Antropoloji ve Medeniyetin Gelişimi — Edward B Tylor

Antropoloji ve Medeniyetin Gelişimi
Edward B TylorDorlion Yayınevi
Antropoloji ve Medeniyetin Gelişimi
Edward B Tylorİnsan neden kulağını deler Neden ağzına bir taş yerleştirir ya da bedenine izler çizer Neden geceleri rüyasında bir hayalet görür ve sabah kurban kesmeye karar verir Gördüğü bir gölgeyi neden bir ruhun ziyareti sayar duyduğu bir fısıltıyı neden tanrısal bir işaret kabul eder Neden bir masalda çakal konuşur bir başka masalda kral susturulur Gülünç gibi görünen inançlar anlamsız sanılan gelenekler uzak diyarların ilkel denilen halkları Hepsi aslında bambaşka bir bilginin unutulmuş bir hafızanın taşıyıcısıdır Sayfalar ilerledikçe medeniyetin kalbinde aslında ilkel olanın nabzı attığı fark edilir Sandığımızdan çok daha yakın çok daha tanıdık bir karanlık çıkıverir ışığın altına Bilgiyle donanmış modernlik geçmişin gölgesinden çok da uzak değildir çoğu zaman onun cilalanmış bir tekrarından ibarettir Kulaktan çeneye mitlerden yasalara büyüden dile jestten yazıya yemekten ölüme uzanan bu yolculuk ezberleri bozmaz belki ama altını kazır üstünü sorgular Bazen bir aletin kökenini bazen bir sözcüğün arkasındaki göçü bazen bir masalın iz sürdüğü bilinçaltını açığa çıkarır Çünkü bazen sorunun cevabı gelecekte değil gömülü olanda saklıdır Toprağın altında değil sadece davranışlarımızda alışkanlıklarımızda dilimizde hatta unuttuğumuzu sandığımız korkularımızda İnsanı anlamaya çalışan her bakış eninde sonunda dönüp dolaşıp ilkel olanın kıyısına varır

Dorlion Yayınları
İnsan neden kulağını deler Neden ağzına bir taş yerleştirir ya da bedenine izler çizer Neden geceleri rüyasında bir hayalet görür ve sabah kurban kesmeye karar verir Gördüğü bir gölgeyi neden bir ruhun ziyareti sayar duyduğu bir fısıltıyı neden tanrısal bir işaret kabul eder Neden bir masalda çakal konuşur bir başka masalda kral susturulur Gülünç gibi görünen inançlar anlamsız sanılan gelenekler uzak diyarların ilkel denilen halkları Hepsi aslında bambaşka bir bilginin unutulmuş bir hafızanın taşıyıcısıdır Sayfalar ilerledikçe medeniyetin kalbinde aslında ilkel olanın nabzı attığı fark edilir Sandığımızdan çok daha yakın çok daha tanıdık bir karanlık çıkıverir ışığın altına Bilgiyle donanmış modernlik geçmişin gölgesinden çok da uzak değildir çoğu zaman onun cilalanmış bir tekrarından ibarettir Kulaktan çeneye mitlerden yasalara büyüden dile jestten yazıya yemekten ölüme uzanan bu yolculuk ezberleri bozmaz belki ama altını kazır üstünü sorgular Bazen bir aletin kökenini bazen bir sözcüğün arkasındaki göçü bazen bir masalın iz sürdüğü bilinçaltını açığa çıkarır Çünkü bazen sorunun cevabı gelecekte değil gömülü olanda saklıdır Toprağın altında değil sadece davranışlarımızda alışkanlıklarımızda dilimizde hatta unuttuğumuzu sandığımız korkularımızda İnsanı anlamaya çalışan her bakış eninde sonunda dönüp dolaşıp ilkel olanın kıyısına varır

Dorlion Yayınları
İnsan neden kulağını deler Neden ağzına bir taş yerleştirir ya da bedenine izler çizer Neden geceleri rüyasında bir hayalet görür ve sabah kurban kesmeye karar verir Gördüğü bir gölgeyi neden bir ruhun ziyareti sayar duyduğu bir fısıltıyı neden tanrısal bir işaret kabul eder Neden bir masalda çakal konuşur bir başka masalda kral susturulur Gülünç gibi görünen inançlar anlamsız sanılan gelenekler uzak diyarların ilkel denilen halkları Hepsi aslında bambaşka bir bilginin unutulmuş bir hafızanın taşıyıcısıdır Sayfalar ilerledikçe medeniyetin kalbinde aslında ilkel olanın nabzı attığı fark edilir Sandığımızdan çok daha yakın çok daha tanıdık bir karanlık çıkıverir ışığın altına Bilgiyle donanmış modernlik geçmişin gölgesinden çok da uzak değildir çoğu zaman onun cilalanmış bir tekrarından ibarettir Kulaktan çeneye mitlerden yasalara büyüden dile jestten yazıya yemekten ölüme uzanan bu yolculuk ezberleri bozmaz belki ama altını kazır üstünü sorgular Bazen bir aletin kökenini bazen bir sözcüğün arkasındaki göçü bazen bir masalın iz sürdüğü bilinçaltını açığa çıkarır Çünkü bazen sorunun cevabı gelecekte değil gömülü olanda saklıdır Toprağın altında değil sadece davranışlarımızda alışkanlıklarımızda dilimizde hatta unuttuğumuzu sandığımız korkularımızda İnsanı anlamaya çalışan her bakış eninde sonunda dönüp dolaşıp ilkel olanın kıyısına varır

Dorlion
İnsan neden kulağını deler Neden ağzına bir taş yerleştirir ya da bedenine izler çizer Neden geceleri rüyasında bir hayalet görür ve sabah kurban kesmeye karar verir Gördüğü bir gölgeyi neden bir ruhun ziyareti sayar duyduğu bir fısıltıyı neden tanrısal bir işaret kabul eder Neden bir masalda çakal konuşur bir başka masalda kral susturulur Gülünç gibi görünen inançlar anlamsız sanılan gelenekler uzak diyarların ilkel denilen halkları Hepsi aslında bambaşka bir bilginin unutulmuş bir hafızanın taşıyıcısıdır Sayfalar ilerledikçe medeniyetin kalbinde aslında ilkel olanın nabzı attığı fark edilir Sandığımızdan çok daha yakın çok daha tanıdık bir karanlık çıkıverir ışığın altına Bilgiyle donanmış modernlik geçmişin gölgesinden çok da uzak değildir çoğu zaman onun cilalanmış bir tekrarından ibarettir Kulaktan çeneye mitlerden yasalara büyüden dile jestten yazıya yemekten ölüme uzanan bu yolculuk ezberleri bozmaz belki ama altını kazır üstünü sorgular Bazen bir aletin kökenini bazen bir sözcüğün arkasındaki göçü bazen bir masalın iz sürdüğü bilinçaltını açığa çıkarır Çünkü bazen sorunun cevabı gelecekte değil gömülü olanda saklıdır Toprağın altında değil sadece davranışlarımızda alışkanlıklarımızda dilimizde hatta unuttuğumuzu sandığımız korkularımızda İnsanı anlamaya çalışan her bakış eninde sonunda dönüp dolaşıp ilkel olanın kıyısına varır

Dorlion Yayınevi
İnsan neden kulağını deler Neden ağzına bir taş yerleştirir ya da bedenine izler çizer Neden geceleri rüyasında bir hayalet görür ve sabah kurban kesmeye karar verir Gördüğü bir gölgeyi neden bir ruhun ziyareti sayar duyduğu bir fısıltıyı neden tanrısal bir işaret kabul eder Neden bir masalda çakal konuşur bir başka masalda kral susturulur Gülünç gibi görünen inançlar anlamsız sanılan gelenekler uzak diyarların ilkel denilen halkları Hepsi aslında bambaşka bir bilginin unutulmuş bir hafızanın taşıyıcısıdır Sayfalar ilerledikçe medeniyetin kalbinde aslında ilkel olanın nabzı attığı fark edilir Sandığımızdan çok daha yakın çok daha tanıdık bir karanlık çıkıverir ışığın altına Bilgiyle donanmış modernlik geçmişin gölgesinden çok da uzak değildir çoğu zaman onun cilalanmış bir tekrarından ibarettir Kulaktan çeneye mitlerden yasalara büyüden dile jestten yazıya yemekten ölüme uzanan bu yolculuk ezberleri bozmaz belki ama altını kazır üstünü sorgular Bazen bir aletin kökenini bazen bir sözcüğün arkasındaki göçü bazen bir masalın iz sürdüğü bilinçaltını açığa çıkarır Çünkü bazen sorunun cevabı gelecekte değil gömülü olanda saklıdır Toprağın altında değil sadece davranışlarımızda alışkanlıklarımızda dilimizde hatta unuttuğumuzu sandığımız korkularımızda İnsanı anlamaya çalışan her bakış eninde sonunda dönüp dolaşıp ilkel olanın kıyısına varır Yayınevi Dorlion Yayınevi Yazar Edward B Tylor Sayfa 392 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Haziran 2025 Barkod 9786253831547 Kategori Antropoloji

Dorlion Yayınları
İnsan neden kulağını deler Neden ağzına bir taş yerleştirir ya da bedenine izler çizer Neden geceleri rüyasında bir hayalet görür ve sabah kurban kesmeye karar verir Gördüğü bir gölgeyi neden bir ruhun ziyareti sayar duyduğu bir fısıltıyı neden tanrısal bir işaret kabul eder Neden bir masalda çakal konuşur bir başka masalda kral susturulur Gülünç gibi görünen inançlar anlamsız sanılan gelenekler uzak diyarların ilkel denilen halkları Hepsi aslında bambaşka bir bilginin unutulmuş bir hafızanın taşıyıcısıdır Sayfalar ilerledikçe medeniyetin kalbinde aslında ilkel olanın nabzı attığı fark edilir Sandığımızdan çok daha yakın çok daha tanıdık bir karanlık çıkıverir ışığın altına Bilgiyle donanmış modernlik geçmişin gölgesinden çok da uzak değildir çoğu zaman onun cilalanmış bir tekrarından ibarettir Kulaktan çeneye mitlerden yasalara büyüden dile jestten yazıya yemekten ölüme uzanan bu yolculuk ezberleri bozmaz belki ama altını kazır üstünü sorgular Bazen bir aletin kökenini bazen bir sözcüğün arkasındaki göçü bazen bir masalın iz sürdüğü bilinçaltını açığa çıkarır Çünkü bazen sorunun cevabı gelecekte değil gömülü olanda saklıdır Toprağın altında değil sadece davranışlarımızda alışkanlıklarımızda dilimizde hatta unuttuğumuzu sandığımız korkularımızda İnsanı anlamaya çalışan her bakış eninde sonunda dönüp dolaşıp ilkel olanın kıyısına varır