AİHM Kararlarından Yapılan Hukuki Nakillerin Danıştay ın İdare Hukuku Yaklaşımına Etkisi — Eren Kalanyuva

AİHM Kararlarından Yapılan Hukuki Nakillerin Danıştay ın İdare Hukuku Yaklaşımına Etkisi
Eren KalanyuvaOn İki Levha Yayınları
AİHM Kararlarından Yapılan Hukuki Nakillerin Danıştay ın İdare Hukuku Yaklaşımına Etkisi
Eren KalanyuvaEren Kalanyuva tarafından kaleme alınan AİHM Kararlarından Yapılan Hukuki Nakillerin Danıştayın İdare Hukuku Yaklaşımına Etkisi On İki Levha Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor AİHM Kararlarından Yapılan Hukuki Nakillerin Danıştayın İdare Hukuku Yaklaşımına Etkisi Eren Kalanyuva Kitap Özeti İdare hukukunun güncel meselelerinden biri de idare ve idare hukuku bilimi açısından dönüşüm fikridir Türkiyenin kurucu üyesi olduğu Avrupa Konseyi çatısı altındaki insan hakları rejiminin ulusal hukuka nüfuzu bu dönüşümün somut bir örneğidir İşte bu çalışmada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının Türk idare hukukuna neden nerede nasıl nüfuz etmekte olduğu problemi incelenmektedir Bunun için Danıştayın AİHM kararlarına yaptığı atıflar çalışmanın hareket noktası olarak belirlenmiştir Bu sayede belirlenen konularda Danıştayın hakim paradigması ile AİHMe atıf sonrası yaklaşımı mukayese edilerek kavramsal ve dönemsel bir etki analizi sunulmaktadır Bu analize bağlı olarak geliştirilen etki modellemesinde Esin Örücünün hukukun sınır ötesi hareketliliği olarak tanımladığı hukuki nakiller teorisi esin kaynağı teşkil etmektedir Zira ulusal üstü hukukun ulusal hakim tarafından gerçekte hangi sebeple kullanıldığının tespiti mukayeseli hukuktaki üst dil kavramlarına başvurmayı gerektirmektedir Sonuçta AİHMin Türkiye hakkındaki ihlal kararlarının res judicata ve Sözleşme yorumunun res interpretata Danıştayın klasik maddi esas idare hukuku ve karar gerekçesi tasavvuruna nüfuz ettiği gözlenmektedir Dolayısıyla idare hukukuna özgü birçok müessese Avrupa yapısı temel haklar rejimine ait üst dil kavramlarının etkisi altındadır Her şeye rağmen hukuki nakiller zaman zaman direnç gösterse bile Danıştayın yargılama politikasına derinlik katacak bir birikim sunmaktadır İÇİNDEKİLER GİRİŞ I KAVRAMSAL ÇERÇEVE II KAPSAM III METOD BİRİNCİ BÖLÜM TÜRK İDARE HUKUKU İLE AİHM KARARLARI ARASINDAKİ MÜNASEBETİN KAVRAMSAL TEMELLERİ I AİHSİN SUI GENERIS NİTELİĞİ VE TÜRK HUKUKUNDAKİ NORM DEĞERİ A Avrupa Kamu Düzeni Bağlamında AİHSin Özellikleri B AİHSin Türk Hukukundaki Norm Değeri II AİHM KARARLARININ SUI GENERIS NİTELİĞİ VE TÜRK HUKUKUNDA UYGULANMASINA DAİR ESASLAR A AİHM Kararlarının Hukuki Niteliği B AİHM Kararlarının Ulusal Hukuka Etkileri C AİHM Kararlarının Ulusal Hukukta Uygulanmasına Dair Esaslar III AİHM KARARLARININ TÜRK İDARE HUKUKUNA NÜFUZ ETMESİNDE HUKUKi NAKİLLER TEORİSİNİN İŞLEVİ A Mukayeseli Hukukta Bir Metot Olarak Hukuki Nakiller B İdari Yargıda AİHM Kararlarına Yapılan Atıfların Hukuki Nakiller Bakımından Tavsifi İKİNCİ BÖLÜM HUKUKİ NAKİLLER ETKİSİNİN DANIŞTAYIN PERSONEL FAALİYET SORUMLULUK YAKLAŞIMI YÖNÜNDEN TAHLİLİ I KAMU PERSONELİNİN ÖDEV VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ BAKIMINDAN AİHM ETKİSİ A Tarafsızlık ve Devlete Bağlılık Ödevi İle İfade Özgürlüğü Arasında Denge Arayışı B Toplu Eylem Yasağı ile Sendikal Faaliyet Hakkı Arasında Denge Arayışı C Disiplin Hukukunun Es Yayınevi On İki Levha Yayınları Yazar Eren Kalanyuva Sayfa 509 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 16 00x23 50 cm Basım Yılı Temmuz 2025 Barkod 9786255878793 Kategori İdare Hukuku

On İki Levha Yayınları
İdare hukukunun güncel meselelerinden biri de idare ve idare hukuku bilimi açısından dönüşüm fikridir Türkiye nin kurucu üyesi olduğu Avrupa Konseyi çatısı altındaki insan hakları rejiminin ulusal hukuka nüfuzu bu dönüşümün somut bir örneğidir İşte bu çalışmada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının Türk idare hukukuna neden nerede nasıl nüfuz etmekte olduğu problemi incelenmektedir Bunun için Danıştay ın AİHM kararlarına yaptığı atıflar çalışmanın hareket noktası olarak belirlenmiştir Bu sayede belirlenen konularda Danıştay ın hakim paradigması ile AİHM e atıf sonrası yaklaşımı mukayese edilerek kavramsal ve dönemsel bir etki analizi sunulmaktadır Bu analize bağlı olarak geliştirilen etki modellemesinde Esin Örücü nün hukukun sınır ötesi hareketliliği olarak tanımladığı hukuki nakiller teorisi esin kaynağı teşkil etmektedir Zira ulusal üstü hukukun ulusal hakim tarafından gerçekte hangi sebeple kullanıldığının tespiti mukayeseli hukuktaki üst dil kavramlarına başvurmayı gerektirmektedir Sonuçta AİHM in Türkiye hakkındaki ihlal kararlarının res judicata ve Sözleşme yorumunun res interpretata Danıştay ın klasik maddi esas idare hukuku ve karar gerekçesi tasavvuruna nüfuz ettiği gözlenmektedir Dolayısıyla idare hukukuna özgü birçok müessese Avrupa yapısı temel haklar rejimine ait üst dil kavramlarının etkisi altındadır Her şeye rağmen hukuki nakiller zaman zaman direnç gösterse bile Danıştay ın yargılama politikasına derinlik katacak bir birikim sunmaktadır İÇİNDEKİLER GİRİŞI KAVRAMSAL ÇERÇEVEII KAPSAMIII METOD BİRİNCİ BÖLÜMTÜRK İDARE HUKUKU İLE AİHM KARARLARI ARASINDAKİ MÜNASEBETİN KAVRAMSAL TEMELLERİI AİHS İN SUI GENERIS NİTELİĞİ VE TÜRK HUKUKUNDAKİ NORM DEĞERİA Avrupa Kamu Düzeni Bağlamında AİHS in ÖzellikleriB AİHS in Türk Hukukundaki Norm DeğeriII AİHM KARARLARININ SUI GENERIS NİTELİĞİ VE TÜRK HUKUKUNDA UYGULANMASINA DAİR ESASLARA AİHM Kararlarının Hukuki NiteliğiB AİHM Kararlarının Ulusal Hukuka EtkileriC

On İki Levha Yayıncılık
İdare hukukunun güncel meselelerinden biri de idare ve idare hukuku bilimi açısından dönüşüm fikridir Türkiye nin kurucu üyesi olduğu Avrupa Konseyi çatısı altındaki insan hakları rejiminin ulusal hukuka nüfuzu bu dönüşümün somut bir örneğidir İşte bu çalışmada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının Türk idare hukukuna neden nerede nasıl nüfuz etmekte olduğu problemi incelenmektedir Bunun için Danıştay ın AİHM kararlarına yaptığı atıflar çalışmanın hareket noktası olarak belirlenmiştir Bu sayede belirlenen konularda Danıştay ın hakim paradigması ile AİHM e atıf sonrası yaklaşımı mukayese edilerek kavramsal ve dönemsel bir etki analizi sunulmaktadır Bu analize bağlı olarak geliştirilen etki modellemesinde Esin Örücü nün hukukun sınır ötesi hareketliliği olarak tanımladığı hukuki nakiller teorisi esin kaynağı teşkil etmektedir Zira ulusal üstü hukukun ulusal hakim tarafından gerçekte hangi sebeple kullanıldığının tespiti mukayeseli hukuktaki üst dil kavramlarına başvurmayı gerektirmektedir Sonuçta AİHM in Türkiye hakkındaki ihlal kararlarının res judicata ve Sözleşme yorumunun res interpretata Danıştay ın klasik maddi esas idare hukuku ve karar gerekçesi tasavvuruna nüfuz ettiği gözlenmektedir Dolayısıyla idare hukukuna özgü birçok müessese Avrupa yapısı temel haklar rejimine ait üst dil kavramlarının etkisi altındadır Her şeye rağmen hukuki nakiller zaman zaman direnç gösterse bile Danıştay ın yargılama politikasına derinlik katacak bir birikim sunmaktadır