Alev ve Kül — Selma Aydın

Alev ve Kül
Selma AydınArtshop Yayıncılık
Alev ve Kül
Selma AydınSelma Aydın ortaya koyduğu eseriyle yaşadığı döneme hem tanıklık hem de bir kültürün geleceğe yönelik aktarımını yapmaktadır Bu durumu zaman zaman eserinde okuyucuya verdiği ipuçlarıyla ortaya koyar Yazar ALEV ve KÜL adını taşıyan bu eserinde lirik bir aşk hikâyesi temelinde ekonomik ve sosyokültürel yozlaşmanın toplumdaki karşılığını büyük bir incelik ve derin bir anlatım tarzıyla gözler önüne serer Bu romanı okurken satır aralarında toplumun kendine özgü aile ve dil yapısının edebiyattan sanata hatta siyasi ahlaka kadar olan etkilerine ustalıkla işaret ettiğine tanıklık edersiniz Yazar dilin insanlara özgü bir yetenek ve öz değer olduğunu eğitim kurumları içerisindeki işlenişini ve anlamını diyaloglar kurarak özellikle ana karakter olan Tahsin aracılığıyla okuyucuya aktarmayı başarmıştır Romanda kadının doğurganlık olgusunun erkeğin ruhuna yansıtılması ve kadına çizilen sınırların aşılması ustaca işlenmiştir Aydın toplumdaki kadın erkek eşitsizliğini ve cinsel tabuları karakterler üzerinden sorgular ve bu algıları cesurca kırar Dikkat çeken bir başka husus ise yazar kadını bedeni üzerinden kutsamaz sevişmenin bir ahlaksızlık değil varoluşsal bir eylem ve yalnızlık içinde bir kayboluş olduğuna dikkat çeker Zaten Selma Aydın ın bütün eserlerinde aşk ihtiras şehvet ve erotizm temaları birer çeşni olarak yer almakta kadının cinsel özgürlüğünü baskılayan zihniyeti yok saydığı açıkça görülmektedir Yazar diğer eserlerinde olduğu gibi bu romanında da sözü evirip çevirmeden kaynağından çıktığı gibi şırıl şırıl akıtır yeryüzüne Selma Aydın toplumda ayıplanan tüm dogmaları yakıp kül eder Dokunursan yanarsın denilen insana dair tüm negatif duygulara yumuşak bir tonda ses verir Tahsin roman boyunca kadim zamanlardan ve kadim topraklardan yola çıkarak şairlerin yazarların kapılarını tek tek çalıp heybesine doldurduğu sözcüklerle şiir mayalıyor Adım adım yürüdüğü bu yolda nihayet yirmi birinci yüzyıla varıyor Yazarın içselleştirdiği büyük meselelerden biri de Kara Elmas diyarı olan Zonguldak tır Roman boyunca bu kente sıkça yer verilmesi onu ne kadar önemsediğini hatta kutsadığının bir göstergesidir Selma Aydın Zonguldak ı Üvey Şehir olarak tanımlar özellikle kent halkının yalnızlıklarına ve maden ocaklarında yaşanan acılara dikkat çeker Anaç bir sahiplenişle bu toprakları adeta bağrına basar Zonguldak yalnız ve kimsesiz bir şehir olarak Orhan karakteri üzerinden de anlatılmaktadır Yazar Orhan ın varlığını ortaya koyabilmek için verdiği mücadeleyi siyasî konjonktür ve aşk temalarıyla örmektedir Bu nedenle romanın tüm köşe başlarında aşk mevcuttur Aşk roman boyunca en belirgin izleği oluşturur Aşkın gözünü kör ettiği kahramanların yolculuklarını sevginin gücünü sevgisizliğin kurbanlarında ortaya çıkarır Selma Aydın Aşk alev alev yanan bir kordan hiç beklenmedik bir anda küle dönüşüyor romanda Yani demek istiyor ki Kül alevden daha yakıcıdır Yazar bunu özlü bir anlatım olay örgüsü ve zaman mekân kapsamında tahlil ederek ustalıkla bütünleştirerek okurlara aktarır

Artshop Yayıncılık
Selma Aydın ortaya koyduğu eseriyle yaşadığı döneme hem tanıklık hem de bir kültürün geleceğe yönelik aktarımını yapmaktadır Bu durumu zaman zaman eserinde okuyucuya verdiği ipuçlarıyla ortaya koyar Yazar ALEV ve KÜL adını taşıyan bu eserinde lirik bir aşk hikâyesi temelinde ekonomik ve sosyokültürel yozlaşmanın toplumdaki karşılığını büyük bir incelik ve derin bir anlatım tarzıyla gözler önüne serer Bu romanı okurken satır aralarında toplumun kendine özgü aile ve dil yapısının edebiyattan sanata hatta siyasi ahlaka kadar olan etkilerine ustalıkla işaret ettiğine tanıklık edersiniz Yazar dilin insanlara özgü bir yetenek ve öz değer olduğunu eğitim kurumları içerisindeki işlenişini ve anlamını diyaloglar kurarak özellikle ana karakter olan Tahsin aracılığıyla okuyucuya aktarmayı başarmıştır Romanda kadının doğurganlık olgusunun erkeğin ruhuna yansıtılması ve kadına çizilen sınırların aşılması ustaca işlenmiştir Aydın toplumdaki kadın erkek eşitsizliğini ve cinsel tabuları karakterler üzerinden sorgular ve bu algıları cesurca kırar Dikkat çeken bir başka husus ise yazar kadını bedeni üzerinden kutsamaz sevişmenin bir ahlaksızlık değil varoluşsal bir eylem ve yalnızlık içinde bir kayboluş olduğuna dikkat çeker Zaten Selma Aydın ın bütün eserlerinde aşk ihtiras şehvet ve erotizm temaları birer çeşni olarak yer almakta kadının cinsel özgürlüğünü baskılayan zihniyeti yok saydığı açıkça görülmektedir Yazar diğer eserlerinde olduğu gibi bu romanında da sözü evirip çevirmeden kaynağından çıktığı gibi şırıl şırıl akıtır yeryüzüne Selma Aydın toplumda ayıplanan tüm dogmaları yakıp kül eder Dokunursan yanarsın denilen insana dair tüm negatif duygulara yumuşak bir tonda ses verir Tahsin roman boyunca kadim zamanlardan ve kadim topraklardan yola çıkarak şairlerin yazarların kapılarını tek tek çalıp heybesine doldurduğu sözcüklerle şiir mayalıyor Adım adım yürüdüğü bu yolda nihayet yirmi birinci yüzyıla varıyor Yazarın içselleştirdiği büyük meselelerden biri de Kara Elmas diyarı olan Zonguldak tır Roman boyunca bu kente sıkça yer verilmesi onu ne kadar önemsediğini hatta kutsadığının bir göstergesidir Selma Aydın Zonguldak ı Üvey Şehir olarak tanımlar özellikle kent halkının yalnızlıklarına ve maden ocaklarında yaşanan acılara dikkat çeker Anaç bir sahiplenişle bu toprakları adeta bağrına basar Zonguldak yalnız ve kimsesiz bir şehir olarak Orhan karakteri üzerinden de anlatılmaktadır Yazar Orhan ın varlığını ortaya koyabilmek için verdiği mücadeleyi siyasî konjonktür ve aşk temalarıyla örmektedir Bu nedenle romanın tüm köşe başlarında aşk mevcuttur Aşk roman boyunca en belirgin izleği oluşturur Aşkın gözünü kör ettiği kahramanların yolculuklarını sevginin gücünü sevgisizliğin kurbanlarında ortaya çıkarır Selma Aydın Aşk alev alev yanan bir kordan hiç beklenmedik bir anda küle dönüşüyor romanda Yani demek istiyor ki Kül alevden daha yakıcıdır Yazar bunu özlü bir anlatım olay örgüsü ve zaman mekân kapsamında tahlil ederek ustalıkla bütünleştirerek okurlara aktarır

Artshop Yayıncılık
Selma Aydın ortaya koyduğu eseriyle yaşadığı döneme hem tanıklık hem de bir kültürün geleceğe yönelik aktarımını yapmaktadır Bu durumu zaman zaman eserinde okuyucuya verdiği ipuçlarıyla ortaya koyar Yazar ALEV ve KÜL adını taşıyan bu eserinde lirik bir aşk hikâyesi temelinde ekonomik ve sosyokültürel yozlaşmanın toplumdaki karşılığını büyük bir incelik ve derin bir anlatım tarzıyla gözler önüne serer Bu romanı okurken satır aralarında toplumun kendine özgü aile ve dil yapısının edebiyattan sanata hatta siyasi ahlaka kadar olan etkilerine ustalıkla işaret ettiğine tanıklık edersiniz Yazar dilin insanlara özgü bir yetenek ve öz değer olduğunu eğitim kurumları içerisindeki işlenişini ve anlamını diyaloglar kurarak özellikle ana karakter olan Tahsin aracılığıyla okuyucuya aktarmayı başarmıştır Romanda kadının doğurganlık olgusunun erkeğin ruhuna yansıtılması ve kadına çizilen sınırların aşılması ustaca işlenmiştir Aydın toplumdaki kadın erkek eşitsizliğini ve cinsel tabuları karakterler üzerinden sorgular ve bu algıları cesurca kırar Dikkat çeken bir başka husus ise yazar kadını bedeni üzerinden kutsamaz sevişmenin bir ahlaksızlık değil varoluşsal bir eylem ve yalnızlık içinde bir kayboluş olduğuna dikkat çeker Zaten Selma Aydın ın bütün eserlerinde aşk ihtiras şehvet ve erotizm temaları birer çeşni olarak yer almakta kadının cinsel özgürlüğünü baskılayan zihniyeti yok saydığı açıkça görülmektedir Yazar diğer eserlerinde olduğu gibi bu romanında da sözü evirip çevirmeden kaynağından çıktığı gibi şırıl şırıl akıtır yeryüzüne Selma Aydın toplumda ayıplanan tüm dogmaları yakıp kül eder Dokunursan yanarsın denilen insana dair tüm negatif duygulara yumuşak bir tonda ses verir Tahsin roman boyunca kadim zamanlardan ve kadim topraklardan yola çıkarak şairlerin yazarların kapılarını tek tek çalıp heybesine doldurduğu sözcüklerle şiir mayalıyor Adım adım yürüdüğü bu yolda nihayet yirmi birinci yüzyıla varıyor Yazarın içselleştirdiği büyük meselelerde

Artshop Yayıncılık
Selma Aydın ortaya koyduğu eseriyle yaşadığı döneme hem tanıklık hem de bir kültürün geleceğe yönelik aktarımını yapmaktadır Bu durumu zaman zaman eserinde okuyucuya verdiği ipuçlarıyla ortaya koyar Yazar ALEV ve KÜL adını taşıyan bu eserinde lirik bir aşk hikâyesi temelinde ekonomik ve sosyokültürel yozlaşmanın toplumdaki karşılığını büyük bir incelik ve derin bir anlatım tarzıyla gözler önüne serer Bu romanı okurken satır aralarında toplumun kendine özgü aile ve dil yapısının edebiyattan sanata hatta siyasi ahlaka kadar olan etkilerine ustalıkla işaret ettiğine tanıklık edersiniz Yazar dilin insanlara özgü bir yetenek ve öz değer olduğunu eğitim kurumları içerisindeki işlenişini ve anlamını diyaloglar kurarak özellikle ana karakter olan Tahsin aracılığıyla okuyucuya aktarmayı başarmıştır Romanda kadının doğurganlık olgusunun erkeğin ruhuna yansıtılması ve kadına çizilen sınırların aşılması ustaca işlenmiştir Aydın toplumdaki kadın erkek eşitsizliğini ve cinsel tabuları karakterler üzerinden sorgular ve bu algıları cesurca kırar Dikkat çeken bir başka husus ise yazar kadını bedeni üzerinden kutsamaz sevişmenin bir ahlaksızlık değil varoluşsal bir eylem ve yalnızlık içinde bir kayboluş olduğuna dikkat çeker Zaten Selma Aydın ın bütün eserlerinde aşk ihtiras şehvet ve erotizm temaları birer çeşni olarak yer almakta kadının cinsel özgürlüğünü baskılayan zihniyeti yok saydığı açıkça görülmektedir Yazar diğer eserlerinde olduğu gibi bu romanında da sözü evirip çevirmeden kaynağından çıktığı gibi şırıl şırıl akıtır yeryüzüne Selma Aydın toplumda ayıplanan tüm dogmaları yakıp kül eder Dokunursan yanarsın denilen insana dair tüm negatif duygulara yumuşak bir tonda ses verir Tahsin roman boyunca kadim zamanlardan ve kadim topraklardan yola çıkarak şairlerin yazarların kapılarını tek tek çalıp heybesine doldurduğu sözcüklerle şiir mayalıyor Adım adım yürüdüğü bu yolda nihayet yirmi birinci yüzyıla varıyor Yazarın içselleştirdiği büyük meselelerden biri de Kara Elmas diyarı olan Zonguldak tır Roman boyunca bu kente sıkça yer verilmesi onu ne kadar önemsediğini hatta kutsadığının bir göstergesidir Selma Aydın Zonguldak ı Üvey Şehir olarak tanımlar özellikle kent halkının yalnızlıklarına ve maden ocaklarında yaşanan acılara dikkat çeker Anaç bir sahiplenişle bu toprakları adeta bağrına basar Zonguldak yalnız ve kimsesiz bir şehir olarak Orhan karakteri üzerinden de anlatılmaktadır Yazar Orhan ın varlığını ortaya koyabilmek için verdiği mücadeleyi siyasî konjonktür ve aşk temalarıyla örmektedir Bu nedenle romanın tüm köşe başlarında aşk mevcuttur Aşk roman boyunca en belirgin izleği oluşturur Aşkın gözünü kör ettiği kahramanların yolculuklarını sevginin gücünü sevgisizliğin kurbanlarında ortaya çıkarır Selma Aydın Aşk alev alev yanan bir kordan hiç beklenmedik bir anda küle dönüşüyor romanda Yani demek istiyor ki Kül alevden daha yakıcıdır Yazar bunu özlü bir anlatım olay örgüsü ve zaman mekân kapsamında tahlil ederek ustalıkla bütünleştirerek okurlara aktarır Tanıtım Bülteninden