MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Aptalı Tanımak — A M Celal Şengör

Aptalı Tanımak
247,00
Araştırma İncelemeSiyaset KitaplarıTarih Siyaset Ekonomi

Aptalı Tanımak

A M Celal Şengör

İnkılap Kitabevi

Nisan 2018208 sf.
Ciltsiz
TamadresEn ucuz

Aptalı Tanımak

A M Celal Şengör

Şu anda Türkiye ye egemen olan cehalet yönetimi toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir Öncelikle toplumun bir grup olarak rasyonel düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır Buna ilaveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir Tüm bunları yapanların eleştirilmesine toplumda gerçeği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkân verecek basın özgürlüğünün alenen fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanamamasına ve dolayısıyla bertaraf edilememesine neden olmaktadır Bahsettiğim yıkım projesi bir grup kötü niyetli insanın Türkiye yi ortadan kaldırma projesi olarak algılanmamalıdır Kuşkusuz içimizde bu yıkım projesini yönetenleri dışarıdan destekleyenlerin böyle bir amaçları olabilir ve muhtemelen vardır da Ancak bu projeyi içimizde ve başımızda bulunarak yürüten ve destekleyenlerin yaptıklarının tamamen farkında olduklarını sanmıyorum Ortaya çıkan ve benim kısaca proje diye betimlediğim olgu aslında yalnızca cehalet ve aptallığın ortaya çıkardığı bir süreçtir Tarih boyunca cehaletin ve aptallığın eline geçen toplumların kaderleri hep bizimki gibi olmuştur Zira cahil çevresiyle temasa geçemediği gibi bizzat kendisi hakkındaki bilgileri de değerlendiremez Aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez Cahil ve aptal her türlü eleştiriden korkar zira bellediği yolun dışında bir yolun varlığını bilmez olabileceğini düşünemez ve kendisine gösterilse bile değerlendiremez Bu durumda yapabileceği tek şey bugün Türkiye de olduğu gibi toplumsal terör yani korku yaratmaktan ibaret olur

Kitap Ambarı
254,60

İnkılap Kitabevi

2018
İnce Kapak13,5 x 21,5
Kitap Ambarı

Şu anda Türkiye ye egemen olan cehalet yönetimi toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir Öncelikle toplumun bir grup olarak rasyonel düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır Buna ilaveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir Tüm bunları yapanların eleştirilmesine toplumda gerçeği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkân verecek basın özgürlüğünün alenen fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanamamasına ve dolayısıyla bertaraf edilememesine neden olmaktadır Bahsettiğim yıkım projesi bir grup kötü niyetli insanın Türkiye yi ortadan kaldırma projesi olarak algılanmamalıdır Kuşkusuz içimizde bu yıkım projesini yönetenleri dışarıdan destekleyenlerin böyle bir amaçları olabilir ve muhtemelen vardır da Ancak bu projeyi içimizde ve başımızda bulunarak yürüten ve destekleyenlerin yaptıklarının tamamen farkında olduklarını sanmıyorum Ortaya çıkan ve benim kısaca proje diye betimlediğim olgu aslında yalnızca cehalet ve aptallığın ortaya çıkardığı bir süreçtir Tarih boyunca cehaletin ve aptallığın eline geçen toplumların kaderleri hep bizimki gibi olmuştur Zira cahil çevresiyle temasa geçemediği gibi bizzat kendisi hakkındaki bilgileri de değerlendiremez Aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez Cahil ve aptal her türlü eleştiriden korkar zira bellediği yolun dışında bir yolun varlığını bilmez olabileceğini düşünemez ve kendisine gösterilse bile değerlendiremez Bu durumda yapabileceği tek şey bugün Türkiye de olduğu gibi toplumsal terör yani korku yaratmaktan ibaret olur Tanıtım Bülteninden Genel Yayın Yönetmeni Ahmet BOZKURT Editör Uğur AKTAŞ Kapak Tasarım Berkcan OKAR Sayfa Tasarım Derya BALCI

İnkılap Kitabevi
266,00

İnkılap Kitabevi

İnkılap Kitabevi

Şu anda Türkiye ye egemen olan cehalet yönetimi toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir Öncelikle toplumun bir grup olarak rasyonel düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır Buna ilaveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir Tüm bunları yapanların eleştirilmesine toplumda gerçeği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkân verecek basın özgürlüğünün alenen fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanamamasına ve dolayısıyla bertaraf edilememesine neden olmaktadır Bahsettiğim yıkım projesi bir grup kötü niyetli insanın Türkiye yi ortadan kaldırma projesi olarak algılanmamalıdır Kuşkusuz içimizde bu yıkım projesini yönetenleri dışarıdan destekleyenlerin böyle bir amaçları olabilir ve muhtemelen vardır da Ancak bu projeyi içimizde ve başımızda bulunarak yürüten ve destekleyenlerin yaptıklarının tamamen farkında olduklarını sanmıyorum Ortaya çıkan ve benim kısaca proje diye betimlediğim olgu aslında yalnızca cehalet ve aptallığın ortaya çıkardığı bir süreçtir Tarih boyunca cehaletin ve aptallığın eline geçen toplumların kaderleri hep bizimki gibi olmuştur Zira cahil çevresiyle temasa geçemediği gibi bizzat kendisi hakkındaki bilgileri de değerlendiremez Aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez Cahil ve aptal her türlü eleştiriden korkar zira bellediği yolun dışında bir yolun varlığını bilmez olabileceğini düşünemez ve kendisine gösterilse bile değerlendiremez Bu durumda yapabileceği tek şey bugün Türkiye de olduğu gibi toplumsal terör yani korku yaratmaktan ibaret olur

Kitap Seç
266,00

İnkılap Kitabevi

208 sf.
13x19
Kitap Seç

Aptalı Tanımak Ali Mehmet Celal Şengör İnkılap Kitabevi

Kitap Sepeti
266,00

İnkılap Kitabevi

2024208 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Şu anda Türkiye ye egemen olan cehalet yönetimi toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir Öncelikle toplumun bir grup olarak rasyonel düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır Buna ilaveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir Tüm bunları yapanların eleştirilmesine toplumda gerçeği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkân verecek basın özgürlüğünün alenen fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanamamasına ve dolayısıyla bertaraf edilememesine neden olmaktadır Bahsettiğim yıkım projesi bir grup kötü niyetli insanın Türkiye yi ortadan kaldırma projesi olarak algılanmamalıdır Kuşkusuz içimizde bu yıkım projesini yönetenleri dışarıdan destekleyenlerin böyle bir amaçları olabilir ve muhtemelen vardır da Ancak bu projeyi içimizde ve başımızda bulunarak yürüten ve destekleyenlerin yaptıklarının tamamen farkında olduklarını sanmıyorum Ortaya çıkan ve benim kısaca proje diye betimlediğim olgu aslında yalnızca cehalet ve aptallığın ortaya çıkardığı bir süreçtir Tarih boyunca cehaletin ve aptallığın eline geçen toplumların kaderleri hep bizimki gibi olmuştur Zira cahil çevresiyle temasa geçemediği gibi bizzat kendisi hakkındaki bilgileri de değerlendiremez Aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez Cahil ve aptal her türlü eleştiriden korkar zira bellediği yolun dışında bir yolun varlığını bilmez olabileceğini düşünemez ve kendisine gösterilse bile değerlendiremez Bu durumda yapabileceği tek şey bugün Türkiye de olduğu gibi toplumsal terör yani korku yaratmaktan ibaret olur

BKM Kitap
266,00

İnkılap Kitabevi

2024208 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Şu anda Türkiye ye egemen olan cehalet yönetimi toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir Öncelikle toplumun bir grup olarak rasyonel düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır Buna ilaveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir Tüm bunları yapanların eleştirilmesine toplumda gerçeği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkân verecek basın özgürlüğünün alenen fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanamamasına ve dolayısıyla bertaraf edilememesine neden olmaktadır Bahsettiğim yıkım projesi bir grup kötü niyetli insanın Türkiye yi ortadan kaldırma projesi olarak algılanmamalıdır Kuşkusuz içimizde bu yıkım projesini yönetenleri dışarıdan destekleyenlerin böyle bir amaçları olabilir ve muhtemelen vardır da Ancak bu projeyi içimizde ve başımızda bulunarak yürüten ve destekleyenlerin yaptıklarının tamamen farkında olduklarını sanmıyorum Ortaya çıkan ve benim kısaca proje diye betimlediğim olgu aslında yalnızca cehalet ve aptallığın ortaya çıkardığı bir süreçtir Tarih boyunca cehaletin ve aptallığın eline geçen toplumların kaderleri hep bizimki gibi olmuştur Zira cahil çevresiyle temasa geçemediği gibi bizzat kendisi hakkındaki bilgileri de değerlendiremez Aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez Cahil ve aptal her türlü eleştiriden korkar zira bellediği yolun dışında bir yolun varlığını bilmez olabileceğini düşünemez ve kendisine gösterilse bile değerlendiremez Bu durumda yapabileceği tek şey bugün Türkiye de olduğu gibi toplumsal terör yani korku yaratmaktan ibaret olur

Ekin Kitap
266,00

İnkılap Kitabevi

2021208 sf.
Ekin Kitap

Şu anda Türkiye ye egemen olan cehalet yönetimi toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir Öncelikle toplumun bir grup olarak rasyonel düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır Buna ilaveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir Tüm bunları yapanların eleştirilmesine toplumda gerçeği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkân verecek basın özgürlüğünün alenen fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanamamasına ve dolayısıyla bertaraf edilememesine neden olmaktadır Bahsettiğim yıkım projesi bir grup kötü niyetli insanın Türkiye yi ortadan kaldırma projesi olarak algılanmamalıdır Kuşkusuz içimizde bu yıkım projesini yönetenleri dışarıdan destekleyenlerin böyle bir amaçları olabilir ve muhtemelen vardır da Ancak bu projeyi içimizde ve başımızda bulunarak yürüten ve destekleyenlerin yaptıklarının tamamen farkında olduklarını sanmıyorum Ortaya çıkan ve benim kısaca proje diye betimlediğim olgu aslında yalnızca cehalet ve aptallığın ortaya çıkardığı bir süreçtir Tarih boyunca cehaletin ve aptallığın eline geçen toplumların kaderleri hep bizimki gibi olmuştur Zira cahil çevresiyle temasa geçemediği gibi bizzat kendisi hakkındaki bilgileri de değerlendiremez Aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez Cahil ve aptal her türlü eleştiriden korkar zira bellediği yolun dışında bir yolun varlığını bilmez olabileceğini düşünemez ve kendisine gösterilse bile değerlendiremez Bu durumda yapabileceği tek şey bugün Türkiye de olduğu gibi toplumsal terör yani korku yaratmaktan ibaret olur

Kitapsan
285,00

İNKILAP KİTABEVİ

20182. baskı208 sf.
TÜRKÇE
Kitapsan

University of New York jeolog olarak mezun oldu Aynı üniversitede 1979 da master 1982 de doktora yaptı 1981 de İTÜ Maden Fakültesi Genel Jeoloji kürsüsüne asistan oldu 1984 te Londra Jeoloji Cemiyeti nin Başkanlık Ödülü nü 1986 da TÜBİTAK ın Bilim Ödülü nü aldı Aynı yıl İTÜ Maden Fakültesi Genel Jeoloji Anabilim dalında doçent oldu 1988 de Neuchâtel Üniversitesi Fen Fakültesi nden şeref bilim doktoru Docteur ès sciences honoris causa payesi aldı 1990 da Academia Europaea ya ilk Türk üye olarak seçildi aynı yıl Avusturya Jeoloji Servisi muhabir üyesi 1991 yılında Avusturya Jeoloji Derneği şeref üyesi oldu 1991 yılında Kültür Bakanlığı nın Bilgi Çağı Ödülü nü kazandı 1992 de İTÜ Maden Fakültesi Genel Jeoloji Anabilim dalında profesörlüğe yükseltildi 1993 yılında Türkiye Bilimler Akademisi kurucu üyesi oldu akademi konseyine seçildi Aynı yıl TÜBİTAK Bilim Kurulu üyesi oldu 1994 te Rusya Doğa Bilimleri Akademisi üyeliğine Fransız ve Amerikan Jeoloji Dernekleri şeref üyeliğine seçildi ayrıca kendisine Fransız Fizik Cemiyeti ve École Normale Supérieure Vakfı tarafından Rammal Madalyası verildi Şengör 1997 yılında Fransız Bilimler Akademisi tarafından yerbilimleri dalında büyük ödül Lutaud Ödülü ile taltif edildi 1998 Mayıs ayı içerisinde Şengör e Collège de France ta misafir profesör olarak bir kürsü verildi Burada XIX yüzyılda tektoniğin gelişmesine Fransız jeologlarının katkısı konulu bir ders verdi ve 28 Mayıs 1998 de Collège de France ın madalyasını aldı 1999 da Londra Jeoloji Cemiyeti kendisine Bigsby Madalyası nı tevcih etti 2000 yılının Nisan ayında Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi yabancı üyeliğine seçilen ilk Türk oldu 2004 2005 öğretim yılında Şengör Collège de France da Uluslararası Kürsü Chaire internationale profesörlüğünü deruhte etti ve 20 Mart 2005 te ikinci kez Collège de France Madalyası nı aldı 2006 da üç yıllığına Paris Ulusal Doğa Tarihi Müzesi onur üyeliğine getirildi ve Rus Bilimler Akademisi ne yabancı üye olarak seçildi 2014 yılında Leopoldina Alman Ulusal Bilimler Akademisi ne 2015 te de Avusturya Bilimler Akademisi ne seçildi 2009 da Londra daki Doğa Tarihi Müzesi The Natural History Museum Şengör ü fahrî araştırmacı olarak atadı ve aynı yıl dünyanın en iyi altıncı üniversitesi addedilen Chicago Üniversitesi kendisine şeref bilim doktoru payesini tevcih etti 2010 yılı Ekim ayında Almanya nın bir yerbilimciye verdiği en büyük ödül olan Steinmann Madalyası ile taltif edildi 2017 de Amerikan Jeoloji Derneği nin Bilim Tarihi ve Felsefesi Bölümü nün Mary C Rabbitt ödülünü 2018 de de Avrupa Yerbilimleri Birliği nin katı arz konusundaki en büyük madalyası olan Arthur Holmes Madalyası nı aldı Şengör Collège de France dışında İngiltere de Oxford Royal Society Araştırıcı bursuyla ABD de California Institute of Technology Moore Distinguished Scholar olarak ve Avusturya da Salzburg Lodron Paris üniversitelerinde misafir profesörlük yapmıştır Şengör jeolojide bilhassa yapısal jeoloji ve tektonik dallarındaki çalışmaları ile ün yapmıştır Bu konuda 17 kitap 262 bilimsel makale 217 tebliğ özeti 74 popüler bilim makalesi tarih ve felsefe ile ilgili popüler 13 kitap ve 500 ü geçen deneme yazısı yayımlamıştır Bunların 1997 1998 yılları arasında Cumhuriyet Bilim Teknik dergisindeki Zümrütten Akisler köşesinde çıkmış olanları Yapı Kredi Kültür Sanat Yayınları tarafından 1999 da Zümrütnâme başlığı altında kitaplaştırılmıştır 2003 yılında ise ikinci deneme kitabı Zümrüt Ayna başlığıyla yayımlanmıştır Yaşam öyküsü 2010 yılında Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Nehir Söyleşi serisinde Bir Bilim Adamının Serüveni başlığı altında yayımlanmıştır Şengör ayrıca pek çok uluslararası dergide editör yardımcı editör ve yayın kurulu üyeliği yapmıştır ve yapmaktadır Şengör 1986 yılında Oya Maltepe ile evlenmiştir Tek oğlu H C Asım Şengör 1989 yılında dünyaya gelmiştir Celâl Şengör İngilizce Almanca ve Fransızca bilmektedir Arka Kapak Y Yay

Pandora
304,00

İnkılap

2018208 sf.
Pandora

University of New York jeolog olarak mezun oldu Aynı üniversitede 1979 da master 1982 de doktora yaptı 1981 de İTÜ Maden Fakültesi Genel Jeoloji kürsüsüne asistan oldu 1984 te Londra Jeoloji Cemiyeti nin Başkanlık Ödülü nü 1986 da TÜBİTAK ın Bilim Ödülü nü aldı Aynı yıl İTÜ Maden Fakültesi Genel Jeoloji Anabilim dalında doçent oldu 1988 de Neuchâtel Üniversitesi Fen Fakültesi nden şeref bilim doktoru Docteur ès sciences honoris causa payesi aldı 1990 da Academia Europaea ya ilk Türk üye olarak seçildi aynı yıl Avusturya Jeoloji Servisi muhabir üyesi 1991 yılında Avusturya Jeoloji Derneği şeref üyesi oldu 1991 yılında Kültür Bakanlığı nın Bilgi Çağı Ödülü nü kazandı 1992 de İTÜ Maden Fakültesi Genel Jeoloji Anabilim dalında profesörlüğe yükseltildi 1993 yılında Türkiye Bilimler Akademisi kurucu üyesi oldu akademi konseyine seçildi Aynı yıl TÜBİTAK Bilim Kurulu üyesi oldu 1994 te Rusya Doğa Bilimleri Akademisi üyeliğine Fransız ve Amerikan Jeoloji Dernekleri şeref üyeliğine seçildi ayrıca kendisine Fransız Fizik Cemiyeti ve École Normale Supérieure Vakfı tarafından Rammal Madalyası verildi Şengör 1997 yılında Fransız Bilimler Akademisi tarafından yerbilimleri dalında büyük ödül Lutaud Ödülü ile taltif edildi 1998 Mayıs ayı içerisinde Şengör e Collège de France ta misafir profesör olarak bir kürsü verildi Burada XIX yüzyılda tektoniğin gelişmesine Fransız jeologlarının katkısı konulu bir ders verdi ve 28 Mayıs 1998 de Collège de France ın madalyasını aldı 1999 da Londra Jeoloji Cemiyeti kendisine Bigsby Madalyası nı tevcih etti 2000 yılının Nisan ayında Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi yabancı üyeliğine seçilen ilk Türk oldu 2004 2005 öğretim yılında Şengör Collège de France da Uluslararası Kürsü Chaire internationale profesörlüğünü deruhte etti ve 20 Mart 2005 te ikinci kez Collège de France Madalyası nı aldı 2006 da üç yıllığına Paris Ulusal Doğa Tarihi Müzesi onur üyeliğine getirildi ve Rus Bilimler Akademisi ne yabancı üye olarak seçildi 2014 yılında Leopoldina Alman Ulusal Bilimler Akademisi ne 2015 te de Avusturya Bilimler Akademisi ne seçildi 2009 da Londra daki Doğa Tarihi Müzesi The Natural History Museum Şengör ü fahrî araştırmacı olarak atadı ve aynı yıl dünyanın en iyi altıncı üniversitesi addedilen Chicago Üniversitesi kendisine şeref bilim doktoru payesini tevcih etti 2010 yılı Ekim ayında Almanya nın bir yerbilimciye verdiği en büyük ödül olan Steinmann Madalyası ile taltif edildi 2017 de Amerikan Jeoloji Derneği nin Bilim Tarihi ve Felsefesi Bölümü nün Mary C Rabbitt ödülünü 2018 de de Avrupa Yerbilimleri Birliği nin katı arz konusundaki en büyük madalyası olan Arthur Holmes Madalyası nı aldı Şengör Collège de France dışında İngiltere de Oxford Royal Society Araştırıcı bursuyla ABD de California Institute of Technology Moore Distinguished Scholar olarak ve Avusturya da Salzburg Lodron Paris üniversitelerinde misafir profesörlük yapmıştır Şengör jeolojide bilhassa yapısal jeoloji ve tektonik dallarındaki çalışmaları ile ün yapmıştır Bu konuda 17 kitap 262 bilimsel makale 217 tebliğ özeti 74 popüler bilim makalesi tarih ve felsefe ile ilgili popüler 13 kitap ve 500 ü geçen deneme yazısı yayımlamıştır Bunların 1997 1998 yılları arasında Cumhuriyet Bilim Teknik dergisindeki Zümrütten Akisler köşesinde çıkmış olanları Yapı Kredi Kültür Sanat Yayınları tarafından 1999 da Zümrütnâme başlığı altında kitaplaştırılmıştır 2003 yılında ise ikinci deneme kitabı Zümrüt Ayna başlığıyla yayımlanmıştır Yaşam öyküsü 2010 yılında Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Nehir Söyleşi serisinde Bir Bilim Adamının Serüveni başlığı altında yayımlanmıştır Şengör ayrıca pek çok uluslararası dergide editör yardımcı editör ve yayın kurulu üyeliği yapmıştır ve yapmaktadır Şengör 1986 yılında Oya Maltepe ile evlenmiştir Tek oğlu H C Asım Şengör 1989 yılında dünyaya gelmiştir Celâl Şengör İngilizce Almanca ve Fransızca bilmektedir Arka Kapak Yazısı Şu anda Türkiye ye egemen olan cehalet yönetimi toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir Öncelikle toplumun bir grup olarak rasyonel düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır Buna ilaveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir Tüm bunları yapanların eleştirilmesine toplumda gerçeği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkân verecek basın özgürlüğünün alenen fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanamamasına ve dolayısıyla bertaraf edilememesine neden olmaktadır Bahsettiğim yıkım projesi bir grup kötü niyetli insanın Türkiye yi ortadan kaldırma projesi olarak algılanmamalıdır Kuşkusuz içimizde bu yıkım projesini yönetenleri dışarıdan destekleyenlerin böyle bir amaçları olabilir ve muhtemelen vardır da Ancak bu projeyi içimizde ve başımızda bulunarak yürüten ve destekleyenlerin yaptıklarının tamamen farkında olduklarını sanmıyorum Ortaya çıkan ve benim kısaca proje diye betimlediğim olgu aslında yalnızca cehalet ve aptallığın ortaya çıkardığı bir süreçtir Tarih boyunca cehaletin ve aptallığın eline geçen toplumların kaderleri hep bizimki gibi olmuştur Zira cahil çevresiyle temasa geçemediği gibi bizzat kendisi hakkındaki bilgileri de değerlendiremez Aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez Cahil ve aptal her türlü eleştiriden korkar zira bellediği yolun dışında bir yolun varlığını bilmez olabileceğini düşünemez ve kendisine gösterilse bile değerlendiremez Bu durumda yapabileceği tek şey bugün Türkiye de olduğu gibi toplumsal terör yani korku yaratmaktan ibaret olur

Şehadet Kitap
304,00

İnkılâp Kitabevi

2021208 sf.
Şehadet Kitap

Şu anda Türkiye ye egemen olan cehalet yönetimi toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir Öncelikle toplumun bir grup olarak rasyonel düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır Buna ilaveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir Tüm bunları yapanların eleştirilmesine toplumda gerçeği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkân verecek basın özgürlüğünün alenen fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanamamasına ve dolayısıyla bertaraf edilememesine neden olmaktadır Bahsettiğim yıkım projesi bir grup kötü niyetli insanın Türkiye yi ortadan kaldırma projesi olarak algılanmamalıdır Kuşkusuz içimizde bu yıkım projesini yönetenleri dışarıdan destekleyenlerin böyle bir amaçları olabilir ve muhtemelen vardır da Ancak bu projeyi içimizde ve başımızda bulunarak yürüten ve destekleyenlerin yaptıklarının tamamen farkında olduklarını sanmıyorum Ortaya çıkan ve benim kısaca proje diye betimlediğim olgu aslında yalnızca cehalet ve aptallığın ortaya çıkardığı bir süreçtir Tarih boyunca cehaletin ve aptallığın eline geçen toplumların kaderleri hep bizimki gibi olmuştur Zira cahil çevresiyle temasa geçemediği gibi bizzat kendisi hakkındaki bilgileri de değerlendiremez Aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez Cahil ve aptal her türlü eleştiriden korkar zira bellediği yolun dışında bir yolun varlığını bilmez olabileceğini düşünemez ve kendisine gösterilse bile değerlendiremez Bu durumda yapabileceği tek şey bugün Türkiye de olduğu gibi toplumsal terör yani korku yaratmaktan ibaret olur

Pelikan Kitabevi
304,00

İnkılap Kitabevi

208 sf.
Karton Kapak14.00 x 21.00 cmTürkçe
Pelikan Kitabevi

Şu anda Türkiye ye egemen olan cehalet yönetimi toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir Öncelikle toplumun bir grup olarak rasyonel düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır Buna ilaveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir Tüm bunları yapanların eleştirilmesine toplumda gerçeği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkân verecek basın özgürlüğünün alenen fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanamamasına ve dolayısıyla bertaraf edilememesine neden olmaktadır Bahsettiğim yıkım projesi bir grup kötü niyetli insanın Türkiye yi ortadan kaldırma projesi olarak algılanmamalıdır Kuşkusuz içimizde bu yıkım projesini yönetenleri dışarıdan destekleyenlerin böyle bir amaçları olabilir ve muhtemelen vardır da Ancak bu projeyi içimizde ve başımızda bulunarak yürüten ve destekleyenlerin yaptıklarının tamamen farkında olduklarını sanmıyorum Ortaya çıkan ve benim kısaca proje diye betimlediğim olgu aslında yalnızca cehalet ve aptallığın ortaya çıkardığı bir süreçtir Tarih boyunca cehaletin ve aptallığın eline geçen toplumların kaderleri hep bizimki gibi olmuştur Zira cahil çevresiyle temasa geçemediği gibi bizzat kendisi hakkındaki bilgileri de değerlendiremez Aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez Cahil ve aptal her türlü eleştiriden korkar zira bellediği yolun dışında bir yolun varlığını bilmez olabileceğini düşünemez ve kendisine gösterilse bile değerlendiremez Bu durumda yapabileceği tek şey bugün Türkiye de olduğu gibi toplumsal terör yani korku yaratmaktan ibaret olur

Ucuz Kitap Al
304,00

İnkılap Kitabevi

Ocak 2024208 sf.
13.60x21.40 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Şu anda Türkiye ye egemen olan cehalet yönetimi toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir Öncelikle toplumun bir grup olarak rasyonel düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır Buna ilaveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir Tüm bunları yapanların eleştirilmesine toplumda gerçeği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkân verecek basın özgürlüğünün alenen fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanamamasına ve dolayısıyla bertaraf edilememesine neden olmaktadır Bahsettiğim yıkım projesi bir grup kötü niyetli insanın Türkiye yi ortadan kaldırma projesi olarak algılanmamalıdır Kuşkusuz içimizde bu yıkım projesini yönetenleri dışarıdan destekleyenlerin böyle bir amaçları olabilir ve muhtemelen vardır da Ancak bu projeyi içimizde ve başımızda bulunarak yürüten ve destekleyenlerin yaptıklarının tamamen farkında olduklarını sanmıyorum Ortaya çıkan ve benim kısaca proje diye betimlediğim olgu aslında yalnızca cehalet ve aptallığın ortaya çıkardığı bir süreçtir Tarih boyunca cehaletin ve aptallığın eline geçen toplumların kaderleri hep bizimki gibi olmuştur Zira cahil çevresiyle temasa geçemediği gibi bizzat kendisi hakkındaki bilgileri de değerlendiremez Aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez Cahil ve aptal her türlü eleştiriden korkar zira bellediği yolun dışında bir yolun varlığını bilmez olabileceğini düşünemez ve kendisine gösterilse bile değerlendiremez Bu durumda yapabileceği tek şey bugün Türkiye de olduğu gibi toplumsal terör yani korku yaratmaktan ibaret olur Yayınevi İnkılap Kitabevi Yazar Ali Mehmet Celal Şengör Sayfa 208 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 60x21 40 cm Basım Yılı Ocak 2024 Barkod 9789751038715 Kategori Araştırma İnceleme

Nobel Kitap
319,20

İnkılap Kitabevi

2024208 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Şu anda Türkiye ye egemen olan cehalet yönetimi toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir Öncelikle toplumun bir grup olarak rasyonel düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır Buna ilaveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir Tüm bunları yapanların eleştirilmesine toplumda gerçeği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkân verecek basın özgürlüğünün alenen fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanamamasına ve dolayısıyla bertaraf edilememesine neden olmaktadır Bahsettiğim yıkım projesi bir grup kötü niyetli insanın Türkiye yi ortadan kaldırma projesi olarak algılanmamalıdır Kuşkusuz içimizde bu yıkım projesini yönetenleri dışarıdan destekleyenlerin böyle bir amaçları olabilir ve muhtemelen vardır da Ancak bu projeyi içimizde ve başımızda bulunarak yürüten ve destekleyenlerin yaptıklarının tamamen farkında olduklarını sanmıyorum Ortaya çıkan ve benim kısaca proje diye betimlediğim olgu aslında yalnızca cehalet ve aptallığın ortaya çıkardığı bir süreçtir Tarih boyunca cehaletin ve aptallığın eline geçen toplumların kaderleri hep bizimki gibi olmuştur Zira cahil çevresiyle temasa geçemediği gibi bizzat kendisi hakkındaki bilgileri de değerlendiremez Aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez Cahil ve aptal her türlü eleştiriden korkar zira bellediği yolun dışında bir yolun varlığını bilmez olabileceğini düşünemez ve kendisine gösterilse bile değerlendiremez Bu durumda yapabileceği tek şey bugün Türkiye de olduğu gibi toplumsal terör yani korku yaratmaktan ibaret olur

Kita Kitap
380,00

İnkılap Kitabevi

Ocak 20246. baskı208 sf.
Ciltsiz13,60 x 21,40 cm3. HamurTürkçe
Kita Kitap

Şu anda Türkiye ye egemen olan cehalet yönetimi toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir Öncelikle toplumun bir grup olarak rasyonel düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır Buna ilaveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir Tüm bunları yapanların eleştirilmesine toplumda gerçeği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkân verecek basın özgürlüğünün alenen fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanamamasına ve dolayısıyla bertaraf edilememesine neden olmaktadır Bahsettiğim yıkım projesi bir grup kötü niyetli insanın Türkiye yi ortadan kaldırma projesi olarak algılanmamalıdır Kuşkusuz içimizde bu yıkım projesini yönetenleri dışarıdan destekleyenlerin böyle bir amaçları olabilir ve muhtemelen vardır da Ancak bu projeyi içimizde ve başımızda bulunarak yürüten ve destekleyenlerin yaptıklarının tamamen farkında olduklarını sanmıyorum Ortaya çıkan ve benim kısaca proje diye betimlediğim olgu aslında yalnızca cehalet ve aptallığın ortaya çıkardığı bir süreçtir Tarih boyunca cehaletin ve aptallığın eline geçen toplumların kaderleri hep bizimki gibi olmuştur Zira cahil çevresiyle temasa geçemediği gibi bizzat kendisi hakkındaki bilgileri de değerlendiremez Aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez Cahil ve aptal her türlü eleştiriden korkar zira bellediği yolun dışında bir yolun varlığını bilmez olabileceğini düşünemez ve kendisine gösterilse bile değerlendiremez Bu durumda yapabileceği tek şey bugün Türkiye de olduğu gibi toplumsal terör yani korku yaratmaktan ibaret olur img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img