Ali nin Yolculuğu — Bülent Başaran

Ali nin Yolculuğu
Bülent Başaranİzan Yayıncılık
Ali nin Yolculuğu
Bülent BaşaranDoğu coğrafyası aklın ve bilimin değil inancın etkin olduğu bir coğrafyadır Doğu toplumları her zaman inanmayı bilmenin önüne koymuşlardır İnanç bilmekten daha güçlü bir olgudur Hatta çoğunlukla bildikleri ile inandıkları arasında bir zıtlık oluşursa ne kadar akıllarına yatmasa da inandıklarını seçerler Doğulunun hayatına vahiyler mistisizm ve içsel deneyimler hakimdir Akıl bir çeşit yanıltıcı şeytan gibi görülür Doğuluyu düşündürmek inandırmaktan daha zordur Onu herhangi bir konuda harekete geçirmenin biricik yolu onu inandırmaktır Bu nedenle siyasal sosyal ve ekonomik talepler tarih boyunca mutlaka bir teoloji ile süslenmek zorunda kalınmıştır Yoksa büyük kitleleri bu taleplerin peşinde koşturmanın imkânı olmayacaktır Bu da siyasi söylemle dini söylemin iç içe geçmesine çoğunlukla da birbirinin yerini almasına neden olmuştur Farklı siyasi fikirler birer din ya da mezhep haline gelmiştir Halen bugün bile doğu toplumları vatan bayrak din ve millet gibi inanca ve manevi unsurlara dayalı kavramlarla maniple edilmektedir Bugün Türkiye de nasıl siyasal İslam olgusundan bahsediliyor ise o zamanlarda da İslamlaştırılmış siyaset olgusu mevcuttu Bu dinsel siyasal söylemlerin öznesini ise Ali ve Ehl i Beyt oluşturmaktaydı Eşitlik adalet özgürlük ve zenginliğin kardeşçe bölüşümü düşünceleri Ali yi kutsama Ehli Beyt in hakkını savunma veya Kerbela nın öcünü alma şeklinde İslami bir kılıfa sokularak ifade edilmekteydi Bugün Ali kavramına ilişkin olarak Aleviler arasında sürdürülen tartışmanın ana nedeni budur Tarihsel olarak yaşayan insan Ali ile kadim muhalif siyasetin bayrağı olan mit Ali birbiriyle uyuşmamaktadır Ali asıl olarak dini bir liderden çok siyasi bir kahramana dönüştürülmüştür Tanıtım Bülteninden

İzan Yayıncılık
Doğu coğrafyası aklın ve bilimin değil inancın etkin olduğu bir coğrafyadır Doğu toplumları her zaman inanmayı bilmenin önüne koymuşlardır İnanç bilmekten daha güçlü bir olgudur Hatta çoğunlukla bildikleri ile inandıkları arasında bir zıtlık oluşursa ne kadar akıllarına yatmasa da inandıklarını seçerler Doğulunun hayatına vahiyler mistisizm ve içsel deneyimler hakimdir Akıl bir çeşit yanıltıcı şeytan gibi görülür Doğuluyu düşündürmek inandırmaktan daha zordur Onu herhangi bir konuda harekete geçirmenin biricik yolu onu inandırmaktır Bu nedenle siyasal sosyal ve ekonomik talepler tarih boyunca mutlaka bir teoloji ile süslenmek zorunda kalınmıştır Yoksa büyük kitleleri bu taleplerin peşinde koşturmanın imkânı olmayacaktır Bu da siyasi söylemle dini söylemin iç içe geçmesine çoğunlukla da birbirinin yerini almasına neden olmuştur Farklı siyasi fikirler birer din ya da mezhep haline gelmiştir Halen bugün bile doğu toplumları vatan bayrak din ve millet gibi inanca ve manevi unsurlara dayalı kavramlarla maniple edilmektedir Bugün Türkiye de nasıl siyasal İslam olgusundan bahsediliyor ise o zamanlarda da İslamlaştırılmış siyaset olgusu mevcuttu Bu dinsel siyasal söylemlerin öznesini ise Ali ve Ehl i Beyt oluşturmaktaydı Eşitlik adalet özgürlük ve zenginliğin kardeşçe bölüşümü düşünceleri Ali yi kutsama Ehli Beyt in hakkını savunma veya Kerbela nın öcünü alma şeklinde İslami bir kılıfa sokularak ifade edilmekteydi Bugün Ali kavramına ilişkin olarak Aleviler arasında sürdürülen tartışmanın ana nedeni budur Tarihsel olarak yaşayan insan Ali ile kadim muhalif siyasetin bayrağı olan mit Ali birbiriyle uyuşmamaktadır Ali asıl olarak dini bir liderden çok siyasi bir kahramana dönüştürülmüştür

İzan Yayıncılık
Doğu coğrafyası aklın ve bilimin değil inancın etkin olduğu bir coğrafyadır Doğu toplumları her zaman inanmayı bilmenin önüne koymuşlardır İnanç bilmekten daha güçlü bir olgudur Hatta çoğunlukla bildikleri ile inandıkları arasında bir zıtlık oluşursa ne kadar akıllarına yatmasa da inandıklarını seçerler Doğulunun hayatına vahiyler mistisizm ve içsel deneyimler hakimdir Akıl bir çeşit yanıltıcı şeytan gibi görülür Doğuluyu düşündürmek inandırmaktan daha zordur Onu herhangi bir konuda harekete geçirmenin biricik yolu onu inandırmaktır Bu nedenle siyasal sosyal ve ekonomik talepler tarih boyunca mutlaka bir teoloji ile süslenmek zorunda kalınmıştır Yoksa büyük kitleleri bu taleplerin peşinde koşturmanın imkânı olmayacaktır Bu da siyasi söylemle dini söylemin iç içe geçmesine çoğunlukla da birbirinin yerini almasına neden olmuştur Farklı siyasi fikirler birer din ya da mezhep haline gelmiştir Halen bugün bile doğu toplumları vatan bayrak din ve millet gibi inanca ve manevi unsurlara dayalı kavramlarla maniple edilmektedir Bugün Türkiye de nasıl siyasal İslam olgusundan bahsediliyor ise o zamanlarda da İslamlaştırılmış siyaset olgusu mevcuttu Bu dinsel siyasal söylemlerin öznesini ise Ali ve Ehl i Beyt oluşturmaktaydı Eşitlik adalet özgürlük ve zenginliğin kardeşçe bölüşümü düşünceleri Ali yi kutsama Ehli Beyt in hakkını savunma veya Kerbela nın öcünü alma şeklinde İslami bir kılıfa sokularak ifade edilmekteydi Bugün Ali kavramına ilişkin olarak Aleviler arasında sürdürülen tartışmanın ana nedeni budur Tarihsel olarak yaşayan insan Ali ile kadim muhalif siyasetin bayrağı olan mit Ali birbiriyle uyuşmamaktadır Ali asıl olarak dini bir liderden çok siyasi bir kahramana dönüştürülmüştür

İzan Yayıncılık
Doğu coğrafyası aklın ve bilimin değil inancın etkin olduğu bir coğrafyadır Doğu toplumları her zaman inanmayı bilmenin önüne koymuşlardır İnanç bilmekten daha güçlü bir olgudur Hatta çoğunlukla bildikleri ile inandıkları arasında bir zıtlık oluşursa ne kadar akıllarına yatmasa da inandıklarını seçerler Doğulunun hayatına vahiyler mistisizm ve içsel deneyimler hakimdir Akıl bir çeşit yanıltıcı şeytan gibi görülür Doğuluyu düşündürmek inandırmaktan daha zordur Onu herhangi bir konuda harekete geçirmenin biricik yolu onu inandırmaktır Bu nedenle siyasal sosyal ve ekonomik talepler tarih boyunca mutlaka bir teoloji ile süslenmek zorunda kalınmıştır Yoksa büyük kitleleri bu taleplerin peşinde koşturmanın imkânı olmayacaktır Bu da siyasi söylemle dini söylemin iç içe geçmesine çoğunlukla da birbirinin yerini almasına neden olmuştur Farklı siyasi fikirler birer din ya da mezhep haline gelmiştir Halen bugün bile doğu toplumları vatan bayrak din ve millet gibi inanca ve manevi unsurlara dayalı kavramlarla maniple edilmektedir Bugün Türkiye de nasıl siyasal İslam olgusundan bahsediliyor ise o zamanlarda da İslamlaştırılmış siyaset olgusu mevcuttu Bu dinsel siyasal söylemlerin öznesini ise Ali ve Ehl i Beyt oluşturmaktaydı Eşitlik adalet özgürlük ve zenginliğin kardeşçe bölüşümü düşünceleri Ali yi kutsama Ehli Beyt in hakkını savunma veya Kerbela nın öcünü alma şeklinde İslami bir kılıfa sokularak ifade edilmekteydi Bugün Ali kavramına ilişkin olarak Aleviler arasında sürdürülen tartışmanın ana nedeni budur Tarihsel olarak yaşayan insan Ali ile kadim muhalif siyasetin bayrağı olan mit Ali birbiriyle uyuşmamaktadır Ali asıl olarak dini bir liderden çok siyasi bir kahramana dönüştürülmüştür

İzan Yayıncılık
Doğu coğrafyası aklın ve bilimin değil inancın etkin olduğu bir coğrafyadır Doğu toplumları her zaman inanmayı bilmenin önüne koymuşlardır İnanç bilmekten daha güçlü bir olgudur Hatta çoğunlukla bildikleri ile inandıkları arasında bir zıtlık oluşursa ne kadar akıllarına yatmasa da inandıklarını seçerler Doğulunun hayatına vahiyler mistisizm ve içsel deneyimler hakimdir Akıl bir çeşit yanıltıcı şeytan gibi görülür Doğuluyu düşündürmek inandırmaktan daha zordur Onu herhangi bir konuda harekete geçirmenin biricik yolu onu inandırmaktır Bu nedenle siyasal sosyal ve ekonomik talepler tarih boyunca mutlaka bir teoloji ile süslenmek zorunda kalınmıştır Yoksa büyük kitleleri bu taleplerin peşinde koşturmanın imkânı olmayacaktır Bu da siyasi söylemle dini söylemin iç içe geçmesine çoğunlukla da birbirinin yerini almasına neden olmuştur Farklı siyasi fikirler birer din ya da mezhep haline gelmiştir Halen bugün bile doğu toplumları vatan bayrak din ve millet gibi inanca ve manevi unsurlara dayalı kavramlarla maniple edilmektedir Bugün Türkiye de nasıl siyasal İslam olgusundan bahsediliyor ise o zamanlarda da İslamlaştırılmış siyaset olgusu mevcuttu Bu dinsel siyasal söylemlerin öznesini ise Ali ve Ehl i Beyt oluşturmaktaydı Eşitlik adalet özgürlük ve zenginliğin kardeşçe bölüşümü düşünceleri Ali yi kutsama Ehli Beyt in hakkını savunma veya Kerbela nın öcünü alma şeklinde İslami bir kılıfa sokularak ifade edilmekteydi Bugün Ali kavramına ilişkin olarak Aleviler arasında sürdürülen tartışmanın ana nedeni budur Tarihsel olarak yaşayan insan Ali ile kadim muhalif siyasetin bayrağı olan mit Ali birbiriyle uyuşmamaktadır Ali asıl olarak dini bir liderden çok siyasi bir kahramana dönüştürülmüştür Tanıtım Bülteninden

İzan Yayıncılık
Doğu coğrafyası aklın ve bilimin değil inancın etkin olduğu bir coğrafyadır Doğu toplumları her zaman inanmayı bilmenin önüne koymuşlardır İnanç bilmekten daha güçlü bir olgudur Hatta çoğunlukla bildikleri ile inandıkları arasında bir zıtlık oluşursa ne kadar akıllarına yatmasa da inandıklarını seçerler Doğulunun hayatına vahiyler mistisizm ve içsel deneyimler hakimdir Akıl bir çeşit yanıltıcı şeytan gibi görülür Doğuluyu düşündürmek inandırmaktan daha zordur Onu herhangi bir konuda harekete geçirmenin biricik yolu onu inandırmaktır Bu nedenle siyasal sosyal ve ekonomik talepler tarih boyunca mutlaka bir teoloji ile süslenmek zorunda kalınmıştır Yoksa büyük kitleleri bu taleplerin peşinde koşturmanın imkânı olmayacaktır Bu da siyasi söylemle dini söylemin iç içe geçmesine çoğunlukla da birbirinin yerini almasına neden olmuştur Farklı siyasi fikirler birer din ya da mezhep haline gelmiştir Halen bugün bile doğu toplumları vatan bayrak din ve millet gibi inanca ve manevi unsurlara dayalı kavramlarla maniple edilmektedir Bugün Türkiye de nasıl siyasal İslam olgusundan bahsediliyor ise o zamanlarda da İslamlaştırılmış siyaset olgusu mevcuttu Bu dinsel siyasal söylemlerin öznesini ise Ali ve Ehl i Beyt oluşturmaktaydı Eşitlik adalet özgürlük ve zenginliğin kardeşçe bölüşümü düşünceleri Ali yi kutsama Ehli Beyt in hakkını savunma veya Kerbela nın öcünü alma şeklinde İslami bir kılıfa sokularak ifade edilmekteydi Bugün Ali kavramına ilişkin olarak Aleviler arasında sürdürülen tartışmanın ana nedeni budur Tarihsel olarak yaşayan insan Ali ile kadim muhalif siyasetin bayrağı olan mit Ali birbiriyle uyuşmamaktadır Ali asıl olarak dini bir liderden çok siyasi bir kahramana dönüştürülmüştür