Akıl Zayıflığı — Arthur Schopenhauer

Akıl Zayıflığı
Arthur SchopenhauerSay Yayınları
Akıl Zayıflığı
Arthur SchopenhauerCemiyet hayatımızın hangi şubesine el atsak hangi veçhesine nazar etsek akla çağrıda bulunan aklı başa getirmeyi buyuran bir çürüme bozulma ve dağılma manzarası ile karşılaşıyoruz Oysa milletçe ekseriyetimizin şiarını belirleyen şey bize akıl değil para lazım yaygın deyişinde ifadesine kavuşmuş vaziyette Asıl yoksulu olduğumuz şeyin yokluğunun idrakine bir türlü varamıyor o yoksulluğu mütemadiyen başka bir şeyin varlığı ile beyhude yere dindirmek istiyoruz Ve doğrusu bu zamana kadar onu görmeyip nazarımızı berikine çevirdiğimiz her defasında lazım dediğimizi her nasılsa fazlasıyla önümüzde bulduk Bulduğumuzu ötesini berisini sorup sual etmeden aldıkça diğeri her defasında daha da geriledi Böylece kendimizi bu gitgide daha da derinleşen derinleştikçe idrakine varılması daha da güçleşen akıl fukaralığının içinde bulduk Ve şimdi yokluğunu hissetmez olduğumuz şeyin yoksulluğunun yoksunluğa dönüşmesinin kaçınılmazlığı karşısında bizi ya tam bir cinnet hali ya da erişilmesi iyice güçleşmiş olan bu yoksulluğun idraki üçüncü yolu olmayan bir çıkmaz olarak bekliyor

Say Yayınları
Cemiyet hayatımızın hangi şubesine el atsak hangi veçhesine nazar etsek akla çağrıda bulunan aklı başa getirmeyi buyuran bir çürüme bozulma ve dağılma manzarası ile karşılaşıyoruz Oysa milletçe ekseriyetimizin şiarını belirleyen şey bize akıl değil para lazım yaygın deyişinde ifadesine kavuşmuş vaziyette Asıl yoksulu olduğumuz şeyin yokluğunun idrakine bir türlü varamıyor o yoksulluğu mütemadiyen başka bir şeyin varlığı ile beyhude yere dindirmek istiyoruz Ve doğrusu bu zamana kadar onu görmeyip nazarımızı berikine çevirdiğimiz her defasında lazım dediğimizi her nasılsa fazlasıyla önümüzde bulduk Bulduğumuzu ötesini berisini sorup sual etmeden aldıkça diğeri her defasında daha da geriledi Böylece kendimizi bu gitgide daha da derinleşen derinleştikçe idrakine varılması daha da güçleşen akıl fukaralığının içinde bulduk Ve şimdi yokluğunu hissetmez olduğumuz şeyin yoksulluğunun yoksunluğa dönüşmesinin kaçınılmazlığı karşısında bizi ya tam bir cinnet hali ya da erişilmesi iyice güçleşmiş olan bu yoksulluğun idraki üçüncü yolu olmayan bir çıkmaz olarak bekliyor Tanıtım Bülteninden

Say Yayınları
çev. Ahmet Aydoğan
Cemiyet hayatımızın hangi şubesine el atsak hangi veçhesine nazar etsek akla çağrıda bulunan aklı başa getirmeyi buyuran bir çürüme bozulma ve dağılma manzarası ile karşılaşıyoruz Oysa milletçe ekseriyetimizin şiarını belirleyen şey bize akıl değil para lazım yaygın deyişinde ifadesine kavuşmuş vaziyette Asıl yoksulu olduğumuz şeyin yokluğunun idrakine bir türlü varamıyor o yoksulluğu mütemadiyen başka bir şeyin varlığı ile beyhude yere dindirmek istiyoruz Ve doğrusu bu zamana kadar onu görmeyip nazarımızı berikine çevirdiğimiz her defasında lazım dediğimizi her nasılsa fazlasıyla önümüzde bulduk Bulduğumuzu ötesini berisini sorup sual etmeden aldıkça diğeri her defasında daha da geriledi Böylece kendimizi bu gitgide daha da derinleşen derinleştikçe idrakine varılması daha da güçleşen akıl fukaralığının içinde bulduk Ve şimdi yokluğunu hissetmez olduğumuz şeyin yoksulluğunun yoksunluğa dönüşmesinin kaçınılmazlığı karşısında bizi ya tam bir cinnet hali ya da erişilmesi iyice güçleşmiş olan bu yoksulluğun idraki üçüncü yolu olmayan bir çıkmaz olarak bekliyor Tanıtım Bülteninden

Say Yayınları
Cemiyet hayatımızın hangi şubesine el atsak hangi veçhesine nazar etsek akla çağrıda bulunan aklı başa getirmeyi buyuran bir çürüme bozulma ve dağılma manzarası ile karşılaşıyoruz Oysa milletçe ekseriyetimizin şiarını belirleyen şey bize akıl değil para lazım yaygın deyişinde ifadesine kavuşmuş vaziyette Asıl yoksulu olduğumuz şeyin yokluğunun idrakine bir türlü varamıyor o yoksulluğu mütemadiyen başka bir şeyin varlığı ile beyhude yere dindirmek istiyoruz Ve doğrusu bu zamana kadar onu görmeyip nazarımızı berikine çevirdiğimiz her defasında lazım dediğimizi her nasılsa fazlasıyla önümüzde bulduk Bulduğumuzu ötesini berisini sorup sual etmeden aldıkça diğeri her defasında daha da geriledi Böylece kendimizi bu gitgide daha da derinleşen derinleştikçe idrakine varılması daha da güçleşen akıl fukaralığının içinde bulduk Ve şimdi yokluğunu hissetmez olduğumuz şeyin yoksulluğunun yoksunluğa dönüşmesinin kaçınılmazlığı karşısında bizi ya tam bir cinnet hali ya da erişilmesi iyice güçleşmiş olan bu yoksulluğun idraki üçüncü yolu olmayan bir çıkmaz olarak bekliyor

Say Yayınları
Cemiyet hayatımızın hangi şubesine el atsak hangi veçhesine nazar etsek akla çağrıda bulunan aklı başa getirmeyi buyuran bir çürüme bozulma ve dağılma manzarası ile karşılaşıyoruz Oysa milletçe ekseriyetimizin şiarını belirleyen şey bize akıl değil para lazım yaygın deyişinde ifadesine kavuşmuş vaziyette Asıl yoksulu olduğumuz şeyin yokluğunun idrakine bir türlü varamıyor o yoksulluğu mütemadiyen başka bir şeyin varlığı ile beyhude yere dindirmek istiyoruz Ve doğrusu bu zamana kadar onu görmeyip nazarımızı berikine çevirdiğimiz her defasında lazım dediğimizi her nasılsa fazlasıyla önümüzde bulduk Bulduğumuzu ötesini berisini sorup sual etmeden aldıkça diğeri her defasında daha da geriledi Böylece kendimizi bu gitgide daha da derinleşen derinleştikçe idrakine varılması daha da güçleşen akıl fukaralığının içinde bulduk Ve şimdi yokluğunu hissetmez olduğumuz şeyin yoksulluğunun yoksunluğa dönüşmesinin kaçınılmazlığı karşısında bizi ya tam bir cinnet hali ya da erişilmesi iyice güçleşmiş olan bu yoksulluğun idraki üçüncü yolu olmayan bir çıkmaz olarak bekliyor

çev. Ahmet Aydoğan
Cemiyet hayatımızın hangi şubesine el atsak hangi veçhesine nazar etsek akla çağrıda bulunan aklı başa getirmeyi buyuran bir çürüme bozulma ve dağılma manzarası ile karşılaşıyoruz Oysa milletçe ekseriyetimizin şiarını belirleyen şey bize akıl değil para lazım yaygın deyişinde ifadesine kavuşmuş vaziyette Asıl yoksulu olduğumuz şeyin yokluğunun idrakine bir türlü varamıyor o yoksulluğu mütemadiyen başka bir şeyin varlığı ile beyhude yere dindirmek istiyoruz Ve doğrusu bu zamana kadar onu görmeyip nazarımızı berikine çevirdiğimiz her defasında lazım dediğimizi her nasılsa fazlasıyla önümüzde bulduk Bulduğumuzu ötesini berisini sorup sual etmeden aldıkça diğeri her defasında daha da geriledi Böylece kendimizi bu gitgide daha da derinleşen derinleştikçe idrakine varılması daha da güçleşen akıl fukaralığının içinde bulduk Ve şimdi yokluğunu hissetmez olduğumuz şeyin yoksulluğunun yoksunluğa dönüşmesinin kaçınılmazlığı karşısında bizi ya tam bir cinnet hali ya da erişilmesi iyice güçleşmiş olan bu yoksulluğun idraki üçüncü yolu olmayan bir çıkmaz olarak bekliyor Yazar Arthur Schopenhauer Sayfa Sayısı 136 Çeviri Ahmet Aydoğan Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mart 2022 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Say Yayınları
Cemiyet hayatımızın hangi şubesine el atsak hangi veçhesine nazar etsek akla çağrıda bulunan aklı başa getirmeyi buyuran bir çürüme bozulma ve dağılma manzarası ile karşılaşıyoruz Oysa milletçe ekseriyetimizin şiarını belirleyen şey bize akıl değil para lazım yaygın deyişinde ifadesine kavuşmuş vaziyette Asıl yoksulu olduğumuz şeyin yokluğunun idrakine bir türlü varamıyor o yoksulluğu mütemadiyen başka bir şeyin varlığı ile beyhude yere dindirmek istiyoruz Ve doğrusu bu zamana kadar onu görmeyip nazarımızı berikine çevirdiğimiz her defasında lazım dediğimizi her nasılsa fazlasıyla önümüzde bulduk Bulduğumuzu ötesini berisini sorup sual etmeden aldıkça diğeri her defasında daha da geriledi Böylece kendimizi bu gitgide daha da derinleşen derinleştikçe idrakine varılması daha da güçleşen akıl fukaralığının içinde bulduk Ve şimdi yokluğunu hissetmez olduğumuz şeyin yoksulluğunun yoksunluğa dönüşmesinin kaçınılmazlığı karşısında bizi ya tam bir cinnet hali ya da erişilmesi iyice güçleşmiş olan bu yoksulluğun idraki üçüncü yolu olmayan bir çıkmaz olarak bekliyor

Say Yayınları
Cemiyet hayatımızın hangi şubesine el atsak hangi veçhesine nazar etsek akla çağrıda bulunan aklı başa getirmeyi buyuran bir çürüme bozulma ve dağılma manzarası ile karşılaşıyoruz Oysa milletçe ekseriyetimizin şiarını belirleyen şey bize akıl değil para lazım yaygın deyişinde ifadesine kavuşmuş vaziyette Asıl yoksulu olduğumuz şeyin yokluğunun idrakine bir türlü varamıyor o yoksulluğu mütemadiyen başka bir şeyin varlığı ile beyhude yere dindirmek istiyoruz Ve doğrusu bu zamana kadar onu görmeyip nazarımızı berikine çevirdiğimiz her defasında lazım dediğimizi her nasılsa fazlasıyla önümüzde bulduk Bulduğumuzu ötesini berisini sorup sual etmeden aldıkça diğeri her defasında daha da geriledi Böylece kendimizi bu gitgide daha da derinleşen derinleştikçe idrakine varılması daha da güçleşen akıl fukaralığının içinde bulduk Ve şimdi yokluğunu hissetmez olduğumuz şeyin yoksulluğunun yoksunluğa dönüşmesinin kaçınılmazlığı karşısında bizi ya tam bir cinnet hali ya da erişilmesi iyice güçleşmiş olan bu yoksulluğun idraki üçüncü yolu olmayan bir çıkmaz olarak bekliyor

SAY YAYINLARI
Cemiyet hayatımızın hangi şubesine el atsak hangi veçhesine nazar etsek akla çağrıda bulunan aklı başa getirmeyi buyuran bir çürüme bozulma ve dağılma manzarası ile karşılaşıyoruz Oysa milletçe ekseriyetimizin şiarını belirleyen şey bize akıl değil para lazım yaygın deyişinde ifadesine kavuşmuş vaziyette Asıl yoksulu olduğumuz şeyin yokluğunun idrakine bir türlü varamıyor o yoksulluğu mütemadiyen başka bir şeyin varlığı ile beyhude yere dindirmek istiyoruz Ve doğrusu bu zamana kadar onu görmeyip nazarımızı berikine çevirdiğimiz her defasında lazım dediğimizi her nasılsa fazlasıyla önümüzde bulduk Bulduğumuzu ötesini berisini sorup sual etmeden aldıkça diğeri her defasında daha da geriledi Böylece kendimizi bu gitgide daha da derinleşen derinleştikçe idrakine varılması daha da güçleşen akıl fukaralığının içinde bulduk Ve şimdi yokluğunu hissetmez olduğumuz şeyin yoksulluğunun yoksunluğa dönüşmesinin kaçınılmazlığı karşısında bizi ya tam bir cinnet hali ya da erişilmesi iyice güçleşmiş olan bu yoksulluğun idraki üçüncü yolu olmayan bir çıkmaz olarak bekliyor Yayınevi SAY YAYINLARI Yazar SCHOPENHAUER Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 136 SAYFA Yıl 2017

SAY YAYINLARI
çev. Ahmet Aydoğan
Cemiyet hayatımızın hangi şubesine el atsak hangi veçhesine nazar etsek akla çağrıda bulunan aklı başa getirmeyi buyuran bir çürüme bozulma ve dağılma manzarası ile karşılaşıyoruz Oysa milletçe ekseriyetimizin şiarını belirleyen şey bize akıl değil para lazım yaygın deyişinde ifadesine kavuşmuş vaziyette Asıl yoksulu olduğumuz şeyin yokluğunun idrakine bir türlü varamıyor o yoksulluğu mütemadiyen başka bir şeyin varlığı ile beyhude yere dindirmek istiyoruz Ve doğrusu bu zamana kadar onu görmeyip nazarımızı berikine çevirdiğimiz her defasında lazım dediğimizi her nasılsa fazlasıyla önümüzde bulduk Bulduğumuzu ötesini berisini sorup sual etmeden aldıkça diğeri her defasında daha da geriledi Böylece kendimizi bu gitgide daha da derinleşen derinleştikçe idrakine varılması daha da güçleşen akıl fukaralığının içinde bulduk Ve şimdi yokluğunu hissetmez olduğumuz şeyin yoksulluğunun yoksunluğa dönüşmesinin kaçınılmazlığı karşısında bizi ya tam bir cinnet hali ya da erişilmesi iyice güçleşmiş olan bu yoksulluğun idraki üçüncü yolu olmayan bir çıkmaz olarak bekliyor

Say
Cemiyet hayatımızın hangi şubesine el atsak hangi veçhesine nazar etsek akla çağrıda bulunan aklı başa getirmeyi buyuran bir çürüme bozulma ve dağılma manzarası ile karşılaşıyoruz Oysa milletçe ekseriyetimizin şiarını belirleyen şey bize akıl değil para lazım yaygın deyişinde ifadesine kavuşmuş vaziyette Asıl yoksulu olduğumuz şeyin yokluğunun idrakine bir türlü varamıyor o yoksulluğu mütemadiyen başka bir şeyin varlığı ile beyhude yere dindirmek istiyoruz Ve doğrusu bu zamana kadar onu görmeyip nazarımızı berikine çevirdiğimiz her defasında lazım dediğimizi her nasılsa fazlasıyla önümüzde bulduk Bulduğumuzu ötesini berisini sorup sual etmeden aldıkça diğeri her defasında daha da geriledi Böylece kendimizi bu gitgide daha da derinleşen derinleştikçe idrakine varılması daha da güçleşen akıl fukaralığının içinde bulduk Ve şimdi yokluğunu hissetmez olduğumuz şeyin yoksulluğunun yoksunluğa dönüşmesinin kaçınılmazlığı karşısında bizi ya tam bir cinnet hali ya da erişilmesi iyice güçleşmiş olan bu yoksulluğun idraki üçüncü yolu olmayan bir çıkmaz olarak bekliyor