ağırlaması bambaşkaydı Bu gün yine Adana daki bazı kesim ve ahbaplar eşini dostunu tüm kalpleriyle ağırlarlar İzzet ikramlarını yaparlar Hiç unutmam 1960 yıllarında Karşıyaka sanayi çarşısında kalfalık yapan arkadaşım Rüştü Kaya ya giderdim O sıralarda bisiklet sporu yaptığım için altımızda spor bisiklet olurdu Yani yarış bisikleti Tabii bembeyaz martı gibi Eşofmanlar beyaz çorap beyaz kep kafada ve Siyah bisiklet ayakkabısı O sanayi çarşısında bana Uzaylı gibi bakarlardı Bende o delikanlı yaşımla kasım kasım kasılırdım Rüştü Kaya beni gördüğü anda tornayı durdurur işi gücü bırakır kendisine dinlenme verirdi Bisikleti duvara dayar Yağlı sandalyenin üstüne bir kasap kâğıdı serdik mi Dünyanın en konforlu koltuğu olurdu bana Şu bir gerçekti ki Rüştü o yaşta para kazanan bir delikanlı olarak izzet ikramını esirgemezdi benden Hemen sormaya başlardı Ağam sana ne ikram edim Karnın aç mı Allah ını seversen doğru söyle Karnın açsa Kebap söyleyim Karpuz kestirim Allah ını seversen söyle No lur çekinme Berber çağırim Tıraş ettirim Yabancı değilik ha Ağam Allah ını seversen Hamama götürim Yıkattırim Kese yaptırım Velhasıl yaptığı her hangi bir teklifi kabul ettirinceye kadar bu ısrarlar devam eder giderdi Ben bu ısrarları bazı büyüklerimizde ve çevremizde Adana havası teneffüs etmiş çok insanımızda gördüm ve yaşadım Özellikle Delikanlılığımızda Ankara İstanbul yıllarımızda evimize gelen Adanalı olmayan arkadaşlarımıza bu ısrarı yaptığımızda çok hoşlarına giderdi Ağam Kebap söyleyim Karpuz Kestirim Ayakkabını boyattırım Özellikle kız arkadaşlarımız bunu dillerine dolarlardı

Karahan Kitabevi
Şüphesiz her şehir ve bölgenin misafir karşılaması çok içtendir Ama Adana nın yıllar önceki karşılaması misafir ağırlaması bambaşkaydı Bu gün yine Adana daki bazı kesim ve ahbaplar eşini dostunu tüm kalpleriyle ağırlarlar İzzet ikramlarını yaparlar Hiç unutmam 1960 yıllarında Karşıyaka sanayi çarşısında kalfalık yapan arkadaşım Rüştü Kaya ya giderdim O sıralarda bisiklet sporu yaptığım için altımızda spor bisiklet olurdu Yani yarış bisikleti Tabii bembeyaz martı gibi Eşofmanlar beyaz çorap beyaz kep kafada ve Siyah bisiklet ayakkabısı O sanayi çarşısında bana Uzaylı gibi bakarlardı Bende o delikanlı yaşımla kasım kasım kasılırdım Rüştü Kaya beni gördüğü anda tornayı durdurur işi gücü bırakır kendisine dinlenme verirdi Bisikleti duvara dayar Yağlı sandalyenin üstüne bir kasap kâğıdı serdik mi Dünyanın en konforlu koltuğu olurdu bana u bir gerçekti ki Rüştü o yaşta para kazanan bir delikanlı olarak izzet ikramını esirgemezdi benden Hemen sormaya başlardı Ağam sana ne ikram edim Karnın aç mı Allah ını seversen doğru söyle Karnın açsa Kebap söyleyim Karpuz kestirim Allah ını seversen söyle No lur çekinme Berber çağırim Tıraş ettirim Yabancı değilik ha Ağam Allah ını seversen Hamama götürim Yıkattırim Kese yaptırim Velhasıl yaptığı her hangi bir teklifi kabul ettirinceye kadar bu ısrarlar devam eder giderdi Ben bu ısrarları bazı büyüklerimizde ve çevremizde Adana havası teneffüs etmiş çok insanımızda gördüm ve yaşadım Özellikle Delikanlılığımızda Ankara İstanbul yıllarımızda evimize gelen Adanalı olmayan arkadaşlarımıza bu ısrarı yaptığımızda çok hoşlarına giderdi Ağam Kebap söyleyim Karpuz Kestirim Ayakkabını boyattırim Özellikle kız arkadaşlarımız bunu dillerine dolarlardı
Adanalıyık
Yalçın Öcal
Şüphesiz her şehir ve bölgenin misafir karşılaması çok içtendir Ama Adana nın yıllar önceki karşılaması misafir ağırlaması bambaşkaydı Bu gün yine Adana daki bazı kesim ve ahbaplar eşini dostunu tüm kalpleriyle ağırlarlar İzzet ikramlarını yaparlar

Karahan Kitabevi
Şüphesiz her şehir ve bölgenin misafir karşılaması çok içtendir Ama Adana nın yıllar önceki karşılaması misafir ağırlaması bambaşkaydı Bu gün yine Adana daki bazı kesim ve ahbaplar eşini dostunu tüm kalpleriyle ağırlarlar İzzet ikramlarını yaparlar Hiç unutmam 1960 yıllarında Karşıyaka sanayi çarşısında kalfalık yapan arkadaşım Rüştü Kaya ya giderdim O sıralarda bisiklet sporu yaptığım için altımızda spor bisiklet olurdu Yani yarış bisikleti Tabii bembeyaz martı gibi Eşofmanlar beyaz çorap beyaz kep kafada ve Siyah bisiklet ayakkabısı O sanayi çarşısında bana Uzaylı gibi bakarlardı Bende o delikanlı yaşımla kasım kasım kasılırdım Rüştü Kaya beni gördüğü anda tornayı durdurur işi gücü bırakır kendisine dinlenme verirdi Bisikleti duvara dayar Yağlı sandalyenin üstüne bir kasap kâğıdı serdik mi Dünyanın en konforlu koltuğu olurdu bana Bu bir gerçekti ki Rüştü o yaşta para kazanan bir delikanlı olarak izzet ikramını esirgemezdi benden Hemen sormaya başlardı Ağam sana ne ikram edim Karnın aç mı Allah ını seversen doğru söyle Karnın açsa Kebap söyleyim Karpuz kestirim Allah ını seversen söyle No lur çekinme Berber çağırim Tıraş ettirim Yabancı değilik ha Ağam Allah ını seversen Hamama götürim Yıkattırim Kese yaptırim

Karahan
Şüphesiz her şehir ve bölgenin misafir karşılaması çok içtendir Ama Adana nın yıllar önceki karşılaması misafir ağırlaması bambaşkaydı Bu gün yine Adana daki bazı kesim ve ahbaplar eşini dostunu tüm kalpleriyle ağırlarlar İzzet ikramlarını yaparlar Hiç unutmam 1960 yıllarında Karşıyaka sanayi çarşısında kalfalık yapan arkadaşım Rüştü Kaya ya giderdim O sıralarda bisiklet sporu yaptığım için altımızda spor bisiklet olurdu Yani yarış bisikleti Tabii bembeyaz martı gibi Eşofmanlar beyaz çorap beyaz kep kafada ve Siyah bisiklet ayakkabısı O sanayi çarşısında bana Uzaylı gibi bakarlardı Bende o delikanlı yaşımla kasım kasım kasılırdım Rüştü Kaya beni gördüğü anda tornayı durdurur işi gücü bırakır kendisine dinlenme verirdi Bisikleti duvara dayar Yağlı sandalyenin üstüne bir kasap kâğıdı serdik mi Dünyanın en konforlu koltuğu olurdu bana gu bir gerçekti ki Rüştü o yaşta para kazanan bir delikanlı olarak izzet ikramını esirgemezdi benden Hemen sormaya başlardı Ağam sana ne ikram edim Karnın aç mı Allah ını seversen doğru söyle Karnın açsa Kebap söyleyim Karpuz kestirim Allah ını seversen söyle No lur çekinme Berber çağırim Tıraş ettirim Yabancı değilik ha Ağam Allah ını seversen Hamama götürim Yıkattırim Kese yaptırim Velhasıl yaptığı her hangi bir teklifi kabul ettirinceye kadar bu ısrarlar devam eder giderdi Ben bu ısrarları bazı büyüklerimizde ve çevremizde Adana havası teneffüs etmiş çok insanımızda gördüm ve yaşadım Özellikle Delikanlılığımızda Ankara İstanbul yıllarımızda evimize gelen Adanalı olmayan arkadaşlarımıza bu ısrarı yaptığımızda çok hoşlarına giderdi Ağam Kebap söyleyim Karpuz Kestirim Ayakkabını boyattırim Özellikle kız arkadaşlarımız bunu dillerine dolarlardı