Akşam Hüznü — Fatma Esin

Akşam Hüznü
Fatma EsinDoğu Kitabevi
Akşam Hüznü
Fatma EsinYalnız yaşamak zor oluyor mu diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanım a bir zamanlar yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar Zor olmaz belki demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba diye düşündü Yanıt yerine dudak büktü Anlayamazlar tabii Yoğurtçuları da bilmezler yoğurtçuların geçtiği saatleri de Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların yoğurdum kaymaaaak Silivri kaymaaaak sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki Bir bir açılırdı kapılar Kapı önlerinde görünürdü kadınlar çocuklar Ellerinde taslar tabaklar O da almıştı kaç kez Kaymak koyma ama derdi her defasında Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi Sakın kaymak koydurma Tablalardan birinde yüksek kenarlı kocaman tepsiler içinde üzeri bir parmak kalınlığında kaymak kaplı Silivri yoğurdu diğerinde terazi ağırlık ölçüleri kapların daralarını ölçmek için irili ufaklı çakıl taşlan Neden hep akşam saatlerini yeğlerdi yoğurtçular İşte bunu da bilemez genç kuşaklar Kaç evde buzdolabı vardı ki o yıllarda Mutfağın serin bir köşesinde duran tel dolaplarda saklanırdı yiyecekler Hep taze taze tüketilirdi çabuk bozulan yiyecekler Yoğurt da çabuk ekşirdi sıcakta Akşam yemeğinde yoğurtlu yemek varsa taze taze alınmış olmalıydı Onun için akşam saatlerinin vazgeçilmez sesiydi yoğurtçular Prof Dr Fatma Esin yeni öykü kitabında yine bizi zaman tüneline sokup geçmiş yılların İstanbul unda nostalji yaşatıyor

Ulak Yayıncılık
Yalnız yaşamak zor oluyor mu diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanım a bir zamanlar yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar Zor olmaz belki demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba diye düşündü Yanıt yerine dudak büktü Anlayamazlar tabii Yoğurtçuları da bilmezler yoğurtçuların geçtiği saatleri de Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların yoğurdum kaymaaaak Silivri kaymaaaak sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki Bir bir açılırdı kapılar Kapı önlerinde görünürdü kadınlar çocuklar Ellerinde taslar tabaklar O da almıştı kaç kez Kaymak koyma ama derdi her defasında Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi Sakın kaymak koydurma Tablalardan birinde yüksek kenarlı kocaman tepsiler içinde üzeri bir parmak kalınlığında kaymak kaplı Silivri yoğurdu diğerinde terazi ağırlık ölçüleri kapların daralarını ölçmek için irili ufaklı çakıl taşlan Neden hep akşam saatlerini yeğlerdi yoğurtçular İşte bunu da bilemez genç kuşaklar Kaç evde buzdolabı vardı ki o yıllarda Mutfağın serin bir köşesinde duran tel dolaplarda saklanırdı yiyecekler Hep taze taze tüketilirdi çabuk bozulan yiyecekler Yoğurt da çabuk ekşirdi sıcakta Akşam yemeğinde yoğurtlu yemek varsa taze taze alınmış olmalıydı Onun için akşam saatlerinin vazgeçilmez sesiydi yoğurtçular Prof Dr Fatma Esin yeni öykü kitabında yine bizi zaman tüneline sokup geçmiş yılların İstanbul unda nostalji yaşatıyor

Ulak Yayıncılık
Yalnız yaşamak zor oluyor mu diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanım a bir zamanlar yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar Zor olmaz belki demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba diye düşündü Yanıt yerine dudak büktü Anlayamazlar tabii Yoğurtçuları da bilmezler yoğurtçuların geçtiği saatleri de Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların yoğurdum kaymaaaak Silivri kaymaaaak sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki Bir bir açılırdı kapılar Kapı önlerinde görünürdü kadınlar çocuklar Ellerinde taslar tabaklar O da almıştı kaç kez Kaymak koyma ama derdi her defasında Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi Sakın kaymak koydurma Tablalardan birinde yüksek kenarlı kocaman tepsiler içinde üzeri bir parmak kalınlığında kaymak kaplı Silivri yoğurdu diğerinde terazi ağırlık ölçüleri kapların daralarını ölçmek için irili ufaklı çakıl taşlan Neden hep akşam saatlerini yeğlerdi yoğurtçular İşte bunu da bilemez genç kuşaklar Kaç evde buzdolabı vardı ki o yıllarda Mutfağın serin bir köşesinde duran tel dolaplarda saklanırdı yiyecekler Hep taze taze tüketilirdi çabuk bozulan yiyecekler Yoğurt da çabuk ekşirdi sıcakta Akşam yemeğinde yoğurtlu yemek varsa taze taze alınmış olmalıydı Onun için akşam saatlerinin vazgeçilmez sesiydi yoğurtçular Prof Dr Fatma Esin yeni öykü kitabında yine bizi zaman tüneline sokup geçmiş yılların İstanbul unda nostalji yaşatıyor Sayfa Sayısı 204 Baskı Yılı 2012 Dili Türkçe Yayınevi Ulak Yayıncılık

Ulak Yayıncılık
Yalnız yaşamak zor oluyor mu diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanım a bir zamanlar yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar Zor olmaz belki demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba diye düşündü Yanıt yerine dudak büktü Anlayamazlar tabii Yoğurtçuları da bilmezler yoğurtçuların geçtiği saatleri de Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların yoğurdum kaymaaaak Silivri kaymaaaak sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki Bir bir açılırdı kapılar Kapı önlerinde görünürdü kadınlar çocuklar Ellerinde taslar tabaklar O da almıştı kaç kez Kaymak koyma ama derdi her defasında Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi Sakın kaymak koydurma Tablalardan birinde yüksek kenarlı kocaman tepsiler içinde üzeri bir parmak kalınlığında kaymak kaplı Silivri yoğurdu diğerinde terazi ağırlık ölçüleri kapların daralarını ölçmek için irili ufaklı çakıl taşlan Neden hep akşam saatlerini yeğlerdi yoğurtçular İşte bunu da bilemez genç kuşaklar Kaç evde buzdolabı vardı ki o yıllarda Mutfağın serin bir köşesinde duran tel dolaplarda saklanırdı yiyecekler Hep taze taze tüketilirdi çabuk bozulan yiyecekler Yoğurt da çabuk ekşirdi sıcakta Akşam yemeğinde yoğurtlu yemek varsa taze taze alınmış olmalıydı Onun için akşam saatlerinin vazgeçilmez sesiydi yoğurtçular Prof Dr Fatma Esin yeni öykü kitabında yine bizi zaman tüneline sokup geçmiş yılların İstanbul unda nostalji yaşatıyor

Ulak
Yalnız yaşamak zor oluyor mu diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanım a bir zamanlar yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar Zor olmaz belki demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba diye düşündü Yanıt yerine dudak büktü Anlayamazlar tabii Yoğurtçuları da bilmezler yoğurtçuların geçtiği saatleri de Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların yoğurdum kaymaaaak Silivri kaymaaaak sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki Bir bir açılırdı kapılar Kapı önlerinde görünürdü kadınlar çocuklar Ellerinde taslar tabaklar O da almıştı kaç kez Kaymak koyma ama derdi her defasında Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi Sakın kaymak koydurma

Ulak Yayıncılık
Yalnız yaşamak zor oluyor mu diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanım a bir zamanlar yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar Zor olmaz belki demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba diye düşündü Yanıt yerine dudak büktü Anlayamazlar tabii Yoğurtçuları da bilmezler yoğurtçuların geçtiği saatleri de Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların yoğurdum kaymaaaak Silivri kaymaaaak sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki Bir bir açılırdı kapılar Kapı önlerinde görünürdü kadınlar çocuklar Ellerinde taslar tabaklar O da almıştı kaç kez Kaymak koyma ama derdi her defasında Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi Sakın kaymak koydurma Tablalardan birinde yüksek kenarlı kocaman tepsiler içinde üzeri bir parmak kalınlığında kaymak kaplı Silivri yoğurdu diğerinde terazi ağırlık ölçüleri kapların daralarını ölçmek için irili ufaklı çakıl taşlan Neden hep akşam saatlerini yeğlerdi yoğurtçular İşte bunu da bilemez genç kuşaklar Kaç evde buzdolabı vardı ki o yıllarda Mutfağın serin bir köşesinde duran tel dolaplarda saklanırdı yiyecekler Hep taze taze tüketilirdi çabuk bozulan yiyecekler Yoğurt da çabuk ekşirdi sıcakta Akşam yemeğinde yoğurtlu yemek varsa taze taze alınmış olmalıydı Onun için akşam saatlerinin vazgeçilmez sesiydi yoğurtçular Prof Dr Fatma Esin yeni öykü kitabında yine bizi zaman tüneline sokup geçmiş yılların İstanbul unda nostalji yaşatıyor

Ulak Yayınları
Yalnız yaşamak zor oluyor mu diye sormuşlar Bedia Muvahhit Hanıma bir zamanlar yalnız yaşamak zorunda kaldığı zamanlar Zor olmaz belki demiş ve derin bir iç geçirdikten sonra eklemiş Eğer yoğurtçuların geçtiği o saatler olmasa Genç kuşaklar bu ifadedeki duygu yoğunluğunu anlayabilirler mi acaba diye düşündü Yanıt yerine dudak büktü Anlayamazlar tabii Yoğurtçuları da bilmezler yoğurtçuların geçtiği saatleri de Omuzlarından birine dayadıkları sağlam bir sırığın iki ucuna asılı tablaları ile sokak sokak dolaşan yoğurtçuları görmediler ki Akşamüzerleri alaca karanlık sokakların yoğurdum kaymaaaak Silivri kaymaaaak sesleri ile dolup taştığını duymadılar ki Bir bir açılırdı kapılar Kapı önlerinde görünürdü kadınlar çocuklar Ellerinde taslar tabaklar O da almıştı kaç kez Kaymak koyma ama derdi her defasında Çünkü sağlığında her defasında öyle tembih etmişti annesi Sakın kaymak koydurma