Alusi Tefsiri 2 Cilt Takım — Mahmud El Alusi

Alusi Tefsiri 2 Cilt Takım
Mahmud El AlusiBeka Yayınları
Alusi Tefsiri 2 Cilt Takım
Mahmud El AlusiOsmanlı devletinin son dönemlerinde Bağdat müftüsü olan Âlûsî ö 1270 1854 dil edebiyat ve tefsir alanlarında yaptığı çalışmalarla özellikle hacimli tefsiriyle adından çokça söz ettirmiş bir Osmanlı âlimidir Osmanlı devletine müftülük yaptığı yıllarda yazdığı tefsirinde başta Zemahşerînin v 538 1143 el Keşşâfı olmak üzere birçok tefsir ve onların hâşiyelerinden yararlanmıştır Bunun yanında Âlûsî Beyzâvî ve hâşiyelerinden de önemli ölçüde istifade etmiştir Âlûsînin özellikle Hafâcînin ö 1069 1659 Hâşiyetüş Şihâbını temel aldığını söylemek mümkündür Sonuç itibariyle Âlûsî tefsiri geçmiş klasik tefsirlerin mukâyeseli tahlilidir Dolayısıyla Âlûsî tefsirini okumak bir anlamda geçmişte yazılan tüm tefsirlerin muhtevâsını okumak gibidir Bu nedenle Âlûsî tefsirini anlamak geçmişte kaleme alınan tefsir kaynaklarındaki tartışmalardan haberdar olmayı gerektirmektedir Zira Âlûsî bazen bu tartışmaları özetleyip kendi fikrini ortaya koymakla yetinirken bazen sadece işaret etmekle yetinir ve ilgili tartışmayı geçmişteki tefsir literatürüne havale eder İşte bu nedenle eserin Türkçeye kazandırılması oldukça büyük bir çaba gerektirmiştir Okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için eserin lafzî tercümesinden ziyâde mâna tercümesi öncelenmiştir Ayrıca konuların anlaşılması için gerektiği yerde köşeli parantezler yoluyla izahlar getirilmiştir Böylece sadece tercüme yapılmamış Âlûsî tefsirinin âdeta Türkçe hâşiyesi yapılmış gibidir Yayınevi Beka Yayınları Yazar Mahmud El Alusi Sayfa 1296 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 16 00x23 00 cm Basım Yılı Ocak 2024 Barkod 9786257495899 Kategori Meal Tefsir Hadis

Beka Yayınları
Osmanlı devletinin son dönemlerinde Bağdat müftüsü olan Âlûsî ö 1270 1854 dil edebiyat ve tefsir alanlarında yaptığı çalışmalarla özellikle hacimli tefsiriyle adından çokça söz ettirmiş bir Osmanlı âlimidir Osmanlı devletine müftülük yaptığı yıllarda yazdığı tefsirinde başta Zemahşerî nin v 538 1143 el Keşşâf ı olmak üzere birçok tefsir ve onların hâşiyelerinden yararlanmıştır Bunun yanında Âlûsî Beyzâvî ve hâşiyelerinden de önemli ölçüde istifade etmiştir Âlûsî nin özellikle Hafâcî nin ö 1069 1659 Hâşiyetü ş Şihâb ını temel aldığını söylemek mümkündür Sonuç itibariyle Âlûsî tefsiri geçmiş klasik tefsirlerin mukâyeseli tahlilidir Dolayısıyla Âlûsî tefsirini okumak bir anlamda geçmişte yazılan tüm tefsirlerin muhtevâsını okumak gibidir Bu nedenle Âlûsî tefsirini anlamak geçmişte kaleme alınan tefsir kaynaklarındaki tartışmalardan haberdar olmayı gerektirmektedir Zira Âlûsî bazen bu tartışmaları özetleyip kendi fikrini ortaya koymakla yetinirken bazen sadece işaret etmekle yetinir ve ilgili tartışmayı geçmişteki tefsir literatürüne havale eder İşte bu nedenle eserin Türkçe ye kazandırılması oldukça büyük bir çaba gerektirmiştir Okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için eserin lafzî tercümesinden ziyâde mâna tercümesi öncelenmiştir Ayrıca konuların anlaşılması için gerektiği yerde köşeli parantezler yoluyla izahlar getirilmiştir Böylece sadece tercüme yapılmamış Âlûsî tefsirinin âdeta Türkçe hâşiyesi yapılmış gibidir

Beka Yayınları
Osmanlı devletinin son dönemlerinde Bağdat müftüsü olan Âlûsî ö 1270 1854 dil edebiyat ve tefsir alanlarında yaptığı çalışmalarla özellikle hacimli tefsiriyle adından çokça söz ettirmiş bir Osmanlı âlimidir Osmanlı devletine müftülük yaptığı yıllarda yazdığı tefsirinde başta Zemahşerî nin v 538 1143 el Keşşâf ı olmak üzere birçok tefsir ve onların hâşiyelerinden yararlanmıştır Bunun yanında Âlûsî Beyzâvî ve hâşiyelerinden de önemli ölçüde istifade etmiştir Âlûsî nin özellikle Hafâcî nin ö 1069 1659 Hâşiyetü ş Şihâb ını temel aldığını söylemek mümkündür Sonuç itibariyle Âlûsî tefsiri geçmiş klasik tefsirlerin mukâyeseli tahlilidir Dolayısıyla Âlûsî tefsirini okumak bir anlamda geçmişte yazılan tüm tefsirlerin muhtevâsını okumak gibidir Bu nedenle Âlûsî tefsirini anlamak geçmişte kaleme alınan tefsir kaynaklarındaki tartışmalardan haberdar olmayı gerektirmektedir Zira Âlûsî bazen bu tartışmaları özetleyip kendi fikrini ortaya koymakla yetinirken bazen sadece işaret etmekle yetinir ve ilgili tartışmayı geçmişteki tefsir literatürüne havale eder İşte bu nedenle eserin Türkçe ye kazandırılması oldukça büyük bir çaba gerektirmiştir Okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için eserin lafzî tercümesinden ziyâde mâna tercümesi öncelenmiştir Ayrıca konuların anlaşılması için gerektiği yerde köşeli parantezler yoluyla izahlar getirilmiştir Böylece sadece tercüme yapılmamış Âlûsî tefsirinin âdeta Türkçe hâşiyesi yapılmış gibidir

Beka Yayınları
Osmanlı devletinin son dönemlerinde Bağdat müftüsü olan Âlûsî ö 1270 1854 dil edebiyat ve tefsir alanlarında yaptığı çalışmalarla özellikle hacimli tefsiriyle adından çokça söz ettirmiş bir Osmanlı âlimidir Osmanlı devletine müftülük yaptığı yıllarda yazdığı tefsirinde başta Zemahşerî nin v 538 1143 el Keşşâf ı olmak üzere birçok tefsir ve onların hâşiyelerinden yararlanmıştır Bunun yanında Âlûsî Beyzâvî ve hâşiyelerinden de önemli ölçüde istifade etmiştir Âlûsî nin özellikle Hafâcî nin ö 1069 1659 Hâşiyetü ş Şihâb ını temel aldığını söylemek mümkündür Sonuç itibariyle Âlûsî tefsiri geçmiş klasik tefsirlerin mukâyeseli tahlilidir Dolayısıyla Âlûsî tefsirini okumak bir anlamda geçmişte yazılan tüm tefsirlerin muhtevâsını okumak gibidir Bu nedenle Âlûsî tefsirini anlamak geçmişte kaleme alınan tefsir kaynaklarındaki tartışmalardan haberdar olmayı gerektirmektedir Zira Âlûsî bazen bu tartışmaları özetleyip kendi fikrini ortaya koymakla yetinirken bazen sadece işaret etmekle yetinir ve ilgili tartışmayı geçmişteki tefsir literatürüne havale eder İşte bu nedenle eserin Türkçe ye kazandırılması oldukça büyük bir çaba gerektirmiştir Okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için eserin lafzî tercümesinden ziyâde mâna tercümesi öncelenmiştir Ayrıca konuların anlaşılması için gerektiği yerde köşeli parantezler yoluyla izahlar getirilmiştir Böylece sadece tercüme yapılmamış Âlûsî tefsirinin âdeta Türkçe hâşiyesi yapılmış gibidir

Beka Yayınları
Osmanlı devletinin son dönemlerinde Bağdat müftüsü olan Âlûsî ö 1270 1854 dil edebiyat ve tefsir alanlarında yaptığı çalışmalarla özellikle hacimli tefsiriyle adından çokça söz ettirmiş bir Osmanlı âlimidir Osmanlı devletine müftülük yaptığı yıllarda yazdığı tefsirinde başta Zemahşerî nin v 538 1143 el Keşşâf ı olmak üzere birçok tefsir ve onların hâşiyelerinden yararlanmıştır Bunun yanında Âlûsî Beyzâvî ve hâşiyelerinden de önemli ölçüde istifade etmiştir Âlûsî nin özellikle Hafâcî nin ö 1069 1659 Hâşiyetü ş Şihâb ını temel aldığını söylemek mümkündür Sonuç itibariyle Âlûsî tefsiri geçmiş klasik tefsirlerin mukâyeseli tahlilidir Dolayısıyla Âlûsî tefsirini okumak bir anlamda geçmişte yazılan tüm tefsirlerin muhtevâsını okumak gibidir Bu nedenle Âlûsî tefsirini anlamak geçmişte kaleme alınan tefsir kaynaklarındaki tartışmalardan haberdar olmayı gerektirmektedir Zira Âlûsî bazen bu tartışmaları özetleyip kendi fikrini ortaya koymakla yetinirken bazen sadece işaret etmekle yetinir ve ilgili tartışmayı geçmişteki tefsir literatürüne havale eder İşte bu nedenle eserin Türkçe ye kazandırılması oldukça büyük bir çaba gerektirmiştir Okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için eserin lafzî tercümesinden ziyâde mâna tercümesi öncelenmiştir Ayrıca konuların anlaşılması için gerektiği yerde köşeli parantezler yoluyla izahlar getirilmiştir Böylece sadece tercüme yapılmamış Âlûsî tefsirinin âdeta Türkçe hâşiyesi yapılmış gibidir

Beka Yayınları
Osmanlı devletinin son dönemlerinde Bağdat müftüsü olan Âlûsî ö 1270 1854 dil edebiyat ve tefsir alanlarında yaptığı çalışmalarla özellikle hacimli tefsiriyle adından çokça söz ettirmiş bir Osmanlı âlimidir Osmanlı devletine müftülük yaptığı yıllarda yazdığı tefsirinde başta Zemahşerî nin v 538 1143 el Keşşâf ı olmak üzere birçok tefsir ve onların hâşiyelerinden yararlanmıştır Bunun yanında Âlûsî Beyzâvî ve hâşiyelerinden de önemli ölçüde istifade etmiştir Âlûsî nin özellikle Hafâcî nin ö 1069 1659 Hâşiyetü ş Şihâb ını temel aldığını söylemek mümkündür Sonuç itibariyle Âlûsî tefsiri geçmiş klasik tefsirlerin mukâyeseli tahlilidir Dolayısıyla Âlûsî tefsirini okumak bir anlamda geçmişte yazılan tüm tefsirlerin muhtevâsını okumak gibidir Bu nedenle Âlûsî tefsirini anlamak geçmişte kaleme alınan tefsir kaynaklarındaki tartışmalardan haberdar olmayı gerektirmektedir Zira Âlûsî bazen bu tartışmaları özetleyip kendi fikrini ortaya koymakla yetinirken bazen sadece işaret etmekle yetinir ve ilgili tartışmayı geçmişteki tefsir literatürüne havale eder İşte bu nedenle eserin Türkçe ye kazandırılması oldukça büyük bir çaba gerektirmiştir Okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için eserin lafzî tercümesinden ziyâde mâna tercümesi öncelenmiştir Ayrıca konuların anlaşılması için gerektiği yerde köşeli parantezler yoluyla izahlar getirilmiştir Böylece sadece tercüme yapılmamış Âlûsî tefsirinin âdeta Türkçe hâşiyesi yapılmış gibidir

Beka Yayınları
Osmanlı devletinin son dönemlerinde Bağdat müftüsü olan Âlûsî ö 1270 1854 dil edebiyat ve tefsir alanlarında yaptığı çalışmalarla özellikle hacimli tefsiriyle adından çokça söz ettirmiş bir Osmanlı âlimidir Osmanlı devletine müftülük yaptığı yıllarda yazdığı tefsirinde başta Zemahşerî nin v 538 1143 el Keşşâf ı olmak üzere birçok tefsir ve onların hâşiyelerinden yararlanmıştır Bunun yanında Âlûsî Beyzâvî ve hâşiyelerinden de önemli ölçüde istifade etmiştir Âlûsî nin özellikle Hafâcî nin ö 1069 1659 Hâşiyetü ş Şihâb ını temel aldığını söylemek mümkündür Sonuç itibariyle Âlûsî tefsiri geçmiş klasik tefsirlerin mukâyeseli tahlilidir Dolayısıyla Âlûsî tefsirini okumak bir anlamda geçmişte yazılan tüm tefsirlerin muhtevâsını okumak gibidir Bu nedenle Âlûsî tefsirini anlamak geçmişte kaleme alınan tefsir kaynaklarındaki tartışmalardan haberdar olmayı gerektirmektedir Zira Âlûsî bazen bu tartışmaları özetleyip kendi fikrini ortaya koymakla yetinirken bazen sadece işaret etmekle yetinir ve ilgili tartışmayı geçmişteki tefsir literatürüne havale eder İşte bu nedenle eserin Türkçe ye kazandırılması oldukça büyük bir çaba gerektirmiştir Okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için eserin lafzî tercümesinden ziyâde mâna tercümesi öncelenmiştir Ayrıca konuların anlaşılması için gerektiği yerde köşeli parantezler yoluyla izahlar getirilmiştir Böylece sadece tercüme yapılmamış Âlûsî tefsirinin âdeta Türkçe hâşiyesi yapılmış gibidir

Beka Yayınları
Mahmud El Alusi tarafından kaleme alınan Alusi Tefsiri 1 Cilt Beka Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Alusi Tefsiri 1 Cilt Mahmud El Alusi Kitap Özeti Osmanlı devletinin son dönemlerinde Bağdat müftüsü olan Âlûsî ö 1270 1854 dil edebiyat ve tefsir alanlarında yaptığı çalışmalarla özellikle hacimli tefsiriyle adından çokça söz ettirmiş bir Osmanlı âlimidir Osmanlı devletine müftülük yaptığı yıllarda yazdığı tefsirinde başta Zemahşerî nin v 538 1143 el Keşşâf ı olmak üzere birçok tefsir ve onların hâşiyelerinden yararlanmıştır Bunun yanında Âlûsî Beyzâvî ve hâşiyelerinden de önemli ölçüde istifade etmiştir Âlûsî nin özellikle Hafâcî nin ö 1069 1659 Hâşiyetü ş Şihâb ını temel aldığını söylemek mümkündür Sonuç itibariyle Âlûsî tefsiri geçmiş klasik tefsirlerin mukâyeseli tahlilidir Dolayısıyla Âlûsî tefsirini okumak bir anlamda geçmişte yazılan tüm tefsirlerin muhtevâsını okumak gibidir Bu nedenle Âlûsî tefsirini anlamak geçmişte kaleme alınan tefsir kaynaklarındaki tartışmalardan haberdar olmayı gerektirmektedir Zira Âlûsî bazen bu tartışmaları özetleyip kendi fikrini ortaya koymakla yetinirken bazen sadece işaret etmekle yetinir ve ilgili tartışmayı geçmişteki tefsir literatürüne havale eder İşte bu nedenle eserin Türkçe ye kazandırılması oldukça büyük bir çaba gerektirmiştir Okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için eserin lafzî tercümesinden ziyâde mâna tercümesi öncelenmiştir Ayrıca konuların anlaşılması için gerektiği yerde köşeli parantezler yoluyla izahlar getirilmiştir Böylece sadece tercüme yapılmamış Âlûsî tefsirinin âdeta Türkçe hâşiyesi yapılmış gibidir Yayınevi Beka Yayınları Yazar Mahmud El Alusi Sayfa 688 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x23 00 cm Basım Yılı 2022 Barkod 9786257495905 Kategori Kuran ve Kuran Üzerine Meal Tefsir Hadis

Beka Yayınları
Osmanlı devletinin son dönemlerinde Bağdat müftüsü olan Âlûsî ö 1270 1854 dil edebiyat ve tefsir alanlarında yaptığı çalışmalarla özellikle hacimli tefsiriyle adından çokça söz ettirmiş bir Osmanlı âlimidir Osmanlı devletine müftülük yaptığı yıllarda yazdığı tefsirinde başta Zemahşerî nin v 538 1143 el Keşşâf ı olmak üzere birçok tefsir ve onların hâşiyelerinden yararlanmıştır Bunun yanında Âlûsî Beyzâvî ve hâşiyelerinden de önemli ölçüde istifade etmiştir Âlûsî nin özellikle Hafâcî nin ö 1069 1659 Hâşiyetü ş Şihâb ını temel aldığını söylemek mümkündür Sonuç itibariyle Âlûsî tefsiri geçmiş klasik tefsirlerin mukâyeseli tahlilidir Dolayısıyla Âlûsî tefsirini okumak bir anlamda geçmişte yazılan tüm tefsirlerin muhtevâsını okumak gibidir Bu nedenle Âlûsî tefsirini anlamak geçmişte kaleme alınan tefsir kaynaklarındaki tartışmalardan haberdar olmayı gerektirmektedir Zira Âlûsî bazen bu tartışmaları özetleyip kendi fikrini ortaya koymakla yetinirken bazen sadece işaret etmekle yetinir ve ilgili tartışmayı geçmişteki tefsir literatürüne havale eder İşte bu nedenle eserin Türkçe ye kazandırılması oldukça büyük bir çaba gerektirmiştir Okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için eserin lafzî tercümesinden ziyâde mâna tercümesi öncelenmiştir Ayrıca konuların anlaşılması için gerektiği yerde köşeli parantezler yoluyla izahlar getirilmiştir Böylece sadece tercüme yapılmamış Âlûsî tefsirinin âdeta Türkçe hâşiyesi yapılmış gibidir

Beka Yayınları
Osmanlı devletinin son dönemlerinde Bağdat müftüsü olan Âlûsî ö 1270 1854 dil edebiyat ve tefsir alanlarında yaptığı çalışmalarla özellikle hacimli tefsiriyle adından çokça söz ettirmiş bir Osmanlı âlimidir Osmanlı devletine müftülük yaptığı yıllarda yazdığı tefsirinde başta Zemahşerî nin v 538 1143 el Keşşâf ı olmak üzere birçok tefsir ve onların hâşiyelerinden yararlanmıştır Bunun yanında Âlûsî Beyzâvî ve hâşiyelerinden de önemli ölçüde istifade etmiştir Âlûsî nin özellikle Hafâcî nin ö 1069 1659 Hâşiyetü ş Şihâb ını temel aldığını söylemek mümkündür Sonuç itibariyle Âlûsî tefsiri geçmiş klasik tefsirlerin mukâyeseli tahlilidir Dolayısıyla Âlûsî tefsirini okumak bir anlamda geçmişte yazılan tüm tefsirlerin muhtevâsını okumak gibidir Bu nedenle Âlûsî tefsirini anlamak geçmişte kaleme alınan tefsir kaynaklarındaki tartışmalardan haberdar olmayı gerektirmektedir Zira Âlûsî bazen bu tartışmaları özetleyip kendi fikrini ortaya koymakla yetinirken bazen sadece işaret etmekle yetinir ve ilgili tartışmayı geçmişteki tefsir literatürüne havale eder İşte bu nedenle eserin Türkçe ye kazandırılması oldukça büyük bir çaba gerektirmiştir Okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için eserin lafzî tercümesinden ziyâde mâna tercümesi öncelenmiştir Ayrıca konuların anlaşılması için gerektiği yerde köşeli parantezler yoluyla izahlar getirilmiştir Böylece sadece tercüme yapılmamış Âlûsî tefsirinin âdeta Türkçe hâşiyesi yapılmış gibidir

Beka Yayınları
çev. Harun Abacı
Osmanlı devletinin son dönemlerinde Bağdat müftüsü olan Âlûsî ö 1270 1854 dil edebiyat ve tefsir alanlarında yaptığı çalışmalarla özellikle hacimli tefsiriyle adından çokça söz ettirmiş bir Osmanlı âlimidir Osmanlı devletine müftülük yaptığı yıllarda yazdığı tefsirinde başta Zemahşerî nin v 538 1143 el Keşşâf ı olmak üzere birçok tefsir ve onların hâşiyelerinden yararlanmıştır Bunun yanında Âlûsî Beyzâvî ve hâşiyelerinden de önemli ölçüde istifade etmiştir Âlûsî nin özellikle Hafâcî nin ö 1069 1659 Hâşiyetü ş Şihâb ını temel aldığını söylemek mümkündür Sonuç itibariyle Âlûsî tefsiri geçmiş klasik tefsirlerin mukâyeseli tahlilidir Dolayısıyla Âlûsî tefsirini okumak bir anlamda geçmişte yazılan tüm tefsirlerin muhtevâsını okumak gibidir Bu nedenle Âlûsî tefsirini anlamak geçmişte kaleme alınan tefsir kaynaklarındaki tartışmalardan haberdar olmayı gerektirmektedir Zira Âlûsî bazen bu tartışmaları özetleyip kendi fikrini ortaya koymakla yetinirken bazen sadece işaret etmekle yetinir ve ilgili tartışmayı geçmişteki tefsir literatürüne havale eder İşte bu nedenle eserin Türkçe ye kazandırılması oldukça büyük bir çaba gerektirmiştir Okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için eserin lafzî tercümesinden ziyâde mâna tercümesi öncelenmiştir Ayrıca konuların anlaşılması için gerektiği yerde köşeli parantezler yoluyla izahlar getirilmiştir Böylece sadece tercüme yapılmamış Âlûsî tefsirinin âdeta Türkçe hâşiyesi yapılmış gibidir

Beka Yayınları
Osmanlı devletinin son dönemlerinde Bağdat müftüsü olan Âlûsî ö 1270 1854 dil edebiyat ve tefsir alanlarında yaptığı çalışmalarla özellikle hacimli tefsiriyle adından çokça söz ettirmiş bir Osmanlı âlimidir Osmanlı devletine müftülük yaptığı yıllarda yazdığı tefsirinde başta Zemahşerî nin v 538 1143 el Keşşâf ı olmak üzere birçok tefsir ve onların hâşiyelerinden yararlanmıştır Bunun yanında Âlûsî Beyzâvî ve hâşiyelerinden de önemli ölçüde istifade etmiştir Âlûsî nin özellikle Hafâcî nin ö 1069 1659 Hâşiyetü ş Şihâb ını temel aldığını söylemek mümkündür Sonuç itibariyle Âlûsî tefsiri geçmiş klasik tefsirlerin mukâyeseli tahlilidir Dolayısıyla Âlûsî tefsirini okumak bir anlamda geçmişte yazılan tüm tefsirlerin muhtevâsını okumak gibidir Bu nedenle Âlûsî tefsirini anlamak geçmişte kaleme alınan tefsir kaynaklarındaki tartışmalardan haberdar olmayı gerektirmektedir Zira Âlûsî bazen bu tartışmaları özetleyip kendi fikrini ortaya koymakla yetinirken bazen sadece işaret etmekle yetinir ve ilgili tartışmayı geçmişteki tefsir literatürüne havale eder İşte bu nedenle eserin Türkçe ye kazandırılması oldukça büyük bir çaba gerektirmiştir Okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için eserin lafzî tercümesinden ziyâde mâna tercümesi öncelenmiştir Ayrıca konuların anlaşılması için gerektiği yerde köşeli parantezler yoluyla izahlar getirilmiştir Böylece sadece tercüme yapılmamış Âlûsî tefsirinin âdeta Türkçe hâşiyesi yapılmış gibidir

Beka Yayınları
Osmanlı devletinin son dönemlerinde Bağdat müftüsü olan Âlûsî ö 1270 1854 dil edebiyat ve tefsir alanlarında yaptığı çalışmalarla özellikle hacimli tefsiriyle adından çokça söz ettirmiş bir Osmanlı âlimidir Osmanlı devletine müftülük yaptığı yıllarda yazdığı tefsirinde başta Zemahşerî nin v 538 1143 el Keşşâf ı olmak üzere birçok tefsir ve onların hâşiyelerinden yararlanmıştır Bunun yanında Âlûsî Beyzâvî ve hâşiyelerinden de önemli ölçüde istifade etmiştir Âlûsî nin özellikle Hafâcî nin ö 1069 1659 Hâşiyetü ş Şihâb ını temel aldığını söylemek mümkündür Sonuç itibariyle Âlûsî tefsiri geçmiş klasik tefsirlerin mukâyeseli tahlilidir Dolayısıyla Âlûsî tefsirini okumak bir anlamda geçmişte yazılan tüm tefsirlerin muhtevâsını okumak gibidir Bu nedenle Âlûsî tefsirini anlamak geçmişte kaleme alınan tefsir kaynaklarındaki tartışmalardan haberdar olmayı gerektirmektedir Zira Âlûsî bazen bu tartışmaları özetleyip kendi fikrini ortaya koymakla yetinirken bazen sadece işaret etmekle yetinir ve ilgili tartışmayı geçmişteki tefsir literatürüne havale eder İşte bu nedenle eserin Türkçe ye kazandırılması oldukça büyük bir çaba gerektirmiştir Okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için eserin lafzî tercümesinden ziyâde mâna tercümesi öncelenmiştir Ayrıca konuların anlaşılması için gerektiği yerde köşeli parantezler yoluyla izahlar getirilmiştir Böylece sadece tercüme yapılmamış Âlûsî tefsirinin âdeta Türkçe hâşiyesi yapılmış gibidir