Akıl ve Nakil — Yavuz Köktaş

Akıl ve Nakil
Yavuz KöktaşRağbet Yayınları
Akıl ve Nakil
Yavuz Köktaşİslam düşüncesinin temel konularından biri akıl nakil ilişkisinin düzenlenmesidir Bu ilişkinin can alıcı noktası kat ilik ve zanniliktir Kat ilik ve zannilik nasları anlamayı sağlayan ve belirleyen bilgi nazariyesinin bir sonucudur Bu o kadar önemlidir ki hem akaidi hem usul i fıkhı hem de pek tabii olarak ameli hayatımızı yakından ilgilendirmektedir Bu çerçevede Geleneksel İslam Düşüncesinde farklı kültür felsefe ve inançlarla karşılaşılması sonucu akıl nakil ilişkisinin nasıl olacağı enine boyuna tartışılmış ve belli çözümler de ortaya konulmuştur Bu noktada işin tabiatı gereği farklı ekoller ve farklı yorumlar da ortaya çıkmıştır Bugün biz müslümanlar yine farklı kültür felsefe ve inançlarla karşı karşıyayız Bugünün sorunları bir açıdan düne benzer ise de başka açılardan farklılık arzetmektedir Bu bir yana dün akıl nakil meselesinde belli bir usule dayanan Mutezile Eş ariler Maturidiler nispeten Selefiye ve usul i fıkh gibi yöntemler oluşmuş iken bugün hiçbir usul dikkate alınmadığı için kafalar karmakarışık olmuş ve bu kafa karışıklığından arzu edilir bir sistem de ortaya çıkmamıştır Bugün doğrudan hem de meallerden Kur an ı anlamak hem de sünnete ve geleneğe mezhebe yani usule başvurmaksızın anlamak gibi tuhaf bir zihniyet kısmen de olsa neşv u nema bulmuştur Dün bir tartışma yapılacağı zaman en temel dayanaklar olan delilin ne olduğu kat ilik zannilik meselesi aklın ilkeleri aklın vacip mümkün muhal şeklindeki hükümleri bilinmek suretiyle meseleler yerli yerine konulurken bugünkü tartışmalarda insanların delilden kat ilik zannilikten en önemlisi vacip mümkün muhalin ne olduğundan habersiz hüküm vermeye çalışmaları işi içinden çıkılmaz hale sokmuştur Geleneğimizde var olan ve bugün de dillendirilen bir söylem var Akıl evvel nakil müevvel Herkes bunu kullanarak aklı önplana çıkarmış fakat gerçekte ne olduğuna pek bakılmamıştır Akıl burada mutlak mıdır Nakil de her türlü nakil anlamına mı geliyor Kelamcılarımız geçmişte bunu böyle formulleştirirken aklı ve nakli kayıtsız ve sıfatsız mı kullanmışlardır İşte bu sorular akıl nakil arasındaki ilişkiyi nasıl anlamak lazım düşüncesini gündeme getirmektedir Tabii sadece bu değil buna bağlı bazı sorunlar da çalışmaya konu olmuştur Bunlardan biri de mutlak hakikatin olup olmadığı sorunu etrafında Kur an anlamanın ve yorumlamanın meşruiyetidir Bu ve Kur an ın nasıl anlaşılacağı gibi benzeri bazı sorunlar da bu çalışmada değerlendirilmiştir

Rağbet Yayınları
İslam düşüncesinin temel konularından biri akıl nakil ilişkisinin düzenlenmesidir Bu ilişkinin can alıcı noktası kat ilik ve zanniliktir Kat ilik ve zannilik nasları anlamayı sağlayan ve belirleyen bilgi nazariyesinin bir sonucudur Bu o kadar önemlidir ki hem akaidi hem usul i fıkhı hem de pek tabii olarak ameli hayatımızı yakından ilgilendirmektedir Bu çerçevede Geleneksel İslam Düşüncesinde farklı kültür felsefe ve inançlarla karşılaşılması sonucu akıl nakil ilişkisinin nasıl olacağı enine boyuna tartışılmış ve belli çözümler de ortaya konulmuştur Bu noktada işin tabiatı gereği farklı ekoller ve farklı yorumlar da ortaya çıkmıştır Bugün biz müslümanlar yine farklı kültür felsefe ve inançlarla karşı karşıyayız Bugünün sorunları bir açıdan düne benzer ise de başka açılardan farklılık arzetmektedir Bu bir yana dün akıl nakil meselesinde belli bir usule dayanan Mutezile Eş ariler Maturidiler nispeten Selefiye ve usul i fıkh gibi yöntemler oluşmuş iken bugün hiçbir usul dikkate alınmadığı için kafalar karmakarışık olmuş ve bu kafa karışıklığından arzu edilir bir sistem de ortaya çıkmamıştır Bugün doğrudan hem de meallerden Kur an ı anlamak hem de sünnete ve geleneğe mezhebe yani usule başvurmaksızın anlamak gibi tuhaf bir zihniyet kısmen de olsa neşv u nema bulmuştur Dün bir tartışma yapılacağı zaman en temel dayanaklar olan delilin ne olduğu kat ilik zannilik meselesi aklın ilkeleri aklın vacip mümkün muhal şeklindeki hükümleri bilinmek suretiyle meseleler yerli yerine konulurken bugünkü tartışmalarda insanların delilden kat ilik zannilikten en önemlisi vacip mümkün muhalin ne olduğundan habersiz hüküm vermeye çalışmaları işi içinden çıkılmaz hale sokmuştur Geleneğimizde var olan ve bugün de dillendirilen bir söylem var Akıl evvel nakil müevvel Herkes bunu kullanarak aklı önplana çıkarmış fakat gerçekte ne olduğuna pek bakılmamıştır Akıl burada mutlak mıdır Nakil de her türlü nakil anlamına mı geliyor Kelamcılarımız geçmişte bunu böyle formulleştirirken aklı ve nakli kayıtsız ve sıfatsız mı kullanmışlardır İşte bu sorular akıl nakil arasındaki ilişkiyi nasıl anlamak lazım düşüncesini gündeme getirmektedir Tabii sadece bu değil buna bağlı bazı sorunlar da çalışmaya konu olmuştur Bunlardan biri de mutlak hakikatin olup olmadığı sorunu etrafında Kur an anlamanın ve yorumlamanın meşruiyetidir Bu ve Kur an ın nasıl anlaşılacağı gibi benzeri bazı sorunlar da bu çalışmada değerlendirilmiştir

RAĞBET YAYINLARI
İslam düşüncesinin temel konularından biri akıl nakil ilişkisinin düzenlenmesidir Bu ilişkinin can alıcı noktası kat îlik ve zannîliktir Kat îlik ve zannîlik nasları anlamayı sağlayan ve belirleyen bilgi nazariyesinin bir sonucudur Bu o kadar önemlidir ki hem akaidi hem usul i fıkhı hem de pek tabii olarak amelî hayatımızı yakından ilgilendirmektedir Bu çerçevede Geleneksel İslam Düşüncesinde farklı kültür felsefe ve inançlarla karşılaşılması sonucu akıl nakil ilişkisinin nasıl olacağı enine boyuna tartışılmış ve belli çözümler de ortaya konulmuştur Bu noktada işin tabiatı gereği farklı ekoller ve farklı yorumlar da ortaya çıkmıştır Bugün biz müslümanlar yine farklı kültür felsefe ve inançlarla karşı karşıyayız Bugünün sorunları bir açıdan düne benzer ise de başka açılardan farklılık arzetmektedir Bu bir yana dün akıl nakil meselesinde belli bir usule dayanan Mutezile Eş ariler Maturidiler nispeten Selefiye ve usul i fıkh gibi yöntemler oluşmuş iken bugün hiçbir usul dikkate alınmadığı için kafalar karmakarışık olmuş ve bu kafa karışıklığından arzu edilir bir sistem de ortaya çıkmamıştır Bugün doğrudan hem de meallerden Kur an ı anlamak hem de sünnete ve geleneğe mezhebe yani usule başvurmaksızın anlamak gibi tuhaf bir zihniyet kısmen de olsa neşv u nema bulmuştur Dün bir tartışma yapılacağı zaman en temel dayanaklar olan delilin ne olduğu kat ilik zannîlik meselesi aklın ilkeleri aklın vacip mümkün muhal şeklindeki hükümleri bilinmek suretiyle meseleler yerli yerine konulurken bugünkü tartışmalarda insanların delilden kat ilik zannîlikten en önemlisi vacip mümkün muhalin ne olduğundan habersiz hüküm vermeye çalışmaları işi içinden çıkılmaz hale sokmuştur Geleneğimizde var olan ve bugün de dillendirilen bir söylem var Akıl evvel nakil müevvel Herkes bunu kullanarak aklı önplana çıkarmış fakat gerçekte ne olduğuna pek bakılmamıştır Akıl burada mutlak mıdır Nakil de her türlü nakil anlamına mı geliyor Kelamcılarımız geçmişte bunu böyle formulleştirirken aklı ve nakli kayıtsız ve sıfatsız mı kullanmışlardır İşte bu sorular akıl nakil arasındaki ilişkiyi nasıl anlamak lazım düşüncesini gündeme getirmektedir Tabii sadece bu değil buna bağlı bazı sorunlar da çalışmaya konu olmuştur Bunlardan biri de mutlak hakikatin olup olmadığı sorunu etrafında Kur an anlamanın ve yorumlamanın meşruiyetidir Bu ve Kur an ın nasıl anlaşılacağı gibi benzeri bazı sorunlar da bu çalışmada değerlendirilmiştir

Rağbet Yayınları
İslam düşüncesinin temel konularından biri akıl nakil ilişkisinin düzenlenmesidir Bu ilişkinin can alıcı noktası kat ilik ve zanniliktir Kat ilik ve zannilik nasları anlamayı sağlayan ve belirleyen bilgi nazariyesinin bir sonucudur Bu o kadar önemlidir ki hem akaidi hem usul i fıkhı hem de pek tabii olarak ameli hayatımızı yakından ilgilendirmektedir Bu çerçevede Geleneksel İslam Düşüncesinde farklı kültür felsefe ve inançlarla karşılaşılması sonucu akıl nakil ilişkisinin nasıl olacağı enine boyuna tartışılmış ve belli çözümler de ortaya konulmuştur Bu noktada işin tabiatı gereği farklı ekoller ve farklı yorumlar da ortaya çıkmıştır Bugün biz müslümanlar yine farklı kültür felsefe ve inançlarla karşı karşıyayız Bugünün sorunları bir açıdan düne benzer ise de başka açılardan farklılık arzetmektedir Bu bir yana dün akıl nakil meselesinde belli bir usule dayanan Mutezile Eş ariler Maturidiler nispeten Selefiye ve usul i fıkh gibi yöntemler oluşmuş iken bugün hiçbir usul dikkate alınmadığı için kafalar karmakarışık olmuş ve bu kafa karışıklığından arzu edilir bir sistem de ortaya çıkmamıştır Bugün doğrudan hem de meallerden Kur an ı anlamak hem de sünnete ve geleneğe mezhebe yani usule başvurmaksızın anlamak gibi tuhaf bir zihniyet kısmen de olsa neşv u nema bulmuştur Dün bir tartışma yapılacağı zaman en temel dayanaklar olan delilin ne olduğu kat ilik zannilik meselesi aklın ilkeleri aklın vacip mümkün muhal şeklindeki hükümleri bilinmek suretiyle meseleler yerli yerine konulurken bugünkü tartışmalarda insanların delilden kat ilik zannilikten en önemlisi vacip mümkün muhalin ne olduğundan habersiz hüküm vermeye çalışmaları işi içinden çıkılmaz hale sokmuştur Geleneğimizde var olan ve bugün de dillendirilen bir söylem var Akıl evvel nakil müevvel Herkes bunu kullanarak aklı önplana çıkarmış fakat gerçekte ne olduğuna pek bakılmamıştır Akıl burada mutlak mıdır Nakil de her türlü nakil anlamına mı geliyor Kelamcılarımız geçmişte bunu böyle formulleştirirken aklı ve nakli kayıtsız ve sıfatsız mı kullanmışlardır İşte bu sorular akıl nakil arasındaki ilişkiyi nasıl anlamak lazım düşüncesini gündeme getirmektedir Tabii sadece bu değil buna bağlı bazı sorunlar da çalışmaya konu olmuştur Bunlardan biri de mutlak hakikatin olup olmadığı sorunu etrafında Kur an anlamanın ve yorumlamanın meşruiyetidir Bu ve Kur an ın nasıl anlaşılacağı gibi benzeri bazı sorunlar da bu çalışmada değerlendirilmiştir

Akıl ve Nakil İslam düşüncesinin temel konularından biri akıl nakil ilişkisinin düzenlenmesidir Bu ilişkinin can alıcı noktası kat ilik ve zanniliktir Kat ilik ve zannilik nasları anlamayı sağlayan ve belirleyen bilgi nazariyesinin bir sonucudur Bu o kadar önemlidir ki hem akaidi hem usul i fıkhı hem de pek tabii olarak ameli hayatımızı yakından ilgilendirmektedir Bu çerçevede Geleneksel İslam Düşüncesinde farklı kültür felsefe ve inançlarla karşılaşılması sonucu akıl nakil ilişkisinin nasıl olacağı enine boyuna tartışılmış ve belli çözümler de ortaya konulmuştur Bu noktada işin tabiatı gereği farklı ekoller ve farklı yorumlar da ortaya çıkmıştır Bugün biz müslümanlar yine farklı kültür felsefe ve inançlarla karşı karşıyayız Bugünün sorunları bir açıdan düne benzer ise de başka açılardan farklılık arzetmektedir Bu bir yana dün akıl nakil meselesinde belli bir usule dayanan Mutezile Eş ariler Maturidiler nispeten Selefiye ve usul i fıkh gibi yöntemler oluşmuş iken bugün hiçbir usul dikkate alınmadığı için kafalar karmakarışık olmuş ve bu kafa karışıklığından arzu edilir bir sistem de ortaya çıkmamıştır Bugün doğrudan hem de meallerden Kur an ı anlamak hem de sünnete ve geleneğe mezhebe yani usule başvurmaksızın anlamak gibi tuhaf bir zihniyet kısmen de olsa neşv u nema bulmuştur Dün bir tartışma yapılacağı zaman en temel dayanaklar olan delilin ne olduğu kat ilik zannilik meselesi aklın ilkeleri aklın vacip mümkün muhal şeklindeki hükümleri bilinmek suretiyle meseleler yerli yerine konulurken bugünkü tartışmalarda insanların delilden kat ilik zannilikten en önemlisi vacip mümkün muhalin ne olduğundan habersiz hüküm vermeye çalışmaları işi içinden çıkılmaz hale sokmuştur Geleneğimizde var olan ve bugün de dillendirilen bir söylem var Akıl evvel nakil müevvel Herkes bunu kullanarak aklı önplana çıkarmış fakat gerçekte ne olduğuna pek bakılmamıştır Akıl burada mutlak mıdır Nakil de her türlü nakil anlamına mı geliyor Kelamcılarımız geçmişte bunu böyle formulleştirirken aklı ve nakli kayıtsız ve sıfatsız mı kullanmışlardır İşte bu sorular akıl nakil arasındaki ilişkiyi nasıl anlamak lazım düşüncesini gündeme getirmektedir Tabii sadece bu değil buna bağlı bazı sorunlar da çalışmaya konu olmuştur Bunlardan biri de mutlak hakikatin olup olmadığı sorunu etrafında Kur an anlamanın ve yorumlamanın meşruiyetidir Bu ve Kur an ın nasıl anlaşılacağı gibi benzeri bazı sorunlar da bu çalışmada değerlendirilmiştir Yazar Yavuz Köktaş Sayfa Sayısı 512 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ağustos 2019 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Rağbet Yayınları
İslam düşüncesinin temel konularından biri akıl nakil ilişkisinin düzenlenmesidir Bu ilişkinin can alıcı noktası kat ilik ve zanniliktir Kat ilik ve zannilik nasları anlamayı sağlayan ve belirleyen bilgi nazariyesinin bir sonucudur Bu o kadar önemlidir ki hem akaidi hem usul i fıkhı hem de pek tabii olarak ameli hayatımızı yakından ilgilendirmektedir Bu çerçevede Geleneksel İslam Düşüncesinde farklı kültür felsefe ve inançlarla karşılaşılması sonucu akıl nakil ilişkisinin nasıl olacağı enine boyuna tartışılmış ve belli çözümler de ortaya konulmuştur Bu noktada işin tabiatı gereği farklı ekoller ve farklı yorumlar da ortaya çıkmıştır Bugün biz müslümanlar yine farklı kültür felsefe ve inançlarla karşı karşıyayız Bugünün sorunları bir açıdan düne benzer ise de başka açılardan farklılık arzetmektedir Bu bir yana dün akıl nakil meselesinde belli bir usule dayanan Mutezile Eş ariler Maturidiler nispeten Selefiye ve usul i fıkh gibi yöntemler oluşmuş iken bugün hiçbir usul dikkate alınmadığı için kafalar karmakarışık olmuş ve bu kafa karışıklığından arzu edilir bir sistem de ortaya çıkmamıştır Bugün doğrudan hem de meallerden Kur an ı anlamak hem de sünnete ve geleneğe mezhebe yani usule başvurmaksızın anlamak gibi tuhaf bir zihniyet kısmen de olsa neşv u nema bulmuştur Dün bir tartışma yapılacağı zaman en temel dayanaklar olan delilin ne olduğu kat ilik zannilik meselesi aklın ilkeleri aklın vacip mümkün muhal şeklindeki hükümleri bilinmek suretiyle meseleler yerli yerine konulurken bugünkü tartışmalarda insanların delilden kat ilik zannilikten en önemlisi vacip mümkün muhalin ne olduğundan habersiz hüküm vermeye çalışmaları işi içinden çıkılmaz hale sokmuştur Geleneğimizde var olan ve bugün de dillendirilen bir söylem var Akıl evvel nakil müevvel Herkes bunu kullanarak aklı önplana çıkarmış fakat gerçekte ne olduğuna pek bakılmamıştır Akıl burada mutlak mıdır Nakil de her türlü nakil anlamına mı geliyor Kelamcılarımız geçmişte bunu b