Akademik Başarı Kıskacındaki Okul Yöneticileri — Nedim Özdemir Yüksel Kavak

Akademik Başarı Kıskacındaki Okul Yöneticileri
Nedim Özdemir Yüksel KavakPegem Akademi Yayıncılık
Akademik Başarı Kıskacındaki Okul Yöneticileri
Nedim Özdemir Yüksel KavakDünyada eğitimin yaygınlaşması son yüzyılın olayıdır Bu bağlamda XX yüzyıl eğitim çağı olarak nitelendirilmektedir Eğitimin yaygınlaşması ülkelerin gelişmişlik durumuna göre farklı düzeylerde seyretmiş ilköğretim ve ortaöğretim XX yüzyılın ortalarına kadar gelişmiş ülkelerde yaygınlaşmış dünya genelinde ise II Dünya Savaşı ndan sonra yaygınlaşmaya başlamıştır İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 1948 ile UNESCO OECD ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar bu yaygınlaşmada itici güç oluşturmuşlardır Bu nicel büyüme eğitim hakkı ve eşitlik açısından önemli olmakla birlikte nitelik konusu tartışılır hale gelmiştir Eğitimin niteliğine odaklanmada Herkes İçin Eğitim Hareketi 1990 önemli bir kilometre taşı olmuştur Bu hareket çerçevesinde temel eğitimin odak noktası olarak insanların kendilerine sağlanan eğitim olanaklarından elde ettikleri gerçek öğrenme başarılarına vurgu yapılmıştır Daha sonra 2000 ve 2015 Dünya Eğitim Forumlarında da nitelik konusu daha somut ve ölçülebilir hedeflerle ön plana çıkarılmıştır Bu gelişmelerle eşzamanlı olarak uluslararası geniş ölçekli araştırma programları da TIMSS 1995 PISA 2000 ve PIRLS 2001 giderek yaygınlaşmaya başlamış ve dünya genelinde öğrenme başarıları üzerinde yeni bir eğitim gündemi oluşmuştur Araştırmalar okul müdürü ile öğrencilerin akademik başarısı arasındaki ilişkiyi iki modelle açıklamaya çalışmaktadır Bunlardan ilki müdürün öğrencilerle doğrudan çalışarak hedef belirleyerek gelişimlerini bire bir izleyerek onların akademik başarısını arttırabileceğini savunmaktadır İkincisi ise okul müdürünün öğretmenler veliler ya da okulda yapacağı düzenlemeler aracılığıyla akademik başarıya dolaylı biçimde etki edebileceğini göstermektedir Bu çerçevede öğretimsel ve dönüşümcü liderlik yaklaşımları çerçevesinde yürütülen tartışmalar önem kazanmaktadır Gerek uluslararası değerlendirme programları PISA TIMSS gibi gerekse ortaöğretime ve yükseköğretime geçişle ilgili ulusal ölçekli sınav sonuçları eğitim kamuoyunda geniş tartışmalara yol açmaya okul yöneticileri için büyük bir baskı ve gerilim kaynağı olmaya başlamıştır Bu sıkıntılara şeffaflık hesap verebilirlik ve katılımcılık gibi stratejik yönetim kavramları eklendiğinde durum daha da güçleşmektedir İşte bu çalışma akademik başarı kıskacındaki okul yöneticilerinin bu baskı karşısında nasıl bir strateji geliştirebilecekleri ya da öğrenme öğretme sürecine nasıl müdahaleler yapabilecekleri doğrultusundaki yolculuklarında onlara destek olmayı amaçlamaktadır

Pegem Akademi Yayıncılık
Dünyada eğitimin yaygınlaşması son yüzyılın olayıdır Bu bağlamda 20 yüzyıl eğitim çağı olarak nitelendirilmektedir Eğitimin yaygınlaşması ülkelerin gelişmişlik durumuna göre farklı düzeylerde seyretmiş ilköğretim ve ortaöğretim 20 yüzyılın ortalarına kadar gelişmiş ülkelerde yaygınlaşmış dünya genelinde ise II Dünya Savaşı ndan sonra yaygınlaşmaya başlamıştır İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 1948 ile UNESCO OECD ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar bu yaygınlaşmada itici güç oluşturmuşlardır Bu nicel büyüme eğitim hakkı ve eşitlik açısından önemli olmakla birlikte nitelik konusu tartışılır hale gelmiştir Eğitimin niteliğine odaklanmada Herkes İçin Eğitim Hareketi 1990 önemli bir kilometre taşı olmuştur Bu hareket çerçevesinde temel eğitimin odak noktası olarak insanların kendilerine sağlanan eğitim olanaklarından elde ettikleri gerçek öğrenme başarılarına vurgu yapılmıştır Daha sonra 2000 ve 2015 Dünya Eğitim Forumlarında da nitelik konusu daha somut ve

Pegem Akademi Yayıncılık
Dünyada eğitimin yaygınlaşması son yüzyılın olayıdır Bu bağlamda XX yüzyıl eğitim çağı olarak nitelendirilmektedir Eğitimin yaygınlaşması ülkelerin gelişmişlik durumuna göre farklı düzeylerde seyretmiş ilköğretim ve ortaöğretim XX yüzyılın ortalarına kadar gelişmiş ülkelerde yaygınlaşmış dünya genelinde ise II Dünya Savaşı ndan sonra yaygınlaşmaya başlamıştır İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 1948 ile UNESCO OECD ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar bu yaygınlaşmada itici güç oluşturmuşlardır Bu nicel büyüme eğitim hakkı ve eşitlik açısından önemli olmakla birlikte nitelik konusu tartışılır hale gelmiştir Eğitimin niteliğine odaklanmada Herkes İçin Eğitim Hareketi 1990 önemli bir kilometre taşı olmuştur Bu hareket çerçevesinde temel eğitimin odak noktası olarak insanların kendilerine sağlanan eğitim olanaklarından elde ettikleri gerçek öğrenme başarılarına vurgu yapılmıştır Daha sonra 2000 ve 2015 Dünya Eğitim Forumlarında da nitelik konusu daha somut ve ölçülebilir hedeflerle ön plana çıkarılmıştır Bu gelişmelerle eşzamanlı olarak uluslararası geniş ölçekli araştırma programları da TIMSS 1995 PISA 2000 ve PIRLS 2001 giderek yaygınlaşmaya başlamış ve dünya genelinde öğrenme başarıları üzerinde yeni bir eğitim gündemi oluşmuştur Araştırmalar okul müdürü ile öğrencilerin akademik başarısı arasındaki ilişkiyi iki modelle açıklamaya çalışmaktadır Bunlardan ilki müdürün öğrencilerle doğrudan çalışarak hedef belirleyerek gelişimlerini bire bir izleyerek onların akademik başarısını arttırabileceğini savunmaktadır İkincisi ise okul müdürünün öğretmenler veliler ya da okulda yapacağı düzenlemeler aracılığıyla akademik başarıya dolaylı biçimde etki edebileceğini göstermektedir Bu çerçevede öğretimsel ve dönüşümcü liderlik yaklaşımları çerçevesinde yürütülen tartışmalar önem kazanmaktadır Gerek uluslararası değerlendirme programları PISA TIMSS gibi gerekse ortaöğretime ve yükseköğretime geçişle ilgili ulusal ölçekli sınav sonuçları eğitim kamuoyunda geniş tartışmalara yol açmaya okul yöneticileri için büyük bir baskı ve gerilim kaynağı olmaya başlamıştır Bu sıkıntılara şeffaflık hesap verebilirlik ve katılımcılık gibi stratejik yönetim kavramları eklendiğinde durum daha da güçleşmektedir İşte bu çalışma akademik başarı kıskacındaki okul yöneticilerinin bu baskı karşısında nasıl bir strateji geliştirebilecekleri ya da öğrenme öğretme sürecine nasıl müdahaleler yapabilecekleri doğrultusundaki yolculuklarında onlara destek olmayı amaçlamaktadır Tanıtım Bülteninden

Pegem Akademi Yayıncılık
Dünyada eğitimin yaygınlaşması son yüzyılın olayıdır Bu bağlamda XX yüzyıl eğitim çağı olarak nitelendirilmektedir Eğitimin yaygınlaşması ülkelerin gelişmişlik durumuna göre farklı düzeylerde seyretmiş ilköğretim ve ortaöğretim XX yüzyılın ortalarına kadar gelişmiş ülkelerde yaygınlaşmış dünya genelinde ise II Dünya Savaşı ndan sonra yaygınlaşmaya başlamıştır İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 1948 ile UNESCO OECD ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar bu yaygınlaşmada itici güç oluşturmuşlardır Bu nicel büyüme eğitim hakkı ve eşitlik açısından önemli olmakla birlikte nitelik konusu tartışılır hale gelmiştir Eğitimin niteliğine odaklanmada Herkes İçin Eğitim Hareketi 1990 önemli bir kilometre taşı olmuştur Bu hareket çerçevesinde temel eğitimin odak noktası olarak insanların kendilerine sağlanan eğitim olanaklarından elde ettikleri gerçek öğrenme başarılarına vurgu yapılmıştır Daha sonra 2000 ve 2015 Dünya Eğitim Forumlarında da nitelik konusu daha somut ve ölçülebilir hedeflerle ön plana çıkarılmıştır Bu gelişmelerle eşzamanlı olarak uluslararası geniş ölçekli araştırma programları da TIMSS 1995 PISA 2000 ve PIRLS 2001 giderek yaygınlaşmaya başlamış ve dünya genelinde öğrenme başarıları üzerinde yeni bir eğitim gündemi oluşmuştur Araştırmalar okul müdürü ile öğrencilerin akademik başarısı arasındaki ilişkiyi iki modelle açıklamaya çalışmaktadır Bunlardan ilki müdürün öğrencilerle doğrudan çalışarak hedef belirleyerek gelişimlerini bire bir izleyerek onların akademik başarısını arttırabileceğini savunmaktadır İkincisi ise okul müdürünün öğretmenler veliler ya da okulda yapacağı düzenlemeler aracılığıyla akademik başarıya dolaylı biçimde etki edebileceğini göstermektedir Bu çerçevede öğretimsel ve dönüşümcü liderlik yaklaşımları çerçevesinde yürütülen tartışmalar önem kazanmaktadır Gerek uluslararası değerlendirme programları PISA TIMSS gibi gerekse ortaöğretime ve yükseköğretime geçişle ilgili ulusal ölçekli sınav sonuçları eğitim kamuoyunda geniş tartışmalara yol açmaya okul yöneticileri için büyük bir baskı ve gerilim kaynağı olmaya başlamıştır Bu sıkıntılara şeffaflık hesap verebilirlik ve katılımcılık gibi stratejik yönetim kavramları eklendiğinde durum daha da güçleşmektedir İşte bu çalışma akademik başarı kıskacındaki okul yöneticilerinin bu baskı karşısında nasıl bir strateji geliştirebilecekleri ya da öğrenme öğretme sürecine nasıl müdahaleler yapabilecekleri doğrultusundaki yolculuklarında onlara destek olmayı amaçlamaktadır Tanıtım Bülteninden

Pegem Akademi Yayıncılık
Dünyada eğitimin yaygınlaşması son yüzyılın olayıdır Bu bağlamda 20 yüzyıl eğitim çağı olarak nitelendirilmektedir Eğitimin yaygınlaşması ülkelerin gelişmişlik durumuna göre farklı düzeylerde seyretmiş ilköğretim ve ortaöğretim 20 yüzyılın ortalarına kadar gelişmiş ülkelerde yaygınlaşmış dünya genelinde ise II Dünya Savaşı ndan sonra yaygınlaşmaya başlamıştır İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 1948 ile UNESCO OECD ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar bu yaygınlaşmada itici güç oluşturmuşlardır Bu nicel büyüme eğitim hakkı ve eşitlik açısından önemli olmakla birlikte nitelik konusu tartışılır hale gelmiştir Eğitimin niteliğine odaklanmada Herkes İçin Eğitim Hareketi 1990 önemli bir kilometre taşı olmuştur Bu hareket çerçevesinde temel eğitimin odak noktası olarak insanların kendilerine sağlanan eğitim olanaklarından elde ettikleri gerçek öğrenme başarılarına vurgu yapılmıştır Daha sonra 2000 ve 2015 Dünya Eğitim Forumlarında da nitelik konusu daha somut ve ölçülebilir hedeflerle ön plana çıkarılmıştır Bu gelişmelerle eşzamanlı olarak uluslararası geniş ölçekli araştırma programları da TIMSS 1995 PISA 2000 ve PIRLS 2001 giderek yaygınlaşmaya başlamış ve dünya genelinde öğrenme başarıları üzerinde yeni bir eğitim gündemi oluşmuştur Araştırmalar okul müdürü ile öğrencilerin akademik başarısı arasındaki ilişkiyi iki modelle açıklamaya çalışmaktadır Bunlardan ilki müdürün öğrencilerle doğrudan çalışarak hedef belirleyerek gelişimlerini bire bir izleyerek onların akademik başarısını arttırabileceğini savunmaktadır İkincisi ise okul müdürünün öğretmenler veliler ya da okulda yapacağı düzenlemeler aracılığıyla akademik başarıya dolaylı biçimde etki edebileceğini göstermektedir Bu çerçevede öğretimsel ve dönüşümcü liderlik yaklaşımları çerçevesinde yürütülen tartışmalar önem kazanmaktadır Gerek uluslararası değerlendirme programları PISA TIMSS gibi gerekse ortaöğretime ve yükseköğretime geçişle ilgili ulusal ölçekli sınav sonuçları eğitim kamuoyunda geniş tartışmalara yol açmaya okul yöneticileri için büyük bir baskı ve gerilim kaynağı olmaya başlamıştır Bu sıkıntılara şeffaflık hesap verebilirlik ve katılımcılık gibi stratejik yönetim kavramları eklendiğinde durum daha da güçleşmektedir İşte bu çalışma akademik başarı kıskacındaki okul yöneticilerinin bu baskı karşısında nasıl bir strateji geliştirebilecekleri ya da öğrenme öğretme sürecine nasıl müdahaleler yapabilecekleri doğrultusundaki yolculuklarında onlara destek olmayı amaçlamaktadır

Pegem A Akademik Kitaplar
Dünyada eğitimin yaygınlaşması son yüzyılın olayıdır Bu bağlamda XX yüzyıl eğitim çağı olarak nitelendirilmektedir Eğitimin yaygınlaşması ülkelerin gelişmişlik durumuna göre farklı düzeylerde seyretmiş ilköğretim ve ortaöğretim XX yüzyılın ortalarına kadar gelişmiş ülkelerde yaygınlaşmış dünya genelinde ise II Dünya Savaşı ndan sonra yaygınlaşmaya başlamıştır İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 1948 ile UNESCO OECD ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar bu yaygınlaşmada itici güç oluşturmuşlardır Bu nicel büyüme eğitim hakkı ve eşitlik açısından önemli olmakla birlikte nitelik konusu tartışılır hale gelmiştir Eğitimin niteliğine odaklanmada Herkes İçin Eğitim Hareketi 1990 önemli bir kilometre taşı olmuştur Bu hareket çerçevesinde temel eğitimin odak noktası olarak insanların kendilerine sağlanan eğitim olanaklarından elde ettikleri gerçek öğrenme başarılarına vurgu yapılmıştır Daha sonra 2000 ve 2015 Dünya Eğitim Forumlarında da nitelik konusu daha somut ve ölçülebilir hedeflerle ön plana çıkarılmıştır Bu gelişmelerle eşzamanlı olarak uluslararası geniş ölçekli araştırma programları da TIMSS 1995 PISA 2000 ve PIRLS 2001 giderek yaygınlaşmaya başlamış ve dünya genelinde öğrenme başarıları üzerinde yeni bir eğitim gündemi oluşmuştur Araştırmalar okul müdürü ile öğrencilerin akademik başarısı arasındaki ilişkiyi iki modelle açıklamaya çalışmaktadır Bunlardan ilki müdürün öğrencilerle doğrudan çalışarak hedef belirleyerek gelişimlerini bire bir izleyerek onların akademik başarısını arttırabileceğini savunmaktadır İkincisi ise okul müdürünün öğretmenler veliler ya da okulda yapacağı düzenlemeler aracılığıyla akademik başarıya dolaylı biçimde etki edebileceğini göstermektedir Bu çerçevede öğretimsel ve dönüşümcü liderlik yaklaşımları çerçevesinde yürütülen tartışmalar önem kazanmaktadır Gerek uluslararası değerlendirme programları PISA TIMSS gibi gerekse ortaöğretime ve yükseköğretime geçişle ilgili ulusal ölçekli sınav sonuçları eğitim kamuoyunda geniş tartışmalara yol açmaya okul yöneticileri için büyük bir baskı ve gerilim kaynağı olmaya başlamıştır Bu sıkıntılara şeffaflık hesap verebilirlik ve katılımcılık gibi stratejik yönetim kavramları eklendiğinde durum daha da güçleşmektedir İşte bu çalışma akademik başarı kıskacındaki okul yöneticilerinin bu baskı karşısında nasıl bir strateji geliştirebilecekleri ya da öğrenme öğretme sürecine nasıl müdahaleler yapabilecekleri doğrultusundaki yolculuklarında onlara destek olmayı amaçlamaktadır