Anadolu Rumları

Anadolu Rumları
Su Yayınları
Anadolu Rumları
Bu eser bizler için o dönemde Kars yöresinde uyum içinde kardeşçe yaşayan ve o topraktan çıkan ekmeği bölüşen atalarımızın Rumların Türklerin Ermenilerin Kürtlerin ve Malakanların ortak hayatına dair bir şahitlik ve dolayısıyla bir keşiftir Ortak gelenek görenek ve adetleriyle yaratılan bu özgün medeniyet etnik veya dilsel aidiyetten bağımsız olarak insanı aydınlatmakta onu değerli kılmakta ve örnek olmaktadır Yine bu günü yaşayan bizler için bir tanıklık ve bir keşiftir zira Tarih anılar ve taşlarla örülür Keza bu eser ulusların ve halkların uyumlu birlikteliğine ve yoldaşlığına dair tüm bu tanıklıklarla yeni bir değerlendirme ve yönlendirmedir Umarım sayın okuyucular bu çalışma vasıtasıyla geçmişte Kars ta yaşayanlar ve yaşananlar hakkında detaylı bilgilere sahip olacaklar yanlış bilinen gerçekleri öğrenme imkânı bulacaklar

Kitap Yayınevi
çev. Ali Özdamar
Bu kitap Rum tarihi üzerinden Osmanlı da cemaat kavramını sorguluyor Millet sistemi olarak da bilinen ve gayrimüslimleri Osmanlı toplumunun dışında kendi içlerine kapalı yekpare bir bütün olarak gören geleneksel cemaat kavramının tartışıldığı bu inceleme Rum tarihinin çok yönlülüğünü belgeleyerek hem son zamanlarda yapılan eleştirel çalışmalara eklemleniyor hem de bu çalışmaları bir adım ileri götürüyor Somut pratiklere dayanan çalışmanın odağında üst sınıflardan çok köy ve kasaba halkı ve yerel idareciler yer alıyor Osmanlı Rum Yunan ve İngiliz arşiv belgelerinin karşılaştırmalı bir incelemesiyle konuya yeni bir bakış açısı sunan bu kitap idari mali adli ve hukuki alanları bir araya getirerek Rumları Osmanlı tarihine yerleştirmeyi ve Anadolu geçmişini daha derinlemesine anlamayı amaçlıyor 19 yüzyılın ikinci yarısından Birinci Dünya Savaşı na kadar olan dönemi ele alan çalışma Osmanlı da modernleşme ve ulusçuluk meselelerine de farklı bir ışık tutuyor Ayşe Ozil Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunudur Doktora eğitimini Londra Üniversitesi Birkbeck College da tarih alanında tamamlamıştır Princeton ve Leiden Üniversitelerinde doktora sonrası çalışmalar yapan yazar halen Sabancı Üniversitesi nde tarih dersleri vermektedir Araştırma alanları 19 yüzyıl Osmanlı tarihi Rum cemaatleri modernleşme milliyetçilik ve şehirleşmedir Ulusal ve uluslararası kitap ve dergilerde yayımlanmış makaleleri Yunanca ve İngilizceden yaptığı çevirileri vardır Rum cemaat inin homojen bir bütün olmadığını gösteren yeni tarihyazımına farklı bir katkı sunan bu çalışma son derece sağlam temeller üzerinden yeni bir ufuk açıyor Osmanlı ve Rum tarihinin önemli bir dönemine mükemmel bir katkı sağlıyor Yalnızca bu alanın uzmanları değil daha geniş kesimlerce de okunması gereken bir inceleme International Journal of Turkish Studies Katherine Fleming New York Üniversitesi ABD Bu çalışma Osmanlı nın son döneminde gayrimüslim topluluklar için çizilen sınırları sorguluyor Ayşe Ozil Osmanlı gayrimüslim cemaatlerinin yalıtılmış yekpare bütünlüğünü tartışarak Osmanlı Rumlarının çok katmanlı tarihini gözler önüne seriyor ve millet sistemine yeni bir bakış sunuyor Historein Haris Exertzoglou Ege Üniversitesi Yunanistan Ayşe Ozil bu çalışmada bir kısmı şimdiye kadar hiç ele alınmamış çok zengin bir arşiv malzemesini büyük bir beceriyle inceliyor Kitabın tarihyazımına en önemli katkılarından biri cemaatlerin tüzel kişilik meselesidir Journal of Modern Greek Studies İpek Yosmaoğlu Northwestern Üniversitesi ABD

Yapı Kredi Yayınları
Bizans İmparatorluğu nun başkenti Konstantinopolis i kısmen kuşatan Haliç in doğu yakası şehir ötesi anlamına gelen Peran veya Perea adıyla anılıyordu Pera da Bizans döneminden beri Cenevizli ve Venedikli unsurlar mevcuttu İstanbul un fethinden sonra 1535 te Fransız elçisine Galata Kulesi dışında Pera bağlarında oturma izni verilmesiyle elçilik oraya taşınmış bunu diğer yabancı elçilikler on yedinci yüzyıldan itibaren de Rum tüccar aileleri izlemişti Sonraki yüzyıllarda çeşitli amaçlarla Osmanlı İmparatorluğu na gelen Avrupalılarla diğer gayrimüslimlerin semte yerleşmesi sonucu ortaya çıkan kentsoylu Pera mozaiği özellikle son devir Osmanlı siyasi kültürel ve toplumsal tarihinde son derece büyük bir rol oynamıştı Bu mozaiğin en önemli unsuru 1804 te Galatasaray da Panayia Kilisesi nin açılmasıyla Pera Stavrodromi Rum Cemaati adını alan Rum toplumu idi Tarih boyunca Pera İstanbul un Fener den sonra en büyük Rum nüfusunu barındıran semti olmuştu Osmanlı İmparatorluğu nun yıkılması ve 20 yüzyıl boyunca Türk Yunan ilişkilerinin inişli çıkışlı seyrinden olumsuz etkilenen Rum Cemaati özellikle 6 7 Eylül 1955 olaylarından sonra hızla küçülmüştü Sula Bozis in yazmalar diplomalar okul kayıtları fotoğraf albümleri gibi çok çeşitli yazılı kaynakların yanı sıra sözlü tarih araştırmalarına da dayanarak hazırladığı İstanbullu Rumlar adlı çalışmasının bu genişletilmiş yeni baskısı Rum cemaatinin tarihini derli toplu bir şekilde günümüz okuruna sunarken dolaylı olarak bugünkü Türkiye nin kültür ve şehirleşme tarihine de ışık tutuyor

İletişim Yayınları
çev. Ceylan Gürman Şahinkaya
Türkiye Rumları bugün sayıları iyice azalmış bir cemaatin üyeleri Azınlık statüsünün karşılığı olarak kullanılan varlıkları ancak eski mahallelerdeki bir renk olarak hatırlanan bir cemaat Şehirlerin havasında etkileri belli olmadan kendilerine sağlanan haklara minnet duyup sessiz sakin ve fazla göze batmayacak şekilde bir kenarda muhafaza olmaları yeterli görülüyor Hem Türkiye hem de Yunanistan ulus devlet çağı tarihlerinin nesnesi konumundalar Samim Akgönül Türkiye deki Rum cemaatinin modern tarihini anlatırken bir yandan da insani bir derdin peşine bilimsel bir yetkinlikle düşüyor Rum cemaati üyelerinin vatandaşlar olarak haklarını ne düşündüklerini nasıl yaşadıklarını hayata nasıl tutunduklarını araştırıyor Türkiye ve Yunanistan tarihindeki etkileri turistik birer eşya değil insan olarak Rum cemaati üyeleri Türkiye Rumları nın konusunu teşkil ediyor Elbette siyasi tarih uluslararası ilişkiler milliyetçi bakış açısı ve tarihyazımı sınırdışı edilmeler tedhiş ve sindirme hareketleri de bu tarihi çevreliyor Samim Akgönül tarihi siyah ve beyaz diye bölmeyen bir bakış açısıyla ama olan biteni de tüm açıklığıyla ortaya koyarak yok olmakta olan bir cemaati tarih ve toplumbilim çerçevesinde okuyucuya sunuyor