Alacakaranlık Anıları Bellek Yitimi Kültüründe Zamanı Belirlemek — Andreas Huyssen

Alacakaranlık Anıları Bellek Yitimi Kültüründe Zamanı Belirlemek
Andreas HuyssenMetis Yayıncılık
Alacakaranlık Anıları Bellek Yitimi Kültüründe Zamanı Belirlemek
Andreas HuyssenHer anımsama kopmaz biçimde geçmiş bir olaya ya da deneyime bağlı olsa bile herhangi bir anımsama ediminin zamansal statüsü hep şimdidir yoksa naif bir epistemolojinin öne süreceği gibi geçmişin kendisi değil Belleği oluşturan geçmiş ile şimdi arasındaki bu çok ince yarıktır Bu yarık belleği güçlü bir biçimde canlı kılar onu arşivden ya da başka herhangi bir depolama ve yeniden çağırma sisteminden ayırt eder Şu halde belleğin alacakaranlığı bir biçimde doğal ve kuşaksal bir unutuşun daha güvenilir bir temsil biçimi aracılığıyla giderilebilecek bir unutuşun sonucu değildir yalnızca Daha çok temsilin yapılarının kendisinde içerilmiş durumdadır Çağdaş kültürdeki anımsamayla ilgili saplantılar bu ikili sorunsal açısından okunmalıdır Alacakaranlık anıları iki tür anımsamayı da içerir Zamanın geçişine ve teknolojik modernleşmenin kesintisiz hızına bağlı olarak yitmekte olan kuşaksal anımsamalar ile belleğin alacakaranlık statüsünü yansıtan anımsamalar Alacakaranlık günün unutuş gecesini önceleyen buna karşın zamanın kendisini yavaşlatır görünen ânıdır Günün son ışığının son görkemli gösterilerini ortaya koyabileceği bir ara durumdur Belleğin ayrıcalıklı zamanıdır Hala geleceğe ilişkin yüksek teknoloji hayalleri besliyoruz ancak bu yüksek teknoloji dünyasının düzenlenişinin kendisi geçmiş ile gelecek yaşantı ile beklenti bellek ile gelecek tasarımı gibi kategorileri çağdışı kılma tehdidini getiriyor Böylece gerçek dünyada eşzamansızlığın getirdiği karmakarışıklık zamansal farklılığın görülüşü bilgi ve veri bankaları dünyasında zamanın tükenişi ile dramatik bir biçimde çatışıyor Ancak gerçek dünya ile onun bilgi sistemlerindeki inşası arasındaki sınırlar elbette akışkan ve geçirgendir Yeni iletişim teknolojileri ve bilgi siber uzamında ne kadar çok yaşarsak zamansallık kavrayışımız bundan o kadar etkilenecektir Bu yüzden tarihsel bilincin yok olmaya yüz tutmasının kendisi tarihsel olarak açıklanabilecek bir olgudur Bununla birlikte bellek patlaması potansiyel olarak sağlıklı bir mücadele işaretidir Bilgisel hiper uzam ile nasıl düzenlenmiş olursa olsun yaygın zamansallık yapılarında yaşama yönündeki temel insani gereksinim arasındaki mücadeledir bu Aynı zamanda da zamansız klostrofobiden ve kâbuslara özgü hayaletlerle benzeşimlerden oluşmuş bir koza ören medya dünyasına karşı zamansallıklarına tutunmak isteyen ölümlü bedenlerin bir karşıt tepki oluşturmasıdır Yüksek teknolojiye dayanan bir gelecekle ilgili bu ütopya karşıtı tasavvurda bellek yitimi artık anımsama ile unutma diyalektiğinin bir parçası olmayacak onun radikal ötekisi olacaktır O zaman da bellek yitimi belleğin kendisinin unutuşunu mühürlemiş olur Anımsanacak bir şey olmadığına göre unutacak bir şey de yoktur Andreas Huyssen

Metis Yayınları
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img