Anayasa Mahkemesi ne Bireysel Başvuru Kararları Işığında Tutuklama — Selma Öztürk Günay

Anayasa Mahkemesi ne Bireysel Başvuru Kararları Işığında Tutuklama
Selma Öztürk GünayAdalet Yayınevi
Anayasa Mahkemesi ne Bireysel Başvuru Kararları Işığında Tutuklama
Selma Öztürk GünayBu çalışma Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı ndaki öğrenimim sonunda hazırladığım yüksek lisans tezimin kitap haline getirilmesi fikrinden doğmuştur Ceza yargılaması ile yalnızca maddi gerçeği ortaya çıkarmak değil aynı zamanda mahkeme kararı ile suçluluğu tespit edilen kişiyi cezalandırarak adaleti sağlamak ve böylece kamu düzenini korumak amaçlanmaktadır Suçluluğu konusunda hakkında hüküm verilmeyen kişi masumiyet karinesi gereği henüz suçsuz sayılacağından esasen kişinin bu aşamada cezalandırılması düşünülemez Fakat suçluluğu konusunda kuvvetli şüphe bulunan kişilerin kaçmalarını delilleri karartmasını tanık mağdur ya da başkaları üzerinde baskı kurmasını önlemek amacıyla ya da kanunda belirtilen bir tutuklama nedeninin var sayılabileceği diğer hallerde tutuklanmaları mümkündür Yine de kişi özgürlüğüne doğrudan müdahale eden ve ceza yargılamasında sadece bir araç olan tutuklama koruma tedbirine her ne kadar şartları oluşsa bile mevzuatımızda tutuklama kararı verilmesi konusunda emredici bir düzenleme bulunmadığı unutulmadan son çare olarak başvurulmalıdır Belirtmek gerekir ki günümüz ceza yargılamasında tutuklamaya sıklıkla başvurulması hatta Ceza Muhakemesi Kanunu nun 100 3 maddesinde sayılan katalog suçların varlığı halinde kişinin tutuksuz yargılanmasının neredeyse imkânsız hale gelmiş olması insan haklarına saygılı bir hukuk devleti için endişe vericidir

Adalet Yayınevi
Selma Öztürk Günay tarafından kaleme alınan Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Kararları Işığında Tutuklama Adalet Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Kararları Işığında Tutuklama Selma Öztürk Günay Kitap Özeti Bu çalışma Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı ndaki öğrenimim sonunda hazırladığım yüksek lisans tezimin kitap haline getirilmesi fikrinden doğmuştur Ceza yargılaması ile yalnızca maddi gerçeği ortaya çıkarmak değil aynı zamanda mahkeme kararı ile suçluluğu tespit edilen kişiyi cezalandırarak adaleti sağlamak ve böylece kamu düzenini korumak amaçlanmaktadır Suçluluğu konusunda hakkında hüküm verilmeyen kişi masumiyet karinesi gereği henüz suçsuz sayılacağından esasen kişinin bu aşamada cezalandırılması düşünülemez Fakat suçluluğu konusunda kuvvetli şüphe bulunan kişilerin kaçmalarını delilleri karartmasını tanık mağdur ya da başkaları üzerinde baskı kurmasını önlemek amacıyla ya da kanunda belirtilen bir tutuklama nedeninin var sayılabileceği diğer hallerde tutuklanmaları mümkündür Yine de kişi özgürlüğüne doğrudan müdahale eden ve ceza yargılamasında sadece bir araç olan tutuklama koruma tedbirine her ne kadar şartları oluşsa bile mevzuatımızda tutuklama kararı verilmesi konusunda emredici bir düzenleme bulunmadığı unutulmadan son çare olarak başvurulmalıdır Belirtmek gerekir ki günümüz ceza yargılamasında tutuklamaya sıklıkla başvurulması hatta Ceza Muhakemesi Kanunu nun 100 3 maddesinde sayılan katalog suçların varlığı halinde kişinin tutuksuz yargılanmasının neredeyse imkânsız hale gelmiş olması insan haklarına saygılı bir hukuk devleti için endişe vericidir Yayınevi Adalet Yayınevi Yazar Selma Öztürk Günay Sayfa 199 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x23 50 cm Basım Yılı Aralık 2021 Barkod 9786258038156 Kategori Hukuk Üzerine

Adalet Yayınevi
Bu çalışma Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı ndaki öğrenimim sonunda hazırladığım yüksek lisans tezimin kitap haline getirilmesi fikrinden doğmuştur Ceza yargılaması ile yalnızca maddi gerçeği ortaya çıkarmak değil aynı zamanda mahkeme kararı ile suçluluğu tespit edilen kişiyi cezalandırarak adaleti sağlamak ve böylece kamu düzenini korumak amaçlanmaktadır Suçluluğu konusunda hakkında hüküm verilmeyen kişi masumiyet karinesi gereği henüz suçsuz sayılacağından esasen kişinin bu aşamada cezalandırılması düşünülemez Fakat suçluluğu konusunda kuvvetli şüphe bulunan kişilerin kaçmalarını delilleri karartmasını tanık mağdur ya da başkaları üzerinde baskı kurmasını önlemek amacıyla ya da kanunda belirtilen bir tutuklama nedeninin var sayılabileceği diğer hallerde tutuklanmaları mümkündür Yine de kişi özgürlüğüne doğrudan müdahale eden ve ceza yargılamasında sadece bir araç olan tutuklama koruma tedbirine her ne kadar şartları oluşsa bile mevzuatımızda tutuklama kararı verilmesi konusunda emredici bir düzenleme bulunmadığı unutulmadan son çare olarak başvurulmalıdır Belirtmek gerekir ki günümüz ceza yargılamasında tutuklamaya sıklıkla başvurulması hatta Ceza Muhakemesi Kanunu nun 100 3 maddesinde sayılan katalog suçların varlığı halinde kişinin tutuksuz yargılanmasının neredeyse imkânsız hale gelmiş olması insan haklarına saygılı bir hukuk devleti için endişe vericidir

Adalet Yayınevi
Bu çalışma Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı ndaki öğrenimim sonunda hazırladığım yüksek lisans tezimin kitap haline getirilmesi fikrinden doğmuştur Ceza yargılaması ile yalnızca maddi gerçeği ortaya çıkarmak değil aynı zamanda mahkeme kararı ile suçluluğu tespit edilen kişiyi cezalandırarak adaleti sağlamak ve böylece kamu düzenini korumak amaçlanmaktadır Suçluluğu konusunda hakkında hüküm verilmeyen kişi masumiyet karinesi gereği henüz suçsuz sayılacağından esasen kişinin bu aşamada cezalandırılması düşünülemez Fakat suçluluğu konusunda kuvvetli şüphe bulunan kişilerin kaçmalarını delilleri karartmasını tanık mağdur ya da başkaları üzerinde baskı kurmasını önlemek amacıyla ya da kanunda belirtilen bir tutuklama nedeninin var sayılabileceği diğer hallerde tutuklanmaları mümkündür Yine de kişi özgürlüğüne doğrudan müdahale eden ve ceza yargılamasında sadece bir araç olan tutuklama koruma tedbirine her ne kadar şartları oluşsa bile mevzuatımızda tutuklama kararı verilmesi konusunda emredici bir düzenleme bulunmadığı unutulmadan son çare olarak başvurulmalıdır Belirtmek gerekir ki günümüz ceza yargılamasında tutuklamaya sıklıkla başvurulması hatta Ceza Muhakemesi Kanunu nun 100 3 maddesinde sayılan katalog suçların varlığı halinde kişinin tutuksuz yargılanmasının neredeyse imkânsız hale gelmiş olması insan haklarına saygılı bir hukuk devleti için endişe vericidir