Alocu Tilki nin Serencamı — Emrah Polat

Alocu Tilki nin Serencamı
Emrah Polatİletişim Yayınları
Alocu Tilki nin Serencamı
Emrah PolatNe zaman ve nereden edindiğimi hatırlamadığım kelepçeyi ellerine arkadan taktım Sürükleyerek içeri götürdüm Kollarım kalınlaşmıştı ama ayağımda hastabakıcıların giydiği mavi terliklerden vardı Afallamıştım Allahtan Can Alan kıpırdayacak halde değildi Yine nereden geldiğini bilmediğim bir koli bandı elimdeydi şimdi Salonun ortasındaki halının üzerine bıraktığım adamın ağzını kapatacak şekilde koli bandını başında birkaç kez dolaştırdım Sıra paketlemenin son aşamasına gelmişti Avucumun içiyle Can ın yüzüne yüzünün ortasına birkaç kez vurdum Kımıldama sıkarım kafana ayaklarını birleştir Ayak bileklerini sıkıca bantlayıp dış kapıya yöneldim Dışarıda başka biri duruyordu bu adam bendim üstelik tekerlekli sandalyedeydim Genç bir dolandırıcı İmparator un yeğeni Tilki Sadık bir gün hiç ummadığı biçimde vurulur Belkemiğine oturan bir kurşunla bir kara deliğe düşer gibi hayatı değişir Senelerce Aloculuk yapmış rol kesmiş yemlemiş Tilki nin günleri titanyuma mı vidalandı Yoksa artık sandalyede dik oturmalı on beş dakikada bir push up mı yapmalı Emrah Polat garip yaralı kahırlı vicdanı unutan ve hatırlatan bir hikâye anlatıyor Alocu Tilki nin Serencamı kirli bir adamın küskünlüğünü iç dökmelerini trajikomik bir dille resmediyor Muzip karanlık ve soğuğu bilen bir soğuklukla

İLETİŞİM YAYINLARI
Ne zaman ve nereden edindiğimi hatırlamadığım kel Yayınevi İLETİŞİM YAYINLARI Yazar EMRAH POLAT Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 129 SAYFA Yıl 2014

Pamir Kitabevi
Ne zaman ve nereden edindiğimi hatırlamadığım kelepçeyi ellerine arkadan taktım Sürükleyerek içeri götürdüm Kollarım kalınlaşmıştı ama ayağımda hastabakıcıların giydiği mavi terliklerden vardı Afallamıştım Allahtan Can Alan kıpırdayacak halde değildi Yine nereden geldiğini bilmediğim bir koli bandı elimdeydi şimdi Salonun ortasındaki halının üzerine bıraktığım adamın ağzını kapatacak şekilde koli bandını başında birkaç kez dolaştırdım Sıra paketlemenin son aşamasına gelmişti Avucumun içiyle Can ın yüzüne yüzünün ortasına birkaç kez vurdum Kımıldama sıkarım kafana ayaklarını birleştir Ayak bileklerini sıkıca bantlayıp dış kapıya yöneldim Dışarıda başka biri duruyordu bu adam bendim üstelik tekerlekli sandalyedeydim Genç bir dolandırıcı İmparator un yeğeni Tilki Sadık bir gün hiç ummadığı biçimde vurulur Belkemiğine oturan bir kurşunla bir kara deliğe düşer gibi hayatı değişir Senelerce Aloculuk yapmış rol kesmiş yemlemiş Tilki nin günleri titanyuma mı vidalandı Yoksa artık sandalyede dik oturmalı on beş dakikada bir push up mı yapmalı Emrah Polat garip yaralı kahırlı vicdanı unutan ve hatırlatan bir hikâye anlatıyor Alocu Tilki nin Serencamı kirli bir adamın küskünlüğünü iç dökmelerini trajikomik bir dille resmediyor Muzip karanlık ve soğuğu bilen bir soğuklukla

İletişim Yayınları
Ne zaman ve nereden edindiğimi hatırlamadığım kelepçeyi ellerine arkadan taktım Sürükleyerek içeri götürdüm Kollarım kalınlaşmıştı ama ayağımda hastabakıcıların giydiği mavi terliklerden vardı Afallamıştım Allahtan Can Alan kıpırdayacak halde değildi Yine nereden geldiğini bilmediğim bir koli bandı elimdeydi şimdi Salonun ortasındaki halının üzerine bıraktığım adamın ağzını kapatacak şekilde koli bandını başında birkaç kez dolaştırdım Sıra paketlemenin son aşamasına gelmişti Avucumun içiyle Can ın yüzüne yüzünün ortasına birkaç kez vurdum Kımıldama sıkarım kafana ayaklarını birleştir Ayak bileklerini sıkıca bantlayıp dış kapıya yöneldim Dışarıda başka biri duruyordu bu adam bendim üstelik tekerlekli sandalyedeydim Genç bir dolandırıcı İmparator un yeğeni Tilki Sadık bir gün hiç ummadığı biçimde vurulur Belkemiğine oturan bir kurşunla bir kara deliğe düşer gibi hayatı değişir Senelerce Aloculuk yapmış rol kesmiş yemlemiş Tilki nin günleri titanyuma mı vidalandı Yoksa artık sandalyede dik oturmalı on beş dakikada bir push up mı yapmalı Emrah Polat garip yaralı kahırlı vicdanı unutan ve hatırlatan bir hikâye anlatıyor Alocu Tilki nin Serencamı kirli bir adamın küskünlüğünü iç dökmelerini trajikomik bir dille resmediyor Muzip karanlık ve soğuğu bilen bir soğuklukla Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın

İLETİŞİM YAYINLARI
Ne zaman ve nereden edindiğimi hatırlamadığım kelepçeyi ellerine arkadan taktım Sürükleyerek içeri götürdüm Kollarım kalınlaşmıştı ama ayağımda hastabakıcıların giydiği mavi terliklerden vardı Afallamıştım Allahtan Can Alan kıpırdayacak halde değildi Yine nereden geldiğini bilmediğim bir koli bandı elimdeydi şimdi Salonun ortasındaki halının üzerine bıraktığım adamın ağzını kapatacak şekilde koli bandını başında birkaç kez dolaştırdım Sıra paketlemenin son aşamasına gelmişti Avucumun içiyle Can ın yüzüne yüzünün ortasına birkaç kez vurdum Kımıldama sıkarım kafana ayaklarını birleştir Ayak bileklerini sıkıca bantlayıp dış kapıya yöneldim Dışarıda başka biri duruyordu bu adam bendim üstelik tekerlekli sandalyedeydim Genç bir dolandırıcı İmparator un yeğeni Tilki Sadık bir gün hiç ummadığı biçimde vurulur Belkemiğine oturan bir kurşunla bir kara deliğe düşer gibi hayatı değişir Senelerce Aloculuk yapmış rol kesmiş yemlemiş Tilki nin günleri titanyuma mı vidalandı Yoksa artık sandalyede dik oturmalı on beş dakikada bir push up mı yapmalı Emrah Polat garip yaralı kahırlı vicdanı unutan ve hatırlatan bir hikâye anlatıyor Alocu Tilki nin Serencamı kirli bir adamın küskünlüğünü iç dökmelerini trajikomik bir dille resmediyor Muzip karanlık ve soğuğu bilen bir soğuklukla