Anayasacılık — Ahmet EKİNCİ Ahmet Ekinci Coşkun Can Aktan

Anayasacılık
Ahmet EKİNCİ Ahmet Ekinci Coşkun Can AktanOn İki Levha Yayınları
Anayasacılık
Ahmet EKİNCİ Ahmet Ekinci Coşkun Can AktanCoşkun Can Aktan tarafından kaleme alınan Anayasacılık On İki Levha Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Anayasacılık Coşkun Can Aktan Kitap Özeti Anayasacılık bir ideal olarak kutsallaştırılıyor Fildişi kulelere yerleştiriliyor Ancak öyle olmak zorunda değil Hatta öyle olmamalı Anayasacılık hayatın içindedir barındırdığı eşitlik adalet ve özgür irade gibi prensipleri ile her an hayatımıza dokunur Zaten eğer yaşayan bir olgu olarak anayasacılık bir toplumu terk etmişse bunun eksikliğini yalnızca akademisyenler bürokratlar siyasiler değil bütünüyle tüm toplum olarak hissederiz hissetmekteyiz Bir gün halka özgür iradesi ile katılabileceği bizzat kendi özgür seçimleri vasıtasıyla kendi kendini yönetebileceği bir siyasal zemin sağlayabilir ve bunu yaparken de güç sahiplerinin kirli imkanları ile bireylerin kararlarını manipüle etmelerini engelleyebilirsek işte o zaman dünyada cennetin taşlarını döşemiş olacağız Ya da yüzyıllar öncesinden bir sesin Sir John Fortescuenun ifadesiyle Halkın kendilerinin hoşuna giden yasalar ile yönetilmesi öyle bir şeydir ki iyinin ne olduğunu özgür bir şekilde takdir ederler ve ne kendi kralları ne de başkaları bu iyiden onları mahrum edebilir Bu kitap da bu ulvi emel için hizmet etmekten başka bir gaye taşımamaktadır Yayınevi On İki Levha Yayınları Yazar Coşkun Can Aktan Sayfa 229 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Haziran 2022 Barkod 9786254321825 Kategori Hukuk Üzerine Kanun ve Uygulama Kitapları

On İki Levha Yayınları
Anayasacılık bir ideal olarak kutsallaştırılıyor Fildişi kulelere yerleştiriliyor Ancak öyle olmak zorunda değil Hatta öyle olmamalı Anayasacılık hayatın içindedir barındırdığı eşitlik adalet ve özgür irade gibi prensipleri ile her an hayatımıza dokunur Zaten eğer yaşayan bir olgu olarak anayasacılık bir toplumu terk etmişse bunun eksikliğini yalnızca akademisyenler bürokratlar siyasiler değil bütünüyle tüm toplum olarak hissederiz hissetmekteyiz Bir gün halka özgür iradesi ile katılabileceği bizzat kendi özgür seçimleri vasıtasıyla kendi kendini yönetebileceği bir siyasal zemin sağlayabilir ve bunu yaparken de güç sahiplerinin kirli imkanları ile bireylerin kararlarını manipüle etmelerini engelleyebilirsek işte o zaman dünyada cennetin taşlarını döşemiş olacağız Ya da yüzyıllar öncesinden bir sesin Sir John Fortescue nun ifadesiyle Halkın kendilerinin hoşuna giden yasalar ile yönetilmesi öyle bir şeydir ki iyinin ne olduğunu özgür bir şekilde takdir ederler ve ne kendi kralları ne de başkaları bu iyiden onları mahrum edebilir Bu kitap da bu ulvi emel için hizmet etmekten başka bir gaye taşımamaktadır ARKA KAPAKTAN

On İki Levha Yayınları
Anayasacılık bir ideal olarak kutsallaştırılıyor Fildişi kulelere yerleştiriliyor Ancak öyle olmak zorunda değil Hatta öyle olmamalı Anayasacılık hayatın içindedir barındırdığı eşitlik adalet ve özgür irade gibi prensipleri ile her an hayatımıza dokunur Zaten eğer yaşayan bir olgu olarak anayasacılık bir toplumu terk etmişse bunun eksikliğini yalnızca akademisyenler bürokratlar siyasiler değil bütünüyle tüm toplum olarak hissederiz hissetmekteyiz Bir gün halka özgür iradesi ile katılabileceği bizzat kendi özgür seçimleri vasıtasıyla kendi kendini yönetebileceği bir siyasal zemin sağlayabilir ve bunu yaparken de güç sahiplerinin kirli imkanları ile bireylerin kararlarını manipüle etmelerini engelleyebilirsek işte o zaman dünyada cennetin taşlarını döşemiş olacağız Ya da yüzyıllar öncesinden bir sesin Sir John Fortescue nun ifadesiyle Halkın kendilerinin hoşuna giden yasalar ile yönetilmesi öyle bir şeydir ki iyinin ne olduğunu özgür bir şekilde takdir ederler ve ne kendi kralları ne de başkaları bu iyiden onları mahrum edebilir Bu kitap da bu ulvi emel için hizmet etmekten başka bir gaye taşımamaktadır

On İki Levha Yayıncılık
Anayasacılık bir ideal olarak kutsallaştırılıyor Fildişi kulelere yerleştiriliyor Ancak öyle olmak zorunda değil Hatta öyle olmamalı Anayasacılık hayatın içindedir barındırdığı eşitlik adalet ve özgür irade gibi prensipleri ile her an hayatımıza dokunur Zaten eğer yaşayan bir olgu olarak anayasacılık bir toplumu terk etmişse bunun eksikliğini yalnızca akademisyenler bürokratlar siyasiler değil bütünüyle tüm toplum olarak hissederiz hissetmekteyiz Bir gün halka özgür iradesi ile katılabileceği bizzat kendi özgür seçimleri vasıtasıyla kendi kendini yönetebileceği bir siyasal zemin sağlayabilir ve bunu yaparken de güç sahiplerinin kirli imkanları ile bireylerin kararlarını manipüle etmelerini engelleyebilirsek işte o zaman dünyada cennetin taşlarını döşemiş olacağız Ya da yüzyıllar öncesinden bir sesin Sir John Fortescue nun ifadesiyle Halkın kendilerinin hoşuna giden yasalar ile yönetilmesi öyle bir şeydir ki iyinin ne olduğunu özgür bir şekilde takdir ederler ve ne kendi kralları ne de başkaları bu iyiden onları mahrum edebilir Bu kitap da bu ulvi emel için hizmet etmekten başka bir gaye taşımamaktadır