MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Anavatan Operasyonu Kıyamet Okulu 2 Kitap — Scott K Andrews

Anavatan Operasyonu Kıyamet Okulu 2 Kitap
192,00
Genelİngiliz EdebiyatıRoman Bilimkurgu

Anavatan Operasyonu Kıyamet Okulu 2 Kitap

Scott K Andrews

Kassandra Yayınları

2013316 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Anavatan Operasyonu Kıyamet Okulu 2 Kitap

Scott K Andrews

Yeni milenyumun ilk on yılında gezegende feci bir salgın baş gösterdi ve kan grubu 0 negatif olanlar dışında herkesi öldürdü Topluluklar parçalandı toplum dağıldı ve bunların yerine tiranların yönetimi ve tehlikeli dindar devrimcilerin ön ayak olduğu kültler geldi Kıyamet Sonrası Günlüklerinin dünyasına hoş geldiniz Hafif silah mermileri uçağın gövdesini taradığında karaya inmek için düzgün bir yer arayarak araziyi on dakikadır gözlüyordum Aptal dikkatsiz ve ahmakça sanki vurulmak istermişçesine daire çizerek uçuyordum Sorun havaalanını bulamayışımdı Kıvrılarak denize doğru giden nehri onun her iki yakasında uzanan ve etekleri çöle karışan şehri görebiliyordum Kuzeyden yükselen duman sütunlarını ve terk edilmiş uzun limanda alçalıp yükselen tekneleri de görebiliyordum Fakat Allahın cezası havaalanını göremiyordum Onun için iyice yaklaşmam ve inecek bir yer aramam gerekiyordu Binlerce mil uçmayı olaysız şekilde Kıbrıstaki o psikopatı saymazsanız ama o kadar da sıkıntı olmamıştı iki kere yakıt almayı ve sağ salim gideceğim yere varmayı becermiştim Vardığımdaysa atış mesafesine kadar alçalmış ve rastgele vurmak isteyen herkese kanatlarımı sallamıştım Vurulup düşmeyi gayet hak etmiştim Uçağın burnunu yükseltmeye ve menzil dışına tırmanmaya çalışarak kontrol levyesini sertçe çektim ama cevap vermedi Kahretsin dedim 500 fitteydim ve terk edilmiş arabalarla dolu bir de yanmış tankın olduğu bir banliyö caddesine doğru burun aşağı alçalıyordum Uçağı sağa ya da sola çevirmeyi pedalları pompalamayı kontrol levyesine asılmayı velhasıl bir nebze kontrol sağlamak için her şeyi denedim Hiçbir faydası olmadı Kurtulmak için fazla alçaktı uçağı yere indirmekten ve yürüyerek çıkmayı ummaktan başka yapacak bir şey yoktu Iraka varışım engebeli olacaktı

Kitap Yurdu
214,50

KASSANDRA

17.09.2013316 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE

çev. Cumhur Atay

Kitap Yurdu

Yeni milenyumun ilk on yılında gezegende feci bir salgın baş gösterdi ve kan grubu 0 negatif olanlar dışında herkesi öldürdü Topluluklar parçalandı toplum dağıldı ve bunların yerine tiranların yönetimi ve tehlikeli dindar devrimcilerin ön ayak olduğu kültler geldi Kıyamet Sonrası Günlükleri nin dünyasına hoş geldiniz Hafif silah mermileri uçağın gövdesini taradığında karaya inmek için düzgün bir yer arayarak araziyi on dakikadır gözlüyordum Aptal dikkatsiz ve ahmakça sanki vurulmak istermişçesine daire çizerek uçuyordum Sorun havaalanını bulamayışımdı Kıvrılarak denize doğru giden nehri onun her iki yakasında uzanan ve etekleri çöle karışan şehri görebiliyordum Kuzeyden yükselen duman sütunlarını ve terk edilmiş uzun limanda alçalıp yükselen tekneleri de görebiliyordum Fakat Allahın cezası havaalanını göremiyordum Onun için iyice yaklaşmam ve inecek bir yer aramam gerekiyordu Binlerce mil uçmayı olaysız şekilde Kıbrıs taki o psikopatı saymazsanız ama o kadar da sıkıntı olmamıştı iki kere yakıt almayı ve sağ salim gideceğim yere varmayı becermiştim Vardığımdaysa atış mesafesine kadar alçalmış ve rastgele vurmak isteyen herkese kanatlarımı sallamıştım Vurulup düşmeyi gayet hak etmiştim Uçağın burnunu yükseltmeye ve menzil dışına tırmanmaya çalışarak kontrol levyesini sertçe çektim ama cevap vermedi Kahretsin dedim 500 fitteydim ve terk edilmiş arabalarla dolu bir de yanmış tankın olduğu bir banliyö caddesine doğru burun aşağı alçalıyordum Uçağı sağa ya da sola çevirmeyi pedalları pompalamayı kontrol levyesine asılmayı velhasıl bir nebze kontrol sağlamak için her şeyi denedim Hiçbir faydası olmadı Kurtulmak için fazla alçaktı uçağı yere indirmekten ve yürüyerek çıkmayı ummaktan başka yapacak bir şey yoktu Irak a varışım engebeli olacaktı

Kitap Sepeti
219,00

Kassandra Yayınları

2013312 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Yeni milenyumun ilk on yılında gezegende feci bir salgın baş gösterdi ve kan grubu 0 negatif olanlar dışında herkesi öldürdü Topluluklar parçalandı toplum dağıldı ve bunların yerine tiranların yönetimi ve tehlikeli dindar devrimcilerin ön ayak olduğu kültler geldi Kıyamet Sonrası Günlükleri nin dünyasına hoş geldiniz Hafif silah mermileri uçağın gövdesini taradığında karaya inmek için düzgün bir yer arayarak araziyi on dakikadır gözlüyordum Aptal dikkatsiz ve ahmakça sanki vurulmak istermişçesine daire çizerek uçuyordum Sorun havaalanını bulamayışımdı Kıvrılarak denize doğru giden nehri onun her iki yakasında uzanan ve etekleri çöle karışan şehri görebiliyordum Kuzeyden yükselen duman sütunlarını ve terk edilmiş uzun limanda alçalıp yükselen tekneleri de görebiliyordum Fakat Allahın cezası havaalanını göremiyordum Onun için iyice yaklaşmam ve inecek bir yer aramam gerekiyordu Binlerce mil uçmayı olaysız şekilde Kıbrıs taki o psikopatı saymazsanız ama o kadar da sıkıntı olmamıştı iki kere yakıt almayı ve sağ salim gideceğim yere varmayı becermiştim Vardığımdaysa atış mesafesine kadar alçalmış ve rastgele vurmak isteyen herkese kanatlarımı sallamıştım Vurulup düşmeyi gayet hak etmiştim Uçağın burnunu yükseltmeye ve menzil dışına tırmanmaya çalışarak kontrol levyesini sertçe çektim ama cevap vermedi Kahretsin dedim 500 fitteydim ve terk edilmiş arabalarla dolu bir de yanmış tankın olduğu bir banliyö caddesine doğru burun aşağı alçalıyordum Uçağı sağa ya da sola çevirmeyi pedalları pompalamayı kontrol levyesine asılmayı velhasıl bir nebze kontrol sağlamak için her şeyi denedim Hiçbir faydası olmadı Kurtulmak için fazla alçaktı uçağı yere indirmekten ve yürüyerek çıkmayı ummaktan başka yapacak bir şey yoktu Irak a varışım engebeli olacaktı

Ekin Kitap
222,00

Kassandra Yayınları

2013312 sf.
Ekin Kitap

Yeni milenyumun ilk on yılında gezegende feci bir salgın baş gösterdi ve kan grubu 0 negatif olanlar dışında herkesi öldürdü Topluluklar parçalandı toplum dağıldı ve bunların yerine tiranların yönetimi ve tehlikeli dindar devrimcilerin ön ayak olduğu kültler geldi Kıyamet Sonrası Günlükleri nin dünyasına hoş geldiniz Hafif silah mermileri uçağın gövdesini taradığında karaya inmek için düzgün bir yer arayarak araziyi on dakikadır gözlüyordum Aptal dikkatsiz ve ahmakça sanki vurulmak istermişçesine daire çizerek uçuyordum Sorun havaalanını bulamayışımdı Kıvrılarak denize doğru giden nehri onun her iki yakasında uzanan ve etekleri çöle karışan şehri görebiliyordum Kuzeyden yükselen duman sütunlarını ve terk edilmiş uzun limanda alçalıp yükselen tekneleri de görebiliyordum Fakat Allahın cezası havaalanını göremiyordum Onun için iyice yaklaşmam ve inecek bir yer aramam gerekiyordu Binlerce mil uçmayı olaysız şekilde Kıbrıs taki o psikopatı saymazsanız ama o kadar da sıkıntı olmamıştı iki kere yakıt almayı ve sağ salim gideceğim yere varmayı becermiştim Vardığımdaysa atış mesafesine kadar alçalmış ve rastgele vurmak isteyen herkese kanatlarımı sallamıştım Vurulup düşmeyi gayet hak etmiştim Uçağın burnunu yükseltmeye ve menzil dışına tırmanmaya çalışarak kontrol levyesini sertçe çektim ama cevap vermedi Kahretsin dedim 500 fitteydim ve terk edilmiş arabalarla dolu bir de yanmış tankın olduğu bir banliyö caddesine doğru burun aşağı alçalıyordum Uçağı sağa ya da sola çevirmeyi pedalları pompalamayı kontrol levyesine asılmayı velhasıl bir nebze kontrol sağlamak için her şeyi denedim Hiçbir faydası olmadı Kurtulmak için fazla alçaktı uçağı yere indirmekten ve yürüyerek çıkmayı ummaktan başka yapacak bir şey yoktu Irak a varışım engebeli olacaktı

Yaykoop
225,00

Kassandra

1. baskı
Karton Kapak13,5x19,5 cmKitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Yeni milenyumun ilk on yılında gezegende feci bir salgın baş gösterdi ve kan grubu 0 negatif olanlar dışında herkesi öldürdü Topluluklar parçalandı toplum dağıldı ve bunların yerine tiranların yönetimi ve tehlikeli dindar devrimcilerin ön ayak olduğu kültler geldi Kıyamet Sonrası Günlükleri nin dünyasına hoş geldiniz Hafif silah mermileri uçağın gövdesini taradığında karaya inmek için düzgün bir yer arayarak araziyi on dakikadır gözlüyordum Aptal dikkatsiz ve ahmakça sanki vurulmak istermişçesine daire çizerek uçuyordum Sorun havaalanını bulamayışımdı Kıvrılarak denize doğru giden nehri onun her iki yakasında uzanan ve etekleri çöle karışan şehri görebiliyordum Kuzeyden yükselen duman sütunlarını ve terk edilmiş uzun limanda alçalıp yükselen tekneleri de görebiliyordum Fakat Allahın cezası havaalanını göremiyordum Onun için iyice yaklaşmam ve inecek bir yer aramam gerekiyordu Binlerce mil uçmayı olaysız şekilde Kıbrıs taki o psikopatı saymazsanız ama o kadar da sıkıntı olmamıştı iki kere yakıt almayı ve sağ salim gideceğim yere varmayı becermiştim Vardığımdaysa atış mesafesine kadar alçalmış ve rastgele vurmak isteyen herkese kanatlarımı sallamıştım Vurulup düşmeyi gayet hak etmiştim Uçağın burnunu yükseltmeye ve menzil dışına tırmanmaya çalışarak kontrol levyesini sertçe çektim ama cevap vermedi Kahretsin dedim 500 fitteydim ve terk edilmiş arabalarla dolu bir de yanmış tankın olduğu bir banliyö caddesine doğru burun aşağı alçalıyordum Uçağı sağa ya da sola çevirmeyi pedalları pompalamayı kontrol levyesine asılmayı velhasıl bir nebze kontrol sağlamak için her şeyi denedim Hiçbir faydası olmadı Kurtulmak için fazla alçaktı uçağı yere indirmekten ve yürüyerek çıkmayı ummaktan başka yapacak bir şey yoktu Irak a varışım engebeli olacaktı

Nobel Kitap
246,00

Kassandra Yayınları

2013312 sf.
Nobel Kitap

Yeni milenyumun ilk on yılında gezegende feci bir salgın baş gösterdi ve kan grubu 0 negatif olanlar dışında herkesi öldürdü Topluluklar parçalandı toplum dağıldı ve bunların yerine tiranların yönetimi ve tehlikeli dindar devrimcilerin ön ayak olduğu kültler geldi Kıyamet Sonrası Günlükleri nin dünyasına hoş geldiniz Hafif silah mermileri uçağın gövdesini taradığında karaya inmek için düzgün bir yer arayarak araziyi on dakikadır gözlüyordum Aptal dikkatsiz ve ahmakça sanki vurulmak istermişçesine daire çizerek uçuyordum Sorun havaalanını bulamayışımdı Kıvrılarak denize doğru giden nehri onun her iki yakasında uzanan ve etekleri çöle karışan şehri görebiliyordum Kuzeyden yükselen duman sütunlarını ve terk edilmiş uzun limanda alçalıp yükselen tekneleri de görebiliyordum Fakat Allahın cezası havaalanını göremiyordum Onun için iyice yaklaşmam ve inecek bir yer aramam gerekiyordu Binlerce mil uçmayı olaysız şekilde Kıbrıs taki o psikopatı saymazsanız ama o kadar da sıkıntı olmamıştı iki kere yakıt almayı ve sağ salim gideceğim yere varmayı becermiştim Vardığımdaysa atış mesafesine kadar alçalmış ve rastgele vurmak isteyen herkese kanatlarımı sallamıştım Vurulup düşmeyi gayet hak etmiştim Uçağın burnunu yükseltmeye ve menzil dışına tırmanmaya çalışarak kontrol levyesini sertçe çektim ama cevap vermedi Kahretsin dedim 500 fitteydim ve terk edilmiş arabalarla dolu bir de yanmış tankın olduğu bir banliyö caddesine doğru burun aşağı alçalıyordum Uçağı sağa ya da sola çevirmeyi pedalları pompalamayı kontrol levyesine asılmayı velhasıl bir nebze kontrol sağlamak için her şeyi denedim Hiçbir faydası olmadı Kurtulmak için fazla alçaktı uçağı yere indirmekten ve yürüyerek çıkmayı ummaktan başka yapacak bir şey yoktu Irak a varışım engebeli olacaktı

Pandora
270,00

Kassandra

2013316 sf.

çev. Atay, Cumhur

Pandora

Yeni milenyumun ilk on yılında gezegende feci bir salgın baş gösterdi ve kan grubu 0 negatif olanlar dışında herkesi öldürdü Topluluklar parçalandı toplum dağıldı ve bunların yerine tiranların yönetimi ve tehlikeli dindar devrimcilerin ön ayak olduğu kültler geldi Kıyamet Sonrası Günlükleri nin dünyasına hoş geldiniz Hafif silah mermileri uçağın gövdesini taradığında karaya inmek için düzgün bir yer arayarak araziyi on dakikadır gözlüyordum Aptal dikkatsiz ve ahmakça sanki vurulmak istermişçesine daire çizerek uçuyordum Sorun havaalanını bulamayışımdı Kıvrılarak denize doğru giden nehri onun her iki yakasında uzanan ve etekleri çöle karışan şehri görebiliyordum Kuzeyden yükselen duman sütunlarını ve terk edilmiş uzun limanda alçalıp yükselen tekneleri de görebiliyordum Fakat Allahın cezası havaalanını göremiyordum Onun için iyice yaklaşmam ve inecek bir yer aramam gerekiyordu Binlerce mil uçmayı olaysız şekilde Kıbrıs taki o psikopatı saymazsanız ama o kadar da sıkıntı olmamıştı iki kere yakıt almayı ve sağ salim gideceğim yere varmayı becermiştim Vardığımdaysa atış mesafesine kadar alçalmış ve rastgele vurmak isteyen herkese kanatlarımı sallamıştım Vurulup düşmeyi gayet hak etmiştim Uçağın burnunu yükseltmeye ve menzil dışına tırmanmaya çalışarak kontrol levyesini sertçe çektim ama cevap vermedi Kahretsin dedim 500 fitteydim ve terk edilmiş arabalarla dolu bir de yanmış tankın olduğu bir banliyö caddesine doğru burun aşağı alçalıyordum Uçağı sağa ya da sola çevirmeyi pedalları pompalamayı kontrol levyesine asılmayı velhasıl bir nebze kontrol sağlamak için her şeyi denedim Hiçbir faydası olmadı Kurtulmak için fazla alçaktı uçağı yere indirmekten ve yürüyerek çıkmayı ummaktan başka yapacak bir şey yoktu Irak a varışım engebeli olacaktı