Amakı Hayal — Filibeli Ahmet Hilmi

Amakı Hayal
Filibeli Ahmet HilmiBüyüyen Ay Yayınları
Amakı Hayal
Filibeli Ahmet Hilmiimg src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kapı Yayınları
çev. N. Ahmet Özalp
Raci nin Hatıraları A mâk ı Hayâl roman tekniği ile geleneksel anlatı geleneğini birleştiren bir yapıttır Bu yüzden öğreticilik amacı güttüğü söylenebilirse de tezli bir roman olma savı taşımaz Kalkış noktası hep vurgulandığı gibi salt İslâm tasavvufu değildir Ahmed Hilmi nin tasavvufta içselleştirilmiş ortak Doğu bilgeliğine yaslandığını söylemek daha doğrudur Bir sanat yapıtının ille de yaşamı yaşamın gerçeklerini yansıtması gerektiği söylenemez Bununla birlikte A mâk ı Hayâl in yaşamdan ve gerçeklerinden tümüyle kopuk olduğu da öne sürülemez Eserin giriş Manisa Akıl Hastanesi ve Aynalı nın Sonsuzluk Yurduna Göçüşü bölümleri son derece gerçekçi bir yaklaşımı yansıtır Özellikle son bölüm ruhsal deneyimlerle düşsel gezilerle ulaşılan gerçekliklerin yaşamdaki karşılığını araştırması bakımından ilginç ve önemlidir Bu bölümlerde yalnız kişiler değil önemini bugün bile koruyan hastanelerin durumu hafızlık ve halkın Kur an konusundaki bilgisizliği gibi sosyal sorunlar son derece gerçekçi biçimde ortaya serilir N Ahmet Özalp

Bu iki delinin birisi gerçekten hafızmış Diğeri ise arabacı Bunlara çifte hafız denmesinin sebebi arabacının diğerini her zaman taklit etmesinden doğuyordu Demir parmaklık önüne deli seyretmeye gelen akıllılar Bütün Müslümanlara has bir şefkat ve bağışlama alışkanlığı ile delilere yiyecek özellikle tütün şeker ve bunun gibi şeyler getirip veriyorlardır Bununla beraber delilerin obur ve pisboğaz olanları parmaklık önünde seyirci gördükleri gibi yanlarına giderler Her biri uzmanı olduğu konuda saçmalar anlatarak tütün ve başka şeyler isterlerdi

Kapı Yayınları
A mâk ı Hayâl yeni harflerle ve sadeleştirilmiş olarak birçok kez basıldığı halde ciddi bir değerlendirmeye neden konu olamamıştır Bu sorunun yanıtı yine yayınların kendisindedir Bu yayınlar ne yazık ki eseri ciddi bir değerlendirme konusu kılabilecek bir titizlik ve özenden yoksundur Sadeleştirme adına dili metnin kavramsal yapısı altüst edilecek biçimde bilinçsizce bozulan kimi söz bağlamları düşünülmeden komik biçimde okunan ikinci basıı dizgi yanlışları rahatlıkla doğrusu anlaşılabileceği ya da bulunabile ceği halde olduğu gibi bırakılan bir yapıtın ciddi bir değerlendirme konusu yapılabilmesi şöyle dursun okunabilmesi bile mümkün değildir A mâk ı Hayâl roman tekniği ile geleneksel anlatı geleneğini birleştiren bir yapıttır Bu yüzden öğreticilik amacı güttüğü söylenebilirse de tezli bir roman olma savı taşımaz Kalkış noktası hep vurgulandığı gibi salt İslâm tasavvufu değildir Hint ve eski İran inançları ve bilgeleri üç bölümün konusunu oluştururken İslâm tasavvufundan da bir tasavvuf önderinden de açıkça hiç söz edilmemiş bir tarikat şeyhi ise olumsuz bir tip olarak sergilenmiştir Bu nedenle Ahmed Hilmi nin tasavvufta içselleştirilmiş ortak Doğu bilgeliğine yaslandığını söylemek daha doğrudur

Kapı Yayınları
çev. N. Ahmet Özalp
Raci nin Hatıraları A mâk ı Hayâl roman tekniği ile geleneksel anlatı geleneğini birleştiren bir yapıttır Bu yüzden öğreticilik amacı güttüğü söylenebilirse de tezli bir roman olma savı taşımaz Kalkış noktası hep vurgulandığı gibi salt İslâm tasavvufu değildir Ahmed Hilmi nin tasavvufta içselleştirilmiş ortak Doğu bilgeliğine yaslandığını söylemek daha doğrudur Bir sanat yapıtının ille de yaşamı yaşamın gerçeklerini yansıtması gerektiği söylenemez Bununla birlikte A mâk ı Hayâl in yaşamdan ve gerçeklerinden tümüyle kopuk olduğu da öne sürülemez Eserin giriş Manisa Akıl Hastanesi ve Aynalı nın Sonsuzluk Yurduna Göçüşü bölümleri son derece gerçekçi bir yaklaşımı yansıtır Özellikle son bölüm ruhsal deneyimlerle düşsel gezilerle ulaşılan gerçekliklerin yaşamdaki karşılığını araştırması bakımından ilginç ve önemlidir Bu bölümlerde yalnız kişiler değil önemini bugün bile koruyan hastanelerin durumu hafızlık ve halkın Kur an konusundaki bilgisizliği gibi sosyal sorunlar son derece gerçekçi biçimde ortaya serilir N Ahmet Özalp

Kapı Yayınları
A mâk ı Hayâl yeni harflerle ve sadeleştirilmiş olarak birçok kez basıldığı halde ciddi bir değerlendirmeye neden konu olamamıştır Bu sorunun yanıtı yine yayınların kendisindedir Bu yayınlar ne yazık ki eseri ciddi bir değerlendirme konusu kılabilecek bir titizlik ve özenden yoksundur Sadeleştirme adına dili metnin kavramsal yapısı altüst edilecek biçimde bilinçsizce bozulan kimi söz bağlamları düşünülmeden komik biçimde okunan ikinci basıı dizgi yanlışları rahatlıkla doğrusu anlaşılabileceği ya da bulunabile ceği halde olduğu gibi bırakılan bir yapıtın ciddi bir değerlendirme konusu yapılabilmesi şöyle dursun okunabilmesi bile mümkün değildir A mâk ı Hayâl roman tekniği ile geleneksel anlatı geleneğini birleştiren bir yapıttır Bu yüzden öğreticilik amacı güttüğü söylenebilirse de tezli bir roman olma savı taşımaz Kalkış noktası hep vurgulandığı gibi salt İslâm tasavvufu değildir Hint ve eski İran inançları ve bilgeleri üç bölümün konusunu oluştururken İslâm tasavvufundan da bir tasavvuf önderinden de açıkça hiç söz edilmemiş bir tarikat şeyhi ise olumsuz bir tip olarak sergilenmiştir Bu nedenle Ahmed Hilmi nin tasavvufta içselleştirilmiş ortak Doğu bilgeliğine yaslandığını söylemek daha doğrudur N Ahmet Özalp

Kapı Yayınları
A mâk ı Hayâl yeni harflerle ve sadeleştirilmiş olarak birçok kez basıldığı halde ciddi bir değerlendirmeye neden konu olamamıştır Bu sorunun yanıtı yine yayınların kendisindedir Bu yayınlar ne yazık ki eseri ciddi bir değerlendirme konusu kılabilecek bir titizlik ve özenden yoksundur Sadeleştirme adına dili metnin kavramsal yapısı altüst edilecek biçimde bilinçsizce bozulan kimi söz bağlamları düşünülmeden komik biçimde okunan ikinci basıı dizgi yanlışları rahatlıkla doğrusu anlaşılabileceği ya da bulunabile ceği halde olduğu gibi bırakılan bir yapıtın ciddi bir değerlendirme konusu yapılabilmesi şöyle dursun okunabilmesi bile mümkün değildir A mâk ı Hayâl roman tekniği ile geleneksel anlatı geleneğini birleştiren bir yapıttır Bu yüzden öğreticilik amacı güttüğü söylenebilirse de tezli bir roman olma savı taşımaz Kalkış noktası hep vurgulandığı gibi salt İslâm tasavvufu değildir Hint ve eski İran inançları ve bilgeleri üç bölümün konusunu oluştururken İslâm tasavvufundan da bir tasavvuf önderinden de açıkça hiç söz edilmemiş bir tarikat şeyhi ise olumsuz bir tip olarak sergilenmiştir Bu nedenle Ahmed Hilmi nin tasavvufta içselleştirilmiş ortak Doğu bilgeliğine yaslandığını söylemek daha doğrudur N Ahmet Özalp

KAPI YAYINLARI
A mâk ı Hayâl yeni harflerle ve sadeleştirilmiş olarak birçok kez basıldığı halde ciddi bir değerlendirmeye neden konu olamamıştır Bu sorunun yanıtı yine yayınların kendisindedir Bu yayınlar ne yazık ki eseri ciddi bir değerlendirme konusu kılabilecek bir titizlik ve özenden yoksundur Sadeleştirme adına dili metnin kavramsal yapısı altüst edilecek biçimde bilinçsizce bozulan kimi söz bağlamları düşünülmeden komik biçimde okunan ikinci basıı dizgi yanlışları rahatlıkla doğrusu anlaşılabileceği ya da bulunabile ceği halde olduğu gibi bırakılan bir yapıtın ciddi bir değerlendirme konusu yapılabilmesi şöyle dursun okunabilmesi bile mümkün değildir A mâk ı Hayâl roman tekniği ile geleneksel anlatı geleneğini birleştiren bir yapıttır Bu yüzden öğreticilik amacı güttüğü söylenebilirse de tezli bir roman olma savı taşımaz Kalkış noktası hep vurgulandığı gibi salt İslâm tasavvufu değildir Hint ve eski İran inançları ve bilgeleri üç bölümün konusunu oluştururken İslâm tasavvufundan da bir tasavvuf önderinden de açıkça hiç söz edilmemiş bir tarikat şeyhi ise olumsuz bir tip olarak sergilenmiştir Bu nedenle Ahmed Hilmi nin tasavvufta içselleştirilmiş ortak Doğu bilgeliğine yaslandığını söylemek daha doğrudur N Ahmet Özalp Yayınevi KAPI YAYINLARI Yazar FİLİBELİ AHMED HİLMİ Sayfa Sayısı 225 Yıl 2025

Ortabahçe Yayınları
Bu kitabı hakikat endişesiyle dolu vicdanlar derin düşünce ve tahlilden haz duyan insanlar zevkle okuyabilirler Bir asırdan bu yana bu millet ve bu muhit bir hayli Raci ler yetiştirdi ve daha pek çoklarını yetiştirecektir Hikmet perver yani felsefe sever filozof okurlara takdim edeceğimiz bu hikâye ilgi ve talep görürse kendimizi mesut ve bahtiyar sayarız Çünkü bu hikâyeye rağbet edilmesi onun amacına ulaştığına işarettir