MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Akşam Hüznü — Fatma Esin

Akşam Hüznü
73,50
ÖyküTürk EdebiyatıROMAN ÖYKÜ

Akşam Hüznü

Fatma Esin

Doğu Kitabevi

Karton Kapak13,5x19,5Kitap KağıdıTürkçe
YaykoopEn ucuz

Akşam Hüznü

Fatma Esin

Yalnız yaşamak zor oluyor mu diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanım a bir zamanlar yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar Zor olmaz belki demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba diye düşündü Yanıt yerine dudak büktü Anlayamazlar tabii Yoğurtçuları da bilmezler yoğurtçuların geçtiği saatleri de Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların yoğurdum kaymaaaak Silivri kaymaaaak sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki Bir bir açılırdı kapılar Kapı önlerinde görünürdü kadınlar çocuklar Ellerinde taslar tabaklar O da almıştı kaç kez Kaymak koyma ama derdi her defasında Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi Sakın kaymak koydurma Tablalardan birinde yüksek kenarlı kocaman tepsiler içinde üzeri bir parmak kalınlığında kaymak kaplı Silivri yoğurdu diğerinde terazi ağırlık ölçüleri kapların daralarını ölçmek için irili ufaklı çakıl taşlan Neden hep akşam saatlerini yeğlerdi yoğurtçular İşte bunu da bilemez genç kuşaklar Kaç evde buzdolabı vardı ki o yıllarda Mutfağın serin bir köşesinde duran tel dolaplarda saklanırdı yiyecekler Hep taze taze tüketilirdi çabuk bozulan yiyecekler Yoğurt da çabuk ekşirdi sıcakta Akşam yemeğinde yoğurtlu yemek varsa taze taze alınmış olmalıydı Onun için akşam saatlerinin vazgeçilmez sesiydi yoğurtçular Prof Dr Fatma Esin yeni öykü kitabında yine bizi zaman tüneline sokup geçmiş yılların İstanbul unda nostalji yaşatıyor

Tamadres
95,20

Ulak Yayıncılık

Ocak 2012159 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Yalnız yaşamak zor oluyor mu diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanım a bir zamanlar yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar Zor olmaz belki demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba diye düşündü Yanıt yerine dudak büktü Anlayamazlar tabii Yoğurtçuları da bilmezler yoğurtçuların geçtiği saatleri de Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların yoğurdum kaymaaaak Silivri kaymaaaak sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki Bir bir açılırdı kapılar Kapı önlerinde görünürdü kadınlar çocuklar Ellerinde taslar tabaklar O da almıştı kaç kez Kaymak koyma ama derdi her defasında Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi Sakın kaymak koydurma Tablalardan birinde yüksek kenarlı kocaman tepsiler içinde üzeri bir parmak kalınlığında kaymak kaplı Silivri yoğurdu diğerinde terazi ağırlık ölçüleri kapların daralarını ölçmek için irili ufaklı çakıl taşlan Neden hep akşam saatlerini yeğlerdi yoğurtçular İşte bunu da bilemez genç kuşaklar Kaç evde buzdolabı vardı ki o yıllarda Mutfağın serin bir köşesinde duran tel dolaplarda saklanırdı yiyecekler Hep taze taze tüketilirdi çabuk bozulan yiyecekler Yoğurt da çabuk ekşirdi sıcakta Akşam yemeğinde yoğurtlu yemek varsa taze taze alınmış olmalıydı Onun için akşam saatlerinin vazgeçilmez sesiydi yoğurtçular Prof Dr Fatma Esin yeni öykü kitabında yine bizi zaman tüneline sokup geçmiş yılların İstanbul unda nostalji yaşatıyor

Kitap Ambarı
95,20

Ulak Yayıncılık

2012
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Yalnız yaşamak zor oluyor mu diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanım a bir zamanlar yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar Zor olmaz belki demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba diye düşündü Yanıt yerine dudak büktü Anlayamazlar tabii Yoğurtçuları da bilmezler yoğurtçuların geçtiği saatleri de Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların yoğurdum kaymaaaak Silivri kaymaaaak sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki Bir bir açılırdı kapılar Kapı önlerinde görünürdü kadınlar çocuklar Ellerinde taslar tabaklar O da almıştı kaç kez Kaymak koyma ama derdi her defasında Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi Sakın kaymak koydurma Tablalardan birinde yüksek kenarlı kocaman tepsiler içinde üzeri bir parmak kalınlığında kaymak kaplı Silivri yoğurdu diğerinde terazi ağırlık ölçüleri kapların daralarını ölçmek için irili ufaklı çakıl taşlan Neden hep akşam saatlerini yeğlerdi yoğurtçular İşte bunu da bilemez genç kuşaklar Kaç evde buzdolabı vardı ki o yıllarda Mutfağın serin bir köşesinde duran tel dolaplarda saklanırdı yiyecekler Hep taze taze tüketilirdi çabuk bozulan yiyecekler Yoğurt da çabuk ekşirdi sıcakta Akşam yemeğinde yoğurtlu yemek varsa taze taze alınmış olmalıydı Onun için akşam saatlerinin vazgeçilmez sesiydi yoğurtçular Prof Dr Fatma Esin yeni öykü kitabında yine bizi zaman tüneline sokup geçmiş yılların İstanbul unda nostalji yaşatıyor Sayfa Sayısı 204 Baskı Yılı 2012 Dili Türkçe Yayınevi Ulak Yayıncılık

Kitap Sepeti
99,28

Ulak Yayıncılık

2012159 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Yalnız yaşamak zor oluyor mu diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanım a bir zamanlar yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar Zor olmaz belki demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba diye düşündü Yanıt yerine dudak büktü Anlayamazlar tabii Yoğurtçuları da bilmezler yoğurtçuların geçtiği saatleri de Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların yoğurdum kaymaaaak Silivri kaymaaaak sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki Bir bir açılırdı kapılar Kapı önlerinde görünürdü kadınlar çocuklar Ellerinde taslar tabaklar O da almıştı kaç kez Kaymak koyma ama derdi her defasında Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi Sakın kaymak koydurma Tablalardan birinde yüksek kenarlı kocaman tepsiler içinde üzeri bir parmak kalınlığında kaymak kaplı Silivri yoğurdu diğerinde terazi ağırlık ölçüleri kapların daralarını ölçmek için irili ufaklı çakıl taşlan Neden hep akşam saatlerini yeğlerdi yoğurtçular İşte bunu da bilemez genç kuşaklar Kaç evde buzdolabı vardı ki o yıllarda Mutfağın serin bir köşesinde duran tel dolaplarda saklanırdı yiyecekler Hep taze taze tüketilirdi çabuk bozulan yiyecekler Yoğurt da çabuk ekşirdi sıcakta Akşam yemeğinde yoğurtlu yemek varsa taze taze alınmış olmalıydı Onun için akşam saatlerinin vazgeçilmez sesiydi yoğurtçular Prof Dr Fatma Esin yeni öykü kitabında yine bizi zaman tüneline sokup geçmiş yılların İstanbul unda nostalji yaşatıyor

Pandora
102,00

Ulak

2012204 sf.
Pandora

Yalnız yaşamak zor oluyor mu diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanım a bir zamanlar yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar Zor olmaz belki demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba diye düşündü Yanıt yerine dudak büktü Anlayamazlar tabii Yoğurtçuları da bilmezler yoğurtçuların geçtiği saatleri de Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların yoğurdum kaymaaaak Silivri kaymaaaak sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki Bir bir açılırdı kapılar Kapı önlerinde görünürdü kadınlar çocuklar Ellerinde taslar tabaklar O da almıştı kaç kez Kaymak koyma ama derdi her defasında Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi Sakın kaymak koydurma

Nobel Kitap
111,52

Ulak Yayıncılık

2012159 sf.
Nobel Kitap

Yalnız yaşamak zor oluyor mu diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanım a bir zamanlar yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar Zor olmaz belki demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba diye düşündü Yanıt yerine dudak büktü Anlayamazlar tabii Yoğurtçuları da bilmezler yoğurtçuların geçtiği saatleri de Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların yoğurdum kaymaaaak Silivri kaymaaaak sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki Bir bir açılırdı kapılar Kapı önlerinde görünürdü kadınlar çocuklar Ellerinde taslar tabaklar O da almıştı kaç kez Kaymak koyma ama derdi her defasında Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi Sakın kaymak koydurma Tablalardan birinde yüksek kenarlı kocaman tepsiler içinde üzeri bir parmak kalınlığında kaymak kaplı Silivri yoğurdu diğerinde terazi ağırlık ölçüleri kapların daralarını ölçmek için irili ufaklı çakıl taşlan Neden hep akşam saatlerini yeğlerdi yoğurtçular İşte bunu da bilemez genç kuşaklar Kaç evde buzdolabı vardı ki o yıllarda Mutfağın serin bir köşesinde duran tel dolaplarda saklanırdı yiyecekler Hep taze taze tüketilirdi çabuk bozulan yiyecekler Yoğurt da çabuk ekşirdi sıcakta Akşam yemeğinde yoğurtlu yemek varsa taze taze alınmış olmalıydı Onun için akşam saatlerinin vazgeçilmez sesiydi yoğurtçular Prof Dr Fatma Esin yeni öykü kitabında yine bizi zaman tüneline sokup geçmiş yılların İstanbul unda nostalji yaşatıyor

Şehadet Kitap
136,00

Ulak Yayınları

2012204 sf.
Şehadet Kitap

Yalnız yaşamak zor oluyor mu diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanıma bir zamanlar yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar Zor olmaz belki demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba diye düşündü Yanıt yerine dudak büktü Anlayamazlar tabii Yoğurtçuları da bilmezler yoğurtçuların geçtiği saatleri de Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların yoğurdum kaymaaaak Silivri kaymaaaak sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki Bir bir açılırdı kapılar Kapı önlerinde görünürdü kadınlar çocuklar Ellerinde taslar tabaklar O da almıştı kaç kez Kaymak koyma ama derdi her defasında Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi Sakın kaymak koydurma