Alaz Bir Ada Vapuru Hikayesi — Buket Sunar

Alaz Bir Ada Vapuru Hikayesi
Buket SunarAlaz Bir Ada Vapuru Hikayesi
Buket SunarAlaz özünde edilgen bir kadın değil aksine mücadeleci kapsayıcı vicdanlı bir kadın belki de onu aşkın yılmaz savunucusu diye tanımlamak daha anlamlı olur

Devinim Kitap
Alaz özünde edilgen bir kadın değil aksine mücadeleci kapsayıcı vicdanlı bir kadın belki de onu aşkın yılmaz savunucusu diye tanımlamak daha anlamlı olur Yazar Buket Sunar ın kaleme almış olduğu Alaz romanı hayatın olağan akışının dışında gelişen olayları bir kadının hayatta var olma mücadelesini anlatıyor sevgi yoksa aşka tutunulamaz var olmak salt fizik kurallarıyla açıklanamaz asıl var oluş değerler ilkeler ve sevgidir Bu olgular varsa varız Alaz içimizden biri değil o bir ada insanı kendi yaratımlarıyla tasarımlarıyla var olan özgün bir kişilik onca kirlenme ve yozlaşmaya edilgenliğe rağmen kendi kendini var eden vicdanlı bir kadın Gün ağarmayacak sabah hiç olmayacakmış gibi o karanlık sonsuzluğun girdabına sıkışmış öylece hareketsiz duruyordu yatağında Sancılı varoluşun içinde doğan güneşle birlikte kor düşmüştü sanki yüreğine Alaz ın Geçmişle yüzleşmek geleceğe dair umut biriktirmek için zaman daralıyor şartlar ve koşullar merhametli davranmıyordu ona Yine de her şey zihninde daha dün gibi duruyor tüm anıları tazeliğini koruyordu Paşabahçe Vapuru onda aklından silinmeyecek hep bir köşede yer edinecek anılar bırakmıştı Aklından sildiğini zannettiği vedalar gün yüzüne çıkıyordu zamansızca Kendini bulmak için çabalıyor herkesi affetme anaçlığıyla sarılıyordu hayata Kaybettiği hayata geri dönebilme umuduyla Gerçekten de kimdi Alaz İlk nerede kaybetmişti yolunu Ben kimim demişti kendi kendine Efser mi Neler yüklemişti Efser e ne acılar O zarif bedenine dayanabileceğinden daha fazla önce dokunup tuttuğu sonra yok olan ümitler Yoksa yoksa ada mıydım Bu kadar özdeşleştirmiş miydim kendimi adayla Peki Benan ın adadaki mutluluğu geç yakalamış olan annesi Perahta Hanım veya babası Duran Bey olabilir miyim Onlar adaya gelmeseydi bütün bunlar olabilir miydi Alaz ı öyküsü aşkın anatomisi geleceğe dair bir armağan Adalıların o muntazam yaşantısının panoramik hikâyesidir bu kitap

Devinim Kitap
Alaz özünde edilgen bir kadın değil aksine mücadeleci kapsayıcı vicdanlı bir kadın belki de onu aşkın yılmaz savunucusu diye tanımlamak daha anlamlı olur Yazar Buket Sunar ın kaleme almış olduğu Alaz romanı hayatın olağan akışının dışında gelişen olayları bir kadının hayatta var olma mücadelesini anlatıyor sevgi yoksa aşka tutunulamaz var olmak salt fizik kurallarıyla açıklanamaz asıl var oluş değerler ilkeler ve sevgidir Bu olgular varsa varız Alaz içimizden biri değil o bir ada insanı kendi yaratımlarıyla tasarımlarıyla var olan özgün bir kişilik onca kirlenme ve yozlaşmaya edilgenliğe rağmen kendi kendini var eden vicdanlı bir kadın Gün ağarmayacak sabah hiç olmayacakmış gibi o karanlık sonsuzluğun girdabına sıkışmış öylece hareketsiz duruyordu yatağında Sancılı varoluşun içinde doğan güneşle birlikte kor düşmüştü sanki yüreğine Alaz ın Geçmişle yüzleşmek geleceğe dair umut biriktirmek için zaman daralıyor şartlar ve koşullar merhametli davranmıyordu ona Yine de her şey zihninde daha dün gibi duruyor tüm anıları tazeliğini koruyordu Paşabahçe Vapuru onda aklından silinmeyecek hep bir köşede yer edinecek anılar bırakmıştı Aklından sildiğini zannettiği vedalar gün yüzüne çıkıyordu zamansızca Kendini bulmak için çabalıyor herkesi affetme anaçlığıyla sarılıyordu hayata Kaybettiği hayata geri dönebilme umuduyla Gerçekten de kimdi Alaz İlk nerede kaybetmişti yolunu Ben kimim demişti kendi kendine Efser mi Neler yüklemişti Efser e ne acılar O zarif bedenine dayanabileceğinden daha fazla önce dokunup tuttuğu sonra yok olan ümitler Yoksa yoksa ada mıydım Bu kadar özdeşleştirmiş miydim kendimi adayla Peki Benan ın adadaki mutluluğu geç yakalamış olan annesi Perahta Hanım veya babası Duran Bey olabilir miyim Onlar adaya gelmeseydi bütün bunlar olabilir miydi Alaz ı öyküsü aşkın anatomisi geleceğe dair bir armağan Adalıların o muntazam yaşantısının panoramik hikâyesidir bu kitap

Devinim Kitap
Alaz özünde edilgen bir kadın değil aksine mücadeleci kapsayıcı vicdanlı bir kadın belki de onu aşkın yılmaz savunucusu diye tanımlamak daha anlamlı olur Yazar Buket Sunar ın kaleme almış olduğu Alaz romanı hayatın olağan akışının dışında gelişen olayları bir kadının hayatta var olma mücadelesini anlatıyor sevgi yoksa aşka tutunulamaz var olmak salt fizik kurallarıyla açıklanamaz asıl var oluş değerler ilkeler ve sevgidir Bu olgular varsa varız Alaz içimizden biri değil o bir ada insanı kendi yaratımlarıyla tasarımlarıyla var olan özgün bir kişilik onca kirlenme ve yozlaşmaya edilgenliğe rağmen kendi kendini var eden vicdanlı bir kadın Gün ağarmayacak sabah hiç olmayacakmış gibi o karanlık sonsuzluğun girdabına sıkışmış öylece hareketsiz duruyordu yatağında Sancılı varoluşun içinde doğan güneşle birlikte kor düşmüştü sanki yüreğine Alaz ın Geçmişle yüzleşmek geleceğe dair umut biriktirmek için zaman daralıyor şartlar ve koşullar merhametli davranmıyordu ona Yine de her şey zihninde daha dün gibi duruyor tüm anıları tazeliğini koruyordu Paşabahçe Vapuru onda aklından silinmeyecek hep bir köşede yer edinecek anılar bırakmıştı Aklından sildiğini zannettiği vedalar gün yüzüne çıkıyordu zamansızca Kendini bulmak için çabalıyor herkesi affetme anaçlığıyla sarılıyordu hayata Kaybettiği hayata geri dönebilme umuduyla Gerçekten de kimdi Alaz İlk nerede kaybetmişti yolunu Ben kimim demişti kendi kendine Efser mi Neler yüklemişti Efser e ne acılar O zarif bedenine dayanabileceğinden daha fazla önce dokunup tuttuğu sonra yok olan ümitler Yoksa yoksa ada mıydım Bu kadar özdeşleştirmiş miydim kendimi adayla Peki Benan ın adadaki mutluluğu geç yakalamış olan annesi Perahta Hanım veya babası Duran Bey olabilir miyim Onlar adaya gelmeseydi bütün bunlar olabilir miydi Alaz ı öyküsü aşkın anatomisi geleceğe dair bir armağan Adalıların o muntazam yaşantısının panoramik hikâyesidir bu kitap

DEVİNİM KİTAP
Alaz özünde edilgen bir kadın değil aksine mücadeleci kapsayıcı vicdanlı bir kadın belki de onu aşkın yılmaz savunucusu diye tanımlamak daha anlamlı olur Yazar Buket Sunar ın kaleme almış olduğu Alaz romanı hayatın olağan akışının dışında gelişen olayları bir kadının hayatta var olma mücadelesini anlatıyor sevgi yoksa aşka tutunulamaz var olmak salt fizik kurallarıyla açıklanamaz asıl var oluş değerler ilkeler ve sevgidir Bu olgular varsa varız Alaz içimizden biri değil o bir ada insanı kendi yaratımlarıyla tasarımlarıyla var olan özgün bir kişilik onca kirlenme ve yozlaşmaya edilgenliğe rağmen kendi kendini var eden vicdanlı bir kadın Gün ağarmayacak sabah hiç olmayacakmış gibi o karanlık sonsuzluğun girdabına sıkışmış öylece hareketsiz duruyordu yatağında Sancılı varoluşun içinde doğan güneşle birlikte kor düşmüştü sanki yüreğine Alaz ın Geçmişle yüzleşmek geleceğe dair umut biriktirmek için zaman daralıyor şartlar ve koşullar merhametli davranmıyordu ona Yine de her şey zihninde daha dün gibi duruyor tüm anıları tazeliğini koruyordu Paşabahçe Vapuru onda aklından silinmeyecek hep bir köşede yer edinecek anılar bırakmıştı Aklından sildiğini zannettiği vedalar gün yüzüne çıkıyordu zamansızca Kendini bulmak için çabalıyor herkesi affetme anaçlığıyla sarılıyordu hayata Kaybettiği hayata geri dönebilme umuduyla Gerçekten de kimdi Alaz İlk nerede kaybetmişti yolunu Ben kimim demişti kendi kendine Efser mi Neler yüklemişti Efser e ne acılar O zarif bedenine dayanabileceğinden daha fazla önce dokunup tuttuğu sonra yok olan ümitler Yoksa yoksa ada mıydım Bu kadar özdeşleştirmiş miydim kendimi adayla Peki Benan ın adadaki mutluluğu geç yakalamış olan annesi Perahta Hanım veya babası Duran Bey olabilir miyim Onlar adaya gelmeseydi bütün bunlar olabilir miydi Alaz ı öyküsü aşkın anatomisi geleceğe dair bir armağan Adalıların o muntazam yaşantısının panoramik hikâyesidir bu kitap