Afyon a Doğru — İsmail Odabaş

Afyon a Doğru
İsmail Odabaşİlk Baskı Yayınları
Afyon a Doğru
İsmail OdabaşAfyon a doğru ne çok güneş Ipıssız bir sıcak göz kırpıyor uzaklardan Her yan yeşilsiz her yan öylesine benzeri ki birbirinin düşüncelerim hiçbir engele çarpmıyor Güneş susturmuş her şeyi yerle gök arasında yalnız kalmış Afyon a doğru tepeler yumru yumru Otobüsün hangisini geçtiği hangisine doğru gittiği anlaşılmıyor Birinin üzerinde bir adam Sıcağın ıpıssızlığını bozmuş öylece duruyor nöbetteki asker gibi Kurtuluş Savaşı nda top seslerinin Ankara dan duyulduğu günlerde orada bir asker düşmanı böyle gözetlemiştir Sonra Sonra şehit düşmüştür Afyon a doğru ne çok şehit Gülleler arasından düşmana koşan genç insanlar görüyorum Vuruluyorlar bir çınar gibi devriliyorlar ölüyorlar Benim yaşamam mutlu olmam için düşüp düşüp ölüyorlar Hiçbir zaman göremeyecekleri insanları yaşatmak için canlarını veriyorlar Dünyada bundan büyük özveri olabilir mi Birilerini yaşatmak için ölmek İşte adını koyamadığım dilde bir karşılık bulamadığım Şu bozkırda benim için ölen insanı hangi dil anlatabilir Sevgilerim umutlarım zevklerim onun ölümüyle var şimdi Bu borç nasıl ödenir Bir insan hayatına karşılık ne verilebilir İsmail Odabaş tan Karadeniz kıyılarından süzülüp gelen dağları yaylaları aşan sımsıcak dopdolu öyküler

İlk Baskı Yayınları
Afyon a doğru ne çok güneş Ipıssız bir sıcak göz kırpıyor uzaklardan Her yan yeşilsiz her yan öylesine benzeri ki birbirinin düşüncelerim hiçbir engele çarpmıyor Güneş susturmuş her şeyi yerle gök arasında yalnız kalmış Afyon a doğru tepeler yumru yumru Otobüsün hangisini geçtiği hangisine doğru gittiği anlaşılmıyor Birinin üzerinde bir adam Sıcağın ıpıssızlığını bozmuş öylece duruyor nöbetteki asker gibi Kurtuluş Savaşı nda top seslerinin Ankara dan duyulduğu günlerde orada bir asker düşmanı böyle gözetlemiştir Sonra Sonra şehit düşmüştür Afyon a doğru ne çok şehit Gülleler arasından düşmana koşan genç insanlar görüyorum Vuruluyorlar bir çınar gibi devriliyorlar ölüyorlar Benim yaşamam mutlu olmam için düşüp düşüp ölüyorlar Hiçbir zaman göremeyecekleri insanları yaşatmak için canlarını veriyorlar Dünyada bundan büyük özveri olabilir mi Birilerini yaşatmak için ölmek İşte adını koyamadığım dilde bir karşılık bulamadığım Şu bozkırda benim için ölen insanı hangi dil anlatabilir Sevgilerim umutlarım zevklerim onun ölümüyle var şimdi Bu borç nasıl ödenir Bir insan hayatına karşılık ne verilebilir İsmail Odabaş tan Karadeniz kıyılarından süzülüp gelen dağları yaylaları aşan sımsıcak dopdolu öyküler

İlkbaskı Yayınları
Afyon a doğru ne çok güneş Ipıssız bir sıcak göz kırpıyor uzaklardan Her yan yeşilsiz her yan öylesine benzeri ki birbirinin düşüncelerim hiçbir engele çarpmıyor Güneş susturmuş her şeyi yerle gök arasında yalnız kalmış Afyon a doğru tepeler yumru yumru Otobüsün hangisini geçtiği hangisine doğru gittiği anlaşılmıyor Birinin üzerinde bir adam Sıcağın ıpıssızlığını bozmuş öylece duruyor nöbetteki asker gibi Kurtuluş Savaşı nda top seslerinin Ankara dan duyulduğu günlerde orada bir asker düşmanı böyle gözetlemiştir Sonra Sonra şehit düşmüştür Afyon a doğru ne çok şehit Gülleler arasından düşmana koşan genç insanlar görüyorum Vuruluyorlar bir çınar gibi devriliyorlar ölüyorlar Benim yaşamam mutlu olmam için düşüp düşüp ölüyorlar Hiçbir zaman göremeyecekleri insanları yaşatmak için canlarını veriyorlar Dünyada bundan büyük özveri olabilir mi Birilerini yaşatmak için ölmek İşte adını koyamadığım dilde bir karşılık bulamadığım Şu bozkırda benim için ölen insanı hangi dil anlatabilir Sevgilerim umutlarım zevklerim onun ölümüyle var şimdi Bu borç nasıl ödenir Bir insan hayatına karşılık ne verilebilir İsmail Odabaş tan Karadeniz kıyılarından süzülüp gelen dağları yaylaları aşan sımsıcak dopdolu öyküler

İlkbaskı Yayınları
Afyon a doğru ne çok güneş Ipıssız bir sıcak göz kırpıyor uzaklardan Her yan yeşilsiz her yan öylesine benzeri ki birbirinin düşüncelerim hiçbir engele çarpmıyor Güneş susturmuş her şeyi yerle gök arasında yalnız kalmış Afyon a doğru tepeler yumru yumru Otobüsün hangisini geçtiği hangisine doğru gittiği anlaşılmıyor Birinin üzerinde bir adam Sıcağın ıpıssızlığını bozmuş öylece duruyor nöbetteki asker gibi Kurtuluş Savaşı nda top seslerinin Ankara dan duyulduğu günlerde orada bir asker düşmanı böyle gözetlemiştir Sonra Sonra şehit düşmüştür Afyon a doğru ne çok şehit Gülleler arasından düşmana koşan genç insanlar görüyorum Vuruluyorlar bir çınar gibi devriliyorlar ölüyorlar Benim yaşamam mutlu olmam için düşüp düşüp ölüyorlar Hiçbir zaman göremeyecekleri insanları yaşatmak için canlarını veriyorlar Dünyada bundan büyük özveri olabilir mi Birilerini yaşatmak için ölmek İşte adını koyamadığım dilde bir karşılık bulamadığım Şu bozkırda benim için ölen insanı hangi dil anlatabilir Sevgilerim umutlarım zevklerim onun ölümüyle var şimdi Bu borç nasıl ödenir Bir insan hayatına karşılık ne verilebilir İsmail Odabaş tan Karadeniz kıyılarından süzülüp gelen dağları yaylaları aşan sımsıcak dopdolu öyküler