MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam — Özgür Taburoğlu

Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam
143,00
RomanROMAN ÖYKÜRoman Günümüz

Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam

Özgür Taburoğlu

Delidolu

2020160 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam

Özgür Taburoğlu

Gözlerini vitrinlerden kendine çeviren bir adamın hikâyesi Kurmaca dışı kitaplarıyla tanınan Özgür Taburoğlu Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam la sosyal bilimlerin üzerine etraflıca kafa yorduğu meselelerini bu kez kurmacanın imkânlarından yararlanarak ele alıyor ve deyim yerindeyse bir ara biçim deniyor Yazar modern insanın maneviyat arayışını hayatını kalabalık bir alışveriş merkezi içinde kimsenin yolunun düşmediği bir ara mekân da sürdürmeye başlayan isimsiz bir adamın alışılmadık girişimi üzerinden anlatıyor Okurunu gerçeklik kaygısı taşımayan bir anlatıyla karşı karşıya bırakan Taburoğlu alışveriş merkezinin simgelediği tüketim gösteriş yapaylık eksenindeki yaşantıya karşı Yavaşlık Felsefesi aracılığıyla ulaşılabilecek alternatif bir varoluş biçiminin olup olmadığını sorguluyor İsimsiz bir adam bir akşam bilinmeyen nedenlerle alışveriş merkezinden başka kalacak yeri olmadığını ve orada kendisine bir hayat kurması gerektiğini fark eder Issız adaya düşen adamın dramını tersinden yaşayan karakter canlı cansız her varlığın üst üste yığıldığı bu yerde sadece hayatta kalmak için değil mutlu olmak için de türlü deneyler yapar Bu karmaşa içindeki büyüleyici zenginliği daha iyi duyabilmek için yavaşlık felsefesini öğrenmeye çalışır Ama yavaşladıkça başına gelenlere karşı direnç gösteremez hâle gelir mizacını savunamaz olaylara karşı eylemlerle cevap veremez İçine kapandığı yeri ve mevcut işleyişi edilgen bir şekilde seyretmekten fazlasını yapamaz Aklını yitirmiş bir insan olarak yer ve zamandan bağımsız bilinçdışı bir dünyanın ortasındadır artık Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam okurlarını fiziki daralmaya karşılık ruhun ve aklın genişlediği duyuların alışkanlıkların ve sınırların yer değiştirdiği biçimlerin bozulup yeniden kurulduğu bu yeni varoluş deneyimine tanık olmaya çağırıyor ve bizi hapsolduğumuz yapılar içerisinde soluk alacak delikler açmaya davet ediyor Başkalarına bir yara şeklinde de olsa içimizde yer açmak bizi rehin alacaklarını bilsek bile sahici bir varoluşun temeli değil midir

Kitap Ambarı
156,20

DeliDolu

2020160 sf.
İnce Kapak13,5 x 19,5
Kitap Ambarı

Gözlerini vitrinlerden kendine çeviren bir adamın hikâyesi Kurmaca dışı kitaplarıyla tanınan Özgür Taburoğlu Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam la sosyal bilimlerin üzerine etraflıca kafa yorduğu meselelerini bu kez kurmacanın imkânlarından yararlanarak ele alıyor ve deyim yerindeyse bir ara biçim deniyor Yazar modern insanın maneviyat arayışını hayatını kalabalık bir alışveriş merkezi içinde kimsenin yolunun düşmediği bir ara mekân da sürdürmeye başlayan isimsiz bir adamın alışılmadık girişimi üzerinden anlatıyor Okurunu gerçeklik kaygısı taşımayan bir anlatıyla karşı karşıya bırakan Taburoğlu alışveriş merkezinin simgelediği tüketim gösteriş yapaylık eksenindeki yaşantıya karşı Yavaşlık Felsefesi aracılığıyla ulaşılabilecek alternatif bir varoluş biçiminin olup olmadığını sorguluyor İsimsiz bir adam bir akşam bilinmeyen nedenlerle alışveriş merkezinden başka kalacak yeri olmadığını ve orada kendisine bir hayat kurması gerektiğini fark eder Issız adaya düşen adamın dramını tersinden yaşayan karakter canlı cansız her varlığın üst üste yığıldığı bu yerde sadece hayatta kalmak için değil mutlu olmak için de türlü deneyler yapar Bu karmaşa içindeki büyüleyici zenginliği daha iyi duyabilmek için yavaşlık felsefesini öğrenmeye çalışır Ama yavaşladıkça başına gelenlere karşı direnç gösteremez hâle gelir mizacını savunamaz olaylara karşı eylemlerle cevap veremez İçine kapandığı yeri ve mevcut işleyişi edilgen bir şekilde seyretmekten fazlasını yapamaz Aklını yitirmiş bir insan olarak yer ve zamandan bağımsız bilinçdışı bir dünyanın ortasındadır artık Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam okurlarını fiziki daralmaya karşılık ruhun ve aklın genişlediği duyuların alışkanlıkların ve sınırların yer değiştirdiği biçimlerin bozulup yeniden kurulduğu bu yeni varoluş deneyimine tanık olmaya çağırıyor ve bizi hapsolduğumuz yapılar içerisinde soluk alacak delikler açmaya davet ediyor Başkalarına bir yara şeklinde de olsa içimizde yer açmak bizi rehin alacaklarını bilsek bile sahici bir varoluşun temeli değil midir Tanıtım Bülteninden

Ekin Kitap
158,40

DeliDolu

2020160 sf.
Ekin Kitap

Gözlerini vitrinlerden kendine çeviren bir adamın hikâyesi Kurmaca dışı kitaplarıyla tanınan Özgür Taburoğlu Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam la sosyal bilimlerin üzerine etraflıca kafa yorduğu meselelerini bu kez kurmacanın imkânlarından yararlanarak ele alıyor ve deyim yerindeyse bir ara biçim deniyor Yazar modern insanın maneviyat arayışını hayatını kalabalık bir alışveriş merkezi içinde kimsenin yolunun düşmediği bir ara mekân da sürdürmeye başlayan isimsiz bir adamın alışılmadık girişimi üzerinden anlatıyor Okurunu gerçeklik kaygısı taşımayan bir anlatıyla karşı karşıya bırakan Taburoğlu alışveriş merkezinin simgelediği tüketim gösteriş yapaylık eksenindeki yaşantıya karşı Yavaşlık Felsefesi aracılığıyla ulaşılabilecek alternatif bir varoluş biçiminin olup olmadığını sorguluyor İsimsiz bir adam bir akşam bilinmeyen nedenlerle alışveriş merkezinden başka kalacak yeri olmadığını ve orada kendisine bir hayat kurması gerektiğini fark eder Issız adaya düşen adamın dramını tersinden yaşayan karakter canlı cansız her varlığın üst üste yığıldığı bu yerde sadece hayatta kalmak için değil mutlu olmak için de türlü deneyler yapar Bu karmaşa içindeki büyüleyici zenginliği daha iyi duyabilmek için yavaşlık felsefesini öğrenmeye çalışır Ama yavaşladıkça başına gelenlere karşı direnç gösteremez hâle gelir mizacını savunamaz olaylara karşı eylemlerle cevap veremez İçine kapandığı yeri ve mevcut işleyişi edilgen bir şekilde seyretmekten fazlasını yapamaz Aklını yitirmiş bir insan olarak yer ve zamandan bağımsız bilinçdışı bir dünyanın ortasındadır artık Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam okurlarını fiziki daralmaya karşılık ruhun ve aklın genişlediği duyuların alışkanlıkların ve sınırların yer değiştirdiği biçimlerin bozulup yeniden kurulduğu bu yeni varoluş deneyimine tanık olmaya çağırıyor ve bizi hapsolduğumuz yapılar içerisinde soluk alacak delikler açmaya davet ediyor Başkalarına bir yara şeklinde de olsa içimizde yer açmak bizi rehin alacaklarını bilsek bile sahici bir varoluşun temeli değil midir

Pelikan Kitabevi
165,00

DeliDolu

160 sf.
Karton Kapak13,5 x 19,5 cmTürkçe
Pelikan Kitabevi

Gözlerini vitrinlerden kendine çeviren bir adamın hikâyesi Kurmaca dışı kitaplarıyla tanınan Özgür Taburoğlu Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam la sosyal bilimlerin üzerine etraflıca kafa yorduğu meselelerini bu kez kurmacanın imkânlarından yararlanarak ele alıyor ve deyim yerindeyse bir ara biçim deniyor Yazar modern insanın maneviyat arayışını hayatını kalabalık bir alışveriş merkezi içinde kimsenin yolunun düşmediği bir ara mekân da sürdürmeye başlayan isimsiz bir adamın alışılmadık girişimi üzerinden anlatıyor Okurunu gerçeklik kaygısı taşımayan bir anlatıyla karşı karşıya bırakan Taburoğlu alışveriş merkezinin simgelediği tüketim gösteriş yapaylık eksenindeki yaşantıya karşı Yavaşlık Felsefesi aracılığıyla ulaşılabilecek alternatif bir varoluş biçiminin olup olmadığını sorguluyor İsimsiz bir adam bir akşam bilinmeyen nedenlerle alışveriş merkezinden başka kalacak yeri olmadığını ve orada kendisine bir hayat kurması gerektiğini fark eder Issız adaya düşen adamın dramını tersinden yaşayan karakter canlı cansız her varlığın üst üste yığıldığı bu yerde sadece hayatta kalmak için değil mutlu olmak için de türlü deneyler yapar Bu karmaşa içindeki büyüleyici zenginliği daha iyi duyabilmek için yavaşlık felsefesini öğrenmeye çalışır Ama yavaşladıkça başına gelenlere karşı direnç gösteremez hâle gelir mizacını savunamaz olaylara karşı eylemlerle cevap veremez İçine kapandığı yeri ve mevcut işleyişi edilgen bir şekilde seyretmekten fazlasını yapamaz Aklını yitirmiş bir insan olarak yer ve zamandan bağımsız bilinçdışı bir dünyanın ortasındadır artık Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam okurlarını fiziki daralmaya karşılık ruhun ve aklın genişlediği duyuların alışkanlıkların ve sınırların yer değiştirdiği biçimlerin bozulup yeniden kurulduğu bu yeni varoluş deneyimine tanık olmaya çağırıyor ve bizi hapsolduğumuz yapılar içerisinde soluk alacak delikler açmaya davet ediyor Başkalarına bir yara şeklinde de olsa içimizde yer açmak bizi rehin alacaklarını bilsek bile sahici bir varoluşun temeli değil midir

Şehadet Kitap
176,00

Deli Dolu

2020160 sf.
Şehadet Kitap

Gözlerini vitrinlerden kendine çeviren bir adamın hikâyesi Kurmaca dışı kitaplarıyla tanınan Özgür Taburoğlu Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam la sosyal bilimlerin üzerine etraflıca kafa yorduğu meselelerini bu kez kurmacanın imkânlarından yararlanarak ele alıyor ve deyim yerindeyse bir ara biçim deniyor Yazar modern insanın maneviyat arayışını hayatını kalabalık bir alışveriş merkezi içinde kimsenin yolunun düşmediği bir ara mekân da sürdürmeye başlayan isimsiz bir adamın alışılmadık girişimi üzerinden anlatıyor Okurunu gerçeklik kaygısı taşımayan bir anlatıyla karşı karşıya bırakan Taburoğlu alışveriş merkezinin simgelediği tüketim gösteriş yapaylık eksenindeki yaşantıya karşı Yavaşlık Felsefesi aracılığıyla ulaşılabilecek alternatif bir varoluş biçiminin olup olmadığını sorguluyor İsimsiz bir adam bir akşam bilinmeyen nedenlerle alışveriş merkezinden başka kalacak yeri olmadığını ve orada kendisine bir hayat kurması gerektiğini fark eder Issız adaya düşen adamın dramını tersinden yaşayan karakter canlı cansız her varlığın üst üste yığıldığı bu yerde sadece hayatta kalmak için değil mutlu olmak için de türlü deneyler yapar Bu karmaşa içindeki büyüleyici zenginliği daha iyi duyabilmek için yavaşlık felsefesini öğrenmeye çalışır Ama yavaşladıkça başına gelenlere karşı direnç gösteremez hâle gelir mizacını savunamaz olaylara karşı eylemlerle cevap veremez İçine kapandığı yeri ve mevcut işleyişi edilgen bir şekilde seyretmekten fazlasını yapamaz Aklını yitirmiş bir insan olarak yer ve zamandan bağımsız bilinçdışı bir dünyanın ortasındadır artık Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam okurlarını fiziki daralmaya karşılık ruhun ve aklın genişlediği duyuların alışkanlıkların ve sınırların yer değiştirdiği biçimlerin bozulup yeniden kurulduğu bu yeni varoluş deneyimine tanık olmaya çağırıyor ve bizi hapsolduğumuz yapılar içerisinde soluk alacak delikler açmaya davet ediyor Başkalarına bir yara şeklinde de olsa içimizde yer açmak bizi rehin alacaklarını bilsek bile sahici bir varoluşun temeli değil midir

Nobel Kitap
193,60

Delidolu

2020160 sf.
Ciltsiz14x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Gözlerini vitrinlerden kendine çeviren bir adamın hikâyesi Kurmaca dışı kitaplarıyla tanınan Özgür Taburoğlu Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam la sosyal bilimlerin üzerine etraflıca kafa yorduğu meselelerini bu kez kurmacanın imkânlarından yararlanarak ele alıyor ve deyim yerindeyse bir ara biçim deniyor Yazar modern insanın maneviyat arayışını hayatını kalabalık bir alışveriş merkezi içinde kimsenin yolunun düşmediği bir ara mekân da sürdürmeye başlayan isimsiz bir adamın alışılmadık girişimi üzerinden anlatıyor Okurunu gerçeklik kaygısı taşımayan bir anlatıyla karşı karşıya bırakan Taburoğlu alışveriş merkezinin simgelediği tüketim gösteriş yapaylık eksenindeki yaşantıya karşı Yavaşlık Felsefesi aracılığıyla ulaşılabilecek alternatif bir varoluş biçiminin olup olmadığını sorguluyor İsimsiz bir adam bir akşam bilinmeyen nedenlerle alışveriş merkezinden başka kalacak yeri olmadığını ve orada kendisine bir hayat kurması gerektiğini fark eder Issız adaya düşen adamın dramını tersinden yaşayan karakter canlı cansız her varlığın üst üste yığıldığı bu yerde sadece hayatta kalmak için değil mutlu olmak için de türlü deneyler yapar Bu karmaşa içindeki büyüleyici zenginliği daha iyi duyabilmek için yavaşlık felsefesini öğrenmeye çalışır Ama yavaşladıkça başına gelenlere karşı direnç gösteremez hâle gelir mizacını savunamaz olaylara karşı eylemlerle cevap veremez İçine kapandığı yeri ve mevcut işleyişi edilgen bir şekilde seyretmekten fazlasını yapamaz Aklını yitirmiş bir insan olarak yer ve zamandan bağımsız bilinçdışı bir dünyanın ortasındadır artık Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam okurlarını fiziki daralmaya karşılık ruhun ve aklın genişlediği duyuların alışkanlıkların ve sınırların yer değiştirdiği biçimlerin bozulup yeniden kurulduğu bu yeni varoluş deneyimine tanık olmaya çağırıyor ve bizi hapsolduğumuz yapılar içerisinde soluk alacak delikler açmaya davet ediyor Başkalarına bir yara şeklinde de olsa içimizde yer açmak bizi rehin alacaklarını bilsek bile sahici bir varoluşun temeli değil midir

Moda 216
220,00
Moda 216

Kitap Hakkında Gözlerini vitrinlerden kendine çeviren bir adamın hikâyesi Kurmaca dışı kitaplarıyla tanınan Özgür Taburoğlu Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam la sosyal bilimlerin üzerine etraflıca kafa yorduğu meselelerini bu kez kurmacanın imkânlarından yararlanarak ele alıyor ve deyim yerindeyse bir ara biçim deniyor Yazar modern insanın maneviyat arayışını hayatını kalabalık bir alışveriş merkezi içinde kimsenin yolunun düşmediği bir ara mekân da sürdürmeye başlayan isimsiz bir adamın alışılmadık girişimi üzerinden anlatıyor Okurunu gerçeklik kaygısı taşımayan bir anlatıyla karşı karşıya bırakan Taburoğlu alışveriş merkezinin simgelediği tüketim gösteriş yapaylık eksenindeki yaşantıya karşı Yavaşlık Felsefesi aracılığıyla ulaşılabilecek alternatif bir varoluş biçiminin olup olmadığını sorguluyor İsimsiz bir adam bir akşam bilinmeyen nedenlerle alışveriş merkezinden başka kalacak yeri olmadığını ve orada kendisine bir hayat kurması gerektiğini fark eder Issız adaya düşen adamın dramını tersinden yaşayan karakter canlı cansız her varlığın üst üste yığıldığı bu yerde sadece hayatta kalmak için değil mutlu olmak için de türlü deneyler yapar Bu karmaşa içindeki büyüleyici zenginliği daha iyi duyabilmek için yavaşlık felsefesini öğrenmeye çalışır Ama yavaşladıkça başına gelenlere karşı direnç gösteremez hâle gelir mizacını savunamaz olaylara karşı eylemlerle cevap veremez İçine kapandığı yeri ve mevcut işleyişi edilgen bir şekilde seyretmekten fazlasını yapamaz Aklını yitirmiş bir insan olarak yer ve zamandan bağımsız bilinçdışı bir dünyanın ortasındadır artık Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam okurlarını fiziki daralmaya karşılık ruhun ve aklın genişlediği duyuların alışkanlıkların ve sınırların yer değiştirdiği biçimlerin bozulup yeniden kurulduğu bu yeni varoluş deneyimine tanık olmaya çağırıyor ve bizi hapsolduğumuz yapılar içerisinde soluk alacak delikler açmaya davet ediyor Başkalarına bir yara şeklinde de olsa içimizde yer açmak bizi rehin alacaklarını bilsek bile sahici bir varoluşun temeli değil midir Tanıtım Bülteninden Ürün Özellikleri Yazar Özgür Taburoğlu Yayınevi DeliDolu ISBN 9786052349649 Sayfa Sayısı 160 Boyut 13 5 x 19 5 Dil Türkçe Cilt Tipi İnce Kapak

Kita Kitap
220,00

Delidolu

Ekim 20201. baskı160 sf.
Ciltsiz13,50 x 19,50 cm1. HamurTürkçe
Kita Kitap

Gözlerini vitrinlerden kendine çeviren bir adamın hikâyesi Kurmaca dışı kitaplarıyla tanınan Özgür Taburoğlu Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam la sosyal bilimlerin üzerine etraflıca kafa yorduğu meselelerini bu kez kurmacanın imkânlarından yararlanarak ele alıyor ve deyim yerindeyse bir ara biçim deniyor Yazar modern insanın maneviyat arayışını hayatını kalabalık bir alışveriş merkezi içinde kimsenin yolunun düşmediği bir ara mekân da sürdürmeye başlayan isimsiz bir adamın alışılmadık girişimi üzerinden anlatıyor Okurunu gerçeklik kaygısı taşımayan bir anlatıyla karşı karşıya bırakan Taburoğlu alışveriş merkezinin simgelediği tüketim gösteriş yapaylık eksenindeki yaşantıya karşı Yavaşlık Felsefesi aracılığıyla ulaşılabilecek alternatif bir varoluş biçiminin olup olmadığını sorguluyor İsimsiz bir adam bir akşam bilinmeyen nedenlerle alışveriş merkezinden başka kalacak yeri olmadığını ve orada kendisine bir hayat kurması gerektiğini fark eder Issız adaya düşen adamın dramını tersinden yaşayan karakter canlı cansız her varlığın üst üste yığıldığı bu yerde sadece hayatta kalmak için değil mutlu olmak için de türlü deneyler yapar Bu karmaşa içindeki büyüleyici zenginliği daha iyi duyabilmek için yavaşlık felsefesini öğrenmeye çalışır Ama yavaşladıkça başına gelenlere karşı direnç gösteremez hâle gelir mizacını savunamaz olaylara karşı eylemlerle cevap veremez İçine kapandığı yeri ve mevcut işleyişi edilgen bir şekilde seyretmekten fazlasını yapamaz Aklını yitirmiş bir insan olarak yer ve zamandan bağımsız bilinçdışı bir dünyanın ortasındadır artık Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam okurlarını fiziki daralmaya karşılık ruhun ve aklın genişlediği duyuların alışkanlıkların ve sınırların yer değiştirdiği biçimlerin bozulup yeniden kurulduğu bu yeni varoluş deneyimine tanık olmaya çağırıyor ve bizi hapsolduğumuz yapılar içerisinde soluk alacak delikler açmaya davet ediyor Başkalarına bir yara şeklinde de olsa içimizde yer açmak bizi rehin alacaklarını bilsek bile sahici bir varoluşun temeli değil midir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Pandora

Delidolu

2020160 sf.
Pandora

Gözlerini vitrinlerden kendine çeviren bir adamın hikâyesi Kurmaca dışı kitaplarıyla tanınan Özgür Taburoğlu Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam la sosyal bilimlerin üzerine etraflıca kafa yorduğu meselelerini bu kez kurmacanın imkânlarından yararlanarak ele alıyor ve deyim yerindeyse bir ara biçim deniyor Yazar modern insanın maneviyat arayışını hayatını kalabalık bir alışveriş merkezi içinde kimsenin yolunun düşmediği bir ara mekân da sürdürmeye başlayan isimsiz bir adamın alışılmadık girişimi üzerinden anlatıyor Okurunu gerçeklik kaygısı taşımayan bir anlatıyla karşı karşıya bırakan Taburoğlu alışveriş merkezinin simgelediği tüketim gösteriş yapaylık eksenindeki yaşantıya karşı Yavaşlık Felsefesi aracılığıyla ulaşılabilecek alternatif bir varoluş biçiminin olup olmadığını sorguluyor İsimsiz bir adam bir akşam bilinmeyen nedenlerle alışveriş merkezinden başka kalacak yeri olmadığını ve orada kendisine bir hayat kurması gerektiğini fark eder Issız adaya düşen adamın dramını tersinden yaşayan karakter canlı cansız her varlığın üst üste yığıldığı bu yerde sadece hayatta kalmak için değil mutlu olmak için de türlü deneyler yapar Bu karmaşa içindeki büyüleyici zenginliği daha iyi duyabilmek için yavaşlık felsefesini öğrenmeye çalışır Ama yavaşladıkça başına gelenlere karşı direnç gösteremez hâle gelir mizacını savunamaz olaylara karşı eylemlerle cevap veremez İçine kapandığı yeri ve mevcut işleyişi edilgen bir şekilde seyretmekten fazlasını yapamaz Aklını yitirmiş bir insan olarak yer ve zamandan bağımsız bilinçdışı bir dünyanın ortasındadır artık Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam okurlarını fiziki daralmaya karşılık ruhun ve aklın genişlediği duyuların alışkanlıkların ve sınırların yer değiştirdiği biçimlerin bozulup yeniden kurulduğu bu yeni varoluş deneyimine tanık olmaya çağırıyor ve bizi hapsolduğumuz yapılar içerisinde soluk alacak delikler açmaya davet ediyor Başkalarına bir yara şeklinde de olsa içimizde yer açmak bizi rehin alacaklarını bilsek bile sahici bir varoluşun temeli değil midir