Ağustos Böceği Şüphe Aşka Galipsin — Selami İzzet Sedes

Ağustos Böceği Şüphe Aşka Galipsin
Selami İzzet SedesSalkımsöğüt Yayınları
Ağustos Böceği Şüphe Aşka Galipsin
Selami İzzet SedesArkasından koşuverdi Yusuf takip edildiğini başını çevirmeden anladı adımlarını sıklaştırdı Melahat yetişebilmek için bütün gayretini sarf ediyordu Koşan bir kadın ne kadar zavallıdır Yusuf un her an biraz daha uzaklaştığını görünce eteklerini biraz daha sıvadı boynundan kürkü düştü Melahat aldırmadı koşmaya devam etti Koştu koştu fakat Yusuf da koşuyor uzaklaşıyor çok uzaklaşıyordu nihayet bir yola saptı ve gözden kayboldu Melahat nefessiz kaldı kalbi sanki bağrından fırlayacakmış gibi atıyordu Beyoğlu nun ücra bir mahallesinde sabahın sessizliği ortasında yalnız yapayanlız kalmıştı Melahat Melahat kendini hiçbir zaman müdafaa etmesini bilmeyecek Dünya umrunda değil Melahat ayağına gelen serveti tepiyorsun başını üstündeki kuyruklu yıldızı görmüyorsun saadeti bir külhanbeyinin gözlerinde arıyorsun Melahat Senin gönlün servete debdebeye değil sevdaya muhtaç Sen Melahat yalnız kendin için zevkin için çalıp söyleyen bir ağustos böceğisin Bazı düşünceler var ki beni muazzep ediyor anne her nevazişin bir inilti kadar devam etmesini ve zahiri hiçbir iz bırakmamasını düşündükçe kıvranıyorum biraz da hayretteyim beni çok sevdiği halde ruhuna ruhunun bazı haşyetine yabancısıyım Bu şaşılmayacak şey değil ki anne hiç birbirini seven iki kişinin ruhları birbirine yabancı kalır mı Halbuki kalır bunları düşündüğüm zaman ne düşündüğümü anlayamıyor Bu yalnızlık beni öldürecek Hem ne diye Cemil i itham ediyorlar İnsan hırsızlık etmek intikam almak için adam öldürür Bu Behiç neden öldü Yorgunluktan İntihar Ruhun vücuttan intikam almasıdır Ah Bu ağrılar beni de öldürecek ben de öleceğim Hayatta her şey katildir Aşk din sevinç ümitsizlik ölüm İşte ölüm burada onunla karşı karşıyayım gözlerimin içine bakıyor sanki Cemil in aşkıyla ölüyorum Cemil sen beni öldürdün sevgilini katlettin Sevgilim sevgili Cemil seni seviyorum bana acı Merhamet et bana Cemil

Salkımsöğüt Yayınları
Arkasından koşuverdi Yusuf takip edildiğini başını çevirmeden anladı adımlarını sıklaştırdı Melahat yetişebilmek için bütün gayretini sarf ediyordu Koşan bir kadın ne kadar zavallıdır Yusuf un her an biraz daha uzaklaştığını görünce eteklerini biraz daha sıvadı boynundan kürkü düştü Melahat aldırmadı koşmaya devam etti Koştu koştu fakat Yusuf da koşuyor uzaklaşıyor çok uzaklaşıyordu nihayet bir yola saptı ve gözden kayboldu Melahat nefessiz kaldı kalbi sanki bağrından fırlayacakmış gibi atıyordu Beyoğlu nun ücra bir mahallesinde sabahın sessizliği ortasında yalnız yapayanlız kalmıştı Melahat Melahat kendini hiçbir zaman müdafaa etmesini bilmeyecek Dünya umrunda değil Melahat ayağına gelen serveti tepiyorsun başını üstündeki kuyruklu yıldızı görmüyorsun saadeti bir külhanbeyinin gözlerinde arıyorsun Melahat Senin gönlün servete debdebeye değil sevdaya muhtaç Sen Melahat yalnız kendin için zevkin için çalıp söyleyen bir ağustos böceğisin Bazı düşünceler var ki beni muazzep ediyor anne her nevazişin bir inilti kadar devam etmesini ve zahiri hiçbir iz bırakmamasını düşündükçe kıvranıyorum biraz da hayretteyim beni çok sevdiği halde ruhuna ruhunun bazı haşyetine yabancısıyım Bu şaşılmayacak şey değil ki anne hiç birbirini seven iki kişinin ruhları birbirine yabancı kalır mı Halbuki kalır bunları düşündüğüm zaman ne düşündüğümü anlayamıyor Bu yalnızlık beni öldürecek Hem ne diye Cemil i itham ediyorlar İnsan hırsızlık etmek intikam almak için adam öldürür Bu Behiç neden öldü Yorgunluktan İntihar Ruhun vücuttan intikam almasıdır Ah Bu ağrılar beni de öldürecek ben de öleceğim Hayatta her şey katildir Aşk din sevinç ümitsizlik ölüm İşte ölüm burada onunla karşı karşıyayım gözlerimin içine bakıyor sanki Cemil in aşkıyla ölüyorum Cemil sen beni öldürdün sevgilini katlettin Sevgilim sevgili Cemil seni seviyorum bana acı Merhamet et bana Cemil