Anlaşılmayan İnsan — Geza Gardonyi

Anlaşılmayan İnsan
Geza GardonyiYeni İnsan Yayınevi
Anlaşılmayan İnsan
Geza GardonyiBabam beni köle olarak sattığı zaman 12 yaşındaydım Bir piliç yahut bir köpek eniği veya bir sıpa gibi pazara çıkarıldım Bunun için şikayetçi olduğum sanılmasın hayır babam buna ağlaya ağlaya razı olmuştu Oturduğumuz yer Doğu Roma İmparatorluğu nun Trakya Eyaleti ndeydi Hükümetin vergi için durmadan sıkıştırdığı günlerdi Bu sırada Hunlara ödenecek vergiyi halkın sırtından çıkarmayı adet edinmişlerdi Zaten bütün dünya Hunların adıyla çalkalanıyordu Hunların torunları Macarlar bu kardeş halk klasik edebi eserleriyle Yeni İnsan Edebiyat ta sıra sıra diziliyor Tarihi roman okumayı sevenler gelin bu kez bir büyük Macar romancının gözünden çok çok öncelere gidelim Ancak coğrafya tanıdık Trakya Devletler tanıdık Bizans ve Hunlar Hikaye ise çok sıradışı Hayatına özgür başlayıp köle olarak satılan bir çocuk ve onun adım adım bu karmaşık siyasi iklimde kendini yokluktan kurtarma mücadelesi Anlaşılmayan İnsan editörlerimizi önce adıyla cezbetmişti Ne de olsa hepimiz bir miktar bu sıkıntıyı çekeriz Peki metin öyle akıcı öyle ustaca kurgulanmış ki güçlü bir nehir gibi önüne çıkanı ardına katıp akıp gidiyor Üstelik okurun zihninde yeni tarihsel inşalara olanak veriyor okurun tarihsel imgeleminin sınırlarını zorluyor Ertesi sabah Atilla nın borazan başı Kaszon kral sarayının kulesinde göründü Büyük fildişi borusunu kaldırarak ufuklarda akisler uyandıran hareket işaretini verdi Sanki binlerce boru bu sesle uyanmış yer gök boru sesleriyle çınlamıştı Zurnalı çalgı takımları da boru sesine katılmış hepsi bir ağızdan çalıyordu Şehir boru ve çalgı sesleriyle inliyordu

Yeni İnsan Yayınları
çev. Ziya Tuğal
Babam beni köle olarak sattığı zaman 12 yaşındaydım Bir piliç yahut bir köpekeniği veya bir sıpa gibi pazara çıkarıldım Bunun için şikayetçi olduğums anılmasın hayır babam buna ağlaya ağlaya razıolmuştu Oturduğumuz yer Doğu Roma İmparatorluğu nun Trakya Eyaleti ndeydi Hükümetin vergi için durmadan sıkıştırdığı günlerdi Bu Bu sırada Hunlara ödenecek vergiyi halkın sırtından çıkarmayı adete dinmişlerdi Zaten bütün dünya Hunların adıyla çalkalanıyordu img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ayrıkotu Yayınları
Anlaşılmayan İnsan 3 Baskısında Ayrıkotu Kitap ta Babam beni köle olarak sattığı zaman 12 yaşındaydım Bir piliç yahut bir köpek eniği veya bir sıpa gibi pazara çıkarıldım Bunun için şikâyetçi olduğum sanılmasın hayır Babam buna ağlaya ağlaya razı olmuştu Oturduğumuz yer Doğu Roma İmparatorluğu nun Trakya Eyaleti ndeydi Hükümetin vergi için durmadan sıkıştırdığı günlerdi Bu sırada Hunlara ödenecek vergiyi halkın sırtından çıkarmayı adet edinmişlerdi Zaten bütün dünya Hunların adıyla çalkalanıyordu Hunların torunları Macarlar bu kardeş halk klasik edebi eserleriyle Ayrıkotu Kitap etiketiyle sıra sıra diziliyor Tarihi roman okumayı sevenler gelin bu kez bir büyük Macar romancının gözünden çok çok öncelere gidelim Ancak coğrafya tanıdık Trakya Devletler tanıdık Bizans ve Hunlar Hikâye ise çok sıradışı Hayatına özgür başlayıp köle olarak satılan bir çocuk ve onun adım adım bu karmaşık siyasi iklimde kendini yokluktan kurtarma mücadelesi Anlaşılmayan İnsan editörlerimizi önce adıyla cezbetmişti Ne de olsa hepimiz bir miktar bu sıkıntıyı çekeriz Peki metin öyle akıcı öyle ustaca kurgulanmış ki güçlü bir nehir gibi önüne çıkanı ardına katıp akıp gidiyor Üstelik okurun zihninde yeni tarihsel inşalara olanak veriyor okurun tarihsel imgeleminin sınırlarını zorluyor Ertesi sabah Atilla nın borazan başı Kaszon kral sarayının kulesinde göründü Büyük fildişi borusunu kaldırarak ufuklarda akisler uyandıran hareket işaretini verdi Sanki binlerce boru bu sesle uyanmış yer gök boru sesleriyle çınlamıştı Zurnalı çalgı takımları da boru sesine katılmış hepsi bir ağızdan çalıyordu Şehir boru ve çalgı sesleriyle inliyordu Géza Gárdonyi 1863 1922 Macaristan edebiyat tarihinde en önemli roman yazarları arasında yer alan Géza Gárdonyi eserlerinde 19 yüzyılın romantik tarzını 20 yüzyılın realist yazı stiliyle karıştırıp özel bir dille hikayelerini önümüze sürüyor Öğretmenlik okulundan mezun oldu ve birkaç yıllığına öğretmen ve Katolik koro şefi olarak çalıştı Gárdonyi nin yazarlık kariyeri 1880 lerin ortalarında dergiler ve gazeteler için yazdığında başladı İlk başarısı köy yaşamından kısa hikâyeler içeren ve hiciv niteliğinde olan Göre Gábor ki daha sonra bu eserini reddetmiştir Aynı yüzyıl içerisinde tarihi temalar hakkında yazılar yazmaya başladı ve iyi roman serileri çıkardı Anlaşılmayan İnsan dışındaki en meşhur kitabı Eğri Yıldızları Erdal Şalıkoğlu nun çevirisi ile Türkçe olarak da mevcuttur 1897 de annesiyle birlikte Eger e bugünkü Kuzey Macaristan taşındı ve ölene kadar orada yaşadı Ayrıca oraya mezarının üstünde Csak a teste Sadece Bedeni yazılı yazıtıyla gömüldü Yaşadığı ve eserlerinin çoğunu yazdığı evi şimdi bir müze olarak koruma altına alınmıştır

Ayrıkotu Yayınları
Babam beni köle olarak sattığı zaman 12 yaşındaydım Bir piliç yahut bir köpek eniği veya bir sıpa gibi pazara çıkarıldım Bunun için şikâyetçi olduğum sanılmasın hayır Babam buna ağlaya ağlaya razı olmuştu Oturduğumuz yer Doğu Roma İmparatorluğu nun Trakya Eyaleti ndeydi Hükümetin vergi için durmadan sıkıştırdığı günlerdi Bu sırada Hunlara ödenecek vergiyi halkın sırtından çıkarmayı adet edinmişlerdi Zaten bütün dünya Hunların adıyla çalkalanıyordu Hunların torunları Macarlar bu kardeş halk klasik edebi eserleriyle Ayrıkotu Kitap etiketiyle sıra sıra diziliyor Tarihi roman okumayı sevenler gelin bu kez bir büyük Macar romancının gözünden çok çok öncelere gidelim Ancak coğrafya tanıdık Trakya Devletler tanıdık Bizans ve Hunlar Hikâye ise çok sıradışı Hayatına özgür başlayıp köle olarak satılan bir çocuk ve onun adım adım bu karmaşık siyasi iklimde kendini yokluktan kurtarma mücadelesi Anlaşılmayan İnsan editörlerimizi önce adıyla cezbetmişti Ne de olsa hepimiz bir miktar bu sıkıntıyı çekeriz Peki metin öyle akıcı öyle ustaca kurgulanmış ki güçlü bir nehir gibi önüne çıkanı ardına katıp akıp gidiyor Üstelik okurun zihninde yeni tarihsel inşalara olanak veriyor okurun tarihsel imgeleminin sınırlarını zorluyor Ertesi sabah Atilla nın borazan başı Kaszon kral sarayının kulesinde göründü Büyük fildişi borusunu kaldırarak ufuklarda akisler uyandıran hareket işaretini verdi Sanki binlerce boru bu sesle uyanmış yer gök boru sesleriyle çınlamıştı Zurnalı çalgı takımları da boru sesine katılmış hepsi bir ağızdan çalıyordu Şehir boru ve çalgı sesleriyle inliyordu Tanıtım Bülteninden

Ayrıkotu Yayınevi
çev. Ziya Tuğal
Anlaşılmayan İnsan 3 Baskısında Ayrıkotu Kitap ta Babam beni köle olarak sattığı zaman 12 yaşındaydım Bir piliç yahut bir köpek eniği veya bir sıpa gibi pazara çıkarıldım Bunun için şikâyetçi olduğum sanılmasın hayır Babam buna ağlaya ağlaya razı olmuştu Oturduğumuz yer Doğu Roma İmparatorluğu nun Trakya Eyaleti ndeydi Hükümetin vergi için durmadan sıkıştırdığı günlerdi Bu sırada Hunlara ödenecek vergiyi halkın sırtından çıkarmayı adet edinmişlerdi Zaten bütün dünya Hunların adıyla çalkalanıyordu Hunların torunları Macarlar bu kardeş halk klasik edebi eserleriyle Ayrıkotu Kitap etiketiyle sıra sıra diziliyor Tarihi roman okumayı sevenler gelin bu kez bir büyük Macar romancının gözünden çok çok öncelere gidelim Ancak coğrafya tanıdık Trakya Devletler tanıdık Bizans ve Hunlar Hikâye ise çok sıradışı Hayatına özgür başlayıp köle olarak satılan bir çocuk ve onun adım adım bu karmaşık siyasi iklimde kendini yokluktan kurtarma mücadelesi Anlaşılmayan İnsan editörlerimizi önce adıyla cezbetmişti Ne de olsa hepimiz bir miktar bu sıkıntıyı çekeriz Peki metin öyle akıcı öyle ustaca kurgulanmış ki güçlü bir nehir gibi önüne çıkanı ardına katıp akıp gidiyor Üstelik okurun zihninde yeni tarihsel inşalara olanak veriyor okurun tarihsel imgeleminin sınırlarını zorluyor Ertesi sabah Atilla nın borazan başı Kaszon kral sarayının kulesinde göründü Büyük fildişi borusunu kaldırarak ufuklarda akisler uyandıran hareket işaretini verdi Sanki binlerce boru bu sesle uyanmış yer gök boru sesleriyle çınlamıştı Zurnalı çalgı takımları da boru sesine katılmış hepsi bir ağızdan çalıyordu Şehir boru ve çalgı sesleriyle inliyordu Géza Gárdonyi 1863 1922 Macaristan edebiyat tarihinde en önemli roman yazarları arasında yer alan Géza Gárdonyi eserlerinde 19 yüzyılın romantik tarzını 20 yüzyılın realist yazı stiliyle karıştırıp özel bir dille hikayelerini önümüze sürüyor Öğretmenlik okulundan mezun oldu ve birkaç yıllığına öğretmen ve Katolik koro şefi olarak çalıştı Gárdonyi nin yazarlık kariyeri 1880 lerin ortalarında dergiler ve gazeteler için yazdığında başladı İlk başarısı köy yaşamından kısa hikâyeler içeren ve hiciv niteliğinde olan Göre Gábor ki daha sonra bu eserini reddetmiştir Aynı yüzyıl içerisinde tarihi temalar hakkında yazılar yazmaya başladı ve iyi roman serileri çıkardı Anlaşılmayan İnsan dışındaki en meşhur kitabı Eğri Yıldızları Erdal Şalıkoğlu nun çevirisi ile Türkçe olarak da mevcuttur 1897 de annesiyle birlikte Eger e bugünkü Kuzey Macaristan taşındı ve ölene kadar orada yaşadı Ayrıca oraya mezarının üstünde Csak a teste Sadece Bedeni yazılı yazıtıyla gömüldü Yaşadığı ve eserlerinin çoğunu yazdığı evi şimdi bir müze olarak koruma altına alınmıştır

AYRIKOTU YAYINLARI
çev. Ziya Tuğal
Babam beni köle olarak sattığı zaman 12 yaşındaydım Bir piliç yahut bir köpek eniği veya bir sıpa gibi pazara çıkarıldım Bunun için şikâyetçi olduğum sanılmasın hayır Babam buna ağlaya ağlaya razı olmuştu Oturduğumuz yer Doğu Roma İmparatorluğu nun Trakya Eyaleti ndeydi Hükümetin vergi için durmadan sıkıştırdığı günlerdi Bu sırada Hunlara ödenecek vergiyi halkın sırtından çıkarmayı adet edinmişlerdi Zaten bütün dünya Hunların adıyla çalkalanıyordu Hunların torunları Macarlar bu kardeş halk klasik edebi eserleriyle Ayrıkotu Kitap etiketiyle sıra sıra diziliyor Tarihi roman okumayı sevenler gelin bu kez bir büyük Macar romancının gözünden çok çok öncelere gidelim Ancak coğrafya tanıdık Trakya Devletler tanıdık Bizans ve Hunlar Hikâye ise çok sıradışı Hayatına özgür başlayıp köle olarak satılan bir çocuk ve onun adım adım bu karmaşık siyasi iklimde kendini yokluktan kurtarma mücadelesi Anlaşılmayan İnsan editörlerimizi önce adıyla cezbetmişti Ne de olsa hepimiz bir miktar bu sıkıntıyı çekeriz Peki metin öyle akıcı öyle ustaca kurgulanmış ki güçlü bir nehir gibi önüne çıkanı ardına katıp akıp gidiyor Üstelik okurun zihninde yeni tarihsel inşalara olanak veriyor okurun tarihsel imgeleminin sınırlarını zorluyor Ertesi sabah Atilla nın borazan başı Kaszon kral sarayının kulesinde göründü Büyük fildişi borusunu kaldırarak ufuklarda akisler uyandıran hareket işaretini verdi Sanki binlerce boru bu sesle uyanmış yer gök boru sesleriyle çınlamıştı Zurnalı çalgı takımları da boru sesine katılmış hepsi bir ağızdan çalıyordu Şehir boru ve çalgı sesleriyle inliyordu

Ayrıkotu Yayınları
Babam beni köle olarak sattığı zaman 12 yaşındaydım Bir piliç yahut bir köpek eniği veya bir sıpa gibi pazara çıkarıldım Bunun için şikâyetçi olduğum sanılmasın hayır Babam buna ağlaya ağlaya razı olmuştu Oturduğumuz yer Doğu Roma İmparatorluğu nun Trakya Eyaleti ndeydi Hükümetin vergi için durmadan sıkıştırdığı günlerdi Bu sırada Hunlara ödenecek vergiyi halkın sırtından çıkarmayı adet edinmişlerdi Zaten bütün dünya Hunların adıyla çalkalanıyordu Hunların torunları Macarlar bu kardeş halk klasik edebi eserleriyle Ayrıkotu Kitap etiketiyle sıra sıra diziliyor Tarihi roman okumayı sevenler gelin bu kez bir büyük Macar romancının gözünden çok çok öncelere gidelim Ancak coğrafya tanıdık Trakya Devletler tanıdık Bizans ve Hunlar Hikâye ise çok sıradışı Hayatına özgür başlayıp köle olarak satılan bir çocuk ve onun adım adım bu karmaşık siyasi iklimde kendini yokluktan kurtarmamücadelesi Anlaşılmayan İnsan editörlerimizi önce adıyla cezbetmişti Ne de olsa hepimiz bir miktar bu sıkıntıyı çekeriz Peki metin öyle akıcı öyle ustaca kurgulanmış ki güçlü bir nehir gibi önüne çıkanı ardına katıp akıp gidiyor Üstelik okurun zihninde yeni tarihsel inşalara olanak veriyor okurun tarihsel imgeleminin sınırlarını zorluyor Ertesi sabah Atilla nın borazan başı Kaszon kral sarayının kulesinde göründü Büyük fildişi borusunu kaldırarak ufuklarda akisler uyandıran hareket işaretini verdi Sanki binlerce boru bu sesle uyanmış yer gök boru sesleriyle çınlamıştı Zurnalı çalgı takımları da boru sesine katılmış hepsi bir ağızdan çalıyordu Şehir boru ve çalgı sesleriyle inliyordu

YENİ ZAMANLAR SAHAF (2. El Kitaplar)
çev. Ziya Tuğal

Ayrıkotu Yayınları
Babam beni köle olarak sattığı zaman 12 yaşındaydım Bir piliç yahut bir köpek eniği veyabir sıpa gibi pazara çıkarıldım Bunun için şikâyetçi olduğum sanılmasın hayır Babambuna ağlaya ağlaya razı olmuştu Oturduğumuz yer Doğu Roma İmparatorluğu nun Trakya Eyaleti ndeydi Hükümetin vergiiçin durmadan sıkıştırdığı günlerdi Bu sırada Hunlara ödenecek vergiyi halkın sırtındançıkarmayı adet edinmişlerdi Zaten bütün dünya Hunların adıyla çalkalanıyordu Hunların torunları Macarlar bu kardeş halk klasik edebi eserleriyle Ayrıkotu Kitapetiketiyle sıra sıra diziliyor Tarihi roman okumayı sevenler gelin bu kez bir büyük Macarromancının gözünden çok çok öncelere gidelim Ancak coğrafya tanıdık Trakya Devletlertanıdık Bizans ve Hunlar Hikâye ise çok sıradışı Hayatına özgür başlayıp köle olaraksatılan bir çocuk ve onun adım adım bu karmaşık siyasi iklimde kendini yokluktan kurtarmamücadelesi Anlaşılmayan İnsan editörlerimizi önce adıyla cezbetmişti Ne de olsa hepimiz bir miktar busıkıntıyı çekeriz Peki metin öyle akıcı öyle ustaca kurgulanmış ki güçlü bir nehir gibi önüne çıkanı ardına katıp akıp gidiyor Üstelik okurun zihninde yeni tarihsel inşalara olanakveriyor okurun tarihsel imgeleminin sınırlarını zorluyor Ertesi sabah Atilla nın borazan başı Kaszon kral sarayının kulesinde göründü Büyük fildişi borusunu kaldırarak ufuklarda akisler uyandıran hareket işaretini verdi Sankibinlerce boru bu sesle uyanmış yer gök boru sesleriyle çınlamıştı Zurnalı çalgı takımları daboru sesine katılmış hepsi bir ağızdan çalıyordu Şehir boru ve çalgı sesleriyle inliyordu

Ayrıkotu
çev. Tuğal, Ziya
Babam beni köle olarak sattığı zaman 12 yaşındaydım Bir piliç yahut bir köpek eniği veya bir sıpa gibi pazara çıkarıldım Bunun için şikâyetçi olduğum sanılmasın hayır Babam buna ağlaya ağlaya razı olmuştu Oturduğumuz yer Doğu Roma İmparatorluğu nun Trakya Eyaleti ndeydi Hükümetin vergi için durmadan sıkıştırdığı günlerdi Bu sırada Hunlara ödenecek vergiyi halkın sırtından çıkarmayı adet edinmişlerdi Zaten bütün dünya Hunların adıyla çalkalanıyordu Hunların torunları Macarlar bu kardeş halk klasik edebi eserleriyle Ayrıkotu Kitap etiketiyle sıra sıra diziliyor Tarihi roman okumayı sevenler gelin bu kez bir büyük Macar romancının gözünden çok çok öncelere gidelim Ancak coğrafya tanıdık Trakya Devletler tanıdık Bizans ve Hunlar Hikâye ise çok sıradışı Hayatına özgür başlayıp köle olarak satılan bir çocuk ve onun adım adım bu karmaşık siyasi iklimde kendini yokluktan kurtarma mücadelesi Anlaşılmayan İnsan editörlerimizi önce adıyla cezbetmişti Ne de olsa hepimiz bir miktar bu sıkıntıyı çekeriz Peki metin öyle akıcı öyle ustaca kurgulanmış ki güçlü bir nehir gibi önüne çıkanı ardına katıp akıp gidiyor Üstelik okurun zihninde yeni tarihsel inşalara olanak veriyor okurun tarihsel imgeleminin sınırlarını zorluyor Ertesi sabah Atilla nın borazan başı Kaszon kral sarayının kulesinde göründü Büyük fildişi borusunu kaldırarak ufuklarda akisler uyandıran hareket işaretini verdi Sanki binlerce boru bu sesle uyanmış yer gök boru sesleriyle çınlamıştı Zurnalı çalgı takımları da boru sesine katılmış hepsi bir ağızdan çalıyordu Şehir boru ve çalgı sesleriyle inliyordu

YENİ İNSAN YAYINEVİ
çev. Ziya Tuğal
Babam beni köle olarak sattığı zaman 12 yaşındaydım Bir piliç yahut bir köpek eniği veya bir sıpa gibi pazara çıkarıldım Bunun için şikayetçi olduğum sanılmasın hayır babam buna ağlaya ağlaya razı olmuştu Oturduğumuz yer Doğu Roma İmparatorluğu nun Trakya Eyaleti ndeydi Hükümetin vergi için durmadan sıkıştırdığı günlerdi Bu sırada Hunlara ödenecek vergiyi halkın sırtından çıkarmayı adet edinmişlerdi Zaten bütün dünya Hunların adıyla çalkalanıyordu Hunların torunları Macarlar bu kardeş halk klasik edebi eserleriyle Yeni İnsan Edebiyat ta sıra sıra diziliyor Tarihi roman okumayı sevenler gelin bu kez bir büyük Macar romancının gözünden çok çok öncelere gidelim Ancak coğrafya tanıdık Trakya Devletler tanıdık Bizans ve Hunlar Hikaye ise çok sıradışı Hayatına özgür başlayıp köle olarak satılan bir çocuk ve onun adım adım bu karmaşık siyasi iklimde kendini yokluktan kurtarma mücadelesi Anlaşılmayan İnsan editörlerimizi önce adıyla cezbetmişti Ne de olsa hepimiz bir miktar bu sıkıntıyı çekeriz Peki metin öyle akıcı öyle ustaca kurgulanmış ki güçlü bir nehir gibi önüne çıkanı ardına katıp akıp gidiyor Üstelik okurun zihninde yeni tarihsel inşalara olanak veriyor okurun tarihsel imgeleminin sınırlarını zorluyor Ertesi sabah Atilla nın borazan başı Kaszon kral sarayının kulesinde göründü Büyük fildişi borusunu kaldırarak ufuklarda akisler uyandıran hareket işaretini verdi Sanki binlerce boru bu sesle uyanmış yer gök boru sesleriyle çınlamıştı Zurnalı çalgı takımları da boru sesine katılmış hepsi bir ağızdan çalıyordu Şehir boru ve çalgı sesleriyle inliyordu