Ahıska Sürgünleri — Gevher Demirkaya

Ahıska Sürgünleri
Gevher DemirkayaDorlion Yayınları
Ahıska Sürgünleri
Gevher DemirkayaZeynep in hayalinde 1944 ün o kara kasım günü canlandı Hayvanlar gibi tahta vagonlara tıkılmışlardı Tekerlekler takırdadıkça tahta vagon tahtaları da çıtırdıyordu Şurada burada ölülerini atarak haftalarca yol almışlardı Gözlerini kapattı başını sağa sola salladı hayallerin gözünün önünden gitmesi çok zordu Bundan sonra ne ne kadar yaşasa da o uğursuz salı gününü hafızasından silip atamayacaktı O gün sahipsiz kalan köpeklerin uluyuşları sağılmadan kalan ineklerin böğürmeleri bütün vadiyi dolduruyordu İnsanların meydana toplanması gün boyu sürdüğünden pişmekte olan yemeklerin ocakta kalması kaynatılmak için ateşe konan sütlerin taşıp dökülmesi az evde görülmemişti Şafak vaktiydi Pencerenin dışında köyler kasabalar şehirler geride kalıyordu Yaz şafağında yıldızlar hâlâ parlıyordu Şimdi de düşünceleri başka taraflara kaydı Nereye gidiyorlardı ve Bakü de onları neler bekliyordu Yoksa onlar da bizleri Vatan haini kulak diye dışlayacaklar mıydı sorusu beynini oyuyordu

Dorlion Yayınevi
Zeynep in hayalinde 1944 ün o kara kasım günü canlandı Hayvanlar gibi tahta vagonlara tıkılmışlardı Tekerlekler takırdadıkça tahta vagon tahtaları da çıtırdıyordu Şurada burada ölülerini atarak haftalarca yol almışlardı Gözlerini kapattı başını sağa sola salladı hayallerin gözünün önünden gitmesi çok zordu Bundan sonra ne ne kadar yaşasa da o uğursuz salı gününü hafızasından silip atamayacaktı O gün sahipsiz kalan köpeklerin uluyuşları sağılmadan kalan ineklerin böğürmeleri bütün vadiyi dolduruyordu İnsanların meydana toplanması gün boyu sürdüğünden pişmekte olan yemeklerin ocakta kalması kaynatılmak için ateşe konan sütlerin taşıp dökülmesi az evde görülmemişti Şafak vaktiydi Pencerenin dışında köyler kasabalar şehirler geride kalıyordu Yaz şafağında yıldızlar hâlâ parlıyordu Şimdi de düşünceleri başka taraflara kaydı Nereye gidiyorlardı ve Bakü de onları neler bekliyordu Yoksa onlar da bizleri Vatan haini kulak diye dışlayacaklar mıydı sorusu beynini oyuyordu

Dorlion Yayınları
Zeynep in hayalinde 1944 ün o kara kasım günü canlandı Hayvanlar gibi tahta vagonlara tıkılmışlardı Tekerlekler takırdadıkça tahta vagon tahtaları da çıtırdıyordu Şurada burada ölülerini atarak haftalarca yol almışlardı Gözlerini kapattı başını sağa sola salladı hayallerin gözünün önünden gitmesi çok zordu Bundan sonra ne ne kadar yaşasa da o uğursuz salı gününü hafızasından silip atamayacaktı O gün sahipsiz kalan köpeklerin uluyuşları sağılmadan kalan ineklerin böğürmeleri bütün vadiyi dolduruyordu İnsanların meydana toplanması gün boyu sürdüğünden pişmekte olan yemeklerin ocakta kalması kaynatılmak için ateşe konan sütlerin taşıp dökülmesi az evde görülmemişti Şafak vaktiydi Pencerenin dışında köyler kasabalar şehirler geride kalıyordu Yaz şafağında yıldızlar hâlâ parlıyordu Şimdi de düşünceleri başka taraflara kaydı Nereye gidiyorlardı ve Bakü de onları neler bekliyordu Yoksa onlar da bizleri Vatan haini kulak diye dışlayacaklar mıydı sorusu beynini oyuyordu

DORLİON YAYINLARI
Zeynep in hayalinde 1944 ün o kara kasım günü canlandı Hayvanlar gibi tahta vagonlara tıkılmışlardı Tekerlekler takırdadıkça tahta vagon tahtaları da çıtırdıyordu Şurada burada ölülerini atarak haftalarca yol almışlardı Gözlerini kapattı başını sağa sola salladı hayallerin gözünün önünden gitmesi çok zordu Bundan sonra ne ne kadar yaşasa da o uğursuz salı gününü hafızasından silip atamayacaktı O gün sahipsiz kalan köpeklerin uluyuşları sağılmadan kalan ineklerin böğürmeleri bütün vadiyi dolduruyordu İnsanların meydana toplanması gün boyu sürdüğünden pişmekte olan yemeklerin ocakta kalması kaynatılmak için ateşe konan sütlerin taşıp dökülmesi az evde görülmemişti Şafak vaktiydi Pencerenin dışında köyler kasabalar şehirler geride kalıyordu Yaz şafağında yıldızlar hâlâ parlıyordu Şimdi de düşünceleri başka taraflara kaydı Nereye gidiyorlardı ve Bakü de onları neler bekliyordu Yoksa onlar da bizleri Vatan haini kulak diye dışlayacaklar mıydı sorusu beynini oyuyordu

Dorlion
Zeynep in hayalinde 1944 ün o kara kasım günü canlandı Hayvanlar gibi tahta vagonlara tıkılmışlardı Tekerlekler takırdadıkça tahta vagon tahtaları da çıtırdıyordu Şurada burada ölülerini atarak haftalarca yol almışlardı Gözlerini kapattı başını sağa sola salladı hayallerin gözünün önünden gitmesi çok zordu Bundan sonra ne ne kadar yaşasa da o uğursuz salı gününü hafızasından silip atamayacaktı O gün sahipsiz kalan köpeklerin uluyuşları sağılmadan kalan ineklerin böğürmeleri bütün vadiyi dolduruyordu İnsanların meydana toplanması gün boyu sürdüğünden pişmekte olan yemeklerin ocakta kalması kaynatılmak için ateşe konan sütlerin taşıp dökülmesi az evde görülmemişti Şafak vaktiydi Pencerenin dışında köyler kasabalar şehirler geride kalıyordu Yaz şafağında yıldızlar hâlâ parlıyordu Şimdi de düşünceleri başka taraflara kaydı Nereye gidiyorlardı ve Bakü de onları neler bekliyordu Yoksa onlar da bizleri Vatan haini kulak diye dışlayacaklar mıydı sorusu beynini oyuyordu

Dorlion Yayınları
Zeynep in hayalinde 1944 ün o kara kasım günü canlandı Hayvanlar gibi tahta vagonlara tıkılmışlardı Tekerlekler takırdadıkça tahta vagon tahtaları da çıtırdıyordu Şurada burada ölülerini atarak haftalarca yol almışlardı Gözlerini kapattı başını sağa sola salladı hayallerin gözünün önünden gitmesi çok zordu Bundan sonra ne ne kadar yaşasa da o uğursuz salı gününü hafızasından silip atamayacaktı O gün sahipsiz kalan köpeklerin uluyuşları sağılmadan kalan ineklerin böğürmeleri bütün vadiyi dolduruyordu İnsanların meydana toplanması gün boyu sürdüğünden pişmekte olan yemeklerin ocakta kalması kaynatılmak için ateşe konan sütlerin taşıp dökülmesi az evde görülmemişti Şafak vaktiydi Pencerenin dışında köyler kasabalar şehirler geride kalıyordu Yaz şafağında yıldızlar hâlâ parlıyordu Şimdi de düşünceleri başka taraflara kaydı Nereye gidiyorlardı ve Bakü de onları neler bekliyordu Yoksa onlar da bizleri Vatan haini kulak diye dışlayacaklar mıydı sorusu beynini oyuyordu