MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Akademik Dinler Tarihi 2 — Canan Seyfeli

Akademik Dinler Tarihi 2
575,55
Dinler Tarihiİslamiyet

Akademik Dinler Tarihi 2

Canan Seyfeli

DTA Yayıncılık

2025472 sf.
İnce Kapak16 x 24
Kitap AmbarıEn ucuz

Akademik Dinler Tarihi 2

Canan Seyfeli

Bu çalışmada fenomenolojik yöntemle dinlerin hepsi aynı bütünlükte aynı yaklaşımla ve aynı sistemle olanı ve inanılanı ortaya koyma çabasıyla yazılmıştır Bütün dinler aynı sistemle ve aynı yakın veya benzer başlıklarla ele alındığı için dinler arasında karşılaştırma yapmaya ön ayak olacak veri ve imkan üretilmiştir Bir araştırmacı insan olarak hangi özelliklere sahipse onlarla birlikte araştırmacı olur Dolayısıyla ne fazlası ne de eksiğiyle değil Yani nasıl insansa öyle araştırmacı olur Kendisine ve kendisine ait olana değer veren bir araştırmacı daha üretken olur ve daha gerçekçi sonuçlara ulaşabilir Bu durum fenomenolojik eleştirel veya karşılaştırmalı tüm yaklaşımlarda geçerlidir Bunlardan birini tercih etmek diğerinin değersiz olduğunu göstermez Dolayısıyla her çalışma birer insanı anlama çabasıdır ve değerlidir Çünkü her yaklaşım biçiminin farklı açılardan getirileri vardır Eserin bu ikinci cildi Ortadoğu orijinli altı dini içermektedir Zerdüştîlik Sabiîlik Maniheizm Yahudilik Hıristiyanlık ve İslam Dinlerin her türlü tasnifinde mutlaka problem vardır Eserde tek tasnife uyulmamıştır Dinlerin sıralamasında coğrafi tasnif merkeze alınmış ve doğudan batıya doğru dinlerin ortaya çıktığı bölgeye göre tasnif yapılmıştır Aynı bölgede doğan dinler ise ortaya çıkış tarihine göre sıralanmıştır Önce tüm dünyada yaygın olan geleneksel kabile dinleri ardından şu beş bölgede dünya dinleri sırasıyla incelenmiştir 1 Japonya ve Türk coğrafyası 2 Çin 3 Hint alt kıtası 4 Mezopotamya 5 Kudüs Mekke Tanıtım Bülteninden

Kitap Ambarı
576,10

DTA Yayıncılık

2026487 sf.
İnce Kapak16 x 24
Kitap Ambarı

Akademik Dinler Tarihi I ve II kitabı yeryüzünde en ilkel zamanlardan modern zamanlara değin var olmuş her türlü insanı saygıyla anlamaya ve anlaşılmaya değer bularak olduğu gibi ve nasıl inanıyorsa öylece açıklama gayreti ve amacıyla yazılmıştır Dolayısıyla kabile dinlerinden İslam dinine kadar ele alınan tüm dinlere bilimsel yaklaşımlar açısından aynı şekilde yaklaşılmıştır Bu çalışmada araştırmacının yaklaşımı kendi inançlarını kabullerini bir kenara atma ve kendini araştırılan insanların yerine koyma çabası değildir Bilakis bu çalışma inancını koruyarak ve ısrarla kendini araştırılanların yerine koymadan kendi yerini koruyarak yapılmıştır Kendini ve inancını korumayı merkeze alan biri veya bir araştırmacı karşısındakinin araştırılanın da kendi yerini korumasını esas alır çünkü bu kendiliğinden zorunlu olarak gelişir Dolayısıyla önyargıları askıya almak veya kendini başkasının yerine koymak aslında ne mümkündür ne de gerçektir Gerçeklerden iyi niyetlerle de olsa kaçmak ve kendini başkalaştırma çabasına girişmek mümkün olmayanı elde etmeye çalışmaktır Gerçekleri kabul etmek hem kendinin hem anlamaya çalışılan şeyin insanın varlığını tanımak zaten araştırmaya ve anlamaya artıyla başlamak demektir Bu durumda önemli olan karşıdakini araştırılanı kendi gerçekliği içerisinde kabul etmektir Bu onu doğru ve gerçek anlamanın başlangıcı ve anahtarı anlamına gelir Kabul etmek ilk adımdır ancak kabul kavramını sindirmek de dahil baştan sona kadar önemli olan saygıdır Gerçek anlamanın anahtarı saygıdır Saygı zihni ve kalbi açar Akademik bir çalışmada saygılı yaklaşım gerçekçi özgün ve başarılı araştırmalar üretir Bu noktada kimin kimi araştırdığının mesela içerdekinin dışardakini veya içerdekini araştırdığının önemi yoktur Saygı ile kastedilen varlığın varlığına o varlığı meydana getiren uzuvlarına parçalarına var olmasını sağlayan unsurlara köklerine ona ait olan şeylere ve fiillerine saygıdır bunları saymak ve kabul etmektir Fakat önce kendine saygı ve kendini kabul önemlidir ve bu özgür olmaktır Araştırmacı ne kadar kendisi ve ne kadar özgürse o kadar gerçekçi yaklaşabilir Böylece bir insanı ancak bütün bu hususlarla birlikte gerçek olarak yani kendi gerçekliği içerisinde ve bütün olarak anlayabilir en azından anlama yoluna girebilir Gerçekler üzerine kurulu bir araştırma sonuçlarıyla gerçek bir temel zemin olur Böylece gerçeğin üzerine gerçek inşa edilebilir Çünkü yalanın yanlışın üzerine inşa edilen gerçek de olsa bir gün yıkılmaya mahkumdur Tanıtım Bülteninden

D&R
740,00

DTA Yayıncılık

20251. baskı472 sf.
16 x 242. HamurTürkçe
D&R

Bu çalışmada fenomenolojik yöntemle dinlerin hepsi aynı bütünlükte aynı yaklaşımla ve aynı sistemle olanı ve inanılanı ortaya koyma çabasıyla yazılmıştır Bütün dinler aynı sistemle ve aynı yakın veya benzer başlıklarla ele alındığı için dinler arasında karşılaştırma yapmaya ön ayak olacak veri ve imkan üretilmiştir Bir araştırmacı insan olarak hangi özelliklere sahipse onlarla birlikte araştırmacı olur Dolayısıyla ne fazlası ne de eksiğiyle değil Yani nasıl insansa öyle araştırmacı olur Kendisine ve kendisine ait olana değer veren bir araştırmacı daha üretken olur ve daha gerçekçi sonuçlara ulaşabilir Bu durum fenomenolojik eleştirel veya karşılaştırmalı tüm yaklaşımlarda geçerlidir Bunlardan birini tercih etmek diğerinin değersiz olduğunu göstermez Dolayısıyla her çalışma birer insanı anlama çabasıdır ve değerlidir Çünkü her yaklaşım biçiminin farklı açılardan getirileri vardır Eserin bu ikinci cildi Ortadoğu orijinli altı dini içermektedir Zerdüştîlik Sabiîlik Maniheizm Yahudilik Hıristiyanlık ve İslam Dinlerin her türlü tasnifinde mutlaka problem vardır Eserde tek tasnife uyulmamıştır Dinlerin sıralamasında coğrafi tasnif merkeze alınmış ve doğudan batıya doğru dinlerin ortaya çıktığı bölgeye göre tasnif yapılmıştır Aynı bölgede doğan dinler ise ortaya çıkış tarihine göre sıralanmıştır Önce tüm dünyada yaygın olan geleneksel kabile dinleri ardından şu beş bölgede dünya dinleri sırasıyla incelenmiştir 1 Japonya ve Türk coğrafyası 2 Çin 3 Hint alt kıtası 4 Mezopotamya 5 Kudüs Mekke Tanıtım Bülteninden

Pandora
740,70

DTA Yayıncılık

2025472 sf.
Pandora

Bu çalışmada fenomenolojik yöntemle dinlerin hepsi aynı bütünlükte aynı yaklaşımla ve aynı sistemle olanı ve inanılanı ortaya koyma çabasıyla yazılmıştır Bütün dinler aynı sistemle ve aynı yakın veya benzer başlıklarla ele alındığı için dinler arasında karşılaştırma yapmaya ön ayak olacak veri ve imkan üretilmiştir Bir araştırmacı insan olarak hangi özelliklere sahipse onlarla birlikte araştırmacı olur Dolayısıyla ne fazlası ne de eksiğiyle değil Yani nasıl insansa öyle araştırmacı olur Kendisine ve kendisine ait olana değer veren bir araştırmacı daha üretken olur ve daha gerçekçi sonuçlara ulaşabilir Bu durum fenomenolojik eleştirel veya karşılaştırmalı tüm yaklaşımlarda geçerlidir Bunlardan birini tercih etmek diğerinin değersiz olduğunu göstermez Dolayısıyla her çalışma birer insanı anlama çabasıdır ve değerlidir Çünkü her yaklaşım biçiminin farklı açılardan getirileri vardır Eserin bu ikinci cildi Ortadoğu orijinli altı dini içermektedir Zerdüştîlik Sabiîlik Maniheizm Yahudilik Hıristiyanlık ve İslam Dinlerin her türlü tasnifinde mutlaka problem vardır Eserde tek tasnife uyulmamıştır Dinlerin sıralamasında coğrafi tasnif merkeze alınmış ve doğudan batıya doğru dinlerin ortaya çıktığı bölgeye göre tasnif yapılmıştır Aynı bölgede doğan dinler ise ortaya çıkış tarihine göre sıralanmıştır Önce tüm dünyada yaygın olan geleneksel kabile dinleri ardından şu beş bölgede dünya dinleri sırasıyla incelenmiştir 1 Japonya ve Türk coğrafyası 2 Çin 3 Hint alt kıtası 4 Mezopotamya 5 Kudüs Mekke

Pandora
740,70

DTA Yayıncılık

2026487 sf.
Pandora

Akademik Dinler Tarihi I ve II kitabı yeryüzünde en ilkel zamanlardan modern zamanlara değin var olmuş her türlü insanı saygıyla anlamaya ve anlaşılmaya değer bularak olduğu gibi ve nasıl inanıyorsa öylece açıklama gayreti ve amacıyla yazılmıştır Dolayısıyla kabile dinlerinden İslam dinine kadar ele alınan tüm dinlere bilimsel yaklaşımlar açısından aynı şekilde yaklaşılmıştır Bu çalışmada araştırmacının yaklaşımı kendi inançlarını kabullerini bir kenara atma ve kendini araştırılan insanların yerine koyma çabası değildir Bilakis bu çalışma inancını koruyarak ve ısrarla kendini araştırılanların yerine koymadan kendi yerini koruyarak yapılmıştır Kendini ve inancını korumayı merkeze alan biri veya bir araştırmacı karşısındakinin araştırılanın da kendi yerini korumasını esas alır çünkü bu kendiliğinden zorunlu olarak gelişir Dolayısıyla önyargıları askıya almak veya kendini başkasının yerine koymak aslında ne mümkündür ne de gerçektir Gerçeklerden iyi niyetlerle de olsa kaçmak ve kendini başkalaştırma çabasına girişmek mümkün olmayanı elde etmeye çalışmaktır Gerçekleri kabul etmek hem kendinin hem anlamaya çalışılan şeyin insanın varlığını tanımak zaten araştırmaya ve anlamaya artıyla başlamak demektir Bu durumda önemli olan karşıdakini araştırılanı kendi gerçekliği içerisinde kabul etmektir Bu onu doğru ve gerçek anlamanın başlangıcı ve anahtarı anlamına gelir Kabul etmek ilk adımdır ancak kabul kavramını sindirmek de dahil baştan sona kadar önemli olan saygıdır Gerçek anlamanın anahtarı saygıdır Saygı zihni ve kalbi açar Akademik bir çalışmada saygılı yaklaşım gerçekçi özgün ve başarılı araştırmalar üretir Bu noktada kimin kimi araştırdığının mesela içerdekinin dışardakini veya içerdekini araştırdığının önemi yoktur Saygı ile kastedilen varlığın varlığına o varlığı meydana getiren uzuvlarına parçalarına var olmasını sağlayan unsurlara köklerine ona ait olan şeylere ve fiillerine saygıdır bunları saymak ve kabul etmektir Fakat önce kendine saygı ve kendini kabul önemlidir ve bu özgür olmaktır Araştırmacı ne kadar kendisi ve ne kadar özgürse o kadar gerçekçi yaklaşabilir Böylece bir insanı ancak bütün bu hususlarla birlikte gerçek olarak yani kendi gerçekliği içerisinde ve bütün olarak anlayabilir en azından anlama yoluna girebilir Gerçekler üzerine kurulu bir araştırma sonuçlarıyla gerçek bir temel zemin olur Böylece gerçeğin üzerine gerçek inşa edilebilir Çünkü yalanın yanlışın üzerine inşa edilen gerçek de olsa bir gün yıkılmaya mahkumdur

Nobel Kitap
823,00

DTA Yayıncılık

2025472 sf.
Ciltsiz16x24 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Bu çalışmada fenomenolojik yöntemle dinlerin hepsi aynı bütünlükte aynı yaklaşımla ve aynı sistemle olanı ve inanılanı ortaya koyma çabasıyla yazılmıştır Bütün dinler aynı sistemle ve aynı yakın veya benzer başlıklarla ele alındığı için dinler arasında karşılaştırma yapmaya ön ayak olacak veri ve imkan üretilmiştir Bir araştırmacı insan olarak hangi özelliklere sahipse onlarla birlikte araştırmacı olur Dolayısıyla ne fazlası ne de eksiğiyle değil Yani nasıl insansa öyle araştırmacı olur Kendisine ve kendisine ait olana değer veren bir araştırmacı daha üretken olur ve daha gerçekçi sonuçlara ulaşabilir Bu durum fenomenolojik eleştirel veya karşılaştırmalı tüm yaklaşımlarda geçerlidir Bunlardan birini tercih etmek diğerinin değersiz olduğunu göstermez Dolayısıyla her çalışma birer insanı anlama çabasıdır ve değerlidir Çünkü her yaklaşım biçiminin farklı açılardan getirileri vardır Eserin bu ikinci cildi Ortadoğu orijinli altı dini içermektedir Zerdüştîlik Sabiîlik Maniheizm Yahudilik Hıristiyanlık ve İslam Dinlerin her türlü tasnifinde mutlaka problem vardır Eserde tek tasnife uyulmamıştır Dinlerin sıralamasında coğrafi tasnif merkeze alınmış ve doğudan batıya doğru dinlerin ortaya çıktığı bölgeye göre tasnif yapılmıştır Aynı bölgede doğan dinler ise ortaya çıkış tarihine göre sıralanmıştır Önce tüm dünyada yaygın olan geleneksel kabile dinleri ardından şu beş bölgede dünya dinleri sırasıyla incelenmiştir 1 Japonya ve Türk coğrafyası 2 Çin 3 Hint alt kıtası 4 Mezopotamya 5 Kudüs Mekke

Nobel Kitap
823,00

DTA Yayıncılık

2026487 sf.
Ciltsiz16x24 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Akademik Dinler Tarihi I ve II kitabı yeryüzünde en ilkel zamanlardan modern zamanlara değin var olmuş her türlü insanı saygıyla anlamaya ve anlaşılmaya değer bularak olduğu gibi ve nasıl inanıyorsa öylece açıklama gayreti ve amacıyla yazılmıştır Dolayısıyla kabile dinlerinden İslam dinine kadar ele alınan tüm dinlere bilimsel yaklaşımlar açısından aynı şekilde yaklaşılmıştır Bu çalışmada araştırmacının yaklaşımı kendi inançlarını kabullerini bir kenara atma ve kendini araştırılan insanların yerine koyma çabası değildir Bilakis bu çalışma inancını koruyarak ve ısrarla kendini araştırılanların yerine koymadan kendi yerini koruyarak yapılmıştır Kendini ve inancını korumayı merkeze alan biri veya bir araştırmacı karşısındakinin araştırılanın da kendi yerini korumasını esas alır çünkü bu kendiliğinden zorunlu olarak gelişir Dolayısıyla önyargıları askıya almak veya kendini başkasının yerine koymak aslında ne mümkündür ne de gerçektir Gerçeklerden iyi niyetlerle de olsa kaçmak ve kendini başkalaştırma çabasına girişmek mümkün olmayanı elde etmeye çalışmaktır Gerçekleri kabul etmek hem kendinin hem anlamaya çalışılan şeyin insanın varlığını tanımak zaten araştırmaya ve anlamaya artıyla başlamak demektir Bu durumda önemli olan karşıdakini araştırılanı kendi gerçekliği içerisinde kabul etmektir Bu onu doğru ve gerçek anlamanın başlangıcı ve anahtarı anlamına gelir Kabul etmek ilk adımdır ancak kabul kavramını sindirmek de dahil baştan sona kadar önemli olan saygıdır Gerçek anlamanın anahtarı saygıdır Saygı zihni ve kalbi açar Akademik bir çalışmada saygılı yaklaşım gerçekçi özgün ve başarılı araştırmalar üretir Bu noktada kimin kimi araştırdığının mesela içerdekinin dışardakini veya içerdekini araştırdığının önemi yoktur Saygı ile kastedilen varlığın varlığına o varlığı meydana getiren uzuvlarına parçalarına var olmasını sağlayan unsurlara köklerine ona ait olan şeylere ve fiillerine saygıdır bunları saymak ve kabul etmektir Fakat önce kendine saygı ve kendini kabul önemlidir ve bu özgür olmaktır Araştırmacı ne kadar kendisi ve ne kadar özgürse o kadar gerçekçi yaklaşabilir Böylece bir insanı ancak bütün bu hususlarla birlikte gerçek olarak yani kendi gerçekliği içerisinde ve bütün olarak anlayabilir en azından anlama yoluna girebilir Gerçekler üzerine kurulu bir araştırma sonuçlarıyla gerçek bir temel zemin olur Böylece gerçeğin üzerine gerçek inşa edilebilir Çünkü yalanın yanlışın üzerine inşa edilen gerçek de olsa bir gün yıkılmaya mahkumdur

Şehadet Kitap
823,00

DTA Yayıncılık

2026487 sf.
Şehadet Kitap

Akademik Dinler Tarihi I ve II kitabı yeryüzünde en ilkel zamanlardan modern zamanlara değin var olmuş her türlü insanı saygıyla anlamaya ve anlaşılmaya değer bularak olduğu gibi ve nasıl inanıyorsa öylece açıklama gayreti ve amacıyla yazılmıştır Dolayısıyla kabile dinlerinden İslam dinine kadar ele alınan tüm dinlere bilimsel yaklaşımlar açısından aynı şekilde yaklaşılmıştır Bu çalışmada araştırmacının yaklaşımı kendi inançlarını kabullerini bir kenara atma ve kendini araştırılan insanların yerine koyma çabası değildir Bilakis bu çalışma inancını koruyarak ve ısrarla kendini araştırılanların yerine koymadan kendi yerini koruyarak yapılmıştır Kendini ve inancını korumayı merkeze alan biri veya bir araştırmacı karşısındakinin araştırılanın da kendi yerini korumasını esas alır çünkü bu kendiliğinden zorunlu olarak gelişir Dolayısıyla önyargıları askıya almak veya kendini başkasının yerine koymak aslında ne mümkündür ne de gerçektir Gerçeklerden iyi niyetlerle de olsa kaçmak ve kendini başkalaştırma çabasına girişmek mümkün olmayanı elde etmeye çalışmaktır Gerçekleri kabul etmek hem kendinin hem anlamaya çalışılan şeyin insanın varlığını tanımak zaten araştırmaya ve anlamaya artıyla başlamak demektir Bu durumda önemli olan karşıdakini araştırılanı kendi gerçekliği içerisinde kabul etmektir Bu onu doğru ve gerçek anlamanın başlangıcı ve anahtarı anlamına gelir Kabul etmek ilk adımdır ancak kabul kavramını sindirmek de dahil baştan sona kadar önemli olan saygıdır Gerçek anlamanın anahtarı saygıdır Saygı zihni ve kalbi açar Akademik bir çalışmada saygılı yaklaşım gerçekçi özgün ve başarılı araştırmalar üretir Bu noktada kimin kimi araştırdığının mesela içerdekinin dışardakini veya içerdekini araştırdığının önemi yoktur Saygı ile kastedilen varlığın varlığına o varlığı meydana getiren uzuvlarına parçalarına var olmasını sağlayan unsurlara köklerine ona ait olan şeylere ve fiillerine saygıdır bunları saymak ve kabul etmektir Fakat önce kendine saygı ve kendini kabul önemlidir ve bu özgür olmaktır Araştırmacı ne kadar kendisi ve ne kadar özgürse o kadar gerçekçi yaklaşabilir Böylece bir insanı ancak bütün bu hususlarla birlikte gerçek olarak yani kendi gerçekliği içerisinde ve bütün olarak anlayabilir en azından anlama yoluna girebilir Gerçekler üzerine kurulu bir araştırma sonuçlarıyla gerçek bir temel zemin olur Böylece gerçeğin üzerine gerçek inşa edilebilir Çünkü yalanın yanlışın üzerine inşa edilen gerçek de olsa bir gün yıkılmaya mahkumdur İngilizce The book Academic History of Religions I and II is written with the aim and effort to explain every type of human being that has existed on earth from the most primitive times to modern times exactly as they are and just as they believe by deeming them worthy of understanding and being understood with respect Therefore all religions discussed from tribal religions to the Islamic religion have been approached in the same manner in terms of scientific approaches In this study the researcher s approach is not an attempt to cast aside their own beliefs and acceptances and put themselves in the place of the people being researched On the contrary this study has been conducted by maintaining one s belief and insistently preserving one s own position without putting oneself in the place of the researched A person or researcher who centers on preserving themselves and their belief takes as a basis that the counterpart the researched also preserves their own position for this develops naturally as a necessity Therefore suspending prejudices or putting oneself in another s place is actually neither possible nor real To flee from realities even with good intentions and to attempt to alter oneself is to try to obtain the impossible Accepting realities recognizing the existence of both oneself and the thing person one is trying to understand means starting the research and understanding with a distinct advantage In this case what is importa

Şehadet Kitap
823,00

DTA Yayıncılık

2025472 sf.
Şehadet Kitap

Bu çalışmada fenomenolojik yöntemle dinlerin hepsi aynı bütünlükte aynı yaklaşımla ve aynı sistemle olanı ve inanılanı ortaya koyma çabasıyla yazılmıştır Bütün dinler aynı sistemle ve aynı yakın veya benzer başlıklarla ele alındığı için dinler arasında karşılaştırma yapmaya ön ayak olacak veri ve imkan üretilmiştir Bir araştırmacı insan olarak hangi özelliklere sahipse onlarla birlikte araştırmacı olur Dolayısıyla ne fazlası ne de eksiğiyle değil Yani nasıl insansa öyle araştırmacı olur Kendisine ve kendisine ait olana değer veren bir araştırmacı daha üretken olur ve daha gerçekçi sonuçlara ulaşabilir Bu durum fenomenolojik eleştirel veya karşılaştırmalı tüm yaklaşımlarda geçerlidir Bunlardan birini tercih etmek diğerinin değersiz olduğunu göstermez Dolayısıyla her çalışma birer insanı anlama çabasıdır ve değerlidir Çünkü her yaklaşım biçiminin farklı açılardan getirileri vardır Eserin bu ikinci cildi Ortadoğu orijinli altı dini içermektedir Zerdüştîlik Sabiîlik Maniheizm Yahudilik Hıristiyanlık ve İslam Dinlerin her türlü tasnifinde mutlaka problem vardır Eserde tek tasnife uyulmamıştır Dinlerin sıralamasında coğrafi tasnif merkeze alınmış ve doğudan batıya doğru dinlerin ortaya çıktığı bölgeye göre tasnif yapılmıştır Aynı bölgede doğan dinler ise ortaya çıkış tarihine göre sıralanmıştır Önce tüm dünyada yaygın olan geleneksel kabile dinleri ardından şu beş bölgede dünya dinleri sırasıyla incelenmiştir 1 Japonya ve Türk coğrafyası 2 Çin 3 Hint alt kıtası 4 Mezopotamya 5 Kudüs Mekke İngilizce This study using the phenomenological method strives to reveal what is and what is believed across all religions in the same unity with the same approach and the same system Because all religions are addressed with the same system and under the same similar or similar headings data and opportunities have been generated that will facilitate comparisons between religions A researcher becomes a researcher with all the characteristics they possess as a human being Therefore they are neither more nor less than they are A researcher who values themselves and their own belongings will be more productive and can achieve more realistic results This applies to all approaches whether phenomenological critical or comparative Choosing one does not imply the lack of value in the other Therefore each study is an attempt to understand humanity and is valuable because each approach has different advantages The second volume of the study covers six religions of Middle Eastern origin Zoroastrianism Sabianism Manichaeism Judaism Christianity and Islam There are inherent problems with any classification of religions The work does not adhere to a single classification The ranking of religions is centered on geographic classification from east to west based on the region in which they emerged Religions originating in the same region are listed according to their date of emergence First traditional tribal religions prevalent throughout the world are examined followed by world religions in the following five regions 1 Japan and the Turkish geography 2 China 3 Indian subcontinent 4 Mesopotamia 5 Jerusalem Mecca