Angelika — Yıldız Ramazanoğlu

Angelika
Yıldız RamazanoğluTimaş Yayınları
Angelika
Yıldız RamazanoğluYorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelikayı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlamayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelikanın Alissanın Mukadderin Hükümün ve diğerlerinin hikayelerinde

Timaş Yayınları
çev. Neval Akbıyık
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Bense uyuyamıyorum bir türlü img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kapı Yayınları
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından eminim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika nın Alissa nın Mukadder in Hüküm ün ve diğerlerinin hikâyelerinde

Kapı Yayınları
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından eminim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika 39 yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu 39 nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika 39 nın Alissa 39 nın Mukadder 39 in Hüküm 39 ün ve diğerlerinin hikâyelerinde

Kapı Yayınları
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından eminim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika nın Alissa nın Mukadder in Hüküm ün ve diğerlerinin hikâyelerinde

Kapı Yayınları
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından eminim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika nın Alissa nın Mukadder in Hüküm ün ve diğerlerinin hikâyelerinde

Kapı Yayınları
çev. Rıfat Özçöllü
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından eminim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İz Yayıncılık
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından eminim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika nın Alissa nın Mukadder in Hüküm ün ve diğerlerinin hikâyelerinde

İz Yayıncılık
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından eminim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika nın Alissa nın Mukadder in Hüküm ün ve diğerlerinin hikâyelerinde

İZ YAYINCILIK
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından eminim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika nın Alissa nın Mukadder in Hüküm ün ve diğerlerinin hikâyelerinde

İz Yayıncılık
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından eminim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika nın Alissa nın Mukadder in Hüküm ün ve diğerlerinin hikâyelerinde

İz Yayıncılık
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından emi nim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları ka plumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limon lu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliy ordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimiz in yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika nın Alissa nın Mukadder in Hüküm ün ve diğerlerinin hikâyelerinde

İz Yayıncılık
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından eminim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika nın Alissa nın Mukadder in Hüküm ün ve diğerlerinin hikâyelerinde

İz Yayıncılık
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından eminim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika nın Alissa nın Mukadder in Hüküm ün ve diğerlerinin hikâyelerinde

İz
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından eminim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika nın Alissa nın Mukadder in Hüküm ün ve diğerlerinin hikâyelerinde

İz Yayıncılık
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından eminim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika nın Alissa nın Mukadder in Hüküm ün ve diğerlerinin hikâyelerinde

İz Yayıncılık
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından eminim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika nın Alissa nın Mukadder in Hüküm ün ve diğerlerinin hikâyelerinde

Kapı Yayınları
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Rüyasında kalın gözlüklerine ihtiyaç duymadan her şeyi gördüğünden ve hiç bilmediği yerlerde aşina bir rahatlıkla gezip dolaştığından eminim Göğsü ay ışığının altında inip kalkıyor tehlikeleri göze alıp insanlara yaklaşan bir güvercininki gibi telaşlı ve ritmik Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlaşılmayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Hatta onu böyle melek gibi uyurken çözmüştüm Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika nın Alissa nın Mukadder in Hüküm ün ve diğerlerinin hikâyelerinde

TİMAŞ YAYINLARI
Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum Sıcakça yanımda yatıyor Saçları terlemiş boynuna yapışmış biraz Yüzünde hafif bir gülümseme var Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış Bense uyuyamıyorum bir türlü Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika yı Dokununca anladım içindeki doluluğu İçinde çizilecek resimler söylenecek şarkılar olduğunu kuşları kaplumbağaları köpekleri tırtılları köstebekleri çilekli ve limonlu dondurmayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu Bunda anlamayacak bir şey yok Konuşmanın şart olmadığını görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim Bir toprakta yabancı olmak kadın olmak yaşamak yazmak Ramazanoğlu nun kadınlık yabancılık ötekilik dışarıda olma hallerini öykülediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor Şu dünyada hangimizin yabancı hangimizin yerli olabileceğini dahası bu adlandırmaların sahiciliğini imkânını tartışıyor Angelika nın Alissa nın Mukadder in Hüküm ün ve diğerlerinin hikayelerinde