Ahmed i Da i Kitabü t Taʽbir Name Tercümesi — Erdem Sarıkaya

Ahmed i Da i Kitabü t Taʽbir Name Tercümesi
Erdem SarıkayaGece Kitaplığı
Ahmed i Da i Kitabü t Taʽbir Name Tercümesi
Erdem Sarıkayaİlk örneklerini XII asırdan itibaren gördüğümüz Türk nesir edebiyatı kadim bir geleneğe sahiptir Kurʼân ı Kerîm hadis fıkıh akaid kelam siyer tarih felsefe tıp menakıp siyaset fal ve rüya tabiri gibi farklı disiplinlere ait eserlerin kaleme alındığı bu gelenek özellikle XIV XV asırlarda büyük ölçüde Arapça ve Farsça eserlerden yapılan tercümelerle şekillenir XV asrın başlarında tercüme olarak dilimize kazandırılan eserlerden bir tanesi de Ahmed i Dâʽî nin Kitâbü t taʽbîr nâme Tercümesi dir Âlim sanatkârın Ebû Bekir b Abdullah el Vâsıtî nin Arapça kaleme aldığı aynı konulu eserinin Farsça tercümesinden yararlanarak Türkçe ye aktardığı bu eser aynı zamanda Anadolu sahasında bâb tasnifine dayalı ilk tabir nâme metinlerindendir Bu çalışma öncelikle yazma nüshalarından hareketle bu eserin karşılaştırmalı metnini kurmayı ve çeşitli yönleriyle incelemeyi amaçlamaktadır Çalışmamıza eserin yazma nüshalarını kataloglardan taramakla başladık Taramalarımız sırasında eserin kütüphanelerde kayıtlı iki yazma nüshasına ulaştık Daha sonra bu yazma nüshaları elde ettik Taksim Atatürk Kitaplığı Muallim Cevdet Yazmaları Koleksiyonu nda bulunan nüshayı MC Süleymaniye Kütüphanesi Hekimoğlu Ali Paşa Koleksiyonu nüshasını ise H olarak adlandırdık Her iki nüshayı transkripsiyon işaretlerini de kullanarak günümüz alfabesine aktardık İncelemelerimiz sırasında H nüshasının son kısmında Hz Musa nın vefatını konu alan bir kısa hikâyeyle vücuttaki uzuvların titreyişlerinin nasıl yorumlanması gerektiğini anlatan küçük bir risalenin varlığını da tespit ettik Tabir nâme geleneğinin genel eğilimleri ve Kitâbü t taʽbîr nâme Tercümesi nde verilen bilgilerden hareketle söz konusu kısa hikâyeyi ve titremelerle ilgili risaleyi de çalışmamıza dâhil ettik ve müstakil başlıklar altında değerlendirdik Çalışmamızın giriş bölümünde öncelikle başlangıçtan Ahmed i Dâʽî ye kadar Türk nesir edebiyatıyla ilgili bilgi verdik Daha sonra Ahmed i Dâʽî nin tarihî ve edebî kişiliğini ana hatlarıyla ele aldık ve âlim sanatkârın eserlerini kısaca tanıttıktık Tanıtım Bülteninden

Gece Kitaplığı
İlk örneklerini XII asırdan itibaren gördüğümüz Türk nesir edebiyatı kadim bir geleneğe sahiptir Kurʼân ı Kerîm hadis fıkıh akaid kelam siyer tarih felsefe tıp menakıp siyaset fal ve rüya tabiri gibi farklı disiplinlere ait eserlerin kaleme alındığı bu gelenek özellikle XIV XV asırlarda büyük ölçüde Arapça ve Farsça eserlerden yapılan tercümelerle şekillenir XV asrın başlarında tercüme olarak dilimize kazandırılan eserlerden bir tanesi de Ahmed i Dâʽî nin Kitâbü t taʽbîr nâme Tercümesi dir Âlim sanatkârın Ebû Bekir b Abdullah el Vâsıtî nin Arapça kaleme aldığı aynı konulu eserinin Farsça tercümesinden yararlanarak Türkçe ye aktardığı bu eser aynı zamanda Anadolu sahasında bâb tasnifine dayalı ilk tabir nâme metinlerindendir Bu çalışma öncelikle yazma nüshalarından hareketle bu eserin karşılaştırmalı metnini kurmayı ve çeşitli yönleriyle incelemeyi amaçlamaktadır Çalışmamıza eserin yazma nüshalarını kataloglardan taramakla başladık Taramalarımız sırasında eserin kütüphanelerde kayıtlı iki yazma nüshasına ulaştık Daha sonra bu yazma nüshaları elde ettik Taksim Atatürk Kitaplığı Muallim Cevdet Yazmaları Koleksiyonu nda bulunan nüshayı MC Süleymaniye Kütüphanesi Hekimoğlu Ali Paşa Koleksiyonu nüshasını ise H olarak adlandırdık Her iki nüshayı transkripsiyon işaretlerini de kullanarak günümüz alfabesine aktardık İncelemelerimiz sırasında H nüshasının son kısmında Hz Musa nın vefatını konu alan bir kısa hikâyeyle vücuttaki uzuvların titreyişlerinin nasıl yorumlanması gerektiğini anlatan küçük bir risalenin varlığını da tespit ettik Tabir nâme geleneğinin genel eğilimleri ve Kitâbü t taʽbîr nâme Tercümesi nde verilen bilgilerden hareketle söz konusu kısa hikâyeyi ve titremelerle ilgili risaleyi de çalışmamıza dâhil ettik ve müstakil başlıklar altında değerlendirdik Çalışmamızın giriş bölümünde öncelikle başlangıçtan Ahmed i Dâʽî ye kadar Türk nesir edebiyatıyla ilgili bilgi verdik Daha sonra Ahmed i Dâʽî nin tarihî ve edebî kişiliğini ana hatlarıyla ele aldık ve âlim sanatkârın eserlerini kısaca tanıttıktık

Gece Kitaplığı Yayınları
İlk örneklerini XII asırdan itibaren gördüğümüz Türk nesir edebiyatı kadim bir geleneğe sahiptir Kurʼân ı Kerîm hadis fıkıh akaid kelam siyer tarih felsefe tıp menakıp siyaset fal ve rüya tabiri gibi farklı disiplinlere ait eserlerin kaleme alındığı bu gelenek özellikle XIV XV asırlarda büyük ölçüde Arapça ve Farsça eserlerden yapılan tercümelerle şekillenir XV asrın başlarında tercüme olarak dilimize kazandırılan eserlerden bir tanesi de Ahmed i Dâʽî nin Kitâbü t taʽbîr nâme Tercümesi dir Âlim sanatkârın Ebû Bekir b Abdullah el Vâsıtî nin Arapça kaleme aldığı aynı konulu eserinin Farsça tercümesinden yararlanarak Türkçe ye aktardığı bu eser aynı zamanda Anadolu sahasında bâb tasnifine dayalı ilk tabir nâme metinlerindendir Bu çalışma öncelikle yazma nüshalarından hareketle bu eserin karşılaştırmalı metnini kurmayı ve çeşitli yönleriyle incelemeyi amaçlamaktadır Çalışmamıza eserin yazma nüshalarını kataloglardan taramakla başladık Taramalarımız sırasında eserin kütüphanelerde kayıtlı iki yazma nüshasına ulaştık Daha sonra bu yazma nüshaları elde ettik Taksim Atatürk Kitaplığı Muallim Cevdet Yazmaları Koleksiyonu nda bulunan nüshayı MC İlk örneklerini XII asırdan itibaren gördüğümüz Türk nesir edebiyatı kadim bir geleneğe sahiptir Kurʼân ı Kerîm hadis fıkıh akaid kelam siyer tarih felsefe tıp menakıp siyaset fal ve rüya tabiri gibi farklı disiplinlere ait eserlerin kaleme alındığı bu gelenek özellikle XIV XV asırlarda büyük ölçüde Arapça ve Farsça eserlerden yapılan tercümelerle şekillenir XV asrın başlarında tercüme olarak dilimize kazandırılan eserlerden bir tanesi de Ahmed i Dâʽî nin Kitâbü t taʽbîr nâme Tercümesi dir Âlim sanatkârın Ebû Bekir b Abdullah el Vâsıtî nin Arapça kaleme aldığı aynı konulu eserinin Farsça tercümesinden yararlanarak Türkçe ye aktardığı bu eser aynı zamanda Anadolu sahasında bâb tasnifine dayalı ilk tabir nâme metinlerindendir Bu çalışma öncelikle yazma nüshalarından hareketle bu eserin karşılaştırmalı metnini kurmayı ve çeşitli yönleriyle incelemeyi amaçlamaktadır Çalışmamıza eserin yazma nüshalarını kataloglardan taramakla başladık Taramalarımız sırasında eserin kütüphanelerde kayıtlı iki yazma nüshasına ulaştık Daha sonra bu yazma nüshaları elde ettik Taksim Atatürk Kitaplığı Muallim Cevdet Yazmaları Koleksiyonu nda bulunan nüshayı MC İlk örneklerini XII asırdan itibaren gördüğümüz Türk nesir edebiyatı kadim bir geleneğe sahiptir Kurʼân ı Kerîm hadis fıkıh akaid kelam siyer tarih felsefe tıp menakıp siyaset fal ve rüya tabiri gibi farklı disiplinlere ait eserlerin kaleme alındığı bu gelenek özellikle XIV XV asırlarda büyük ölçüde Arapça ve Farsça eserlerden yapılan tercümelerle şekillenir XV asrın başlarında tercüme olarak dilimize kazandırılan eserlerden bir tanesi de Ahmed i Dâʽî nin Kitâbü t taʽbîr nâme Tercümesi dir Âlim sanatkârın Ebû Bekir b Abdullah el Vâsıtî nin Arapça kaleme aldığı aynı konulu eserinin Farsça tercümesinden yararlanarak Türkçe ye aktardığı bu eser aynı zamanda Anadolu sahasında bâb tasnifine dayalı ilk tabir nâme metinlerindendir Bu çalışma öncelikle yazma nüshalarından hareketle bu eserin karşılaştırmalı metnini kurmayı ve çeşitli yönleriyle incelemeyi amaçlamaktadır Çalışmamıza eserin yazma nüshalarını kataloglardan taramakla başladık Taramalarımız sırasında eserin kütüphanelerde kayıtlı iki yazma nüshasına ulaştık Daha sonra bu yazma nüshaları elde ettik Taksim Atatürk Kitaplığı Muallim Cevdet Yazmaları Koleksiyonu nda bulunan nüshayı MC Süleymaniye Kütüphanesi Hekimoğlu Ali Paşa Koleksiyonu nüshasını ise H olarak adlandırdık Her iki nüshayı transkripsiyon işaretlerini de kullanarak günümüz alfabesine aktardık İncelemelerimiz sırasında H nüshasının son kısmında Hz Musa nın vefatını konu alan bir kısa hikâyeyle vücuttaki uzuvların titreyişlerinin nasıl yorumlanması gerektiğini anlatan küçük bir risalenin varlığını da tespit ettik Tabir nâme geleneğinin genel e

Gece Kitaplığı
İlk örneklerini XII asırdan itibaren gördüğümüz Türk nesir edebiyatı kadim bir geleneğe sahiptir Kur ân ı Kerîm hadis fıkıh akaid kelam siyer tarih felsefe tıp menakıp siyaset fal ve rüya tabiri gibi farklı disiplinlere ait eserlerin kaleme alındığı bu gelenek özellikle XIV XV asırlarda büyük ölçüde Arapça ve Farsça eserlerden yapılan tercümelerle şekillenir XV asrın başlarında tercüme olarak dilimize kazandırılan eserlerden bir tanesi de Ahmed i Dâ î nin Kitâbü t ta bîr nâme Tercümesi dir Âlim sanatkârın Ebû Bekir b Abdullah el Vâsıtî nin Arapça kaleme aldığı aynı konulu eserinin Farsça tercümesinden yararlanarak Türkçe ye aktardığı bu eser aynı zamanda Anadolu sahasında bâb tasnifine dayalı ilk tabir nâme metinlerindendir Bu çalışma öncelikle yazma nüshalarından hareketle bu eserin karşılaştırmalı metnini kurmayı ve çeşitli yönleriyle incelemeyi amaçlamaktadır Çalışmamıza eserin yazma nüshalarını kataloglardan taramakla başladık Taramalarımız sırasında eserin kütüphanelerde kayıtlı iki yazma nüshasına ulaştık Daha sonra bu yazma nüshaları elde ettik Taksim Atatürk Kitaplığı Muallim Cevdet Yazmaları Koleksiyonu nda bulunan nüshayı MC Süleymaniye Kütüphanesi Hekimoğlu Ali Paşa Koleksiyonu nüshasını ise H olarak adlandırdık Her iki nüshayı transkripsiyon işaretlerini de kullanarak günümüz alfabesine aktardık İncelemelerimiz sırasında H nüshasının son kısmında Hz Musa nın vefatını konu alan bir kısa hikâyeyle vücuttaki uzuvların titreyişlerinin nasıl yorumlanması gerektiğini anlatan küçük bir risalenin varlığını da tespit ettik Tabir nâme geleneğinin genel eğilimleri ve Kitâbü t ta bîr nâme Tercümesi nde verilen bilgilerden hareketle söz konusu kısa hikâyeyi ve titremelerle ilgili risaleyi de çalışmamıza dâhil ettik ve müstakil başlıklar altında değerlendirdik Çalışmamızın giriş bölümünde öncelikle başlangıçtan Ahmed i Dâ î ye kadar Türk nesir edebiyatıyla ilgili bilgi verdik Daha sonra Ahmed i Dâ î nin tarihî ve edebî kişiliğini ana hatlarıyla ele aldık ve âlim sanatkârın eserlerini kısaca tanıttıktık