MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Afet ve Tükenmişlik Yurt Personeli Üzerine Bir İnceleme — Betül Karakoyunlu

Afet ve Tükenmişlik Yurt Personeli Üzerine Bir İnceleme
216,00
GenelAraştırma İncelemeDiğer Sosyoloji Kitapları

Afet ve Tükenmişlik Yurt Personeli Üzerine Bir İnceleme

Betül Karakoyunlu

Çizgi Kitabevi Yayınları

2023216 sf.
Ekin KitapEn ucuz

Afet ve Tükenmişlik Yurt Personeli Üzerine Bir İnceleme

Betül Karakoyunlu

Tükenmişlik olgusu bugün çalışma yaşamında sıklıkla karşılaştığımız bir deneyim Çalışma hayatının Endüstri Devriminden bu yana değişmesi artan rekabet ve nihayet bugün teknoloji ve internetin hayatımıza girmesi ve esnek ancak aynı zamanda uçucu yeni formlarını üretmesi ile bu sıklık artıyor Bu duruma gündelik hayatın hızı eklendiğinde durum daha da çetrefilli bir hal alıyor Çalışma hayatı halihazırda böylesi bir dönüşüm içerirken Pandemi ve deprem gibi toplumsal olarak bizi travmaya sevk eden deneyimlerimiz psikolojik olarak dayanıklılığımızı azaltıyor Böylece hem sosyal yaşamımızda hem de oraya dahil olan çalışma alanlarımızda tükenmişliğe daha yatkın hale geliyoruz Bu çalışma söz konusu dönüşüme teorik zeminini yaslayarak yükseköğrenim yurtları çalışanlarının 6 Şubat Depremi sonrasında tükenmişlik düzeylerini çeşitli değişkenler açısından açıklama gayretinde Nitekim yüzyılın felaketi olarak nitelenen deprem sonrası yükseköğrenim yurtları olağanın dışında bir rol üstlenerek 6 ay boyunca depremzedelere barınma imkânı sundu Bu süreçte çalışanların yara sarmaya yönelik eylem ve niyetlerinin insanüstü bir çabaya dönüşmesi ancak kısa bir sürede acının rutin bir gündelikliğe yenik düşmesine yönelik gözlemlerimin beni bu araştırmaya yönelttiğini ifade etmem gerekir Bir başkasına yardım etme ve faydalı olma niyeti kimi zaman bireysel tatmin ve manevi olana yönelim dolayısı ile tükenmişlikle baş etmemizi kolaylaştırabilir Ancak tersine her ne olursa olsun baş edebileceğimizden fazla iş yükünün yanı sıra aylarca süren karmaşa ve duyduğumuz derin üzüntü bizi tükenmişliğe daha fazla yaklaştırabilir Bu kitap dolaylı olarak bu sorunun cevabını da içerdiği için sonuçları dikkate değer Sürecin doğrudan bir parçası olmamın kattığı etnografik kodların çalışmayı anlamlı kıldığına inancımın okuyucuya da geçmesini dilerim

Kitap Sepeti
224,10

Çizgi Kitabevi Yayınları

2023216 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Tükenmişlik olgusu bugün çalışma yaşamında sıklıkla karşılaştığımız bir deneyim Çalışma hayatının Endüstri Devriminden bu yana değişmesi artan rekabet ve nihayet bugün teknoloji ve internetin hayatımıza girmesi ve esnek ancak aynı zamanda uçucu yeni formlarını üretmesi ile bu sıklık artıyor Bu duruma gündelik hayatın hızı eklendiğinde durum daha da çetrefilli bir hal alıyor Çalışma hayatı halihazırda böylesi bir dönüşüm içerirken Pandemi ve deprem gibi toplumsal olarak bizi travmaya sevk eden deneyimlerimiz psikolojik olarak dayanıklılığımızı azaltıyor Böylece hem sosyal yaşamımızda hem de oraya dahil olan çalışma alanlarımızda tükenmişliğe daha yatkın hale geliyoruz Bu çalışma söz konusu dönüşüme teorik zeminini yaslayarak yükseköğrenim yurtları çalışanlarının 6 Şubat Depremi sonrasında tükenmişlik düzeylerini çeşitli değişkenler açısından açıklama gayretinde Nitekim yüzyılın felaketi olarak nitelenen deprem sonrası yükseköğrenim yurtları olağanın dışında bir rol üstlenerek 6 ay boyunca depremzedelere barınma imkânı sundu Bu süreçte çalışanların yara sarmaya yönelik eylem ve niyetlerinin insanüstü bir çabaya dönüşmesi ancak kısa bir sürede acının rutin bir gündelikliğe yenik düşmesine yönelik gözlemlerimin beni bu araştırmaya yönelttiğini ifade etmem gerekir Bir başkasına yardım etme ve faydalı olma niyeti kimi zaman bireysel tatmin ve manevi olana yönelim dolayısı ile tükenmişlikle baş etmemizi kolaylaştırabilir Ancak tersine her ne olursa olsun baş edebileceğimizden fazla iş yükünün yanı sıra aylarca süren karmaşa ve duyduğumuz derin üzüntü bizi tükenmişliğe daha fazla yaklaştırabilir Bu kitap dolaylı olarak bu sorunun cevabını da içerdiği için sonuçları dikkate değer Sürecin doğrudan bir parçası olmamın kattığı etnografik kodların çalışmayı anlamlı kıldığına inancımın okuyucuya da geçmesini dilerim

Ucuz Kitap Al
229,50

Çizgi Kitabevi Yayınları

Ekim 2023216 sf.
13.50x21.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Betül Karakoyunlu tarafından kaleme alınan Afet ve Tükenmişlik Yurt Personeli Üzerine Bir İnceleme Çizgi Kitabevi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Afet ve Tükenmişlik Yurt Personeli Üzerine Bir İnceleme Betül Karakoyunlu Kitap Özeti Tükenmişlik olgusu bugün çalışma yaşamında sıklıkla karşılaştığımız bir deneyim Çalışma hayatının Endüstri Devriminden bu yana değişmesi artan rekabet ve nihayet bugün teknoloji ve internetin hayatımıza girmesi ve esnek ancak aynı zamanda uçucu yeni formlarını üretmesi ile bu sıklık artıyor Bu duruma gündelik hayatın hızı eklendiğinde durum daha da çetrefilli bir hal alıyor Çalışma hayatı halihazırda böylesi bir dönüşüm içerirken Pandemi ve deprem gibi toplumsal olarak bizi travmaya sevk eden deneyimlerimiz psikolojik olarak dayanıklılığımızı azaltıyor Böylece hem sosyal yaşamımızda hem de oraya dahil olan çalışma alanlarımızda tükenmişliğe daha yatkın hale geliyoruz Bu çalışma söz konusu dönüşüme teorik zeminini yaslayarak yükseköğrenim yurtları çalışanlarının 6 Şubat Depremi sonrasında tükenmişlik düzeylerini çeşitli değişkenler açısından açıklama gayretinde Nitekim yüzyılın felaketi olarak nitelenen deprem sonrası yükseköğrenim yurtları olağanın dışında bir rol üstlenerek 6 ay boyunca depremzedelere barınma imkânı sundu Bu süreçte çalışanların yara sarmaya yönelik eylem ve niyetlerinin insanüstü bir çabaya dönüşmesi ancak kısa bir sürede acının rutin bir gündelikliğe yenik düşmesine yönelik gözlemlerimin beni bu araştırmaya yönelttiğini ifade etmem gerekir Bir başkasına yardım etme ve faydalı olma niyeti kimi zaman bireysel tatmin ve manevi olana yönelim dolayısı ile tükenmişlikle baş etmemizi kolaylaştırabilir Ancak tersine her ne olursa olsun baş edebileceğimizden fazla iş yükünün yanı sıra aylarca süren karmaşa ve duyduğumuz derin üzüntü bizi tükenmişliğe daha fazla yaklaştırabilir Bu kitap dolaylı olarak bu sorunun cevabını da içerdiği için sonuçları dikkate değer Sürecin doğrudan bir parçası olmamın kattığı etnografik kodların çalışmayı anlamlı kıldığına inancımın okuyucuya da geçmesini dilerim Yayınevi Çizgi Kitabevi Yayınları Yazar Betül Karakoyunlu Sayfa 216 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı Ekim 2023 Barkod 9786253961237 Kategori Araştırma İnceleme

Nobel Kitap
248,40

Çizgi Kitabevi Yayınları

2023216 sf.
Ciltsiz13.5x21.5 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Tükenmişlik olgusu bugün çalışma yaşamında sıklıkla karşılaştığımız bir deneyim Çalışma hayatının Endüstri Devriminden bu yana değişmesi artan rekabet ve nihayet bugün teknoloji ve internetin hayatımıza girmesi ve esnek ancak aynı zamanda uçucu yeni formlarını üretmesi ile bu sıklık artıyor Bu duruma gündelik hayatın hızı eklendiğinde durum daha da çetrefilli bir hal alıyor Çalışma hayatı halihazırda böylesi bir dönüşüm içerirken Pandemi ve deprem gibi toplumsal olarak bizi travmaya sevk eden deneyimlerimiz psikolojik olarak dayanıklılığımızı azaltıyor Böylece hem sosyal yaşamımızda hem de oraya dahil olan çalışma alanlarımızda tükenmişliğe daha yatkın hale geliyoruz Bu çalışma söz konusu dönüşüme teorik zeminini yaslayarak yükseköğrenim yurtları çalışanlarının 6 Şubat Depremi sonrasında tükenmişlik düzeylerini çeşitli değişkenler açısından açıklama gayretinde Nitekim yüzyılın felaketi olarak nitelenen deprem sonrası yükseköğrenim yurtları olağanın dışında bir rol üstlenerek 6 ay boyunca depremzedelere barınma imkânı sundu Bu süreçte çalışanların yara sarmaya yönelik eylem ve niyetlerinin insanüstü bir çabaya dönüşmesi ancak kısa bir sürede acının rutin bir gündelikliğe yenik düşmesine yönelik gözlemlerimin beni bu araştırmaya yönelttiğini ifade etmem gerekir Bir başkasına yardım etme ve faydalı olma niyeti kimi zaman bireysel tatmin ve manevi olana yönelim dolayısı ile tükenmişlikle baş etmemizi kolaylaştırabilir Ancak tersine her ne olursa olsun baş edebileceğimizden fazla iş yükünün yanı sıra aylarca süren karmaşa ve duyduğumuz derin üzüntü bizi tükenmişliğe daha fazla yaklaştırabilir Bu kitap dolaylı olarak bu sorunun cevabını da içerdiği için sonuçları dikkate değer Sürecin doğrudan bir parçası olmamın kattığı etnografik kodların çalışmayı anlamlı kıldığına inancımın okuyucuya da geçmesini dilerim

Şehadet Kitap
270,00

Çizgi Kitabevi

2023216 sf.
Şehadet Kitap

Tükenmişlik olgusu bugün çalışma yaşamında sıklıkla karşılaştığımız bir deneyim Çalışma hayatının Endüstri Devriminden bu yana değişmesi artan rekabet ve nihayet bugün teknoloji ve internetin hayatımıza girmesi ve esnek ancak aynı zamanda uçucu yeni formlarını üretmesi ile bu sıklık artıyor Bu duruma gündelik hayatın hızı eklendiğinde durum daha da çetrefilli bir hal alıyor Çalışma hayatı halihazırda böylesi bir dönüşüm içerirken Pandemi ve deprem gibi toplumsal olarak bizi travmaya sevk eden deneyimlerimiz psikolojik olarak dayanıklılığımızı azaltıyor Böylece hem sosyal yaşamımızda hem de oraya dahil olan çalışma alanlarımızda tükenmişliğe daha yatkın hale geliyoruz Bu çalışma söz konusu dönüşüme teorik zeminini yaslayarak yükseköğrenim yurtları çalışanlarının 6 Şubat Depremi sonrasında tükenmişlik düzeylerini çeşitli değişkenler açısından açıklama gayretinde Nitekim yüzyılın felaketi olarak nitelenen deprem sonrası yükseköğrenim yurtları olağanın dışında bir rol üstlenerek 6 ay boyunca depremzedelere barınma imkânı sundu Bu süreçte çalışanların yara sarmaya yönelik eylem ve niyetlerinin insanüstü bir çabaya dönüşmesi ancak kısa bir sürede acının rutin bir gündelikliğe yenik düşmesine yönelik gözlemlerimin beni bu araştırmaya yönelttiğini ifade etmem gerekir Bir başkasına yardım etme ve faydalı olma niyeti kimi zaman bireysel tatmin ve manevi olana yönelim dolayısı ile tükenmişlikle baş etmemizi kolaylaştırabilir Ancak tersine her ne olursa olsun baş edebileceğimizden fazla iş yükünün yanı sıra aylarca süren karmaşa ve duyduğumuz derin üzüntü bizi tükenmişliğe daha fazla yaklaştırabilir Bu kitap dolaylı olarak bu sorunun cevabını da içerdiği için sonuçları dikkate değer Sürecin doğrudan bir parçası olmamın kattığı etnografik kodların çalışmayı anlamlı kıldığına inancımın okuyucuya da geçmesini dilerim