Anadolu Günlüğü — Ali Nar

Anadolu Günlüğü
Ali NarBeyan Yayınları
Anadolu Günlüğü
Ali NarUyuma Oyunu Güneşli bir gün Beş kişiydik bizim mahallenin temel kadrosu Küçük arabamızla çıkmıştık kıra Mahalle reisi ağabeyim Emir vermiş yatma uyuma denemesine girişmiştik Gün batmak üzeredir Günboyu koşup oynamanın yorgunluğuyla serin toprak bizi beşiğinde sallıyor gözlerimiz süzülüyor Taklit gerçeğe köprü oluyor ve uyuma oyunu bizi oyuna getiriyor Gerisi uyanınca anlaşılacak İlk uyanan ben oluyorum Altımda yaş toprağın üstümden ay ışığının serinliği ile ürpertideyim Kulaklarımda derenin lakırdısı Taşlardan dökülürken gece bülbülü gibi şakıyor Derenin ninnisi kafilemizi de kafile başımızı da almış büyüsüne ay ışığına sergilemiş Ay ışığı yalıyor yüzleri suya veriyor Su yıkıyor aya seriyor Ay yalıyor meltem tarıyor çocuk saçlarını sarı siyah saçlar savruluyor beyaz ışıkta Benim göz ışınlarım sinyal veriyor sanki dimağlara Gerneşen uyanıyor bozyara dayanıyor Bu ne yahu diye oğuşturuyor gözlerini kafile başımız Uyumuş kalmaşız yarı gece olmuş ay doğmuş diye özetliyoruz öykümüzü Gözlerimiz birbirini kolluyor bir şeyler anlatmak için Ay ışığıyla karşılaşıyor ay gölgesiyle karşılaşıyor Birbirimizi tanımaya çalışıyoruz Yerine koyamıyoruz zamanı mekanı insanı Yoramıyoruz yerli yerince olayı Reis kalk emrini veriyor Yar kenarındaki makam arabasını okundan kendisi çekip yürüyor Mızmız etmeyin ulan diye çıkışıyor arkaya Köy evlerinin gölgelerine ulaşıyoruz Ev önünde ev halkını ay gölgesinde oturur buluyoruz İçeriye dalarken bir kararın tehir edilmesinin ifadesi Babam dan Hele yatsınlar da sabahtan sorarız hesabını

Beyan Yayınları
Uyuma Oyunu Güneşli bir gün Beş kişiydik bizim mahallenin temel kadrosu Küçük arabamızla çıkmıştık kıra Mahalle reisi ağabeyim Emir vermiş yatma uyuma denemesine girişmiştik Gün batmak üzeredir Günboyu koşup oynamanın yorgunluğuyla serin toprak bizi beşiğinde sallıyor gözlerimiz süzülüyor Taklit gerçeğe köprü oluyor ve uyuma oyunu bizi oyuna getiriyor Gerisi uyanınca anlaşılacak İlk uyanan ben oluyorum Altımda yaş toprağın üstümden ay ışığının serinliği ile ürpertideyim Kulaklarımda derenin lakırdısı Taşlardan dökülürken gece bülbülü gibi şakıyor Derenin ninnisi kafilemizi de kafile başımızı da almış büyüsüne ay ışığına sergilemiş Ay ışığı yalıyor yüzleri suya veriyor Su yıkıyor aya seriyor Ay yalıyor meltem tarıyor çocuk saçlarını sarı siyah saçlar savruluyor beyaz ışıkta Benim göz ışınlarım sinyal veriyor sanki dimağlara Gerneşen uyanıyor bozyara dayanıyor Bu ne yahu diye oğuşturuyor gözlerini kafile başımız Uyumuş kalmaşız yarı gece olmuş ay doğmuş diye özetliyoruz öykümüzü Gözlerimiz birbirini kolluyor bir şeyler anlatmak için Ay ışığıyla karşılaşıyor ay gölgesiyle karşılaşıyor Birbirimizi tanımaya çalışıyoruz Yerine koyamıyoruz zamanı mekanı insanı Yoramıyoruz yerli yerince olayı Reis kalk emrini veriyor Yar kenarındaki makam arabasını okundan kendisi çekip yürüyor Mızmız etmeyin ulan diye çıkışıyor arkaya Köy evlerinin gölgelerine ulaşıyoruz Ev önünde ev halkını ay gölgesinde oturur buluyoruz İçeriye dalarken bir kararın tehir edilmesinin ifadesi Babam dan Hele yatsınlar da sabahtan sorarız hesabını

BEYAN YAYINLARI
Güneşli bir gün Beş kişiydik bizim mahallenin temel kadrosu Küçük arabamızla çıkmıştık kıra Mahalle reisi ağabeyim Emir vermiş yatma uyuma denemesine girişmiştik Gün batmak üzeredir Gün boyu koşup oynamanın yorgunluğuyla serin toprak bizi beşiğinde sallıyor gözlerimiz süzülüyor Taklit gerçeğe köprü oluyor ve uyuma oyunu bizi oyuna getiriyor Gerisi uyanınca anlaşılacak İlk uyanan ben oluyorum Altımda yaş toprağın üstümden ay ışığının serinliği ile ürpertideyim Kulaklarımda derenin lakırdısı Taşlardan dökülürken gece bülbülü gibi şakıyor Derenin ninnisi kafilemizi de kafile başımızı da almış büyüsüne ay ışığına sergilemiş