Aklın Ayak İzleri Bir Devrimcinin Romanı — Yusuf Nazım Oktay Kaynak

Aklın Ayak İzleri Bir Devrimcinin Romanı
Yusuf Nazım Oktay Kaynakİzmir Belediyesi Kent Kitaplığı
Aklın Ayak İzleri Bir Devrimcinin Romanı
Yusuf Nazım Oktay KaynakTünele en önde Cihan girdi Onu Mahir takip etti ardından Ömer Ulaş Ziya ve en arkada da elinde bir çöp varili kapağıyla Oktay Kılıçlarını çekmiş nefeslerini tutmuş yüz hatları gergin asi bir zamandan geçmekte olan şövalyeler gibiydiler Sözcükleri dişlerinde ısırıp çenelerini sıkarak tünelin ağzından birer birer içeri süzüldüler Dünyanın çok uzak köşelerinde hiç tanımadık hayatların yaşlıların kadınların çocukların acılarını kendi acıları bilmiş onlar için üzülmüş kahrolmuş ömürlerini heder etmeyi göze alarak isyan etmiş silah kuşanmış ve çarpışmış bu altı gözü pek insan karanlık bir tünelin ıssızlığında bir elleri önündekinin ayağında olmak üzere kalp atışlarının göğüs kafeslerindeki ağır kalın yüksek bir perdeden inler gibi seslerini dinleyerek meçhul bir bilinmeze doğru ağır ağır ilerlediler Tanıtım Bülteninden

İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Kent Kitaplığı
Tünele en önde Cihan girdi Onu Mahir takip etti ardından Ömer Ulaş Ziya ve en arkada da elinde bir çöp varili kapağıyla Oktay Kılıçlarını çekmiş nefeslerini tutmuş yüz hatları gergin asi bir zamandan geçmekte olan şövalyeler gibiydiler Sözcükleri dişlerinde ısırıp çenelerini sıkarak tünelin ağzından birer birer içeri süzüldüler Dünyanın çok uzak köşelerinde hiç tanımadık hayatların yaşlıların kadınların çocukların acılarını kendi acıları bilmiş onlar için üzülmüş kahrolmuş ömürlerini heder etmeyi göze alarak isyan etmiş silah kuşanmış ve çarpışmış bu altı gözü pek insan karanlık bir tünelin ıssızlığında bir elleri önündekinin ayağında olmak üzere kalp atışlarının göğüs kafeslerindeki ağır kalın yüksek bir perdeden inler gibi seslerini dinleyerek meçhul bir bilinmeze doğru ağır ağır ilerlediler

İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Kent Kitaplığı
Tünele en önde Cihan girdi Onu Mahir takip etti ardından Ömer Ulaş Ziya ve en arkada da elinde bir çöp varili kapağıyla Oktay Kılıçlarını çekmiş nefeslerini tutmuş yüz hatları gergin asi bir zamandan geçmekte olan şövalyeler gibiydiler Sözcükleri dişlerinde ısırıp çenelerini sıkarak tünelin ağzından birer birer içeri süzüldüler Dünyanın çok uzak köşelerinde hiç tanımadık hayatların yaşlıların kadınların çocukların acılarını kendi acıları bilmiş onlar için üzülmüş kahrolmuş ömürlerini heder etmeyi göze alarak isyan etmiş silah kuşanmış ve çarpışmış bu altı gözü pek insan karanlık bir tünelin ıssızlığında bir elleri önündekinin ayağında olmak üzere kalp atışlarının göğüs kafeslerindeki ağır kalın yüksek bir perdeden inler gibi seslerini dinleyerek meçhul bir bilinmeze doğru ağır ağır ilerlediler

İzmir Büyükşehir Belediyesi Yayınları
Tünele en önde Cihan girdi Onu Mahir takip etti ardından Ömer Ulaş Ziya ve en arkada da elinde bir çöp varili kapağıyla Oktay Kılıçlarını çekmiş nefeslerini tutmuş yüz hatları gergin asi bir zamandan geçmekte olan şövalyeler gibiydiler Sözcükleri dişlerinde ısırıp çenelerini sıkarak tünelin ağzından birer birer içeri süzüldüler Dünyanın çok uzak köşelerinde hiç tanımadık hayatların yaşlıların kadınların çocukların acılarını kendi acıları bilmiş onlar için üzülmüş kahrolmuş ömürlerini heder etmeyi göze alarak isyan etmiş silah kuşanmış ve çarpışmış bu altı gözü pek insan karanlık bir tünelin ıssızlığında bir elleri önündekinin ayağında olmak üzere kalp atışlarının göğüs kafeslerindeki ağır kalın yüksek bir perdeden inler gibi seslerini dinleyerek meçhul bir bilinmeze doğru ağır ağır ilerlediler

İzmir Büyükşehir Belediyesi Yayınları
Tünele en önde Cihan girdi Onu Mahir takip etti ardından Ömer Ulaş Ziya ve en arkada da elinde bir çöp varili kapağıyla Oktay Kılıçlarını çekmiş nefeslerini tutmuş yüz hatları gergin asi bir zamandan geçmekte olan şövalyeler gibiydiler Sözcükleri dişlerinde ısırıp çenelerini sıkarak tünelin ağzından birer birer içeri süzüldüler Dünyanın çok uzak köşelerinde hiç tanımadık hayatların yaşlıların kadınların çocukların acılarını kendi acıları bilmiş onlar için üzülmüş kahrolmuş ömürlerini heder etmeyi göze alarak isyan etmiş silah kuşanmış ve çarpışmış bu altı gözü pek insan karanlık bir tünelin ıssızlığında bir elleri önündekinin ayağında olmak üzere kalp atışlarının göğüs kafeslerindeki ağır kalın yüksek bir perdeden inler gibi seslerini dinleyerek meçhul bir bilinmeze doğru ağır ağır ilerlediler

İzmir Büyükşehir Belediyesi
Tünele en önde Cihan girdi Onu Mahir takip etti ardından Ömer Ulaş Ziya ve en arkada da elinde bir çöp varili kapağıyla Oktay Kılıçlarını çekmiş nefeslerini tutmuş yüz hatları gergin asi bir zamandan geçmekte olan şövalyeler gibiydiler Sözcükleri dişlerinde ısırıp çenelerini sıkarak tünelin ağzından birer birer içeri süzüldüler Dünyanın çok uzak köşelerinde hiç tanımadık hayatların yaşlıların kadınların çocukların acılarını kendi acıları bilmiş onlar için üzülmüş kahrolmuş ömürlerini heder etmeyi göze alarak isyan etmiş silah kuşanmış ve çarpışmış bu altı gözü pek insan karanlık bir tünelin ıssızlığında bir elleri önündekinin ayağında olmak üzere kalp atışlarının göğüs kafeslerindeki ağır kalın yüksek bir perdeden inler gibi seslerini dinleyerek meçhul bir bilinmeze doğru ağır ağır ilerlediler