Anneannemden Masallar — Sibel Dikmen

Anneannemden Masallar
Sibel DikmenOtağ Yayınları
Anneannemden Masallar
Sibel DikmenBu kitap sadece masalları değil kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürü sesi kokuyu ve sıcaklığı taşıyor Anneannemin Masalları Anadolu nun kalbinden doğmuş en az iki asırlık geçmişi olan dört kuşağın büyüdüğü köklü masalları bir araya getiriyor Sözlü gelenekten yazılı belleğe uzanan bu yolculukta her masalda bir neslin düşleri korkuları sevinçleri ve umutları gizli Kimi zaman bir ineğin dilinden kimi zaman zeki bir çocuğun gözünden bazen bir padişahın hikâyesinden bazen de bir geline söylenmiş bir ninninin satırlarından okursunuz bu toprakların ruhunu Unutulmaya yüz tutmuş bu değerli hikâyeler bugünün çocukları için birer pusula dünün çocukları içinse özlemin kendisi Çünkü bazı masallar sadece anlatılmaz yaşatılır

Bir Kitap
Ben reçel yapmayı babaannemden öğrendim aynı şekilde yemek börek yapmayı da Niğde de doğdum ama çocukluğum Adana da geçti Adana yazları çok sıcak olurdu Birçok Adanalı aile civardaki yaylalara göç ederken biz de okullar tatil olur olmaz hemen Niğde deki Kayardı Bağlarına koşardık Babamın ailesi Kolağasıların Kayardı da üzüm ve elma bağları vardır Üç ay boyunca bütün yaz o güzelim bağlarda geçerdi Bağlardan elma ve üzümün dışında birçok çeşit meyve de bulunur Meyvelerden kayısının sekiz on çeşidi eriğin altı yedi çeşidi kızılcık şeftalinin beş çeşidi armudun yedi sekiz çeşidi kirazın beyazı üç beş çeşidi ayva Frenk üzümü ceviz badem fındık çilek alıç muşmula gibi Babaannem bu meyvelerden reçeller marmelatlar şekerler meyve şurupları üzüm pekmezi dut pekmezi yapardı Bütün bunları yaparken en büyük torunu ben olduğumdan beni yanına çağırır yardım ettirirdi On on bir yaşlarımdaydım bu yardımlar sırasında farkında olmadan pek çok şeyi öğrenmişim Babaannem reçellerini yaparken pek çoğunda tartı kullanmazdı Çünkü meyveler ağaçlardan kovalarla toplanır buz gibi kuyu suyuyla bol bol yıkanır büyük kalaylı bakır tepsilere yığılırdı Oradan ayıklanıp büyük bakır kalaylı leğenlerde toplanır avluda büyük ocaklar kurulur odun ateşinde kaynatılırdı Babaannemin ölçüsü büyük bir porselen komposto kâsesiydi Mesela vişne reçeli yaparken vişne reçellerinin çekirdekleri çıkarılır o kâsede toplanır Bir kâse dolusu çekirdeklerinden ayıklanmış vişnelerin üzerine kâsenin yarımı kadar şeker dökülür Bir gece meyvelerin sularını salmaları için bekletilir ve sonrasında sabah kaynatılırdı Babaannemin reçelleri arasında enteresan olanları da vardır Ben hem babaannemi yâd etmek hem de güzel reçelleri siz okurlarımla paylaşmak istedim Bir de benden sonra gelen nesiller bu güzel tatları unutmasın yapsın diye bir kitapta toplamak iyi olacağı için yazmaya karar verdim Canım babaannem nur içinde yat Bütün bu reçeller ağzında bulunsun

Otağ
Ben reçel yapmayı babaannemden öğrendim aynı şekilde yemek börek yapmayı da Niğde de doğdum ama çocukluğum Adana da geçti Adana yazları çok sıcak olurdu Birçok Adanalı aile civardaki yaylalara göç ederken biz de okullar tatil olur olmaz hemen Niğde deki Kayardı Bağlarına koşardık Babamın ailesi Kolağasıların Kayardı da üzüm ve elma bağları vardır Üç ay boyunca bütün yaz o güzelim bağlarda geçerdi Bağlardan elma ve üzümün dışında birçok çeşit meyve de bulunur Meyvelerden kayısının sekiz on çeşidi eriğin altı yedi çeşidi kızılcık şeftalinin beş çeşidi armudun yedi sekiz çeşidi kirazın beyazı üç beş çeşidi ayva Frenk üzümü ceviz badem fındık çilek alıç muşmula gibi Babaannem bu meyvelerden reçeller marmelatlar şekerler meyve şurupları üzüm pekmezi dut pekmezi yapardı Bütün bunları yaparken en büyük torunu ben olduğumdan beni yanına çağırır yardım ettirirdi On on bir yaşlarımdaydım bu yardımlar sırasında farkında olmadan pek çok şeyi öğrenmişim Babaannem reçellerini yaparken pek çoğunda tartı kullanmazdı Çünkü meyveler ağaçlardan kovalarla toplanır buz gibi kuyu suyuyla bol bol yıkanır büyük kalaylı bakır tepsilere yığılırdı Oradan ayıklanıp büyük bakır kalaylı leğenlerde toplanır avluda büyük ocaklar kurulur odun ateşinde kaynatılırdı Babaannemin ölçüsü büyük bir porselen komposto kâsesiydi Mesela vişne reçeli yaparken vişne reçellerinin çekirdekleri çıkarılır o kâsede toplanır Bir kâse dolusu çekirdeklerinden ayıklanmış vişnelerin üzerine kâsenin yarımı kadar şeker dökülür Bir gece meyvelerin sularını salmaları için bekletilir ve sonrasında sabah kaynatılırdı Babaannemin reçelleri arasında enteresan olanları da vardır Ben hem babaannemi yâd etmek hem de güzel reçelleri siz okurlarımla paylaşmak istedim Bir de benden sonra gelen nesiller bu güzel tatları unutmasın yapsın diye bir kitapta toplamak iyi olacağı için yazmaya karar verdim Canım babaannem nur içinde yat Bütün bu reçeller ağzında bulunsun

Otağ Yayınları
Bu kitap sadece masalları değil kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürü sesi kokuyu ve sıcaklığı taşıyor Anneannemin Masalları Anadolu nun kalbinden doğmuş en az iki asırlık geçmişi olan dört kuşağın büyüdüğü köklü masalları bir araya getiriyor Sözlü gelenekten yazılı belleğe uzanan bu yolculukta her masalda bir neslin düşleri korkuları sevinçleri ve umutları gizli Kimi zaman bir ineğin dilinden kimi zaman zeki bir çocuğun gözünden bazen bir padişahın hikâyesinden bazen de bir geline söylenmiş bir ninninin satırlarından okursunuz bu toprakların ruhunu Unutulmaya yüz tutmuş bu değerli hikâyeler bugünün çocukları için birer pusula dünün çocukları içinse özlemin kendisi Çünkü bazı masallar sadece anlatılmaz yaşatılır

Otağ Yayınları
Ben reçel yapmayı babaannemden öğrendim aynı şekilde yemek börek yapmayı da Niğdede doğdum ama çocukluğum Adanada geçti Adana yazları çok sıcak olurdu Birçok Adanalı aile civardaki yaylalara göç ederken biz de okullar tatil olur olmaz hemen Niğdedeki Kayardı Bağlarına koşardık Babamın ailesi Kolağasıların Kayardı da üzüm ve elma bağları vardır Üç ay boyunca bütün yaz o güzelim bağlarda geçerdi Bağlardan elma ve üzümün dışında birçok çeşit meyve de bulunur Meyvelerden kayısının sekiz on çeşidi eriğin altı yedi çeşidi kızılcık şeftalinin beş çeşidi armudun yedi sekiz çeşidi kirazın beyazı üç beş çeşidi ayva Frenk üzümü ceviz badem fındık çilek alıç muşmula gibi Babaannem bu meyvelerden reçeller marmelatlar şekerler meyve şurupları üzüm pekmezi dut pekmezi yapardı Bütün bunları yaparken en büyük torunu ben olduğumdan beni yanına çağırır yardım ettirirdi On on bir yaşlarımdaydım bu yardımlar sırasında farkında olmadan pek çok şeyi öğrenmişim Babaannem reçellerini yaparken pek çoğunda tartı kullanmazdı Çünkü meyveler ağaçlardan kovalarla toplanır buz gibi kuyu suyuyla bol bol yıkanır büyük kalaylı bakır tepsilere yığılırdı Oradan ayıklanıp büyük bakır kalaylı leğenlerde toplanır avluda büyük ocaklar kurulur odun ateşinde kaynatılırdı Babaannemin ölçüsü büyük bir porselen komposto kâsesiydi Mesela vişne reçeli yaparken vişne reçellerinin çekirdekleri çıkarılır o kâsede toplanır Bir kâse dolusu çekirdeklerinden ayıklanmış vişnelerin üzerine kâsenin yarımı kadar şeker dökülür Bir gece meyvelerin sularını salmaları için bekletilir ve sonrasında sabah kaynatılırdı Babaannemin reçelleri arasında enteresan olanları da vardır Ben hem babaannemi yâd etmek hem de güzel reçelleri siz okurlarımla paylaşmak istedim Bir de benden sonra gelen nesiller bu güzel tatları unutmasın yapsın diye bir kitapta toplamak iyi olacağı için yazmaya karar verdim Canım babaannem nur içinde yat Bütün bu reçeller ağzında bulunsun

Otağ
Bu kitap sadece masalları değil kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürü sesi kokuyu ve sıcaklığı taşıyor Anneannemin Masalları Anadolu nun kalbinden doğmuş en az iki asırlık geçmişi olan dört kuşağın büyüdüğü köklü masalları bir araya getiriyor Sözlü gelenekten yazılı belleğe uzanan bu yolculukta her masalda bir neslin düşleri korkuları sevinçleri ve umutları gizli Kimi zaman bir ineğin dilinden kimi zaman zeki bir çocuğun gözünden bazen bir padişahın hikâyesinden bazen de bir geline söylenmiş bir ninninin satırlarından okursunuz bu toprakların ruhunu Unutulmaya yüz tutmuş bu değerli hikâyeler bugünün çocukları için birer pusula dünün çocukları içinse özlemin kendisi Çünkü bazı masallar sadece anlatılmaz yaşatılır

Otağ Yayınları
Bu kitap sadece masalları değil kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürü sesi kokuyu ve sıcaklığı taşıyor Anneannemin Masalları Anadolu nun kalbinden doğmuş en az iki asırlık geçmişi olan dört kuşağın büyüdüğü köklü masalları bir araya getiriyor Sözlü gelenekten yazılı belleğe uzanan bu yolculukta her masalda bir neslin düşleri korkuları sevinçleri ve umutları gizli Kimi zaman bir ineğin dilinden kimi zaman zeki bir çocuğun gözünden bazen bir padişahın hikâyesinden bazen de bir geline söylenmiş bir ninninin satırlarından okursunuz bu toprakların ruhunu Unutulmaya yüz tutmuş bu değerli hikâyeler bugünün çocukları için birer pusula dünün çocukları içinse özlemin kendisi Çünkü bazı masallar sadece anlatılmaz yaşatılır