Adem — Niyazi Zorlu

Adem
Niyazi ZorluEdebi Şeyler
Adem
Niyazi ZorluNiyazi Zorlu Âdem ile Şehiriçi Öyküler in ardından kente başka bir şiddet anlatımıyla geri dönüyor Şehiriçi Öyküleri gözlemcilikten türeyen dramatik kurgusuyla okuru kuşatan bir kitaptı Kentin yoksul mahallerinde yok sayılanların endişelerini sıkıntılarını korkularını ve öfkelerini çarpıcı bir biçimde yansıtan öykülerle doluydu Âdem de ise dışarıda kalmanın ürkütücülüğü ile içeride olmanın korkusu arasındaki gerilim kendini her satırda hissettiriyor Rüzgâr gece ara sokaklar başıboş gölgeler kâbuslar işitilmedik sözcükler bu kısa ama yoğun kitabın sayfalarında Hergele ler gibi at koşturuyor Şiddetin hem saklı hem aleni hallerinin yoğun olarak işlendiği Âdem aynı zamanda anlatı ile öykünün iç içe geçtiği biçimler arası bir kurmaca Niyazi Zorlu takıntılarla korkuyu yabancılıkla psikolojik gerilimi aşkın durmadan biçim değiştiren hallerini bir arada tutan öyküleriyle kışkırtmaya devam ediyor Sesi duyar duymaz başımı kapıya doğru çevirdim ve size Siz de duydunuz mu diye ürpertiyle sordum Şşşşt Seni seviyorum Biliyorsun bu zamanda kimse kimseye kolay kolay söylemez bunu Ben senin yanık tenini açık alnını o kara kaşlarını kara gözlerini hasılı o koç duruşunu seviyorum Seni sertlikten sevecenliğe yuvarlayan sesini ve gülüşünü seviyorum Sırtımı sana dayıyorum Tıpkı sana benziyorum tıpkı ikizin Görenler bizi baba oğul ağabeyi kardeş sanıyor Konuşmalarımız çok satmayan ama oldukça itibarlı bir kitabı çok andırıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Edebi Şeyler
Niyazi Zorlu  dem ile Şehiri ç i Ö yk üler in ardından kente başka bir şiddet anlatımıyla geri d ö nüyor Şehiri ç i Ö yk üleri g ö zlemcilikten türeyen dramatik kurgusuyla okuru kuşatan bir kitaptı Kentin yoksul mahallerinde yok sayılanların endişelerini sıkıntılarını korkularını ve ö fkelerini ç arpıcı bir bi ç imde yansıtan ö yk ülerle doluydu Âdem de ise dışarıda kalmanın ürkütücülüğü ile i ç eride olmanın korkusu arasındaki gerilim kendini her satırda hissettiriyor Rüzgâr gece ara sokaklar başıboş g ö lgeler kâbuslar işitilmedik s ö zcükler bu kısa ama yoğun kitabın sayfalarında Hergele ler gibi at koşturuyor Şiddetin hem saklı hem aleni hallerinin yoğun olarak işlendiği Âdem aynı zamanda anlatı ile ö yk ünün iç i ç e ge ç tiği bi ç imler arası bir kurmaca Niyazi Zorlu tak ıntılarla korkuyu yabancılıkla psikolojik gerilimi aşkın durmadan bi ç im değiştiren hallerini bir arada tutan ö yk üleriyle kışkırtmaya devam ediyor Sesi duyar duymaz başımı kapıya doğru ç evirdim ve size Siz de duydunuz mu diye ürpertiyle sordum Şşşşt Seni seviyorum Biliyorsun bu zamanda kimse kimseye kolay kolay s ö ylemez bunu Ben senin yanık tenini açık alnını o kara kaşlarını kara g ö zlerini hasılı o koç duruşunu seviyorum Seni sertlikten sevecenliğe yuvarlayan sesini ve gülüşünü seviyorum Sırtımı sana dayıyorum Tıpkı sana benziyorum tıpkı ikizin G ö renler bizi baba oğul ağabeyi kardeş sanıyor Konuşmalarımız ç ok satmayan ama olduk ç a itibarlı bir kitabı ç ok and ırıyor