Amiri ve Felsefesi — Kasım Turhan

Amiri ve Felsefesi
Kasım TurhanKlasik Yayınları
Amiri ve Felsefesi
Kasım TurhanGünümüzde İslâm felsefesi araştırmalarının yoğunluk noktasını Kindî Fârâbî İbn Sînâ ve İbn Rüşd gibi isimler oluşturmaya devam etse de bu felsefe geleneğinin mahiyetinin tam anlamıyla ortaya çıkabilmesi için bu gelenek içinde eser vermiş bütün isimlerin katkılarının gün yüzüne çıkartılması bir gerekliliktir Bu çerçevede gölgede kalmış filozoflardan biri de Âmirî dir ö 381 992 Kindî ekolünün bir temsilcisi olarak değerlendirilebilecek olan Âmirî nin bütün eserleri günümüze gelmese de mevcut çalışmaları ilerleyen süreçte İslâm felsefe geleneğini temsil edici nitelikte görülecek pek çok öğretinin izlerinin Âmirî de bulunduğunu göstermektedir O bir yandan Aristotelesçi ve Yeni Eflâtuncu yaklaşımları harmanlayan bir felsefî tutum sergilerken diğer yandan da başta irade hürriyeti olmak üzere kelâmî problemlerin felsefî çözümü noktasında yoğun mesai harcamış sarih aklın hükümleriyle sahih dinin hükümlerinin birbirine zıt olamayacağı ilkesi etrafında uzlaştırmacı bir çaba ortaya koymuştur

Klasik Yayınları
Günümüzde İslâm felsefesi araştırmalarının yoğunluk noktasını Kindî Fârâbî İbn Sînâ ve İbn Rüşd gibi isimler oluşturmaya devam etse de bu felsefe geleneğinin mahiyetinin tam anlamıyla ortaya çıkabilmesi için bu gelenek içinde eser vermiş bütün isimlerin katkılarının gün yüzüne çıkartılması bir gerekliliktir Bu çerçevede gölgede kalmış filozoflardan biri de Âmirî dir ö 381 992 Kindî ekolünün bir temsilcisi olarak değerlendirilebilecek olan Âmirî nin bütün eserleri günümüze gelmese de mevcut çalışmaları ilerleyen süreçte İslâm felsefe geleneğini temsil edici nitelikte görülecek pek çok öğretinin izlerinin Âmirî de bulunduğunu göstermektedir O bir yandan Aristotelesçi ve Yeni Eflâtuncu yaklaşımları harmanlayan bir felsefî tutum sergilerken diğer yandan da başta irade hürriyeti olmak üzere kelâmî problemlerin felsefî çözümü noktasında yoğun mesai harcamış sarih aklın hükümleriyle sahih dinin hükümlerinin birbirine zıt olamayacağı ilkesi etrafında uzlaştırmacı bir çaba ortaya koymuştur Tanıtım Bülteninden

Klasik Yayınları
Günümüzde İslâm felsefesi araştırmalarının yoğunluk noktasını Kindî Fârâbî İbn Sînâ ve İbn Rüşd gibi isimler oluşturmaya devam etse de bu felsefe geleneğinin mahiyetinin tam anlamıyla ortaya çıkabilmesi için bu gelenek içinde eser vermiş bütün isimlerin katkılarının gün yüzüne çıkartılması bir gerekliliktir Bu çerçevede gölgede kalmış filozoflardan biri de Âmirî dir ö 381 992 Kindî ekolünün bir temsilcisi olarak değerlendirilebilecek olan Âmirî nin bütün eserleri günümüze gelmese de mevcut çalışmaları ilerleyen süreçte İslâm felsefe geleneğini temsil edici nitelikte görülecek pek çok öğretinin izlerinin Âmirî de bulunduğunu göstermektedir O bir yandan Aristotelesçi ve Yeni Eflâtuncu yaklaşımları harmanlayan bir felsefî tutum sergilerken diğer yandan da başta irade hürriyeti olmak üzere kelâmî problemlerin felsefî çözümü noktasında yoğun mesai harcamış sarih aklın hükümleriyle sahih dinin hükümlerinin birbirine zıt olamayacağı ilkesi etrafında uzlaştırmacı bir çaba ortaya koymuştur

Klasik Yayınları
Günümüzde İslâm felsefesi araştırmalarının yoğunluk noktasını Kindî Fârâbî İbn Sînâ ve İbn Rüşd gibi isimler oluşturmaya devam etse de bu felsefe geleneğinin mahiyetinin tam anlamıyla ortaya çıkabilmesi için bu gelenek içinde eser vermiş bütün isimlerin katkılarının gün yüzüne çıkartılması bir gerekliliktir Bu çerçevede gölgede kalmış filozoflardan biri de Âmirî dir ö 381 992 Kindî ekolünün bir temsilcisi olarak değerlendirilebilecek olan Âmirî nin bütün eserleri günümüze gelmese de mevcut çalışmaları ilerleyen süreçte İslâm felsefe geleneğini temsil edici nitelikte görülecek pek çok öğretinin izlerinin Âmirî de bulunduğunu göstermektedir O bir yandan Aristotelesçi ve Yeni Eflâtuncu yaklaşımları harmanlayan bir felsefî tutum sergilerken diğer yandan da başta irade hürriyeti olmak üzere kelâmî problemlerin felsefî çözümü noktasında yoğun mesai harcamış sarih aklın hükümleriyle sahih dinin hükümlerinin birbirine zıt olamayacağı ilkesi etrafında uzlaştırmacı bir çaba ortaya koymuştur

Klasik Yayınları
Günümüzde İslâm felsefesi araştırmalarının yoğunluk noktasını Kindî Fârâbî İbn Sînâ ve İbn Rüşd gibi isimler oluşturmaya devam etse de bu felsefe geleneğinin mahiyetinin tam anlamıyla ortaya çıkabilmesi için bu gelenek içinde eser vermiş bütün isimlerin katkılarının gün yüzüne çıkartılması bir gerekliliktir Bu çerçevede gölgede kalmış filozoflardan biri de Âmirî dir ö 381 992 Kindî ekolünün bir temsilcisi olarak değerlendirilebilecek olan Âmirî nin bütün eserleri günümüze gelmese de mevcut çalışmaları ilerleyen süreçte İslâm felsefe geleneğini temsil edici nitelikte görülecek pek çok öğretinin izlerinin Âmirî de bulunduğunu göstermektedir O bir yandan Aristotelesçi ve Yeni Eflâtuncu yaklaşımları harmanlayan bir felsefî tutum sergilerken diğer yandan da başta irade hürriyeti olmak üzere kelâmî problemlerin felsefî çözümü noktasında yoğun mesai harcamış sarih aklın hükümleriyle sahih dinin hükümlerinin birbirine zıt olamayacağı ilkesi etrafında uzlaştırmacı bir çaba ortaya koymuştur

Klasik Yayınları
Günümüzde İslâm felsefesi araştırmalarının yoğunluk noktasını Kindî Fârâbî İbn Sînâ ve İbn Rüşd gibi isimler oluşturmaya devam etse de bu felsefe geleneğinin mahiyetinin tam anlamıyla ortaya çıkabilmesi için bu gelenek içinde eser vermiş bütün isimlerin katkılarının gün yüzüne çıkartılması bir gerekliliktir Bu çerçevede gölgede kalmış filozoflardan biri de Âmirî dir ö 381 992 Kindî ekolünün bir temsilcisi olarak değerlendirilebilecek olan Âmirî nin bütün eserleri günümüze gelmese de mevcut çalışmaları ilerleyen süreçte İslâm felsefe geleneğini temsil edici nitelikte görülecek pek çok öğretinin izlerinin Âmirî de bulunduğunu göstermektedir O bir yandan Aristotelesçi ve Yeni Eflâtuncu yaklaşımları harmanlayan bir felsefî tutum sergilerken diğer yandan da başta irade hürriyeti olmak üzere kelâmî problemlerin felsefî çözümü noktasında yoğun mesai harcamış sarih aklın hükümleriyle sahih dinin hükümlerinin birbirine zıt olamayacağı ilkesi etrafında uzlaştırmacı bir çaba ortaya koymuştur Tanıtım Bülteninden

Klasik Yayınları
Günümüzde İslâm felsefesi araştırmalarının yoğunluk noktasını Kindî Fârâbî İbn Sînâ ve İbn Rüşd gibi isimler oluşturmaya devam etse de bu felsefe geleneğinin mahiyetinin tam anlamıyla ortaya çıkabilmesi için bu gelenek içinde eser vermiş bütün isimlerin katkılarının gün yüzüne çıkartılması bir gerekliliktir Bu çerçevede gölgede kalmış filozoflardan biri de Âmirî dir ö 381 992 Kindî ekolünün bir temsilcisi olarak değerlendirilebilecek olan Âmirî nin bütün eserleri günümüze gelmese de mevcut çalışmaları ilerleyen süreçte İslâm felsefe geleneğini temsil edici nitelikte görülecek pek çok öğretinin izlerinin Âmirî de bulunduğunu göstermektedir O bir yandan Aristotelesçi ve Yeni Eflâtuncu yaklaşımları harmanlayan bir felsefî tutum sergilerken diğer yandan da başta irade hürriyeti olmak üzere kelâmî problemlerin felsefî çözümü noktasında yoğun mesai harcamış sarih aklın hükümleriyle sahih dinin hükümlerinin birbirine zıt olamayacağı ilkesi etrafında uzlaştırmacı bir çaba ortaya koymuştur img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Klasik
Günümüzde İslâm felsefesi araştırmalarının yoğunluk noktasını Kindî Fârâbî İbn Sînâ ve İbn Rüşd gibi isimler oluşturmaya devam etse de bu felsefe geleneğinin mahiyetinin tam anlamıyla ortaya çıkabilmesi için bu gelenek içinde eser vermiş bütün isimlerin katkılarının gün yüzüne çıkartılması bir gerekliliktir Bu çerçevede gölgede kalmış filozoflardan biri de Âmirî dir ö 381 992 Kindî ekolünün bir temsilcisi olarak değerlendirilebilecek olan Âmirî nin bütün eserleri günümüze gelmese de mevcut çalışmaları ilerleyen süreçte İslâm felsefe geleneğini temsil edici nitelikte görülecek pek çok öğretinin izlerinin Âmirî de bulunduğunu göstermektedir O bir yandan Aristotelesçi ve Yeni Eflâtuncu yaklaşımları harmanlayan bir felsefî tutum sergilerken diğer yandan da başta irade hürriyeti olmak üzere kelâmî problemlerin felsefî çözümü noktasında yoğun mesai harcamış sarih aklın hükümleriyle sahih dinin hükümlerinin birbirine zıt olamayacağı ilkesi etrafında uzlaştırmacı bir çaba ortaya koymuştur